Dünyanın en ünlü seri katillerinin hikayeleri kan dondurdu. Ölümleri sırasında da dehşet saçan seri katillerin birçoğunun yakalanma sebebi ise cinayet olmadı. İşte seri katillerin hikayelerine ait korkunç detaylar...
"Golden State Katili" olarak bilinen Joseph DeAngelo, saldırısının sonucunda hayatta kalan kurbanını yıllar sonra arayıp "Seni öldüreceğim, seni öldüreceğim…" dedi
DeAngelo, onu tutuklamak için gelen polislere fırında yemek yaptığını söyledi
Kanadalı seri katil Robert Pickton, öldürdüğü insanların cesetlerini domuz eti yaptığı makinede işliyordu. Kasabadaki insanlar, insan eti yemiş olabilir
Ed Kemper, annesini acımasızca öldürdükten sonra kafasını dart tahtası olarak kullandı ve annesinin kafasız, cansız bedenine tecavüz etti.
Ed Kemper, hapishanedeyken başta Star Wars ve Çatıdaki Çiçekler (Flowers in the Attic) olmak üzere birçok sesli kitap seslendirdi
Jeffrey Dahmer, polisi yaralı kurbanın sevgilisi olduğuna ve yalnızca basit bir sevgili tartışması yaşandığına ikna etti ve kaçtı
Rosemary and Fred West, çocuklarının yarısını öldürdü ve yaşayan çocuklarına da sonlarının diğer çocuklar gibi olacağını söylüyordu.
20. yüzyılın ünlü seri katillerinden bir tanesi olan Ed Gein çocuk bakıcısıydı.
BTK (Bağla, işkence et, öldür) katili olarak bilinen Dennis Rader, kilise başkanıydı.
Amerikalı seri katil Dennis Rader, el ve kol kaslarını güçlendirmek için stres topu kullanıyordu.
Israel Keyes, fidye istemek için bir kızı kaçırdı. Kızın ailesinden para istemek için kızın fotoğrafını gönderdi. Kayes kızı öldürmüştü ancak fotoğrafta canlı gibi görünmesi için gözlerini dikti.
Rodney Alcala, cinayet silsilesine devam ederken ünlü TV programı "The Dating Game" yarışmasının kazananı oldu.
İnsanları öldürdükten sonra kanlarını içen Sacramento Vampiri Richard Chase, kapıların kilitli olup olmadığını kontrol ederdi. Kilitli olmayan kapıların bir davet olduğunu düşünürdü.
Richard Chase hapishanedeyken röportaj yaptı. Röportaj sırasında görüşmeyi yapan kişiye bir avuç dolusu makarna ve peynir verdi çünkü görevlilerin onun yemeğine zehir attığını düşünüyordu.
Ted Bundy, küllerinin Washington Eyaleti'nin Cascade Dağları'na atılmasını istedi. Bu dağ, Bundy'nin kurbanlarından dördünün bulunduğu yer. Bundy'nin isteği yerine getirildi.
Michael Swango, hastaneden hastaneye geçerek hastaları zehirli bir iğneyle öldüren lisanslı bir doktordu.
Kasap Fırıncı adıyla tanınan Robert Hansen, kadınları kaçırıp vahşi doğaya götürür ve orada serbest bırakırdı. Bunun nedeni onları avlayarak öldürmekti.
Kimliği hala bilinmeyen "Oakland İlçesi Çocuk Katili", Timmy King'i kaçırdı ve öldürdü. Annesi Timmy'nin kaybolduğunu öğrenince gazeteye ilan verdi ve en sevdiği yemek olan "Kentucky" tavuklarından bahsetti. Timmy'nin cesedi bulunduğunda midesinde tavuk kalıntıları vardı.
Leonarda Cianciulli, yaşadığı İtalyan kasabasında üç kadını öldürdü çünkü onları öldürmese kendi oğlunun öleceğine inanıyordu. Bu bir nevi Tanrı'ya kurban vermekti
"Kıkırdayan Dadı" olan Nannie Doss, bu takma adı aldı çünkü kocalarını öldürmekten bahsederken gülerdi.
DÜNYANIN EN ÜNLÜ SERİ KATİLLERİNİN HAYATLARI KAN DONDURDU
Dünyanın en ünlü seri katillerinden birisi Theodore Robert Ted Bundy. 24 Kasım 1946'da dünyaya gelen Ted Bundy, 24 Ocak 1989'da hayatını kaybetti.
Pek çok katilin aksine iyi bir aile ve eğitime (Yale' den hukuk ve psikoloji diplomasına)sahip ABD'li bir seri katil ve tecavüzcüdür. 1974 - 1978 yılları arasında, ABD'nin çeşitli yerlerinde çok sayıda genç kadını öldürmüştür.
Kurbanlarının kesin sayısı bilinmeyen Bundy, 10 yılı aşkın inkâr süreci sonunda, 30'dan fazla cinayet işlediğini itiraf etmiştir. Bundy, sıklıkla, Amerikan seri katillerinin öncül örneği olarak kabul edilir.
Gerçekten de seri katil terimi ilk defa onu tanımlamak için ortaya atılmıştır. Bundy'nin bir sosyopat olduğu düşünülmektedir. İşlediği vahşi cinayetlere rağmen eğitimli, yakışıklı ve kibar bir genç adam olarak tanımlanır.
Kurbanlarını genelde sopayla döverek, bazen de boğarak öldürmüştür. Kurbanlarının çoğuna tecavüz ettiğine ve ayrıca, öldürdükten sonra da tecavüz edip, bedenlerini kestiğine inanılmaktadır.
Dean Arnold Corll (24 Aralık 1939 – 8 Ağustos 1973)
İşinin başına döndükten sonra yine yoksul cocuklara şeker dağıtan biri olarak gündeme geldi ancak özellikle erkek çocuklara ilgi göstermesi ile dikkat çekti.Bazı cocukların şikayeti üzerine bir kaç defa sorgulandı ancak serbest bırakıldı.
Şeker fabrikası kapatıldıktan sonra Houston'da elektrisyenlik yapan Corll'ın seri katil olduğu, öldürüldükten sonra suç ortağı ve katili Elwer Wayne tarafından ihbar edilmiş ve yapılan araştırmalar sonucu cinayetleri günyüzüne çıkarılmıştır.