Adıyaman’a terör oyunu ‘Dokundu’
Diyarbakır, Suruç, şimdi de Ankara... Terör örgütü DAEŞ bu eylemleri üstlenmese de, hepsinde 'DAEŞ bağlantılı' denilen Adıyaman merkezli Dokumacılar ismi ön planda...
AK Parti'nin kalelerinden Adıyaman'da birden bire Dokumacılar diye bir örgüt türüyor. Yurtdışında eğitim alıyor, Cumhuriyetin en kanlı terör eylemini gerçekleştiriyor ve yine yurtdışına kaçıyorlar. Suriye'yi kan gölüne çeviren DAEŞ mensubu oldukları iddia edildiği halde ilginç bir şekilde 'delil yetersizliğinden' serbest kaldıkları, avukatlıklarını da bir HDP'linin yaptığı ortaya çıkıyor. Baştan sona komplo dolu...
Türkiye, Ankara saldırısıyla Cumhuriyet tarihinin en kanlı terör eylemiyle tanıştı. Bu saldırının ardından gözler Ankara, Diyarbakır ve Suruç saldırılarında yer alan eylemcilerden üçünün geldiği şehir olan Adıyaman'a çevrildi. Kanlı bir terör eylemi, seçimler öncesinde paralel medya ve Doğan medyası tarafından AK Parti hükümetine karşı linç kampanyasına dönüştürüldü. Başlangıçta 'ihmal var' diyerek başlayan eleştiriler, bu eylemlerin arkasında devletin olduğunu iddia edecek kadar ileri gitti. Biz de son günlerde Adıyaman üzerinde yoğunlaşan bu tartışmalara mercek tutmaya çalıştık, aklımıza takılan sorulara yanıt aramak istedik.
BOMBACILAR NEDEN SERBEST BIRAKILDI?
Kamuoyunun merak ettiği soruların başında, devletin güvenlik birimlerinin takip ettiği ve teknik takipte "Suriye'de cihad için 50 kişiyi öldürdüğünü" söyleyen ve aralarında Ankara'daki bombalı saldırıyı gerçekleştiren saldırganlarında yer aldığı 'Dokumacılar' grubu mensuplarının adliyede nasıl serbest kaldığı geliyor. Adli birimler teknik takipte adam öldürmeye yönelik ifadeler kullanan şüphelilerin yakalandığını ve 'yeterli delil bulunamadığı' için şüphelilerin serbest bırakıldığını söylüyor. Ama Suriye'de DAEŞ mensuplarının 'kıtır kıtır adam kestiği' görüntüler her gün gazetelere manşet olurken Türkiye'de DAEŞ mensubu olduğu iddiasıyla gözaltına alınan 30 kişi için yargı mensuplarının neden 'Kuvvetli suç şüphesi' yetkisini kullanmadığı, olayda karanlık bir soru işareti olarak duruyor.
DEVLET YAKALADI PARALEL Mİ BIRAKTI?
Dokumacılar'ın da yer aldığı DAEŞ grubuna ilişkin mahkemede, Mustafa Dokucu ve etrafındakilere ilişkin teknik takip verileri olmasına rağmen şüphelilerin serbest bırakılması, bağımsız yargının serbest bıraktığı zanlıların gerçekleştirdiği eylemlerden hükümetin sorumlu tutulması olayda 'Paralel yargı' şüphesini doğuruyor. Yargılama sürecinde yer alan ve şüphelileri serbest bırakan adli birimlerdeki bazı isimlerin de kararnameyle başka illere atanmış olması da olaydaki 'Paralel yapı' şüphesini güçlendiriyor. Olayın gerçekten 'delil yetersizliğine bağlı bir serbest bırakma mı' yoksa Parelel yapının bir oyunu mu olduğu da kuşkulu.
EYLEM NEDEN 'PKK' KOKUYOR?
Bombacılar DAEŞ mensubu ama DAEŞ'in bu eylemi üstlenmemesi ve eylem karakterinin örgütü yansıtmaması, saldırganların bir istihbarat örgütü tarafından kullanılmış olabileceği ihtimalini yükseltiyor. DAEŞ'in üstlenmediği ve DAEŞ'in Adayıman'daki lokal bir grubu tarafından yapıldığı söylenen bu eylem, daha çok PKK'nın 'gizlilik' dolu eylem karakterini yansıtıyor. DAEŞ, her canlı bomba eylemcisini sanki bir düğüne gider gibi hazırlayıp eyleme gönderiyor ve evinden çıkıp ilk dakikasından patlama alanına gidene kadar tüm saldırıyı videoya kaydediyor ve sonrasında yayınlıyor. Eylem, kamuoyuna DAEŞ etiketiyle sunulmuş bir istihbarat operasyonunu koyuyor.
ARALARINDA NASIL BİR İLİŞKİ VAR?
Ankara'daki DAEŞ canlı bomba eylemlerinin ardından PKK'nın Suriye kolu olan PYD'nin "DAEŞ bombacıları Türkiye'de eylem yapacağını belirledik. Bunu HDP'lilere de bildirdik" şeklinde açıklama yapmaları da PKK ile DAEŞ arasındaki kirli ilişkiye ilişkin, aydınlanmayı bekleyen soru işaretlerinden biri olarak duruyor.
AVUKAT NİYE HDP'Lİ?
Bombacıların avukatlığını üstlenen isimlere bakıldığında, sıra dışı bir isim göze çarpıyor: HDP'li Ferhat Temel. Adıyaman Emniyet Müdürlüğü'nün yaz aylarında yaptığı operasyonlarda, DAEŞ'le bağlantılı olduğu iddiasıyla çok sayıda isim gözaltına alındı. HDP milletvekili adayı Ferhat Temel, bu operasyonlarda DAEŞ'çi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan isimlerden Aydın Pepe'nin avukatlığını üstlendi. Ayrıca, ağustos ayında bilgi için ifadesine başvurulan Suruç bombacısının kardeşi Yusuf A'nın da avukatlığını üstlendi. Baro tarafından yapılmış bir görevlendirme olsa da Temel'in bu görevi reddetmemesi ve Türkiye bu bombacıların kim olduğunu tartışırken, dosyayı bilen bir isim olmasına rağmen Temel'in bu konuda sessizliğini koruması dikkat çekiyor. HDP yöneticileri, Türkiye'yi sarsan bu konuyu da devleti ve hükümeti eleştirmek için kullanırken DAEŞ'çilerin avukatlığını üstlenen HDP'li Ferhat Temel neden sessizliğini korudu.
NEREDEN ÇIKTI DOKUMACILAR?
Bombacıların mensup olduğu Adıyaman'daki Dokumacılar grubunun künyesi, saldırıların yabancı bir istihbarat oyunu olduğu yönündeki kuşkuları artırıyor. Yüzyıllardır değişmeyen etnik ve mezhep yapısı bulunan Adıyaman'da 2010 yılından sonra birden bire ortaya 'Dokumacılar' diye grup ortaya çıkıyor. Suriye'de DAEŞ mensubu olarak Cihad yapmaya başlıyorlar. Güvenlik birimlerinin teknik takibine yakalanıyorlar ve Türkiye'de kamuoyu ilk defa 2013 yılında Dokumacılar ismini duyuyor.
Suriye'de eğitim alıyorlar, olaylar patlak verince de yine Suriye'ye giderek ortadan kayboluyorlar. Bu bile, olaydaki yabancı istihbarat parmağını işaret eden noktalardan biri olarak dikkat çekiyor. Öncüleri Mustafa Dokumacı'nın soyadından esinlenerek 'Dokumacılar Grubu' adını alan bu grubun Rakka ve Telabyad'da bombalı eylem konusunda eğitildiğini saptandı. Dokumacılar arasındaki 21 kişinin terör saldırısında bulunabileceği istihbaratı bulunulduğu, altısının yabancı uyruklu kadınlarla evlendiği, canlı bomba eylemleri konusunda eğitimli olduğunun belirlenmesi de ancak yabancı bir istihbarat servisi tarafından hazırlanmış profesyonel bir saldırının ayak izlerini oluşturduğu anlaşılıyor. Yani baştan sona komplo kokuyor...
HDP'Lİ AVUKAT: YUSUF TEMİZ BİR ÇOCUKTU
Bugüne kadar sessizliğini koruyan DAEŞ'çilerin HDP'li avukatı Ferhat Temel'i arayıp konuştuğumuzda ise şunları söyledi: "Her iki şüphelinin avukatlığı için baro tarafından görevlendirildim. Sekiz kişi vardı, ben de onlardan biriydim. Alagöz zaten denetimli serbestlik kapsamında bırakılmıştı sonra, mahkeme tarafından demetimi ihlal ettiği gerekçesiyle tekrar ifadesine başvuruldu. Oda 'Bana tebligat yapılmamıştı' dedi ve yine serbest kaldı. İntihar eylemi yapan bombacının kardeşi ve o zaman üniversite öğrencisi olduğunu söyledi. Gayet normaldi. Genç ve iyi giyimliydi. Bu patlamayı yapanın kardeşiydi.
(DAEŞ mensubu) Aydın Pepe içinde CMK kapsamında çağırdılar. Sistem öyle giriyor bizim seçme gibi bir durumuz yok zaten. 'Şu şubede ifadesi alınacak' dediler. Ben de gittim ve adam hiçbir suçlamayı kabul etmedi. Dosyayı çok incelemedim.
Sadece bir kez muhatap oldum ve onun dışında görüşmem olmadı. İkisine de ben denk düştüm. Emniyette Pepe'nin ifadesine girmiştim sonrasında savcılığa sevk ettilermi yoksa bırsaktılarmı bilmiyorum.
NEDEN ADIYAMAN?
Bir kaç yıl içinde Adıyaman içinde küçük bir grup olarak örgütlenen Dokumacılar grubu, sadece üç mensubuyla Türkiye'yi kana buladı, Cumhuriyet tarihinin en kanlı terör eylemini gerçekleştirdi. Dokumacılar Adıyaman'da sadece 100-150 kişilik bir grup ama tüm Türkiye hatta dünya bugün Adıyaman artık 'terör örgütü DAEŞ'in yuvası' ve 'DAEŞ'e en çok katılım olduğu şehir' sözleriyle anılıyor. Oysa ki Adıyaman, Türkiye'de DAEŞ'in veya diğer terör örgütlerinin en az taban bulduğu şehirlerden biri. PKK veya DAEŞ'in taban bulamadığı, hatta doğu'da AK Parti'nin kalesi şehirlerden biri. Saldırılarda bu şehrin isminin geçmesi, AK Parti'yi kalesinde vurmaya yönelik eylemlerden biri gibi duruyor. Ulusal ve yerel basında 'Adıyaman bombacıları yakalanmış ama serbest bırakılmış' şeklindeki haberlerle eleştirilen AK Parti'nin hem Adıyaman'da hem bölge genelinde oy kaybetmesinin amaçlandığı izlenimi, "Neden Adıyaman" sorusuna da yanıt veriyor.
NEREDE BU YUSUF?
Alagöz ailesinin üç erkek çocuğundan ikisi, Abdurrahman Alagöz ve Yunus Emre Alagöz iki bombalı saldırıyı gerçekleştirdi ve şimdi gözler ailenin diğer ferdi Yusuf Alagöz'ün nerede olduğunda. Komşuları, Alagöz ailesinin "Yusuf bu olaylara karışmadı. Onu korumak için İstanbul'a gidiyoruz" diyerek Adıyaman'dan ayrıldığını söylüyor. Ancak emniyet birimlerinin, 7 Haziran seçimlerinden iki gün önce Diyarbakır'da patlayan bombada olduğu gibi 1 Kasım'dan önce yapılabilecek olası bir saldırı için alarmda olduğu, Yusuf Alagöz ve diğer şüphelilerin arandığı belirtiliyor.
KAYNAK: STAR GAZETESİ