Sokullu Mehmed Paşa ne yaptı peki?
Askerlere hiç bir şey belli etmedi.Usulüne uygun, kimselere duyurulmadan yıkandı, namazı kılındı ve iç organları alınıp, hemen yatağının altındaki toprağa gömüldü.
Ertesi günü Sigetvar kalesi alındı. Kanuni'nin ölümü kırk sekiz gün saklandı. Sanki Kanuni yazıyormuş gibi Hatt-ı Hümayunlar bile yazdırıldı. Dönüş yolunda Hasan Ağa, Kanuni'ye benzediği için onun giysilerini giydi, orduyu selamladı ve saltanat arabasıyla dönüş yolculuğu başladı.
Bildiğiniz üzere cenazenin kokmasına engel olan bir yöntem olan mumyalama İslamiyet'te yasak, ancak zorunlu hallerde 'tahnit'e göz yumuluyor.
1566'da çıkılan seferde Zigetvar'ın düşüşünü göremeden ordugahta son nefesini teslim eden Süleyman'ın 'zamansız' ölümüyle kurmayları alıyor bir endişe. Cesedi saklayacaklar ama çürüme kokusunu nasıl saklayacaklar?
Sebebini hemen belli edecek bu kokunun önüne geçmek için sultanın vücudu önce kokulu sularla yıkanıyor ve bu yıkamadan iç organlarda nasibini alıyor. Lavman uygulamarıyla içindeki sıvı boşaltılan gövdeye öd ağacı, mürrüsafi, kafiru ve gül suyundan oluşan bir terkip pompalanıyor.
Ağız, burun ve malat içinde bal, öürrüsafi ve öd ağacı bulunan cıvalı bir merhemle siliniyor ve son olarak da vücut misk ve amberle yıkanıyor. 12 kişilik küçük bir cemaatle kılınan cenaze namazını takiben gömülüyor naaş-ı şahane yatağın altında. Padişahın yatağına da onun cüssesinden biri yatırılıyor.