Kahramanmaraş'ta Binboğa Dağlarında 2200 rakımlı bölgede kar tüneli keşfedildi. Kar tünelini keşfeden vatandaş, "Binboğa Dağlarında yaylacıları ziyareti esnasında 2200 rakımlı bir bölgede iki tepe arasında büyük bir kar kütlesi gördük. Yanına yaklaştık ve muhteşem güzellikteki kar tünelini keşfettik." şeklinde konuştu.
Kahramanmaraş'ın Afşin ilçesinde Binboğa Dağlarında 2 tepe arasındaki büyük bir kar tüneli keşfedildi.
60 metre uzunluğunda, 12 metre yüksekliğindeki kar tünelini görüntüleyen Beden Eğitimi Öğretmeni Dağcı Fatih Dağ, "Binboğa Dağlarında yaylacıları ziyareti esnasında 2200 rakımlı bir bölgede iki tepe arasında büyük bir kar kütlesi gördük.
Yanına yaklaştık ve muhteşem güzellikteki kar tünelini keşfettik. Türkiye'de sadece Aladağlar bölgesinde Aksu Vadisinde bu kar tünellerinin olduğunu öğrendik" şeklinde konuştu.
SERİNLETEN KEŞİF
Buraya ulaşabilmenin oldukça zor olduğunu söyleyen Dağ, "Tüm Türkiyemiz sıcaklıklarla boğuşurken bölgemizde keşfettiğimiz bu kar tünelleri bizleri mutlu edip serinletmiştir" dedi.
DENİZLİ'DE YER ALTINDA SAKLI ŞİFALI CENNETİ! TURİSTLER HAYRAN KALDI
Denizli'de 'Yeraltı Pamukkale'si olarak tanınan ve yapılan düzenlemeler sonucunda 2002 senesinde turizme açılan 2 milyon senelik Kaklık Mağarası, yüzlerce metre derinlikten zemine çıkan kükürtlü ve yoğun karbonatlı jeotermal suyu ile, cilt rahatsızlıklarına şifa arayanların uğrak mekanı olmayı sürdürüyor. Her sene binlerce yerli ve yabancı turistin uğramadan gitmediği Kaklık Mağarası, turizm mevsiminde ilgilileri bekliyor.
Denizli Honaz'a bağlı Kaklık Mahallesi'nde yer alan Kaklık Mağarası şifalı yüksek kükürtlü suyu ile cilt rahatsızlıklarında şifa arayanların uğrak noktası olmayı sürdürüyor. İçerisinde yer alan UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde bulunan Pamukkale'ye benzer travertenleriyle 'Yeraltındaki gizli Pamukkale' olarak da tanınan Kaklık Mağarası, sazlıklar içinde yer altından kaynayarak çıkan serbest ya da kanallar içinde akan termal sular, yöre halkı tarafından 'Kokar Hamam Pınarı' olarak anılıyor.
İçerisinde yer alan UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde bulunan Pamukkale'ye benzer travertenleriyle 'Yeraltındaki gizli Pamukkale' olarak da tanınan Kaklık Mağarası, sazlıklar içinde yer altından kaynayarak çıkan serbest ya da kanallar içinde akan termal sular, yöre halkı tarafından 'Kokar Hamam Pınarı' olarak anılıyor.
CİLT HASTALIKLARINA İYİ GELİYOR
Kaklık Mağarası'ndaki havuzlar, Pamukkale'dekine çok benzeyen basamaklar halinde üst üste oluşurken; tavanı ise damlataşı, sarkıtlar ve dikitlerle süslü yapısıyla dikkat çekiyor. Yılın her mevsiminde 24 ile 25 derece sabit sıcaklıkta olan berrak, renksiz ve kükürt kokulu termal su, antik çağlardan bu zamana bazı cilt rahatsızlıklarına da iyi geldiği biliniyor.
190 METRE UZUNLUĞUNDA
Doğal koruma alanı olan ve 190 metre uzunluğundaki Kaklık Mağarası'na ahşap merdivenlerle iniliyor. Daire şeklinde tahta yolu ile travertenlerin etrafında dolaşma imkanı sunuyor. Kaklık Mağarası yerli ve yabancı turistler tarafından yaz kış ziyaret ediliyor.
"GÖRDÜĞÜM EN GÜZEL MAĞARA"
Çardak Havaalanına dönüşü Kaklık Mağarasını ziyaret ettiklerini anlatan Volkan Koç, "Bu mağarayı görmeye İstanbul'dan geliyoruz. Havaalanı dönüşünde buraya uğradık. Fakat çok daha önceden görülmesi gereken bir yer. Burada çok fazla tanıdığım mağara yok. Ama gördüğüm en güzel mağara olduğunu diyebilirim. Çünkü bu mağara diğerlerinden farklı bir mağaradır. Suyun berrak olması ve manzarası muhteşem. Pamukkale travertenlerin yer altısı gibi olmuş. Çok güzel bir yer ve herkesin görmesi lazım" ifadelerini kullandı.
"TRAVERTENLERDEN DAHA BEYAZ" Yerli turist Nurten Koç da, "Buraya İstanbul'dan geliyorum. Havaalanı en yakın yerlerden biri burası olduğu için geldik. Bence çok güzel bir yer. Travertenlerden daha beyaz bir görüntüsü var. Bence Denizli'ye gelindiği zaman ilk bu mağaraya daha sonra Pamukkale travertenlerine uğranmalı" şeklinde konuştu.
BU MAĞARAYI İÇİN HİNDİSTAN'DAN GELDİLER
Hindistan'dan bir grup arkadaşlarıyla birlikte Türkiye turuna çıktıklarını, Denizli'ye de Pamukkale ve yer altı Pamukkale'si Kaklık Mağarasını görmek için geldiklerini anlatan turist Snehal Pachorkar ise "Burayı çok beğendik. Hindistan'da böyle güzel bir mağara yok. Çok iyi bir manzarası var. Hindistanlı ziyaretçiler için burası güzel yerler. Zaman geçirmek için avantajlı yerler. Çok güzel suyu var. Bizler buradan çok etkilendik" dedi. Hindistanlı turist Pranav Aggrawal'da "Ben çok beğendim. Suyu çok güzel akıyordu. Burayı bulmak biraz zor oldu. Eminim herkes burayı gören ziyaretçiler çok sever. Mağara turistik bir yer olduğu için ziyaretçilerde çok var. Sanırım gördüğüm en güzel mağaralardan biri" diye konuştu.
KAKLIK MAĞARASI Mağara Denizli Ankara karayolunda il merkezine 30 kilometre mesafede Honaz ilçesine bağlı Kaklık Mahallesinde bulunan Kaklık Mağarası; damlataşı, sarkıtları ve dikitleriyle Pamukkale'de bulunan travertenlere benzer, traverten basamaklarıyla eşine rastlanmaz güzelliğe sahip.
Mağara içerisinde bol miktarda termal su bulunuyor.
Berrak, renksiz ve kükürt kokulu olan bu su varlığı bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği biliniyor.
Ayrıca mağaranın yakınında ziyaretçilerin istifadesine sunulmak üzere yapılan yüzme havuzu, küçük amfi tiyatro, seyir alanları, kafeterya ve kameriyeler Mayıs 2002 tarihinden itibaren turizmin hizmetine sunuldu.
Kaklık Mağarası'nın doğrudan gün alan ve sürekli damlayan veya akan duvarlarında, sık bir yosun ve küçük yapraklı sarmaşık türü bitkiler gelişti.
Aydınlanmaya bağlı olarak gün içinde yeşilin değişik tonlarını alan bu bitkiler, mağaraya ayrı bir güzellik katıyor.
Avustralya'nın Coober Pedy kasabası, bir asırdır dünyanın opal başkenti adıyla biliniyor...
Coober Pedy ortalama 43°C'lik bir sıcaklığa, dayanılamayacak bir kuruluğa ve devamlı süregelen toz fırtınalarına ev sahipliği yapıyor.
Coober Pedy, Avustralya'nın güneyinde yer alan Adelaide şehrinin 846 km kuzeyinde ilginç bir yer. Kasabanın iki bine yakın nüfusu var.
Coober Pedy'nin halkı bölgede bulunan opal madenininden kalan tünellerde bin 500 ev inşa edip bunları birbirine bağlamış.
Kasaba, dışarıdaki herhangi bir yerleşim yerinde bulunan modern ulaşılabilir imkanların hemen hemen hepsine sahip.
Peki bu kasaba sakinlerinin buna çözümü ne oldu?
Tabii ki toprak altında yaşamlarını sürdürüyorlar!