Yardıma koştuğu kazada ölen kişinin oğlu olduğunu görünce yıkıldı
Antalya'nın Serik ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Kazayı görüp yardım etmek için duran temizlik işçisi Cevdet Durmaz, hayatını kaybeden sürücünün 31 yaşındaki oğlu Taner Durmaz olduğunu görünce büyük bir acı yaşadı.
Antalya'nın Serik ilçesinde iki otomobilin çarpıştığı kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Kazanın ardından ortaya çıkan acı tesadüf ise yürekleri dağladı. Yardım etmek için olay yerinde duran Cevdet Durmaz, hayatını kaybeden sürücünün oğlu olduğunu öğrendi.
KAZAYI GÖRÜP YARDIMA KOŞTU
Kaza, 22 Ağustos saat 04.30 sıralarında Serik ilçesi Belek Caddesi'ndeki Aspendos Kavşağı'nda meydana geldi. Belek yönüne giden ve kavşaktan dönüş yapan 31 yaşındaki Taner Durmaz'ın kullandığı 07 AOE 962 plakalı otomobile karşı yönden gelen yabancı uyruklu S.B.U. yönetimindeki 06 EDV 267 plakalı otomobil çarptı.
Hurdaya dönen araçları görenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Serik Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü personeli Taner Durmaz ile otomobilde bulunan 36 yaşındaki müzisyen Mustafa Meke'nin hayatını kaybettiği belirlendi.
3 YARALI HASTANEYE KALDIRILDI
Diğer otomobilde bulunan yabancı uyruklu sürücü S.B.U. ile ismi öğrenilemeyen 2 kişi yaralandı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Belediyede temizlik personeli olarak çalışan ve çöp kamyonuyla şantiyeye gitmekte olan Cevdet Durmaz da kazayı görerek yardım etmek için durdu. Çevredekilerin uyarısıyla olay yerine koşan Durmaz, hayatını kaybeden sürücünün oğlu Taner olduğunu öğrenince yıkıldı.
"İKİ ÇOCUĞU VARDI"
Baba Durmaz, yaşadığı acıyı şu sözlerle anlattı:
"Saat 04.30'da evden çıktım. Arabaya bindim, direkt şantiyeye gidecektim. Önümden beyaz bir araç geçti ama sürati aşırıydı. Ben durdum, o geçti. Şantiyede arkadaşlar bekliyormuş yolda. Yola çıkınca kaza olduğunu gördük. 'Onlara yardım edelim' dedik, indik arabadan. Yanımdaki arkadaşım Tolga bana, 'Cevdet dayı, gelsenize' dedi. 'Hayırdır?' dedim. 'Ya, bu senin oğlan değil mi?' dedi. 'Onların benim oğlanla ne işi var bu saatte? Ne işi var arabanın içinde?' dedim. Sonra kalktım, yanına gittim. Oğlanı görünce kendimi yere atmışım. Orada küt düşmüşüm. Sonra beni kaldırdılar. Kalktım, 'Beni oğlumun yanına götürün' dedim. 'Olmaz' dediler. 'Yok, götüreceksiniz' dedim. Vardım yanına. Yanağını tuttum, kendime doğru çevirdim. Sadece gözünü kırptı, ondan sonra boynunu büküverdi. Oğlan, Park ve Bahçeler Müdürlüğünde çalışıyordu. Ben de temizlik işlerinde görev yapıyorum. Ben çok üzüntülüyüm ama ne yapayım, elimden gelen bir şey yok. Kimseye Allah böyle acı göstermesin. İki çocuğu vardı. Onlar bundan sonra benim çocuklarım. Ömrüm yettiğince onlara sadece dedelik değil, babalık da yapacağım."