İstanbul’un öyle bir mahallesi var ki... Nüfusu 3 ili birden geride bıraktı!
İstanbul'un en kalabalık mahallesi sahip olduğu devasa nüfusla Türkiye'deki üç ilin toplam nüfusunu geride bıraktı. Yüksek katlı binaların ve modern sitelerin yoğunlukta bulunduğu mahallede 111 bini aşkın vatandaş yaşıyor.
Türkiye'nin en kalabalık mahallesi unvanını 160 bin 136 kişilik devasa nüfusuyla Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı Bağcılar Mahallesi elinde tutuyor. Ancak bu listenin hemen ardından gelen ve İstanbul'un zirvesine yerleşen bir mahalle tek başına Anadolu'daki birçok şehri geride bırakarak "şehir içinde şehir" unvanını bu yıl da korumayı başardı.
İSTANBUL'UN ŞAMPİYONU BEYLİKDÜZÜ'NDEN
Megakentin en kalabalık mahallesi olan ve 111 bin 164 kişinin yaşadığı Adnan Kahveci Mahallesi, Beylikdüzü ilçesi sınırları içerisinde yer alıyor. Toplam 10 mahallesiyle 422 bin 988 kişilik nüfusa sahip olan Beylikdüzü'nde yaşayan yaklaşık her 4 kişiden biri bu mahallede ikamet ediyor. Bu yoğunluk, mahalleyi sadece İstanbul'un değil Türkiye'nin en kalabalık ikinci yerleşim yeri yapıyor.
ÜÇ ŞEHRİN NÜFUSUNU GERİDE BIRAKTI
Adnan Kahveci Mahallesi 82 bin 836 kişinin yaşadığı Bayburt'u, 85 bin 83 nüfuslu Tunceli'yi ve 90 bin 392 kişiye ev sahipliği yapan Ardahan'ı nüfus olarak geride bıraktı. Sadece illerle sınırlı kalmayan mahalle, İstanbul'un Şile, Adalar ve Çatalca gibi ilçelerinden de daha fazla insana ev sahipliği yapıyor.
DİKEY ŞEHİRLEŞME VE SİTE YAŞAMI
Mahallenin yüzölçümü Anadolu'daki birçok ilçeden daha küçük olmasına rağmen, nüfusun bu denli yoğun olmasının temel sebebi yüksek katlı binalar ve dev sitelerden oluşan dikey yapılaşma. Mahallede bulunan 50 cadde ve 109 sokakta yükselen bu modern bloklar, binlerce kişinin aynı noktada yaşamasına olanak tanıyor. Büyükçekmece sınırında yer alan bölge, özellikle ulaşım kolaylığı ve otopark avantajıyla tercih ediliyor.
KALABALIK SOKAKLARA YANSIMIYOR
Mahalle muhtarı Arzum Albayrak, 111 bin kişilik nüfusun sokaklarda büyük bir kargaşaya yol açmadığını belirtiyor. Mahallenin modern sitelerden oluşması sayesinde her binanın kendi otoparkının bulunduğunu ifade eden Albayrak, geniş yeşil alanlar ve sosyal donatılar sayesinde bu devasa nüfusun dengeli bir şekilde dağıldığını vurguluyor.