Yüzbaşıdan "halka ateş et" emri!

Yüzbaşıdan "halka ateş et" emri!

Kuleli Askeri Lisesi, hain planın İstanbul'daki merkezlerinden biriydi. O gece Kuleli'de bulunan erlerin savcılık ifadeleri, dehşet gecenin pek çok ayrıntısını ortaya çıkardı. Cuntacı komutanlar, kimi, hiçbir şeyden habersiz gencecik erlere, sokağa çıkan halkı, terörist olarak gösterip, "vur" emri vermiş.

Çengelköy, cuntacıların kan döktüğü adreslerden biriydi. Halk 15 Temmuz gecesi Çengelköy karakolundaki bir avuç polisle beraber darbeye direndi. Bir tarih de orada yazıldı...

Çengelköy'deki çatışmalar, Kuleli Askeri Lisesi'nden çıkan darbecilerin karakola yürümesi üzerine çıkmıştı. O gece darbeye karışan askerlerin savcılık ifadeleri adeta kan dondurdu.

O gün Çengelköy'de bulunan erlerden biri Şafak Korkut'tu. Yüzbaşı Samet Örenler'in "tatbikat var" diyerek kendilerini dışarı çıkardığını anlattı. O sırada yüzbaşının halka ateş ettiğini, bu nedenle karşılarındaki kitleyi "terörist grup" sandıklarını söyledi.

İfade veren er, Üsteğmen Mustafa Paycı'nın kendilerine ateş emri verdiğini ancak o emri uygulamadıklarını da savcıya anlattı...

"Üsteğmen Paycı, hedef alarak ateş etmeye başladı ve çoğu kişi dağıldı. O ateşte ölen olmadı. Sonra Üsteğmen Paycı, yanımızdan gitti ve siyah bereli olan yüzbaşı ile kaldık. Yüzbaşı bana, 'şunu tara' dedi. Ben hiçbir şekilde ateş etmedim ve evlerin arkasından arkaya gittim. Sonra, 'Aracın içindekileri hedef al' diye söyledi, ben hedef almadım. Sonra yüzbaşıya dönüp, 'emin misiniz' diye sordum. Aracın içindekiler indi. 3 kişilerdi. 20 yaşlarında bir genç, 'Ne olur ateş etmeyin yaralı var" dedi.

Şafak Korkut'un anlattıkları bununla kalmadı. Üsteğmen Mustafa Paycı ve adını tam olarak hatırlamadığı başka bir yüzbaşının, Çengelköy'de camiden çıkanlara nişan alarak öldürme amacıyla ateş ettiğini ifadesine ekledi. Er Şafak Korkut, karşılarındakinin terörist değil halk olduğunu o sırada anladığını ve teslim olduğunu vurguladı.

İfade veren askerlerden bir başkası Er Recep Özbakır. Bir yarbayın adını verdi Özbakır. Halka ateş emri veren bir yarbayın daha doğru üniforma giymiş bir teröristin. Er Recep Özbakır, "Kuleli'ye döndükten sonra halk bizi, 'en büyük asker bizim asker' diye kolladı. Yarbay Erdal Kılınç, 'Kalabalık halka silahlarınızı sıkın yoksa ben sizin kafanıza sıkarım' diye tehdit etti" dedi...

O erin ifadesine göre teslim olma kararı alan askerler, bizzat okul komutanı Kurmay Albay Mürsel Çıkıkçı tarafından engellenmek istendi. Buna rağmen teslim olma kararından dönmediler...

O gün orada olan erlerden bir başkası Şevket Şen'di. Onun ifadesine göre okul komutanı Kurmay Albay Mürsel Çıkıkçı halkı hedef gösterip aynen şu ifadeyi kullanmıştı: "Haydi aslanlarım göreyim sizi, önünüze geleni vurun!"

Erlerin ifadesine göre Kuleli Askeri Lisesi'nin komutanı bir taraftan bu kan donduran emri verirken bir taraftan da sivil halkı darp etti.

Erler, darbe girişimine çekildiklerini, televizyondan öğrendiklerini savundular. Darbecilere karşı çıkan komutanlara ilişkin ayrıntılar da verdiler. İfade tutanaklarına göre cuntaya direnen askerlerden biri, Astsubay Kemal Vurgun'du... Bölük Komutanı Yüzbaşı Samet Örenler'e karşı gelip, "Siz kimden emir alıyorsunuz, siz 3-5 vatan haini emir almışsınız, ben bu askerleri yem ettirmem" demişti...

Astsubay Kemal Vurgun'la ilgili ifadeler bunula kalmadı. Bir başka er, savcıya, "Kemal astsubay bize darbe olacak dedi, bize, 'Askerlerim, evlatlarım, bir oyun var, sizi kullanacaklar. Oyunlarına oyuncak olmayın, beni takip edin' dedi. Sonra Samet yüzbaşı geldi, 'dinlemeyin' dedi. Sonra Kemal astsubay, 'Allah'ıma kitabıma hepinizi vururum, çocukları bırakın. Siz bir örgütün itliğini mi yapıyorsunuz?' diye söyledi. Kemal astsubay silahını çekince, arkasına geçtik ve biz de rütbelilere karşı silah doğrulttuk." ifadesini verdi...


A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin