Jandarmayı kesinlikle İçişleri'ne bağlayacağız
İçişleri Bakanı Efkan Ala, Jandarma'nın İçişleri Bakanlığı'na bağlanacağını belirterek, "Bir daha 'orayı ele geçirdiğinizde bütün Türkiye'yi ele geçirebileceğiniz' hissini hiç kimseye vermeyecek düzenlemeleri yapacağız. Zaten sistem problemi dediğim bu. Bunu Türkiye taşıyamaz artık. Meclis'e bomba atılıyor, demek ki alçaklığında sınırı yok. İnsanlar kurşuna diziliyor. Bu kadarını insanlar tahayyül bile edemezdi" diye konuştu.
Bakan Ala şu ifadeleri kullandı:
İÇİŞLERİ'NE BAĞLANACAK: Jandarmanın bir kısmının Bakanlığa bağlanması konusuna ilişkin Meclis'e yasa götürdüğümüzde çok büyük dirençle karşılaştık. Yetiştirmesi, ataması, görevden alması. Şu anda görevden almayı getirmiştik. Böyle kriz anı olursa yani bütün Emniyet Genel Müdürlüğü nasıl, jandarma da öyle olacak. Emniyet Genel Müdürlüğü'nde bir hadise, sıkıntı olduğu zaman hepsini anında inisiyatif alabiliyoruz. Baştan da alıyoruz. Şimdi jandarmayı kesinlikle tamamen İçişleri Bakanlığına bağlayacağız. Böyle bir şey olmaz
KORUMAMDAN ÖĞRENDİM: Darbe girişimini ilk olarak yakın korumamdan öğrendim.'Efendim, darbe oluyor.' dedi, 'Ne darbesi?' dedim. Tam onu söylerken MİT Müsteşarımız Hakan Fidan aradı, açtım, 'Sayın Bakanım darbe oluyor, bizi bombalıyorlar.' Ondan sonrası devam etti. Uçaktan indik, havaalanına geçtik. Bu sefer çok çeşitli haberler var. Benim jandarma yaverim de yanımdaydı. Havaalanında hemen telefonlarla Sayın Cumhurbaşkanımızı, Sayın Başbakanımızı aradım. Onlara da ulaşılamıyordu. Herhalde o sırada Sayın Cumhurbaşkanımızın uçağı havalanmıştı, Başbakanımız da karayolunda çekmediği bir yere geldi demek ki. İndikten hemen sonrasında emniyete, ciddi bir mücadele yürütüleceğini ve kimsenin buna izin vermeyeceğini, bütün illere bu talimatın verileceğini, emniyetin hemen sahada olması gerektiğini ki benden önce arkadaşlarımız, o talimatı iletmişler biz havadayken, biz de teyiden hemen net ve kararlı cümlelerle, hemen yakalanmasını ve darbeye teşebbüs edenlerin gözaltına alınması kararını verdim. Havaalanındaki bir yerde oluşturduğumuz karargahtan darbe girişimine karşı süreci yönettik
ZAAFİYET VAR: İstihbarat zafiyeti olduğu açıkça görülüyor. Darbe olacağına dair bilgi 16.00'da alınmış, Genelkurmay haberdar edilmiş. Değerlendirmeler yapılıyor ama o zamana kadar bile nasıl bir örgütle mücadele ettiğimizi bilmiyoruz. Bunun çok daha erken haber alınmış olması lazımdı. Tabii sonradan çıkan hadiselerle ne zaman planlandığını, neler yapıldığını gördük. Bu yapıyı öyle kurgulamalıyız, öyle reforme etmeliyiz ki bir daha Türkiye'de darbelerin 'meselası' bile olmamalı. Darbe ihtimalinin olmamasını sağlayacak işler yapacağız.
PAYLAŞILMASI GEREKİRDİ: Biz uzun zamandır terörle mücadele ettiğimiz için çok çeşitli istihbaratlar geliyor. Normal bir ülkede belki bir senede gelebilecek istihbarat raporu bir günde geliyor. Peşin hükümle değerlendirme yapmak istemiyorum, çeşitli nedenleri olabilir fakat sonuçta haber verilmeliydi.
ALÇAKLIĞIN SINIRI YOK: Askeri liselerle ilgili de düzenleme getireceğiz. Genelkurmay, Milli Savunma, Başbakanlık anayasal süreçler de var. Anayasanın da hükmü çerçevesinde gözden geçirilecek. Düzenlemeler değerlendirilecek. Ondan sonra hangi kararlar çıkar onu birlikte değerlendireceğiz. Bu tek başımıza karar vereceğimiz bir konu değil. Ama bu konuyu da ele alacağız. Bir daha 'orayı ele geçirdiğinizde bütün Türkiye'yi ele geçirebileceğiniz' hissini hiç kimseye vermeyecek düzenlemeleri yapacağız. Zaten sistem problemi dediğim bu. Bunu Türkiye taşıyamaz artık. Meclis'e bomba atılıyor, demek ki alçaklığında sınırı yok. İnsanlar kurşuna diziliyor. Bu kadarını insanlar tahayyül bile edemezdi.
PASAPORTLAR İPTAL: Kayıp asker yok kaçaklar var. Yani, soruşturma açılmış, yakalama kararı verilmiş, dolayısıyla gözaltına alınması gerekirken henüz gözaltına alınmamışlar var. Mesela, Muğla'da Sayın Cumhurbaşkanımızın otelini basmaya gidenler 36 kişiden 19'u yakalandı, 17'si de aranıyor. Her gün birkaç tanesi daha yakalanıyor. Yurt dışına çıkmak isterken, başka yerde sivil araçla dolaşırken yakalanıyor. Biz tabii onun da bazı tedbirlerini başından beri aldık. Bugün itibariyle 10 bin 856 kişinin pasaportunu iptal ettik. Bunun yaklaşık 10 bini kamu görevlisi. İstihbaratın da belki çeşitli biçimlerde yeniden ele alıp, çeşitlendirmek lazım. Bunların hepsini yapacağız.
YATACAK YERLERİ YOK: Ne hayasızlıktır şu yapılan. İnanın ifade etmekte güçlük çekiyorum. Yatacak yerleri yok bunların. Bu nasıl bir ihanettir, nasıl bir saçmalıktır? Türkiye'yi bu hale düşürmeye kimin ne hakkı, haddi var?" Vatandaşın hayatında hiçbir değişiklik olmayacak, merak etmesinler. Şu ana kadar da bu görüldü zaten. Eskiyle karıştırmayalım. Biz olağanüstü hali devleti düzene sokmak için yaptık. Yani devlet kurumlarına olağanüstü hal ilan ettik, milletimize değil. Eskiden halkı hizaya çekmek için ilan edilirdi, oysa biz devleti düzene sokmak için olağanüstü hal ilan ettik. Biz vatandaşımızın hayatında hissedilmeyecek biçimde bu süreci yöneteceğiz Şu an itibariyle 246 şehidimiz var, yaralımız 2 bin 185 kişi. Şu ana kadar gözaltında 10 bin 607, tutuklu 4 bin 496 kişi var. Bir daha böyle bir teşebbüse kalkışılmaması ve gerekli tedbirleri almak için OHAL ilan edildi.
SABAH