"Devlete katil diyen aynaya baksın"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Yakarak, yıkarak, öldürerek bizden taviz koparmak isteyenler asla başarılı olamayacaklar. Kim bu kirli hesapları yapıyorsa kim bu kirli oyunların içindeyse çok yakında hepsinin hesabını soracağız, hepsini adalete teslim edeceğiz" dedi.

Davutoğlu, AK Parti'nin Atatürk Alanı'nda düzenlediği "Birlik, Dirlik ve Kardeşlik Mitingi"ndeki konuşmasına, vatandaşları "Karadeniz'in dalgaları gibi coşkulu, Zigana dağları gibi vakur, yiğit Trabzonlular" diye selamlayarak başladı.

Trabzon'a daha önce "vakur şehir" ve "coşkulu şehir" diye hitap ettiğini anımsatan Davutoğlu, "Trabzon bugün bir adı daha hak ediyor, bayrak şehir Trabzon. Dün şehidimiz Samet Çakır'ı defnettikten sonra bugün bu meydandaki bayraklar, bu şehrin bayrağa, vatana, millete, devlete aşık bir şehir olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor" dedi.

"Şehzadeler şehri" diye nitelediği Trabzon'un ilçelerine selam yollayan Davutoğlu, "Bize her yer Trabzon" sloganlarına "Bize de her yer Trabzon. Şehidimizin geldiği Dağlıca da Trabzon, Hakkari de yarın gideceğim Van da Edirne de Trabzon" diye karşılık verdi.

Bosna Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç'in vefatının bugün 12'nci yılı olduğunu anımsatan Davutoğlu, "Avrupa'nın göbeğinde soykırıma uğratılan Boşnak kardeşlerimizin asla zulme boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya gösteren, dimdik duran büyük lideri bir kere daha rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Kendisi duruşuyla vakarıyla direnme azmiyle imanıyla bize ecdadımızın, Evladı Fatihan'ın bugünkü yürüyen nesli olduğunu gösterdi" ifadelerini kullandı.

Bugün Trabzon'da olmanın heyecanını buruk bir şekilde yaşadığını ifade eden Davutoğlu, "Bugün sizin için hüzün ama onur günü. Acımız, kaybımız büyük, gözlerimiz yaşlı. Trabzon bir yiğit evladını, şehidimiz Astsubay Kıdemli Çavuş Samet Çakır'ı ebediyete uğurladık. Dalgalandırdığınız her bir bayrakta, her bir bayrağın üzerindeki al renkte Samet kardeşimizin kanı vardır. Dalgalandırın ki bu kanın hiçbir zaman yere düşmeyeceğini dost düşman, mert namert herkes görsün" diye konuştu.

-"Yiğitçe, kaçmadan ülkelerini ve bu al bayrağı savunmak için şehit düştüler"

Davutoğlu, Çakır'ın ailesine taziye ziyaretinde bulunduğunu ifade ederek, dün tek erkek evladını defnetmiş olan şehidin babası Muammer Çakır'ın ve annesi Zehra Çakır'ın gözlerinde evlat acısını dindiren vatan aşkını gördüğünü söyledi. Kurban Bayramı'nda Dağlıca'da olduğunu anımsatan Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Tam da Samet kardeşimin bulunduğu birlikte oradaki askerlerimizle karavanaya kaşık sallamıştık. Şimdi buradan o yiğit askerlerimize selam ediyorum. Bilsinler ki Samet kardeşimiz gibi niceleri bu toprak için son nefesine kadar mücadele ederken bizler de ne olursa olsun, kim ne fitne yaparsa yapsın, bu toprağın, bu ülkenin bir santimetrekare toprağında dahi operasyona, bölünmeye, ihanete izin vermeyeceğiz.

Dün ve bugün şehit olan kardeşlerimizin her biri Türkiye'nin güzel bir köşesinden. Tankçı Yarbay İhsan Ejdar Amasyalı, Üsteğmen Ünal Darboğaz Karslı, Jandarma Kıdemli Üstçavuş Turgay Topsakaloğlu Eskişehirli. Tunceli Pülümür'de menfur saldırıda şehit olan Jandarma Kıdemli Çavuş Mehmet Şimşek Afyonkarahisarlı, Jandarma Kıdemli Çavuş Onur Sönmez Kayserili. Hepsi, yiğitçe, kaçmadan, vakur bir şekilde ülkelerini ve bugün Trabzon'da sizin dalgalandırdığınız bu al bayrağı savunmak için şehit düştüler."

-"Bu ülke tek bir yürek, tek bir kalp, tek bir zihin, tek bir vicdandır"

Vatandaşlardan, başta Samet Çakır olmak üzere tüm şehitler için Fatiha okumalarını isteyen Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Allah, vatanın birliği için evladını feda etmekten hiç çekinmeyen Trabzonlulardan razı olsun. İnşallah bütün bu acı günler geçer ama bu ülkenin evlatlarının yaptığı fedakarlıklar unutulmaz. Bakın Trabzonlu ile Karslı yan yana. Bugün Trabzon'da, yarın Van'dayım. Cümle aleme bir tek şey göstermek için ülkemizin her yanını dolaşıyoruz. Bu ülke Edirne'den Hakkari'ye kadar bir bütündür. Bu ülke 78 milyonuyla tek bir yürek, tek bir kalp, tek bir zihin, tek bir vicdandır.

Bu toprakların her köşesinde şehitlikler var. Bu ülkenin istiklalini, istikbalini sağlamak uğruna nice yiğitler şehadet şerbetini içti. Bu ülke, bu devlet, bu millet bugün dimdik ayaktaysa canı pahasına vatanını, milletini savunan bu yiğit evlatlarımız sayesindedir. İşte bu millete düşmanlık edenler tuzakları kuruyorlar ama bir şeyin hesabını yapamıyorlar. Bu milletin iradesinden, istiklalinden, istikbalinden vazgeçeceğini sanıyorlar. Bu milleti hiçbir şart altında zillet içinde yaşamaya kimse mahkum edemez. Yedi düvele karşı, İstiklal Harbini yapanların çocukları, torunları bu topraklarda hep izzet içinde yaşayacak. Milli mücadelemiz bunun şanlı bir örneğidir. Yakarak, yıkarak, öldürerek bizden taviz koparmak isteyenler, asla başarılı olamayacaklar. Kim bu kirli hesapları yapıyorsa kim bu kirli oyunların içindeyse çok yakında hepsinin hesabını soracağız, hepsini adalete teslim edeceğiz."

Davutoğlu, konuşmasında, terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen mücadelenin kararlılıkla, taviz vermeden sürdürüleceğini vurguladı.

Alandaki vatandaşların, "Başbakan Ahmet vatan sana emanet" şeklinde slogan atması üzerine, Davutoğlu, "Vatan bize, vatan Trabzon'a emanet. Vatan Trabzonlu yiğitlere emanet" ifadesini kullandı.

"Terör illetini bu topraklardan söküp atacağız" diyen Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Ne pahasına olursa olsun söküp atacağız. Bu milletin birliğine, beraberliğine kardeşliğine kast edenlere asla izin vermeyeceğiz. Türkiye hedeflerine her şeye rağmen yürüyor, yürümeye devam edecek. Hiç kimse bu milletin geleceğe yürüyüşünü engelleyemeyecek. Ne olursa olsun terör bu topraklardan temizlenecek. Samet kardeşimizin şehit olduğu Dağlıca da dahil Yüksekova da dahil olmak üzere, bu dağların bu ülkenin dağlarının her köşesinden, yaylarından, ovalarından, her yerden terör son ferdine kadar temizleninceye kadar mücadelemiz devam edecek. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Sonunda Türkiye kazanacak, sonunda kardeşliğimiz kazanacak, birliğimiz kazanacak, dirliğimiz kazanacak, sonunda istiklalimiz, istikbalimizin, ay yıldızlı bayrağımız kazanacak. Bu kadar coşkuyla bu bayrağı dalgalandıran varken meydanlarda bizler onun için meydanı terk etmedik. Hepsi bir köşeye çekildi ama biz meydanları bırakmadık, bırakmayacağız."

-"Terör örgütü terör hedeflerine ulaşamamanın hıncı içinde"

"Güneydoğu'da, Doğu'da arızi bir durum var" ifadesini kullanan Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Terör örgütü terör hedeflerine ulaşamamanın hıncı içinde saldırıyor, en haince saldırılar yaparak sonuç almaya çalışıyor. Aslıda bu kısır döngü içinde kendisini sokan akrep gibi kendilerine kaçınılmaz bir son hazırlıyorlar. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki biz ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. 23 Temmuz'da Suruç katliamı, arkasından Ceylanpınar'daki iki polisimizin uyurken şehit edilmesi, sonrasında askerimizin Adıyaman'da şehit edilmesi sonrasında net talimat verdik; 'mademki puslu havayı seven bu çakallar meydana çıkmıştır, o çakalları sonuna kadar kovalayacak, bu topraklarda barındırmayacaksınız', dedik. Şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri, polisimiz, Doğu ve Güneydoğu'daki halkımız ile birlikte bu terör örgütlerine birer birer ders veriyor, vermeye devam edecek. Asrın barış projesini de hayata geçirirken ne yaptığımızı biliyorduk, şimdi hak edene hak ettiği dilden cevabımızı verirken de ne yaptığımızı biliyoruz."

-"Dağlarımızı bu teröristlerden mutlaka temizleyeceğiz"

Davutoğlu, asırlarca kardeşçe yaşamış milleti daha da güçlü hale getirecek, her adımı her zaman atmaya devam edeceklerini ifade etti.

"Kardeşliğimizi bu topraklarda hem hakim hem kaim kılacağız. Kardeşliğimize fitne sokmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz" diye konuşan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Bu alçakça cinayetleri işleyenleri, birliğimize, beraberliğimize, bütünlüğümüze kast edenleri de etkisiz hale getirmeyi de çok iyi biliriz ve etkisiz hale de getireceğiz. Hukuk devletinin sınırları içinde her türlü tedbiri alırız, her türlü çalışmayı da yaparız. Aziz şehirlerimizi, dağlarımızı, ulu dağlarımızı Cudi'yi, Tendürek'i, Ağrı'yı bu teröristlerden mutlaka temizleyeceğiz. O dağlar, aynen Zigana dağları gibi vatanımızın özgür dağları olarak ebediyen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin toprakları içinde vakarla göğe yükselecek. Bu katiller, bu alçaklar mutlaka yaptıklarının hesabını adalete verecekler. Bu ülkenin her yerinde huzuru, güveni istikrarı mutlaka sağlayacağız. Ne özgürlüklerden vazgeçeceğiz ne güvenliğimizden taviz vereceğiz ne de bu al bayrağı bir santim dahi gök yüzünden indireceğiz. Bu vatanın her karışında bu topraklar uğrunda bu bayrak uğrunda atan yürekler var. Sizin yüreğiniz gibi şu anda şu bayrağı taşıyan genç yiğit Trabzonluların yüreği gibi sınırlarımızı bekleyen askerlerimizin yüreklerinde de Doğu'da ve Güneydoğu'da kalbi kardeşlikle atan Kürt kardeşlerimizin yüreklerinde de Sünni-Alevi, Türk-Kürt, 78 milyonun yüreğinde de bu bayrak var. Şırnak'ta da var İstanbul'da da Edirne'de de yürekler bunun için atıyor, Elazığ'da da Trabzon'da da Hakkari'de de."

- "İbretlik olay"

Konuşması esnasında, Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde bir ilköğretim okulunda indirilen bayrağı göndere çeken küçük çocukların sosyal medyada yayınlanan görüntülerini de alandaki vatandaşlara izleten Davutoğlu, şunları söyledi:

"Bakın şimdi bu hainlere cevap mahiyetinde özellikle Trabzon'dan, daha dün medyaya düşmüş olan bir güzel manzarayı sizlerle paylaşmak istiyorum, ibretlik olay. Daha dün arkadaşlarım, Diyarbakır'daki güvenlik kameralarına yansıyan bir görüntü izlettiler. Dedim ki gelin bunu Trabzon'da da izleyelim Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde bir ilkokulun bahçesi, ay yıldızlı bayrağımız asılı değil. Bunu gören üç beş yiğit Diyarbakırlı çocuğumuz bayrağı buluyorlar, bayrağı silkeliyorlar, alınlarına koyuyorlar, yaşları o kadar küçük, boyları o kadar kısa ki bayrağı asmak için birbirlerinin sırtlarına çıkıyorlar ve o direğe tırmanıp bayrağımızı, ay yıldızlı bayrağımızı göndere çekiyorlar. İzlemeyenler girsin internete baksın. Bakın o küçük çocuklar birbirinin üstüne çıkarak o al bayrağı indirilen yerden yeniden göğe çekiyorlar. İşte Diyarbakırlı bu, işte Diyarbakırlı yiğitler bunlar. İşte Trabzonlu yiğitler işte Diyarbakırlı o küçücük yiğitler.

Biliniz ki Diyarbakırlının kalbinde bu al bayrak sevgisi varken, Diyarbakır Ulu Camisi'nde kıblesini Kabe'ye dönüp hergün millet için birlik beraberlik için dua edenler varken, bu millet hiçbir zaman bölünmeyecektir. Ben Ulu Cami'deydim kurban bayramında. Emin olun her bir Diyarbakırlı benim bayramımı tebrik ederken, 'Sayın Başbakanım sonuna kadar gidin, bu hainlerin arkasından' dedi."

Konuşmasına, ezanın okunduğu sırada ara veren Davutoğlu, alandakilerin daha sonra tekbir getirmesi üzerine, şöyle dedi:

"Allah bu tekbirleri Zigana'da, Trabzon'da yankılanmaktan hiç eksik etmesin, coşkunuzu, imanınızı, izzetinizi kavi eylesin. Trabzon'u, bu milletin omurga şehrini ve vakur şehrini her zaman bu millet davasında öncü eylesin. Bakınız Diyarbakır'da da Edirne'de de Trabzon'da da böyle aslan parçaları varken, böyle yiğitler varken bu vatanı biz hiç böldürtür müyüz, biz bu vatanın kılına dokundurtur muyuz? İşte bu inançla bu topraklarda analar babalar böyle yiğitler yetiştirmeye devam ederken, bu kardeşliğimizi kimse bozamayacak. Soruyorum, Karedeniz uşakları, yiğitler, bacılar, bizi birbirimizden ayırabilirler mi? Diyarbakır'ı Trabzon'dan ayırabilirler mi? İşte bugün şehitlerimizin bir kısmı Türkçe bir kısmı Kürtçe ağıtla gönderiliyor ama arkasından hep aynı Fatiha okunuyor, arkasından hep 'Allah cennette buluştursun' deniyor. İşte bizim bu irademizi bu kardeşliğimizi kimse kıramayacak, ayıramazlar kardeşlerim. Bu bayrağın inmeyeceğini, bu ezanların susmayacağını Trabzonlu da gösterir, Diyarbakırlı da Hakkarili de Edirneli de gösterir."

Türkiye'nin 2002 yılından önce yıkımın eşiğinde olduğunu ifade eden Ahmet Davutoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımız'ın AK Parti'yi kurup, bu aydınlık yolda ak kadrolarla yürümeye başladığında bir kaosun içindeydi bu ülke. Şimdi o kaos simsarlarına yeniden bu ülkeyi kaosa, krize götürmek isteyen simsarlara seslenmek istiyorum; biz sizlerin, faizin, dövizin, enflasyonun tavan yaptığı, ekmek kuyruklarının olduğu bir Türkiye devraldık sizden" diye konuştu.

- "Anayasa kitapçığı değil, uzaya uydu fırlatıyoruz"

"Siz bu millete, devletin kendi memurunun maaşını ödeyemediği, vatandaşların hastanede rehin kaldığı bir Türkiye bıraktınız" ifadesini kullanan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Siz, 2002'de siyasetçilerin değil medya patronlarının, seçilmişlerin değil sokak çetelerinin yönettiği bir Türkiye bıraktınız bize. Sizin Türkiyeniz'de anayasa kitapçıkları, yazar kasalar fırlatılıyordu, biz göreve geldik şimdi anayasa kitapçığı değil, iki gün önce olduğu gibi uzaya uydu fırlatıyoruz, uydu. Anayasa kitapçığının fırlatıldığı bir Türkiye'den uzaya 4B uydusunu gönderen bir Türkiye geldi, işte farkımız bu. Hiç kimse kusura bakmasın, bu milleti faili meçhullerin 10 binlerle ifade edildiği o karanlık zamanlara döndürmeye kimsenin kudreti yetmeyecek."

Karanlık yılların aktörlerini vatandaşların çok iyi bildiğine dikkati çeken Başbakan Davutoğlu, "Bugün ülkeyi milletin çizdiği istikametin dışında yerlere çekmeye çalışanlara, tuzak kuranları sizler çok iyi biliyorsunuz. Onların hadlerini de sizler bugün de geçmişte olduğu gibi bildireceksiniz. Siz isimlerinin ya da partilerinin değiştiğine bakmayın, bunların hepsi aynı zihniyet, aynı karanlık odakların temsilcileri. Artçılarıyla birlikte aynı siyasi kadrolar, aynı zihniyetle görevlerine devam ediyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

Ahmet Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"CHP ve MHP, o karanlık Türkiye'nin, o krizler Türkiye'sinin mimarları arasındaydı. Görüyorsunuz bugün izledikleri siyaset de yine kriz siyaseti, yine kavga siyaseti. Bu ülkenin güvenlik güçleri, yiğit evlatları terör örgütleriyle mücadele halindeyken, bunlar hükümeti yıpratma peşinde. Ellerinde tek bir delil, tek bir belge tek bir dayanak yokken bu hassas dönemde hükümete, güvenlik güçlerimize insafsızca iftiralar atıyorlar. Ya bu yaptıklarının Türkiye'ye büyük zarar verdiğinin farkında değiller ya da Türkiye'ye verdikleri zarar bunların umurunda değil."

Vatandaşların 7 Haziran'da oylarıyla bütün partilere "uzlaşın, hükümet kurun" şeklinde mesaj verdiğini söyleyen Davutoğlu, kendilerinin 7 Haziran akşamında "milletimizin sözü başımızın tacıdır ve bu ülkeyi bir an dahi yönetim boşluğuna düşürmeyeceğiz" dediklerini anımsattı.

- "Bir an dahi Türkiye'yi sahipsiz bırakmadık"

Başbakan Davutoğlu, "Üstümüze düşen ne varsa onu yaptık. 'Türkiye yönetim boşluğuna düşecek' diye hesap kuranların hesaplarını bozduk, Türkiye'ye saldıran terör çetelerine hadlerini bildirdik, ekonomiyi bütün küresel şoklardan korumayı başardık, bir an dahi Türkiye'yi sahipsiz bırakmadık. Trabzonlular, Türkiye'ye her dakika dahi sahip olduğumuza şahitlik eder misiniz? Bir an dahi ülkeyi sahipsiz bırakmadığımıza şahitlik eder misiniz?" ifadelerini kullandı.

Sadece meydandaki vatandaşlara değil, farklı partilere oy vermiş olan vatandaşlara da seslendiğini söyleyen Davutoğlu, konuşmasını şöyle devam etti:

"Biz, AK Parti Genel Merkezi'nde 7 Haziran'da 'Bu ülkeyi hükümetsiz bırakmayız' derken, Sayın Bahçeli daha en baştan kendini muhalefet tayin etti. Her türlü teklife, formüle adeta hiç dinlemeden 'Hayır' dedi. Sayın Bahçeli aslında sadece millet bize değil, milletin sözüne, milletin emrine 'Hayır' dedi. Her zaman ki gibi Türkiye için sorumluluk almaktan kaçtı. MHP tabanı, ben bilirim, sizler bilirsiniz, onlar vatanperver vatandaşlar olarak hükümete girmeye çok istekli olduğu halde Sayın Bahçeli elini taşın altına koymadı. 'Terörle mücadele' dedi, sonra kenara çekildi, terörle mücadele alanını bize bıraktı ama biz o alanı bir saniye dahi boş bırakmadık. Kenardan ahkam kesti, önce koalisyona, seçim hükümetine, erken seçime hepsine 'Hayır' dedi, anayasal olarak kurulması gereken hükümete de bakan vermedi."

- "Bize yapılan saygısızlığı da karşılıksız bırakmayız"

Seçim hükümetine bir tek Tuğrul Türkeş'in bakanlığı kabul ederek geldiğini anımsatan Ahmet Davutoğlu, şunları söyledi:

"Ama neden kaçtı biliyor musunuz Sayın Bahçeli, yiğitler Dağlıca'da terörle mücadele ederken, onlar hükümette yer almaktan kaçtılar. Şimdi de yine televizyonlarda siyaset yapacağına, aileler üzerinden iftiralarda bulunuyor, ailelerini karıştırarak siyaset yapmaya kalkıyor. Sayın Bahçeli'yi bir kez daha siyasi nezakete ve bu zor dönemlerde her şeyden önce karşılıklı hürmete, saygıya davet ediyorum. Ama bize yapılan saygısızlığı da karşılıksız bırakmayız bunu da buradan ilan ediyorum. Cumhurbaşkanımız'a, Cumhurbaşkanımız'ın ailesine yönelik olarak Sayın Bahçeli'nin veya muhalefet partilerinin yaptığı her saldırıyı o büyük makama, sizlerin oylarıyla gelinen o makama saygısızlık olarak görüyoruz ve buradan mücadelesi olan varsa 'İşte siyaset meydanı burası, mertçe mücadele edelim' ama aileler üzerinden karşılıklı yıpratmalarla bu ülkenin geleceğinin tartışıldığı bugünlerde içeride yeni sıkıntılara, yeni tartışmalara mahal vermeyelim. MHP tabanının istemesine rağmen Sayın Bahçeli her şeye 'Hayır' dedi."

Davutoğlu, "Peki Sayın Kılıçdaroğlu ne yaptı" şeklindeki sorusunun ardından vatandaşların, "Yuh" demesi üzerine, "Neyse yuhalamayın, ama ona, onlara inşallah sandıkta en güzel dersi vereceksiniz. 1 Kasım'da bu 'Hayır' diyenlere, bu blok siyaseti yapanlara dersini veriyor muyuz" diye sordu.

- "Siz önce çatıyı, sonra da bu bloku çökerttiniz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, milletin yüzde 41 oy verdiği AK Parti'yi hükümet hesaplarının dışında bırakmak istediğini belirten Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"(Blok siyaseti) dediler ama blokları çöktü. Millete dayanmayan ne blok kalır, ne duvar kalır, hepsini çökertiriz Allah'ın izniyle. Bunlar aslında çökmeye alışık, Trabzonlular, Cumhurbaşkanlığı seçiminde kurdukları çatı da çökmüştü, çöktü mü? Sayın Cumhurbaşkanımız karşısında o çatı çöktü mü? Temeli olmayanın çatısı olur mu? Hele Karadenizli Temel'e sormak lazım, 'Ha Temel, temeli olmayanın çatısı olur mu?', olmaz. Bunların millette temeli yok, temeli. Siz önce çatıyı, sonra da bu bloku çökerttiniz Allah sizden razı olsun."

Kendilerinin her şeye rağmen samimi bir çabayla hükümet formüllerini görüştüklerini ifade eden Davutoğlu, "Adeta bize 'AK Parti'yle hükümet kurarız ama AK Parti kendini inkar ederse, dış politikasını, eğitim politikasını değiştirirse' dediler. Bunun anlamı nedir biliyor musunuz? Bu bize 'Milletin sesi olmaktan, milletin siyasetini izlemekten vazgeçin' demek. Biz bunu der miyiz? Demeyiz, çünkü AK Parti millet iradesinden doğmuş, daima milletin sesi olmuş, milletin ta kendisidir. Kendimizi inkar edemezdik ama Türkiye için 'Türkiye hükümetsiz kalmasın' diye ilkelerimiz çerçevesinde uzlaşmaya hazırdık. 13 yıldır her türlü engele rağmen atılım üzerine atılım gerçekleştirmiş, milletimizin teveccühünü kazanmış, siyaset anlayışımızdan elbette vazgeçemezdik. Bu her şeyden önce millete, Türkiye'ye, bu meydanı dolduran Trabzonlular'a ihanet olurdu" şeklinde konuştu.

Alandakilere, "Bize ihanet yakışır mı" sorusunu yönelten Ahmet Davutoğlu, "Hayır" karşılığını alınca, "Biz söz verdiğimiz yerde durduk, sözümüzün istikametinde yürüdük, söz verdiğimiz menzile de Allah'ın izniyle Cumhuriyetimizin 100'üncü yılında ulaşacağız" ifadesini kullandı.

CHP'nin uzlaşmaya değil, uzlaşma görüntüsü altında işi yokuşa sürmeye çalıştığını milletin gördüğünü ifade eden Başbakan Davutoğlu, "Anladık ki CHP değişmiyor, değişemiyor, ülkesinin menfaatlerini kendi menfaatlerinden önce düşünemiyor işte bunun için de milletimiz nezdindeki itibarı ne uzuyor ne kısalıyor. Bildikleri bir tek siyaset var o da AK Parti'ye karşı olma siyaseti, başka bir şey bilmez bunlar" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, AK Parti'nin "Ak" dediğine muhalefet partilerinin hep beraber "kara" dediğini belirterek, "AK Parti'ye karşı her hamleleri boşa çıktı ama hala bütün siyasetleri AK Parti'ye karşı bir inkar, AK Parti'yi reddetmek üzerine" diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefet partilerinin birlikte AK Parti'ye karşı çıktığını, aynı çatı altında buluştuklarını ifade eden Başbakan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Güvenlikle ilgili yasal düzenlemelerde hepsi aynı şekilde 'Hayır' demedi mi? İç güvenlik yasasını çıkarırken MHP ve HDP'liler Meclis'te aynı yönde oy kullanmadı mı? Daha geçen yine bu seçimden sonra Meclis'te bir anda aynı safta buluşmadılar mı? Hadi CHP'yi bir tarafa bırakalım, onlar Türkiye ne zaman ileriye gidecek olsa engel oluyorlar da neredeyse aynı salonda barınamayan MHP ile HDP aynı safta nasıl yer aldı, hepiniz gördünüz mü? 7 Haziran'da milletin verdiği 'uzlaşın' mesajına kulak asmayanlar kim? Yine bunlar, bu ahbap çavuşlar. Aslında haklarını yemeyelim, bunların uzlaştıkları bir konu var o da görevden nasıl kaçarız konusu. Hepsi görevden, sorumluluktan kaçtılar, ellerini taşın altına koymadılar."

- "Biz Türkiye'nin her yerindeyiz"

Kendilerinin bir taraftan terörle mücadele ederken diğer yandan İstanbul veya Ankara'da gerektiğinde gece geç saatlere kadar güvenlik ve ekonomiyle ilgili toplantılar yaptıklarını, sonrasında da halkla meydanlarda buluştuklarını belirten Davutoğlu, "Bunlar ise hükümette yer almayarak bütün bu görevlerden kaçtılar. Türkiye'ye seçime götürecek olan geçici hükümet için Anayasa'ya rağmen bakan göndermemekte uzlaştılar. Bir şey de daha uzlaştılar, bu gerçekten üzücüdür, biz 'Gelin teröre karşı ortak bildiri, deklarasyon yayımlayalım' dediğimizde yan çizdiler, kaçtılar" dedi.

Muhalefet partilerinin dörtlü deklarasyondan kaçtığını vurgulayan Başbakan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Sayın Kılıçdaroğlu, son görüşmemizle ilgili bugün bir takım yerlerde bazı iddialarda bulunmuş. Orada 'Gel beraber diğer partileri olmasa da gel ikimiz teröre karşı ortak bir bildiriye imza atalım' dedim, 'Hayır' dedi. 'Dört parti yapalım' diyoruz, 'Hayır' diyorlar. İki partiye, 'Hayır' diyorlar. Bizi herkes bilir, bu terörle mücadele yürürken, Kurban Bayramı'nda Yüksekova'daydım, Diyarbakır'daydım. Onlar meydanlardan çekildi ama biz bu meydanları kimseye bırakmadığımızı göstermek için, teröre bırakmadığımızı göstermek için Samsun'daydık, Erzurum'daydık, Bursa'daydık, Manisa'daydık, Mersin'de Anamur'da, Kayseri'de, Kahmaranmaraş'taydık, dün Kocaeli'deydik, bugün Trabzon'dayız, yarın Van'dayız, sonra Şanlıurfa'dayız, İzmir'deyiz, Ankara'dayız, İstanbul'dayız, biz Türkiye'nin her yerindeyiz. Biz vatanımızın bir köşesine giderken yüreğimizdeki imanla gideriz, kimseden korkmadan, başımız dik gideriz."

- "Diyarbakırlı kardeşlerime sorsun"

Alandakilere "Sayın Kılıçdaroğlu'nu bu diyarlarda görenler var mı?" diye soran Davutoğlu, "Hayır" karşılığını alması üzerine şunları söyledi:

"Sayın Kılıçdaroğlu Hakkari'ye bir kere gitti, o da HDP'den izin alıp. O zaman hiçbir Türk bayrağının olmadığı bir toplantı için gitti. Biz ise gittiğimiz yere başımız dik, alnımız açık al bayrakla gideriz. Bugün kendince beni eleştirip 'Gizli gitti' diyor. Hayır, güvenlik tedbirleri vardı ama gizli mi, açık mı gittim Diyarbakırlı kardeşlerime sorsun. Binlerce Diyarbakırlı ile Ulu Cami'de göğüs göğüse bağrımıza birbirimizi basarak sarıldık biz. Biz Diyarbakırlı ile sarıldık, Dağlıca'da şehitlerimizin olduğu yere kadar gidip askerlerimizle sarıldık. Bizim gönlümüzde her bir vatandaşımızın muhabbeti var. Hiçbir yere korkarak, başımız eğik, gizli gitmedik her şey meydanda oldu her şey yine meydanlarda olacak."

Davutoğlu, "Bu meydanlardan milli birliği, kardeşliği, dirliği haykırmaya var mısınız? 'Türk, Kürt, Sünni, Alevi kardeştir, kardeş olacak' demeye var mısınız?" diye sorduğu kalabalıktan "Evet" yanıtı alması üzerine, "İşte bizim MHP'den, CHP'den farkımız bu. Onlar oturdukları rahat koltuklarda konuşurlar, onların gece uykuları kaçmaz. Sabahleyin 'Hükümet şunu, bunu yapsın' diye kendilerince fikirlerde bulunurlar, bize ev ödevi vermeye kalkarlar ama milletin kendilerine verdiği ev ödevini de yapmazlar. Onlar köşelerinde rahat uyurken biz 24 saat bu milletin huzuru, bu ülkenin istikbali, bu ay-yıldızlı bayrağın onuru için çalışıyoruz. Onlar hükümetten kaçarken biz alnımızın teri, yüreğimizin imanı, aklımızla, cehdimizle, gayretimizle millet yolundaydık ve millet yolunda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

- "Malum parti..."

"Şimdi MHP ve CHP böyle ama malum parti, artık biliyorsunuz, ismini bile zikretmeyeceğim utanmadan, sıkılmadan 'Biz sırtımızı Kandil'e yasladık' diyenler meydana çıktığında MHP ve CHP meydanda yok" diyen Davutoğlu, onlar bunu dediğinde Türkiye'nin her yerinde bir tek kendilerinin olduğunu vurguladı.

Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Her bir vilayete gidip Kandil'e sırtını yaslayanlara hesabı biz sorarız diyen bir tek biz varız. Sayın Bahçeli sadece köşesinde oturur, 'terörle mücadele' diye laflar eder, iddialı sözler söyler, 'Hadi gel beraber edelim' dediğimizde 'Hayır, siz yapın ben burada seyredeyim' der. Sayın Kılıçdaroğlu, anayasal hükümette yer almaz, bütün bunlara karşı, milli birliğimizin tek bir adresi vardır, nedir o adres? AK Parti. Bunların bugün kendini demokrasi kahramanı göstermeye çalışan lideri daha geçen ekim ayında Kobani olaylarında kitleleri sokağa çağırdı. O zaman 50 insanımız hayatını kaybetti, şehirlerimiz talan edildi, yakıldı, yıkıldı. Aradan nice zaman geçti, üzerinde oluşan toplumsal baskının da etkisiyle terleye terleye ıkına sıkıla bu konuda özür diledi."

- "Biz bu devleti, kudretli ve şefkatli kıldık"

50 cana karşı dilenen "bir kuru özrü" milletin unutmayacağını vurgulayan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bugün de çıkmış daha Ankara'daki saldırıda vatandaşlarımızın cenazeleri yerde yatarken, bizler cansiper bir şekilde yaralılarımızı taşımak için ambulansları, 56 ambulansı seferber etmiş, hastaneleri tek tek kontrol ederken bu da çıktı, 'Katil devlet' diye meydanlarda bağırdı. Katil görmek istiyorsa aynaya baksın.

Bu devlet kudretli ve şefkatli bir devlettir. Katil görmek istiyorsa Ceylanpınar'da uyurken şehit edilen iki aziz vatan evladını katledenlere baksın, katil görmek istiyorsa Diyarbakır'da çorbacıda çay içerken şehit edilen Osman Bey'in, çorbacı fakir Şeyhmus'un katillerine baksın. Katil görmek istiyorsa Kandil'e doğru dönüp oraya baksın ama biz bu devleti, kudretli ve şefkatli kıldık. Bu devlet, bu milletin devletidir, millet olmadan devlet olmaz. Millet ayakta olmadan devlet ayakta duramaz. Millet devletle kaimdir. İşte devlet dediğimiz yapı dışarıda bir yapı değildir, demokrasilerde milletin tecessüm etmiş halidir."

Davutoğlu, partisince Trabzon'da Atatürk Alanı'nda düzenlenen mitingde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ülke seçime giderken HDP'nin iftiralarına ortak olduğunu, bu partiden sufle almış gibi terör örgütlerinin alçakça saldırılarının suçunu hükümete, devlete yıkmaya çalıştığını söyledi.

MHP'nin de sorumluluk almaktan kaçtığı hükümeti benzer iftiralarla yıpratmaya çalıştığını belirten Davutoğlu, milletin bunlara yüz vermeyeceğini ifade etti. Davutoğlu, "Siz akı karayı ayırt eden Trabzonlular, namert ile merdi ayırt edip 1 Kasım'da mert AK Parti kadrolarına destek verecek misiniz? İnanıyorum ki 1 Kasım'da sizler bu ülke hükümetsiz kalmasın diye çırpınanlarla, milletin verdiği görevden kaçanları birbirinden çok iyi ayırt edeceksiniz" diye konuştu.

Davutoğlu, 2002'de ülke felaketin eşiğindeyken milletin teveccüh gösterip emaneti AK Parti kadrolarına verdiğini kaydederek, o tarihin Türkiye için büyümeye, kalkınmaya, özgürleşmeye ve istikrara giden yolda milat olduğunu söyledi.

Türkiye'nin, 13 yılda krizler ülkesinden tüm dünyanın takdirini kazanan bir atılımlar ve fırsatlar ülkesi haline geldiğini vurgulayan Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"13 yıl önce IMF kapısında bekleyen bir Türkiye vardı. IMF'ye 23,5 milyar dolar olan borcumuzun hepsini ödedik. Artık IMF'ye de dünyaya da borç veren bir Türkiye var. 13 yılda milli gelirimizi 230 milyar dolardan 800 milyar dolara çıkardık. Kişi başına düşen geliri 3 bin dolardan 10 bin dolara çıkardık. Türkiye küresel ekonomik krize rağmen yılda ortalama yüzde 5 büyüdü. Bu rakamlarla hala Avrupa'nın en hızlı büyüyen ülkeleri arasındayız. Türkiye 2004 yılından sonra tek haneli enflasyon ile tanıştı. En düşük düzeyli enflasyona ulaştık. 2006'dan bugüne Avrupa'nın en büyük tarım ülkesi biziz. 6 milyon ilave istihdam rakamı ile kriz sonrasında en fazla istihdam sağlayan ülkeyiz. Artık yatırımlarını çürümeye terk eden o eski Türkiye yok, dev eserlerle geleceği inşa eden Türkiye var. Melen Projesi ile dünyada ilk defa iki kıtayı su altı tüneli ile birleştiren Türkiye var. Yine Avrupa'nın ve Türkiye'nin ilk, dünyanın ise üçüncü deniz üzerine inşa edilen havaalanını, Ordu-Giresun Havaalanını inşa eden bir Türkiye var."

-"Anadolu'nun suyunu Kıbrıs'a götürdük"

Davutoğlu, 24 saat içinde hem Türksat 4B uydusunu uzaya fırlattıklarını hem de Anamur'dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne can suyu taşıyacak projeyi hizmete açtıklarını belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte Anamur'dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne, soydaşlarımıza su götürecek, dünyada ilk niteliğinde olan bir projeyi hizmete açtık. 20 Temmuz 1974'te Kıbrıs'a çıkarak bu al bayrağı oraya götüren şehitlerimiz kanlarını Kıbrıs'a götürdüler, biz Anadolu'nun suyunu Kıbrıs'a götürdük. Bir elimizle şeytan taşlıyor, teröristle mücadele ediyoruz, diğer elimizle uzaya uydu gönderiyor, Kıbrıs'a su götürüyoruz" dedi.

Gezi olaylarından, Türkiye'nin IMF'ye olan borcunu ödemeden hemen önce İstanbul'a dünyanın en büyük havalimanını yapmak için büyük bir projeye imza atıldığını anımsatan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"İnşaat tutarı 10,3 milyar, işletme tutarı 22,3 milyar avro, toplam 33 milyar avroluk, Avrupa'nın, dünyanın en büyük projelerinden birine ve en büyük havalimanına imza atmıştık. Onun için karşımıza çıktılar. O projeleri durdurmaya çalıştılar ama milletle bir arada yürüyenler durur mu? Yüreği milletle atanı durdurmak mümkün mü? İşte bugün yüzlerce kamyon ve binlerce işçi İstanbul'da yılda 150 milyon kişilik dünyanın en büyük havalimanını devreye sokmak için çalışıyorlar. Bugün finansman imzasını attık. Yap-işlet-devret modeliyle yapılan yatırımın tamamı özel sektör tarafından finanse ediliyor. Devlet hazinesinden 1 kuruş harcanmıyor. Yani Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük, en stratejik yatırımı için hazinemizden 1 kuruş dahi harcanmayacak. İnşaat döneminde 80 bin, işletme döneminde 120 bin kardeşimiz orada iş bulacak. İnşallah 2018'in ilk çeyreğinde 80 milyon yolcu kapasitesiyle ilk etabı hizmete açacağız ama bunun olabilmesi için tek parti iktidarı lazım. Bunun olabilmesi için AK Parti iktidarı lazım. Bu hedeflerin gerçekleşmesi için gece gündüz terini, enerjisini sizler için harcayan kadroların iş başına gelmesi lazım. Tüm bu projeler için ilk günkü aşkla haydi Bismillah."

-"Türkiye'yi her yerde lider yapmaya var mısınız?"


Davutoğlu, 29 Ekim 2013'te halkın hizmetine sunulan Marmaray Projesi ile Asya ile Avrupa arasında deniz altında kesintisiz demir yolu sisteminin kurulduğunu aktararak, İstanbul Boğazı karayolu tüp geçiş projesi olan Avrasya Tüneli'nin de inşa edildiğini, bu kez Asya ile Avrupa'yı deniz altından tekerlekli araçların geçişi için birleştireceklerini bildirdi. Davutoğlu ayrıca, iki kıta arasında dünyanın ilk 3 katlı deniz altı tünelini yaptıklarını, ikinciliğe, üçüncülüğe razı olmayan Trabzonluların bunu çok iyi anlayacağını ifade ederek, "Türkiye'yi her yerde lider yapmaya var mısınız?" diye sordu.

Alandakilerden "Evet" karşılığını alan Davutoğlu, şunları söyledi:

"Bakın hep dünya süper ligindeyiz. Dünyanın en uzun dördüncü asma köprüsü olacak İzmit Körfez Geçişi Asma Köprüsü'nü de en kısa zamanda tamamlayacağız. Yine Çanakkale Boğazı'nda yeni bir köprüyle dünyaya örnek olacak bir projeyi devreye sokuyoruz. İşte biz, bir taraftan ülkemizi böylesine kapsamlı projelerle dünya ligine taşırken diğer taraftan da vatandaşlarımızın her birine hitap edecek yeni vaatlerimizle yeni taahhütlerimizle yola devam ediyoruz. Kuzey Marmara Otoyolu'yla 3. boğaz köprüsü olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü inşa ediyoruz. Bu köprü dünyanın en geniş, üzerinde raylı sistem olan dünyanın en uzun ve dünyanın en yüksek kulesine sahip köprüsü olacak. Gebze-Bursa-İzmir Otoyolu ile ülkemizin iki önemli sanayi ve turizm şehri olan İstanbul ile İzmir'i birbirine bağlayacağız. İstanbul ile İzmir arası 8 saatten 3,5 saate inecek. Bunlar Türkiye'nin dev eserleri, büyük projeleri. Bunlar geleceğin Türkiye'sinin ayak sesleri. Tüm dünya Türkiye'nin ayak seslerini duysun. Bunlar büyük, güçlü, müreffeh Türkiye'nin ayak sesleri. İnşallah 1 Kasım'da sizlerle bir kere daha gönül gönüle vereceğiz. Başladığımız bu atılımları tamama erdirmek için yola devam diyeceğiz. Bu ülkenin yavaşlamasını, istikrarını kaybetmesini bekleyenleri hep birlikte hayal kırıklığına uğratacağız. 1 Kasım'da AK Parti ile bir kez daha yola devam edeceğiz."

AA

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin