Yılan bebek Gökdeniz Tuncer 1 yaşına girdi! Annesi sadece bir kez öpebildi
Giriş Tarihi:
PAYLAŞ
ABONE OL
YAZI
Son dakika haberine göre: Halk arasında 'yılan bebek' olarak bilinen Harlequin tipi iktiyozis hastalığı ile doğan Gökdeniz Tuncer, 1 yaşına girdi. Oğlunun vücudunun 24 saat boyunca nemli kalması gerektiğini belirten anne Ela Tuncer "Hastalığın, 300 milyonda bir görülen nadir rahatsızlık olduğunu biliyoruz. Bir tedavisi yok, ölümcül olduğunu biliyorum. Vücudunda cilt yok, tamamen kastan oluşuyor." dedi.
Uşak Eşme'de 25 Ocak 2021'de dünyaya gelen Gökdeniz bebek, Harlequin tipi iktiyozis (Palyaço Bebek Sendromu) hastalığı şüphesiyle 1 gün sonra İzmir Behçet Uz Çocuk Hastanesi'ne sevk edildi.
Kuvöze alınan Gökdeniz'e yapılan tetkiklerin ardından 2 ay sonra Harlequin iktiyozis hastalığı tanısı konuldu.
Ela Tuncer, bu süreçte oğlunu bir kez göremedi. Gökdeniz hastanede 6 ay tedavi görürken, annesine de 3 ay boyunca bakım eğitimi verildi.
Cildindeki kuruluk nedeniyle 24 saat boyunca kremlenmek zorunda kalan Gökdeniz'e, ailesi nöbetleşerek bakım yapıyor.
Enfeksiyon riski olan Gökdeniz'i 4 aylıkken sadece bir kez öpebildiğini söyleyen Ela Tuncer, "Hastalığın, 300 milyonda bir görülen nadir rahatsızlık olduğunu biliyoruz. Bir tedavisi yok, ölümcül olduğunu biliyorum. Vücudunda cilt yok, tamamen kastan oluşuyor.
Bu nedenle enfeksiyona çok açık. Doktorlar havadan bile enfeksiyon kapma riski olduğunu söyledi. Steril ortamda eksiksiz bir şekilde bakılması gerekiyor. Doğduktan 2 ay sonra görebildiğim oğlumu, 4 aylıkken doktor gözetiminde sadece bir 1 kez öpebildim. Öpmemiz yasak. Çıplak elle dokunamıyoruz" dedi.
Bebeğinin 24 saat boyunca bakıma muhtaç olduğunu dile getiren Tuncer, "Hastanede kaldığı süreç boyunca oğlumu çok az gördüm. O tedavi görürken ben de ona bakabilmek için 3 ay boyunca eğitim aldım. Hastanede kaldığı süre boyunca hastalığın bir tedavi olmadığı için doktorlar, onu yaşatmak beni de eğitmek için ellerinden geleni yaptı. Gökdeniz'in cildindeki kuruluk gözlerinde de kuruluğa neden oldu. Gözleri için de tedavi uygulandı. Çocuğuma tanı konulunca hastalıkla ilgili araştırmalar da yaptım. 2021 yılında bu hastalıkla toplamda 5 çocuğun dünyaya geldiğini öğrendim. 3'ü maalesef melek oldu. Gökdeniz ile birlikte bir bebek daha yaşama tutunmaya çalışıyor. Uşak'ta ise bu hastalıkla dünyaya gelen tek bebek olduğunu biliyorum" diye konuştu.
Gökdeniz'in vücudunun sürekli temizlenerek ölü derilerin soyulması gerektiğini öğrendiğinde zorlandığını belirten Ela Tuncer, "Yapmam gerekenleri öğrendiğimde durumu kabul etmem 2 ayımı aldı. Oğlumun vücudundan parça koparmam gerektiği söylendi. Bunu yapamayacağımı düşünüyordum ancak doktorlar eğer ölü derileri soymazsam, oğlumun canının daha çok yanacağını söyledi. Sürekli gergin olan derinin çatlayıp, kanayacağını bu durumda enfeksiyon kapacağını anlattılar. İlk önce doktorumuzla birlikte ölü derileri temizledik. 1 saat sürdü. Gökdeniz'e dayanamadım, o da çok zorlandı ama bunu yapmaya mecburuz. Her gün 1 saat boyunca, 1 saat yağlı su ile banyo yaptırıyoruz. Daha sonra vücudunu kremleyip ölü derileri temizliyoruz. Bunun yanı sıra saat başı kremlemek zorundayız. 24 saatte boyunca nöbetleşe olarak 12 saat ben, 12 saat ise annem başından ayrılmıyor. Günde 1 kilo vazelin, 2 tüp krem bitiyor" ifadelerini kullandı.
Çocuğunun toplum tarafından dışlandığını da vurgulayan Ela Tuncer, şunları söyledi: "Çocuğumun bu şekilde dışlanması beni bir anne olarak çok üzüyor. Zaten zor bir hastalıkla mücadele ediyoruz ancak bizi yoran 24 saat boyunca yaptıklarımızdan çok, toplumdan dışlanmak oluyor. Kesinlikle bu konuda farkındalık yaratılmasını istiyorum. Hastalık bilinmiyor ve tedavi yöntemi de yok. Bu nedenle uzun süre yoğun bakım ünitesinin önünde beklemek zorunda kaldım. Ayrıca hastalığı yaşayan çocukların ailelerine psikolojik destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Hastalıkla ilgili bir farkındalık yaratılmış olsaydı, kendimi bu kadar çaresiz hissetmezdim."
TÜM VÜCUDUNU SARDI! HAYATINI KABUSA ÇEVİRDİ
Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde yaşayan 45 yaşındaki Musa Sümbül'ün hayatı 26 yıldır mücadele ettiği sedef hastalığı nedeniyle çekilmez hale geldi.
Yaklaşık 3 yıl önce Musa Sümbül'ün dramını anlatan haberin ardından Sümbül'e yardım eli uzanmış ve yeni bir tedaviye başlayan Sümbül'de iyileşme görülmüştü. Evlenme hayalleri kuran Sümbül'ün hastalığı yeniden nüksedince acı dolu günlere geri döndü.
23 yıl önce bir sabah uyandığında derisinde kızarıklıklar olduğunu gören ve hastaneye giden Sümbül, kendisine verilen ilacı kullandı ancak derisindeki kızarıklıklar artmaya devam etti. Ellerinde, kollarında, ayaklarında, kulaklarında, yüzünde ve kafa derisinde oluşan kalın ve sert tabaka, Sümbül'ü çalışamaz hale getirdi.
"KARDEŞLERİM BİLE KAÇIYOR"
Tedavinin kısa süreliğine iyileşme gösterdiğini ancak sonrasında hastalığın tekrardan artarak geri geldiğini söyleyen Sümbül, vücudunu saran sedef hastalığı nedeniyle insanların kendisine iş vermediğini, görenlerin kendisinden uzaklaştığını belirtti. Hayatını kabusa çeviren bu hastalık nedeniyle 3 kez intihara teşebbüs ettiğini dile getiren Sümbül, "Kardeşlerim bile beni dışlıyor." dedi.
Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde yaşayan 53 yaşındaki Sandra De Santos, Nörofibromatozis (NF) hastalığından gençlik yıllarından bu yana muzdarip.
Bu hastalık yüzünden vücudundaki kabarcıklıklarla yaşamayı öğrenen De Santos'un vücudu görünüşte ürkütse de mücadelesi takdire şayan.
17 yaşında, 3 çocuğunun babası Jose ile evlenen Sandra De Santos'un aşktan yana şansı gülmüş. Jose, eşine deliler gibi aşık olduğunu söylüyor.
10'lu yaşlarda 20'lerin başında ortaya çıkan duyma kaybı genlikle ilk semptomdur.
NF1'in Nörofibromatozisin en sık tipi olması itibari ile bu yönergelerdeki medikal bilgi NF1'e odaklanmıştır. Tabiî ki temel fikir bu ağı genişletmek ve mümkün olduğunca NF2 ile etkilenen bireylerin takip edilmesine yönelik tavsiyeleri de bir araya getirmektir.
Trinidad ve Tobago'da yaşayan 38 yaşındaki Charmaine Sahadeo isimli kadının vücudu doğum yaptıktan sonra baloncuk benzeri tümörlerle kaplandı.