A Haber'e rekor ceza!

Türkiye’nin en genç haber kanalı A Haber’e seçim döneminde yayınları nedeniyle verilen ceza sayısı 19’ya yükseldi.

Habercilikte devrim yaratan yayınları ve programları ile 7'den 70'e herkesin beğenisini kazanan A Haber, geçen seçim döneminde olduğu gibi yine cezaların hedefi oldu. Yeni verilen 3 ceza ile A Haber'e toplam verilen ceza sayısı 19'a ulaştı.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında A Haber yaptığı yayınlar gerekçesiyle durdurma ve kınama cezaları almış bu sayı 45'e ulaşmıştı.

MELİH GÖKÇEK : BU CEZANIN MANTIĞINI ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL

Bir kere ben diğer televizyonlarla vs mukayese etmiş olduğum zaman bu cezanın son derece saçma olduğunu görüyorum. Özellikle malum medya diye değerlendirdiğimiz medya, en güzel şekilde siyasal partilerin AK Parti haricindeki partilerin propagandasını yaptı. Onlara herhangi bir ceza yok. Ama kalkıp bunun karşılığında özellikle A Haber'e verilen cezanın mantığını anlamak mümkün değil. Halk TV sabah başlıyor, akşama kadar CHP'yi anlatıyor, HDP'ye her türlü teşneyi kuruyor. Bunlar kenarda dururken A Haber'e yapılmış olan bu cezalandırma hiç doğru olan bir olay değil. Parlamento kurulur kurulmaz diğer siyasal partiler tabi ne diyecek bilmem ama yeni bir kanun düzenlemeyle bu televizyonların böyle yayınlarına karışmamak lazım. Yani taraf olmayacaksın. Neye taraf olmayacaksın? Bir kanaatini beyan ediyorsun. Bundan daha doğal bir şey olmaz. Ayrıca ben başka televizyonlardan biliyorum, sizde de mutlaka böyle; davet ediliyor, Kılıçdaroğlu'nu davet ediyorsun gelmiyor. Selahattin Demirtaş'ı çağırıyorsun gelmiyor. Onlar gelmeyince senin suçun ne? Yani sen televizyon olarak son derece objektif yayın yapıyorsun. Efendim ben sizin televizyonunuza gelirsem, bazı sorduğunuz suallerle kamuoyunda beni küçük düşürürsünüz. Gelmeyince burada nasıl taraf olacak? Tarafın dengesi nasıl temin edilecek? Böyle bir mantık var mı? Böyle bir mantık olmaz. Onun için bu işin değiştirilmesi lazım. Ben biliyorum bir çok televizyonda, sizde de dahil olmak üzere; ben kaç sefer yayına çıktım, isimlerini zikrettiğim kişilere mesela Deşifre programında somut olarak söyleyeyim. Mehmet Ali Bey karşı tarafı 'Bak işte Melih Bey bunları söyledi, ekranlarımız size açık, buyurun gelin' dedi. Gelin. Gelen yok. Buna karşılık da size belli bir takım konularda, belli kişilerin devamlı konuşmasına da müsaade etmem. Bu böyle olmaz yani mantıklı değil. Mitinglerde denge diyorsanız; yani bir tarafta işte şimdi gördük 7 bin 8 bin 9 bin oy alan siyasal kaç tane parti var. O partilerle yüzde 41 oy alan partiyi aynı kefeye mi koyacaksınız? Bunun mantığı var mı Allah aşkına? Derhal bu konuda yeni bir kanun düzenleme yapılarak bu tür cezaların YSK tarafından verilmesini engellemek lazım. Yapılması gereken bu.



A Haber'e rekor ceza! - 1


ATV ANKARA TEMSİLCİSİ MEHMET AKARCA: BU İNSAF ÖLÇÜLERİ İLE BAĞDAŞACAK BİR DAVRANIŞ DEĞİL


Yüksek Seçim Kurulu'nda görevli hakimlerimizin televizyon yayınları hakkında herhangi bir malumatları, bilgileri olduğunu düşünmüyorum. Hangi televizyonda ne yapılırsa suç teşkil eder, ne yapılmazsa etmez şeklide bir yorum yapabileceklerini sanmıyorum. Ayrıca o kadar yoğunlar ki televizyonu açıp seyretme imkanları olduğunu sanmıyorum. RTÜK tarafından raporlar tanzim ediliyor ve altında da not olarak belirtiliyor, 'Bu şunu yaptığından şöyle bir ceza verilmesi uygun olabilir' gibi taraf gösteriliyor, onun üzerine televizyonlar kapatılıyor.

Bu üzerimize doğru çok ciddi baskı var anlamında. Bu insaf ölçüleri ile bağdaşacak bir davranış değil.

Burası özel televizyon, biz haber değeri olan her şeyi yayınlıyoruz. Bütün liderlerin önemli fikirlerini, konuşmalarını hepsini halka duyuralım diye titizlik gösterdik.

Yüzlerce televizyon kanalı, radyolar var, isteyen istediği yerden istediği şeyi seyredebiliyor. Bizde müsaade ederlerse kendi tercihlerimize göre haber seçiyoruz, onları ekrana getiriyoruz.

RTÜK'ün yapısının da yeniden ele alınması lazım benim kanaatim, Yüksek Seçim Kurulu'nun veya seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkındaki hakkındaki kanunun da yeniden ele alınması lazım. Çünkü yeni Türkiye çok daha başka yerlerde, eski bıraktıkları yerlerde değil 1961 yılında çıkardıkları kanun ile Türkiye idare edilebilir mi artık?

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin