Metin Akpınar'ın kayıt dışı olduğu ortaya çıkan kızı Duygu Nebioğlu'nun "Ablamın babası da medya dünyasından" açıklaması sonrası ortalık sarsılmış ve ilgili kişinin Uğur Dündar olduğu ortaya çıkmıştı. Dündar, kendisi hakkında açılan babalık davasını doğrularken iddiayı Adli Tıp Kurumu raporu ile yalanladı. Yaşanan bu gelişmeler sonrası Uğur Dündar'ın kızı olduğu iddia edilen Dilara Gülatan, yeni bir DNA raporu istemişti. Ancak, programın bugünkü yayınına bağlanan Suphiye Hanım'ın arkadaşı şoke eden açıklamalarda bulundu. İşte detaylar...
82 yaşındaki oyuncu Metin Akpınar'ın, Suphiye Orancı ile olan evlilik dışı ilişkisinden 2 kızı ve 2 torunu olduğu, yıllarca kabul etmediği haberi Türkiye gündemine bomba gibi düşmüştü.
SESSİZLİĞİNİ BOZDU Bu durum mahkeme raporu ile kanıtlandı. Nebioğlu, annesi Suphiye Orancı'nın evlilik dışı ilişkilerinden 4 çocuğu bulunduğunu açıkladı. Ablası Dilara Gülatanın da babasının Uğur Dündar olduğunu belirtti. Evli ve 2 çocuk annesi olan Dilara Gültatan tüm Türkiye tarafından merak edilirken, sessizliğini bozdu. Dilara'nın hikayesine ulaşıldı.
2. KIZI OLARAK DÜNYAYA GELDİ Dilara Gülatan, evlilik dışı 4 çocuk doğuran İstanbullu bir göçmen ailenin kızı olan Suphiye Orancı'nın 2. kızı olarak dünyaya geldi. Bir ablası vardı, bir de Metin Akpınar'ın ikizleri olan Duygu ve Sevgi Nebioğlu isimli iki kardeşi.
ABLASI DA BULUNDU Kardeşlerden en büyüğü olan Songül isimle genç kadına da ulaşıldı.
Kardeşlerden Songül'e ulaştı. Çocukluk resimlerinde Songül'ün o zaman 4 yaşında olduğunu biliniyor.
Büyük ablanın da kendi babasını aradığı öğrenildi.
Ünlü olmak için çabalayan ve bu sırada birçok ünlü isim ile ilişki yaşayan anneleri, 4 kardeşi bir köye bıraktı. Aileye para gönderip maddi yardım sözü verdi.
İLK İSMİ FARKLI Hatta bu durum o dönem Hürriyet Gazetesi Kemer muhabiri tarafından haberleştirildi. "4 çocuğunu yoksul bir aileye bırakıp kaçtı!" başlıklı haberde; Antalya Kemerin Tekirova köyünde yaşayan Şener ailesi Sofi adlı bir kadınla 4 çocuğuna bakması için ayda 4 bin liraya anlaşınca çok sevindi.
Ancak ikişer aylık ikizler Tanya(Duygu)ve Fulden (Sevgi) iki yaşındaki Clara ( Dilara) ve 4 yaşındaki Songül'ü bırakan Bayan Sofi sırra kadem bastı.
180 bin lira emekli maaşı ile zaten geçinemeyen kendi üç çocuğuna zor baktığını söyleyen Emin Şener, "nüfusumuz 9'a çıkınca açlığa teslim olmaya başladık. Bu çocuklara tam beş aydır ben bakıyorum. Vicdansız anneye sesleniyorum beş kuruş isteyemeyeceğim gelsin çocuklarını alsın" diye dert yandı. İfadeleri yer aldı.
YETİŞTİRME YURDUNA YERLEŞTİRİLDİ Bu haberin çıkmasının ardından Antalya Valisi ve eşi haberi yapan muhabiri arıyor.
Valinin çocukları görmek istemesi üzerine birlikte söz konusu köye gidiyorlar.
Anne Suphiye Hanım'ın çocuklarının yanına gelememesinin nedeninin o dönem hapishanede yatmasından kaynaklı olduğu ortaya çıktı.
4 kız kardeş buradan alınıp, Zübeyde Hanım Çocuk Yuvası'na götürülüyorlar.
EVLAT EDİNİLDİ O zaman 2 yaşında olan Dilara bir süre Kemer'de yurt hayatı yaşadıktan sonra Antalyalı bir aile tarafından evlat edinildi. Onlarla mutlu bir yaşam sürdü ve muhasebeci oldu.
6 YIL ÖNCE EVLENDİ 10 yıl önce ise sosyal medyada şimdi bile çok mutlu olduğunu ilan ettiği eşi ile tanıştı.
Esnaf olan hayatının aşkı ile 6 yıl önce evlendi. Geçtiğimiz aylarda ikinci çocuğunu kucağına aldı.
Dündar'ın babası olduğu iddiasını ise uzun yıllar önce öğrendi.
Annesi 21 yaşındayken o dönem 45 yaşında olduğu hesaplanan Dündar ile tanışmış ve kendisi dünyaya gelmiş. Bunu kendisine hem annesi hem de annesinin yakınları anlattı.
İKİZLERLE BULUŞTU Dilara evlatlık verildiği aile ile mutlu olduğu için uzun yıllar Dündar ile görüşmeyi düşünmedi ama onu uzaktan takip etti. Ta ki ikiz kardeşleriyle buluşup onların babaları Metin Akpınar'ı bulduklarını söylemesi, Dilara'nın da babasıyla iletişime geçme isteğini tetikledi.
2022'de babasıyla irtibat kurmaya karar verdi. Görüşme girişimi geri çevrilince Aile Mahkemesi'ne başvurdu, Dündar'ın babası olduğunun tespitini istedi.
YAKIN ARKADAŞLARDI Bu arada Dündar ile Akpınar'ın çok yakın arkadaş olmaları nedeniyle geçmişte aynı kadınla yasak ilişki yaşadıklarına dair iddia şaşkınlıkla karşılandı.
İDDİALARI DOĞRULADI Dündar, hakkında çıkan babalık iddialarını doğrularken, mahkemenin bir karara varmış olduğunu da belirtti. Dündar, konuya ilişkin sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulundu.
Dündar paylaşımında şu ifadelere yer verdi: Bugünkü bir gazetede hakkımda babalık davası açıldığı ve Haziran ayında karara bağlanacağı açıklanmış. Bugüne kadar mahkemenin aldığı gizlilik kararına titizlikle uyduk ve hep sustuk. Ama mademki karşı taraftan biri konuştu; kısaca net bir cevap vereyim: Mahkemenin her iki tarafı sevk ettiği ve SON SÖZÜ SÖYLEYECEK KURUM OLAN ADLİ TIP KURUMU DNA İNCELEMESİNİ BİTİRDİ VE BİYOLOJİK BABALIK İDDİASINI REDDETTİ. Benim ve Avukatım Murat Ergün için konu kapanmıştır... Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
AVUKATI AÇIKLAMA YAPTI Hürriyet'te yer alan habere göre; Uğur Dündar'ın avukatı Murat Ergün, dava dosyasında gizlilik kararı olduğunu belirterek "Gizlilik kararı olmasa ortaya çıkaracağım resmi bir evrakla tüm tartışmalara ve ahlâk dışı iddialara net bir cevap verebilirdim. Annenin de Uğur Dündar ile ilgili en ufak bir iddiası yok. En iyisi Duygu Nebioğlu ablasına sorsun, dosyada son gelişme neymiş, dosyaya gelen raporda ne yazıyormuş. Hatta ikisinin de avukatı sayın meslektaşım aynı kişi, avukatına sorsun. Öğreneceği gerçekler doğrultusunda çıksın ve kamuoyundan, Uğur Dündar'dan ve Uğur Dündar'ın ailesinden özür dilesin." şeklinde bir açıklamada bulundu.
DNA TESTİNE İTİRAZ EDECEKLER Uğur Dündar'ın açıklamalarının ardından yaşanan son gelişmelere ilişkin konuşan Duygu Nebioğlu, "Dört kız kardeş olarak en büyük isteğimiz annemizin ortaya çıkması. Annem konuşursa zaten her şey çözülecek. Benim mücadelem de annemi bulmak için. Gazeteci Uğur Dündar'ın sosyal medyasından açıkladığı Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan DNA testi sonucuna da itiraz edeceğiz. Mahkeme süreci hâlâ devam ediyor. Hukuk mücadelemiz de devam ediyor. Annemi bulursak zaten her şey tüm yönleriyle aydınlanacak.
Ben Metin Akpınar'dan önce Uğur Dündar'ı öğrenmiştim. 2008'den beri bildiğim bir konu bu. Kimsenin itibarıyla oynamamaya çalıştık senelerce. Ablamın davası 2 yıldır sürüyor. Ablamı ifşa etmediğim gibi Uğur Dündar'ı da ben ifşa etmedim. Kendisinin açıklamasını gördüm ama ben babama nasıl benziyorsam, ablam da Uğur Dündar'a benziyor. Saçları turuncu, uzun boylu, manken gibi bir kadın. Şu an basın yasağı devam ettiği için sessiz kalmayı tercih ediyor. İtiraz dilekçesini hazırlıyoruz. Uğur Dündar, DNA raporunu yasal olmayan şekilde bir gazeteciye göndermiş, o gazeteci de bana gönderdi. Raporun sonucuyla oynandığını düşünüyoruz. Elbette bu konuyu kanıtlayacağız annem de ortaya çıkarsa. Kendisi annemle birlikteliğini de inkâr etmiş." dedi.
DİLARA KONUŞTU Dilara Gülatan konuya ilişkin konuştu. Dilara, "Bunu bana hem annem hem de yakınlarımız anlattı. Annem Suphiye Orancı ortaya çıkarsa zaten her şey çözülecek. Annemin ailesi onunla sürekli görüşüyorlar ama bizim irtibata geçmemizi istemiyorlar" dedi.
BOMBA İDDİA: DOĞUMDAN ÖNCE AYRILDI Olayla ilgili ilginç bir ayrıntı ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre, Almanya'da olduğu söylenen Suphiye Orancı ile Uğur Dündar 1985'te İzmir'de tanışıp birlikte yaşamaya başladı. Kısa bir süre sonra Orancı hamile kaldı. Doğuma kısa bir süre kala ise Dündar, Orancı'dan ayrıldı. Orancı'nın kızları ile görüştüğü dönemde Dündar ile sevgili olduklarını, doğumdan önce ayrıldıkları öğrenildi.
Dilara Gülatan, 12 Ocak 1986 yılında İzmir Konak Doğumevinde dünyaya geldi. Nüfustaki kaydında baba adı bölümünde anne Suphiye Orancı'nın sözlü olarak beyan ettiği "Erol" ismi kaydedildi. Dilara, 2 yaşlarındayken anneannesi tarafından yurda bırakıldı, ardından Antalya'da yaşayan bir çifte evlatlık verildi. Yıllarca biyolojik babasından habersiz olan Dilara'ya hem annesi hem de çevresi tarafından babasının Uğur Dündar olduğu söylendi. Dündar'ın biyolojik örneklerinin alındığı sırada davacı avukatı, Dündar'a refakat etmeyi istedi. Beykoz Devlet Hastanesi'nde yapılan işleme ailenin avukatı da refakat etti. Orancı ise kendisinden DNA örneği alınmak istenmesine muvafakat vermedi. Davanın bir sonraki duruşması 11 Haziran'da.
DNA TESTİNE İTİRAZ!
Müge Anlı'nın programına katılan Dilara G., babası olduğunu iddia ettiği Uğur Dündar'la ilgili konuştu:
"Adli Tıp Kurumu'ndan çıkan rapora itiraz ediyor, yeni bir DNA alınması için talepte bulunuyorum"
"ÜCRETSİZ DESTEK VEREBİLİRİM
Müge Anlı'nın 19 Nisan tarihli bölümünde ise yeni iddialar ortaya çıktı. Yayına katılan avukat Volkan Ozan, Almanya'daki kişisel verileri koruma kanunun sebebiyle bir kişinin kapısına dayanmanın sorun teşkil edebileceğini belirtti.
Ozan, Duygu Nebioğlu'nun şu an Suphiye Orancı'nın kütüğüne kayıtlı olmadığı için Almanya'da herhangi bir hukuki davaya dahil olamayacağını dile getirdi. Ozan, Nebioğlu'na Almanya'daki dava süreçlerinde ücretsiz destek verebileceğini ifade etti.
DİLARA'NIN BABASI YEŞİLÇAM ARTİSTİ Suphiye Orancı ile 90'lı yıllarda tanıştığını belirten ve canlı yayına katılan Zeynep Hanım, Dilara'nın babasının Yeşilçam artisti olduğunu ifade etti.
Canlı yayına katılan ve Suphiye Orancı'nın yakın arkadaşı olduğunu belirten isim, "Sophie Hanım'ın çok değişik bir hayatı vardı. Tarlabaşı'nda Yeşim Anne diye birinden bahsediyordu, o futbolcuları ayarlıyormuş onlarla falan çıkıyormuş." dedi.
Bugün yayına katılan Suphiye Orancı'nın arkadaşı Zeynep, "89'da sinema sanatçısı Suphiye'ye doğum günü partisi düzenlenmişti. Ciddi bir beraberliği vardı. Dilara'nın babası bu kişi olabilir. Suphiye bana bu kişiden çocuğu olduğunu söylüyordu. Elit bir kadındı aradığını bulamıyordu, deniyordu olmuyordu. Bir şarkıcıyla da aşk yaşıyordu o sırada" ifadelerini kullandı.
Öte yandan Müge Anlı, İzmir'de dünyaya gelen Dilara Gülatan'ın nüfusta baba adının Erol olduğunu açıkladı. Duygu Nebioğlu da "Hepimizin nüfusta baba adı Erol olarak geçiyor. Bu isim Erol Simavi olabilir" ifadelerini kullandı.
ARALARINDA FUTBOLCULAR DA VARMIŞ!
Yayına bağlanan ve Suphiye'yi 1988-89 yıllarında yaşadığını söyleyen bir izleyici ise Türkiye'nin konuştuğu kadınla cezaevinde tanıştığını anlattı. "İkizlerinin olduğunu babasının Metin Akpınar'dan olduğunu bahsetmişti. İki çocuğunun daha olduğunu söylemişti. Birinin Yeşilçam artistinden olduğunu söylemişti. Akpınar ile çok kısa arkadaşlığı olmuş. O benden birkaç ay sonra cezaevinden çıkmış Suphiye Hanım'ın değişik bir hayat vardı. Tarlabaşı'nda Yeşim anne diye birinden bahsediyordu o futbolcuları ayarlıyormuş. Suphiye'yi kimse zorlamıyordu annen her şeyi isteyerek yapıyordu" dedi.
ALMANYA'DAKİ ARKADAŞI KONUŞTU
Suphiye Orancı'nın Almanya'daki dil kursundan arkadaşı olduğunu söyleyen Hilal isimli arkadaşı da canlı yayına katıldı. "Tavrıyla hareketleriyle Avrupalı bir kadın gibiydi. Dil kursunda iki Türktük. Çok mutlu bir evliliği vardı. Bir çocuğu vardı ve üzerine titriyordu. Sadece değişmek istiyordu Türkleri görmek istemiyordu. Tertemiz evi mükemmel bir bahçesi vardı öyle anlatıldığı gibi değildi. Ben bu Suphiye ile tanıştım. Bana 4 çocuğundan bahsetmedi. Bir kedi için bile ağlayacak kadar duygusal biriydi" ifadelerini kullandı.
EROL SİMAVİ BİLE OLABİLİR Anlı, İzmir'de dünyaya gelen Dilara Gülatan'ın nüfusta baba adının Erol olduğunu açıkladı. Duygu Nebioğlu da, "Hepimizin nüfusta baba adı Erol olarak geçiyor. Bu isim Erol Simavi olabilir" ifadelerini kullandı.
ÇOCUKLUK ARKADAŞI AÇIKLADI: EROL MAHALLEDEN Yayına katılan Suphiye Hanım'ın çocukluk arkadaşı ise, Erol'un mahalle arkadaşı olduğunu belirtti. Suphiye'nin Erol'dan dünyaya getirdiği bir erkek çocuğu olduğunu belirten çocukluk arkadaşı, "Huzura kavuştuğunu düşünüyorum." dedi.
MÜGE ANLI'DA 18 NİSAN NELER YAŞANDI? Müge Anlı'nın 18 Nisan Perşembe günkü yayınında olaya dair yeni gelişmeler yaşandı. Müge Anlı anne Suphiye Orancı'ya ulaştı. Suphiye Orancı, kapıyı açmak istemezken ilk sözleri "Kocam evde bunu konuşmak için doğru değil" oldu.
Annesinin sözlerine sinirlenen Duygu Nebioğlu, "Sen bize bakmak için hırsızlık yapmış bir kadınsın. Bize bakmak için neler yaşadığını Tekirova'da anlatıyorlar. Benim babam kanser hastası. Ben bu konularla uğraşmak istemiyorum. Siz Cumhur Orancı ve Ali Orancı ne biçim insanlarsınız? Anneniz öldü. Beni annemle görüştürmemek için neler yaptınız. Dayım bana dava açmamı söyledi. Senelerce sustum ben. En sonunda sana dava açmayacağımı söyledim Cumhur Orancı beni bir daha aramadın. Ben nereye kadar dayanayım? Anne ara ve geleceğini söyle. Akpınar da bağlansın. Göksel Hanım da bağlansın. Kaç tane çocuk aldırdığını anlatsın. Merdiven altında kaç tane çocuğu aldırdınız? Bunu açıklayın. Annem Allah korkusundan aldırmamışız" ifadelerini kullandı.
Dilara da yayına bağlandı. Dilara, "Orada ablamı görünce çok kötü oldum. Abla lütfen sakin ol. Bizim sesimiz aslında 40 yıldır çıkıyor. Anne tarfından herkesten destek istedik. Aslında burada Duygu 2 yıldır çıkıyor ama bunu geçmişi var. Annemle ilgili haberi duyunca değişik duygular içerisine girdim. Annem genelde böyle davranıyor" dedi.
Dilara, dün Uğur Dündar ile de bir görüşme gerçekleştirdiğini söyledi. Dilara, "Annem bana kendisi Uğur Dündar ile aşk yaşadığını söyledi. Uğur Bey yanımda olduğunu söyledi. Bu konunun negatif olarak çıkmasına üzgün olduğunu kendisini manevi olarak baba olarak göreceğimi söyledi. Ben bu olayın peşini bırakmayacağım. Ben hukuksal anlamda en sonuna kadar gideceğim. Diğer ablamın babasını söylemiyor" dedi.
Yayına bağlanan Zeynep Birinci'nin ifadeleri ise şaşkınlık yarattı. Birinci, "Suphiye bana söyledi. Dilara'nın babası çok ünlü başka bir kişi. Bana bu ismi Suphiye verdi. Ben Suphiye'nin 35 yıllık bir arkadaşıyım. Metin Akpınar ile İstanbul dışında görüştüklerini biliyorum. Senin annen çalışan bayandı" ifadelerini kullandı.
Anlı o ismi şu an söyleyemeceğini ama o ismin çok ünlü olduğunu belirtti.
NELER OLMUŞTU? Programda 6 kardeşi daha olduğunu açıklayan 35 yaşındaki Nebioğlu, ruh yaşının daha yaşlı olduğunu söylerek, annesi bulmak adına çok büyük uğraşlar verdiğini dile getirdi.
Anlı, Duygu'nun hikayesinin filmleri aratmayacağını söyleyerek, hikayenin detaylarının çok daha çarpıcı olduğunu söyledi.
Duygu Nebioğlu, annesini bulabilmek çıktığı Müge Anlı ile Tatlı Sert programında başından geçenleri tek tek anlattı.
Anlı, Nebioğlu kardeşlerin daha önce gazetelere çıktığını belirterek, Hürriyet Gazetesi'nde çıkan bir haberi ekrana getirtti. 'Vicdansız anne' başlıklı haberi okuyan Anlı, bu haberin çıkmasının ardından annenin Hürriyet gazetesine bir mektup gönderdiğini belirtti. Anlı, annenin o dönem cezaevinde olduğunu da dile getirdi. Anlı, mektupta şu ifadelere yer verildiğini söyledi: Mahkemede her şeyi anlattım. Burada yatmam hiç önemli değil şu an önemli olan hayatta tek korktuğum şey çocuklarımın yurda düşmesiydi o da oldu. Kendime çok kızıyorum. Belki de inat edip çocuklarımı doğurmamam gerekiyordu ya da onları yurda vermem gerekiyordu. Ancak onlara kıyamadım. Yurtta saçlarını kesmemişlerdir inşallah. Yanıma onların resimlerini aldım. Anneanneleri ile aramız ikizlerimi doğurduktan sonra açıldı. Zaten birkaç kere çocuklarımı benden almaya ve başkalarına vermeye çalıştı. Ona zaten güvenemem. Kızlarımın babalarına gelince onunla şu an görüşmüyorum. İkizlerimin babasının isimlerini size yazıyorum fakat bunu sakın kullanmayın. Beraberliğimi bilen yakın arkadaşlarım var ben onunla baş edemem. Kendi kendime mücadele ediyorum. Diğer çocuğumun babası evli zaten. Yurt müdürüne söyleyin benim evlatlık verilecek çocuğum yok. Ben bebeklerimi başkasının çocukları olsun diye büyütmedim.
BAŞKA BİRİLERİNE VERMEYE ÇALIŞTI Nebioğlu, bir gazeteciye gönderilen bu mektubun o dönem haber yapılmadığını söyleyerek, anneannesinin kardeşi ve kendisini başka birilerine vermeye çalıştığını o dönem annesinin buna engel olduğunu söyledi.
Babasının annesi ile yaşadığı ilişki için 'bir günlük bir şeydi' demesinden duyduğu rahatsızlığı dile getiren Nebioğlu, "Yıllarca Metin Akpınar'ın hayranıydım. Annemle yüz yüze hiç karşılamadım. 2010 yılında son kez annemle konuştum. 2005 yılında ilk ablamı buldum. Ablamı evlat edinen ailenin amcası lisede benim spor öğretmenimdi. Beni defalarca yanına çağırıp senin neyin var neden böylesin derdi. O bizim kardeş olduğumuzu biliyormuş. Dilara'nın annesinin yakın arkadaşı İngilizce öğretmeniydi. Beni yetiştiren annem de öğretmendi. İki öğretmen bir araya geldiklerinde bu durumu çözmüşler. Ablamın numarasını bilinmeyen numaralardan buldum. Biyolojik dayımı da ailemin kütük bilgilerini alınca öğrendim. Bulduğum adresler hep boş çıkıyordu. En son orada çalışan bir memur bana bilgileri verdi. Daha sonra dayımı buldum. Dayım bana babamın Metin Akpınar olduğunu söyledi. Olayı öğrendikten sonra travma yaşadım. Ablamın bulduğumda durumu çok kötüydü. Ablam çok büyük sıkıntılar çekmiş." dedi.
ANNESİ FİLMDE OYNAMIŞ Anneannesi tarafından annesinin oyuncu olması amacıyla sık sık filmlere gönderildiğini anlatan Nebioğlu, "Annem İbrahim Tatlıses'ın bir filmin de bile oynamış. Mine Çayırlıoğlu ile oynadığı bir filmde oynamış hatta. Anneannem zorla ajanlara götürüyormuş annemi. Annem o camianın içerisine girmiş. Bir teknenin içerisinde ünlü insanlarla tanıştığını ve o camianin içerisine girdiğini bana söyledi. Annem ve babam teknede tanışmamış ama. Trafik kazası gibi olay olmuş. Metin Akpınar onu hastaneye götürmüş." dedi.
Orancı'nın oynadığı filmlerin Yorgun ve Yalan filmleri olduğu ortaya çıktı.
Orancı'nın figüran olarak oynadığı filmden bir kare.
ANLI DÜNDAR İLE GÖRÜŞTÜ Müge Anlı, programda Dündar ile görüştüğünü dile getirdi. Anlı, Dündar'ın kendisine Suphiye Hanım'ı hiç tanımadığını ve DNA sonucu olumlu çıkarsa kızına sahip çıkacağını söylediğini ifade etti.