Herkesi tedirgin eden doğa olayı!
Türkiye'nin rüzgar erozyonuna maruz kalan bölgelerinin başında gelen ve yaklaşık 50 bin nüfusa sahip Karapınar'da, yeraltı sularının çekilip, toprağın göçmesiyle meydana gelen obruklar, tehdit oluşturuyor. Yaşanan bu doğa olayı bölgedeki vatandaşları tedirgin ediyor.
Türkiye'nin rüzgar erozyonuna maruz kalan bölgelerinin başında gelen ve yaklaşık 50 bin nüfusa sahip Karapınar'da, yeraltı sularının çekilip, toprağın göçmesiyle meydana gelen obruklar, tehdit oluşturuyor. Son dönemlerde, özellikle mısır ve yonca ekili alanlarda, çiftçiler hasat yaparken obruk oluşması, bölge halkını da tedirgin ediyor.
Obruk oluşumunun artması üzerine Jeoloji Mühendisleri Odası ve AFAD ekipleri, bölgede incelemelerde bulundu.
Konya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Dr. Fetullah Arık, Karapınar ilçesi ile çevresinde obruk oluşumuna neden olan jeolojik yapının olduğunu belirtti.
'ENDİŞELENDİRMESİNİN NEDENİ, YERLEŞİM ALANLARINDA OLUŞMASI'
Daha önce dağlık bölgelerde oluşan obrukların, son dönemlerde yerleşim alanlarında meydana gelmesinin, endişeyi artırdığını kaydeden Prof. Dr. Arık, "Bölge, bu yıl her zamankinden daha az yağış aldı. Şu an da içinde bulunduğumuz mısır tarlasında olduğu gibi yol boyu sürekli olarak mısır, yonca gibi çok su tüketen bitkilerin üretildiğini görüyoruz. Bütün bölgede obruk oluşumuna müsait bir yapı var. Bunun içerisinde suyla karşılaştığı zaman eriyebilir bir katman var. Bu suyla karşılaştığı zaman oluşan küçük boşluklar zaman içerisinde büyüyor. Üstteki tabaka bir süre sonra ağırlığını taşımayarak aniden çöküyor. Aslında bir karstik şekil, doğal jeolojik bir olay. Günümüzde bizi daha fazla endişelendirmesinin nedeni giderek yerleşim alanlarında oluşması ve tarımsal alanlara yaklaşmış olması" diye konuştu.
'BU YIL 11 OBRUK OLUŞTU'
Prof. Dr. Arık, obruk oluşumunun yüzyıllar öncesine dayandığını; ancak bu oluşumun 2000'li yıllardan sonra giderek artış gösterdiğini belirtti. Bu yıl 11 obruğun oluştuğunu belirten Arık, ''Obruklarının oluşumunda 2000'li yıllardan sonra hızlı bir artış gözlenmekte. Bölgede yaptığımız incelemede 2017 yılına kadar 300 civarında irili- ufaklı bir obruk tespit edildi. Sadece 2017 yılında 9 obruk oluşmuş. Bu yıl da 11 civarında oluşmuş durumda. Bu giderek arttığını gösteriyor. Bu bölgede de çok su tüketen ürünlerin üretimi de giderek artıyor" dedi.
'YAĞIŞ AZ, SU TÜKETİMİ FAZLA'
Bölgede mısır ve yonca gibi çok su tüketen ürünlerin yetiştirilmesinin de obruk oluşumunu tetiklediğine değinen Arık, ''Obrukların oluşumunu durdurma şansımız yok. Çünkü doğal jeolojik faktörler var; ama oluşumu belki yavaşlatabiliriz. Bunu da insana bağlı faktörleri biraz yavaşlatabilirsek olur. Bölgede mısır, yonca gibi çok su tüketen ürünler yetiştiriliyor. Bölgenin Türkiye ortalaması altında bir yağış aldığını düşünürsek yeraltı su seviyesinin düşmesi de obruk oluşumunu hızlandırıyor'' diye konuştu.
100'Ü KAÇAK 140 BİN SU KUYUSU VAR
Kaçak su kuyularına da dikkat çeken Prof. Dr. Arık, şunları söyledi:
''Konya kapalı havzasında 100 bini belgesiz, 40 bini belgeli, yaklaşık 140 bine yakın yeraltı su üretim kuyusu var. Tabi bunların ne kadar su tükettiği konusunda kesin bir veri yok elimizde. Bildiğimiz bir şey var. Yağış Türkiye ortalamasını yarısı kadar yıllık ortalama 300 milimetre. Hatta Karapınar, Tuz Gölü arasında 250 milimetre seviyesinde. Türkiye ortalaması 642 milimetre. Burası Türkiye ortalamasının çok altında bir yağış alıyor. İklim şartlarına baktığınız zaman çöl şartlarına yakın bir iklim var. Biz burada sulu tarım yapıyoruz...