'Yazıcıoğlu öldürüldü' algısını oluşturan altı şüphe
Giriş:
25.03.2013
00:00
Güncelleme:
25.03.2013
15:34
Büyük Birlik Partisi'nin Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, vefatının dördüncü yılında anılıyor... A Haber canlı yayınında Can Okanar’ın sorularını yanıtlayan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, toplumda Muhsin Yazıcıoğlu öldürüldü algısı olduğunu, bu algıyı oluşturan altı tane de şüphe olduğunu dile getirerek, soruşturmada ihmali olanların da hesap vermesi gerektiğini ifade etti.
Toplumda Muhsin Yazıcıoğlu öldürüldü algısı oluşturan 6 tane temel şüphe var. Bunlardan birincisi kurtuldu, geliyor bilgisi. Bunun arama kurtarmayı engellediği konusunda çok önemli iddialar var.
İkincisi bildirilen yerin aranmaması. Helikopterin düştüğü yer cep telefonu operatörlerinden alınan bilgiye göre tespit ediliyor. Hem Genelkurmaya, hem emniyete, Jandarma Alay Komutanlığı'na ve Maraş'taki Emniyet Müdürlüğü'ne bu bildiriliyor. Bunlar benim iddiam ya da yorumum değil, meclis tutanaklarında da yer alıyor. Net bir şekilde yer bildiriliyor. Saat 16:30 civarında belli bir alan, Saat 22:00 sularında ise 1kmlik bir alanda helikopterin yeri tepsi ediliyor. Hatta oradaki bazı görevlilerin de "biz ilk gün yeri tespit ettik ve üstlerimize bildirdik" ifadeleri var.
"KAZA KIRIM EKİBİ GPS ARACINI SÖKMÜŞ"
Üçüncüsü helikopterin üzerinden bazı cihazların sökülmesi. Bunlar önemli cihazlar. GPS aletleri. Helikopterin uçuş bilgilerini veren, çok önemli bilgiler içeren bu aletler yok. oraya iki gün önce kaza kırım ekibi gidiyor ve bu önemli aletleri neden oradan almıyor. Düşen askeri helikopterin kaza kırım ekibinin ne işi var rahmetli genel başkanı taşıyan helikopterin başında, buradaki GPS aletlerini söküyorlar. Bana diyorlar ki; bu her olayda olur, bunlar alırlar bunu satarlar. Yani şunu söylemek istiyorlar; "bu basit adi bir hırssızlık olayı. Ben de soruyorum, Bunlar oradaki köylüler ya da dağdaki çoban değil ki,bunlar muvazzaf askerler. Bu basit bir hırssızlık hadisesiyse, hırsızın ne işi var TSK'da diyorum. En azından bunun bir soruşturması olmaz mı diye soruyorum.
Dördüncüsü radar kayıtları hala netleşmiş değil. Dört yıl olmuş. Radarlar çalışmadı bozuktu dediler. Daha sonra radarlar çalışıyordu ama ana kumandaya bilgi gönderen verici arızalandı dediler. Hala netlik yok.

"BÖLGEDEKİ HAVA HAREKETLİLİĞİ AÇIKLANMALI"
Beşincisi, bugün basına da yansıdı. Oradaki hava hareketliliği. Birilerinin iddiaları var. devlet denetleme kurulu raporunda bu var, meclis araştırma komisyonu raporunda bu var, Soruşturma dosyasında var. Biz oradaki hava hareketliliğini net öğrenmek istiyoruz. Oradaki hava hareketliliği net öğrenilmezse bu şüpheli kalacak. Çünkü birileri diyor ki bunu uçaklar düşürdü yanlışlıkla ya da bilerek. Orası işin baka bir tarafı ama öncelikle bunun olup olmadığını işim muhataplarının çıkıp net bir şekilde, kamuoyunu aydınlatacak şekilde bunun cevabını vermesi lazım.
Altıncı şüphe ise, oraya aynı gün, iki tane asker, helikopterin inip kalktığı bilgisi. Bunu ben söylemiyorum bu da benim bir iddiam ya da bir yorumum değil. Muvazzaf bir asker bununla ilgili gizli tanıklık yaptı, bilgi verdi, belge verdi. O zaman bunun da muhataplarının çıkıp topluma anlatmaları lazım, soruşturma dosyasını yöneten savcılara net bir şekilde bunun bilgilerini göstermeleri lazım. Bununla ilgili Muhabere Yönetim Merkezi'nden bahsediliyor. Bunun kayıtlarının beş yıl hava kuvvetlerinde saklandığından orada bu bilgilerin var olduğundan bahsediliyor. O zaman buralar açılıp savcılılara ilgililer gösterilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Bu altı şüphe giderilmeden bizi hiç kimse bu olayın normal bir kaza olduğuna inandıramazlar. Topluma da inandıramadılar zaten. Sokağa çıkıp sorun, büyük bir kısmı insanların Muhsin Yazıcıoğlu bir suikasta ya da sabotaja kurban gitti, öldürüldü diyecektir. Ülkemiz, Türkiyemiz bunu hak etmiyor. Devletin içinde hata yapanlar varsa bunların açıklanması gerekiyor.
Ben sorumluluk makamında oturuyorum. Muhsin Yazıcıoğlu'nun emanetini taşıyorum. Yorum yapmam çok doğru olmaz. Bana düşen şudur, ben bu hadisenin bugün geldiğimiz noktada %1 de olsa kaza olma ihtimali var mıdır vardır. Daha büyük oranda,sabotaj yada suikast olma ihtimali var mıdır vardır. Bu şüphenin aydınlatılması için uğraşmak durumundayım. Bizim yapmamız gereken bu. Bu aydınlatıldığı zaman olay net olarak gözükecektir.
İkincisi bildirilen yerin aranmaması. Helikopterin düştüğü yer cep telefonu operatörlerinden alınan bilgiye göre tespit ediliyor. Hem Genelkurmaya, hem emniyete, Jandarma Alay Komutanlığı'na ve Maraş'taki Emniyet Müdürlüğü'ne bu bildiriliyor. Bunlar benim iddiam ya da yorumum değil, meclis tutanaklarında da yer alıyor. Net bir şekilde yer bildiriliyor. Saat 16:30 civarında belli bir alan, Saat 22:00 sularında ise 1kmlik bir alanda helikopterin yeri tepsi ediliyor. Hatta oradaki bazı görevlilerin de "biz ilk gün yeri tespit ettik ve üstlerimize bildirdik" ifadeleri var.
"KAZA KIRIM EKİBİ GPS ARACINI SÖKMÜŞ"
Üçüncüsü helikopterin üzerinden bazı cihazların sökülmesi. Bunlar önemli cihazlar. GPS aletleri. Helikopterin uçuş bilgilerini veren, çok önemli bilgiler içeren bu aletler yok. oraya iki gün önce kaza kırım ekibi gidiyor ve bu önemli aletleri neden oradan almıyor. Düşen askeri helikopterin kaza kırım ekibinin ne işi var rahmetli genel başkanı taşıyan helikopterin başında, buradaki GPS aletlerini söküyorlar. Bana diyorlar ki; bu her olayda olur, bunlar alırlar bunu satarlar. Yani şunu söylemek istiyorlar; "bu basit adi bir hırssızlık olayı. Ben de soruyorum, Bunlar oradaki köylüler ya da dağdaki çoban değil ki,bunlar muvazzaf askerler. Bu basit bir hırssızlık hadisesiyse, hırsızın ne işi var TSK'da diyorum. En azından bunun bir soruşturması olmaz mı diye soruyorum.
Dördüncüsü radar kayıtları hala netleşmiş değil. Dört yıl olmuş. Radarlar çalışmadı bozuktu dediler. Daha sonra radarlar çalışıyordu ama ana kumandaya bilgi gönderen verici arızalandı dediler. Hala netlik yok.

"BÖLGEDEKİ HAVA HAREKETLİLİĞİ AÇIKLANMALI"
Beşincisi, bugün basına da yansıdı. Oradaki hava hareketliliği. Birilerinin iddiaları var. devlet denetleme kurulu raporunda bu var, meclis araştırma komisyonu raporunda bu var, Soruşturma dosyasında var. Biz oradaki hava hareketliliğini net öğrenmek istiyoruz. Oradaki hava hareketliliği net öğrenilmezse bu şüpheli kalacak. Çünkü birileri diyor ki bunu uçaklar düşürdü yanlışlıkla ya da bilerek. Orası işin baka bir tarafı ama öncelikle bunun olup olmadığını işim muhataplarının çıkıp net bir şekilde, kamuoyunu aydınlatacak şekilde bunun cevabını vermesi lazım.
Altıncı şüphe ise, oraya aynı gün, iki tane asker, helikopterin inip kalktığı bilgisi. Bunu ben söylemiyorum bu da benim bir iddiam ya da bir yorumum değil. Muvazzaf bir asker bununla ilgili gizli tanıklık yaptı, bilgi verdi, belge verdi. O zaman bunun da muhataplarının çıkıp topluma anlatmaları lazım, soruşturma dosyasını yöneten savcılara net bir şekilde bunun bilgilerini göstermeleri lazım. Bununla ilgili Muhabere Yönetim Merkezi'nden bahsediliyor. Bunun kayıtlarının beş yıl hava kuvvetlerinde saklandığından orada bu bilgilerin var olduğundan bahsediliyor. O zaman buralar açılıp savcılılara ilgililer gösterilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Bu altı şüphe giderilmeden bizi hiç kimse bu olayın normal bir kaza olduğuna inandıramazlar. Topluma da inandıramadılar zaten. Sokağa çıkıp sorun, büyük bir kısmı insanların Muhsin Yazıcıoğlu bir suikasta ya da sabotaja kurban gitti, öldürüldü diyecektir. Ülkemiz, Türkiyemiz bunu hak etmiyor. Devletin içinde hata yapanlar varsa bunların açıklanması gerekiyor.
Ben sorumluluk makamında oturuyorum. Muhsin Yazıcıoğlu'nun emanetini taşıyorum. Yorum yapmam çok doğru olmaz. Bana düşen şudur, ben bu hadisenin bugün geldiğimiz noktada %1 de olsa kaza olma ihtimali var mıdır vardır. Daha büyük oranda,sabotaj yada suikast olma ihtimali var mıdır vardır. Bu şüphenin aydınlatılması için uğraşmak durumundayım. Bizim yapmamız gereken bu. Bu aydınlatıldığı zaman olay net olarak gözükecektir.
GÜNÜN MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN