Savunma sanayinde ciddi atılımlarda bulunan Türkiye, bir yenilikle beraber artık daha güçlü. Yeni nesil jammer Kangal ile beraber güvenlik noktasında bir adım daha atılmış oldu.
Uzaktan kumandalı sistemlerle gerçekleştirilen saldırıların etkisiz hale getirilmesine yönelik olarak güvenlik güçlerinin teknolojik olanakları güçlendiriliyor.
Güvenlik güçlerinin görevleri sırasında karşı karşıya kalabileceği tehditlerin bertarafı ve ülke güvenliğinin artırılmasına yönelik yeni sistemler kullanıma giriyor.
Savunma Sanayii Başkanlığının koordinasyonunda, ASELSAN tarafından tasarlanarak üretilen sırt tipi, araç tipi ve bomba imha tipi radyo frekansı (RF) karıştırma/köreltme (jammer) sistemleri güvenlik güçlerinin envanterine dahil edildi.
Bunlardan Kangal Araç Tipi RF Karıştırma/Köreltme Sistemi ailesi, güvenlik güçlerinin araçlarına entegre edilerek, araçların seyri ve duraklaması sırasında olası "radyo frekans kontrollü el yapımı patlayıcı" (RFEYP) tuzaklarına karşı aktif RF karıştırma/köreltme uygulamasıyla koruma sağlıyor.
Modüler özellikte ve çok bantlı olarak tasarlanan sistem, halihazırda bilinen frekans bantlarının tamamını kullanan olası tehditleri eş zamanlı olarak engelleyebiliyor.
Sistem, farklı tipte araçlara entegre edilebiliyor ve araçtan araca kolaylıkla taşınabiliyor.
Kangal Araç Tipi Jammer, programlamaya yetkili kullanıcı seviyesinde, sahada programlanabiliyor, olası yeni tehditlere karşı uyumlandırılabiliyor. Yeniden programlanabilme özelliğiyle operatöre, öncelikli ve değişen tehditler özelinde yeni karıştırma profilleri/modlar (spektral şekillendirme) oluşturabilme yeteneği sunuyor.
Bomba imhada "Elektronik Kangal"a görev
Kangal Bomba İmha Tipi RF Karıştırma/Köreltme Sistemi ise olası RFEYP tuzaklarına karşı bomba imha uzmanlarının şüpheli paketlere güvenli müdahalesi için ortam oluşturuyor.
Sistemden, bomba imha personelini koruyan kullanım senaryosunun yanı sıra miting/tören alanlarında ve giriş/çıkış noktalarında güvenli bölge oluşturma amacıyla yararlanılabiliyor. Ayrıca, araç monte kitleriyle araçların korunması da sağlanabiliyor.
Sistem sayesinde, öncelikli hedefler özelinde istenilen spektral şekillendirme oluşturulabiliyor, istenilen bantlar karıştırma harici bırakılarak istenilen yerlerde farklı çıkış gücüne sahip karıştırma alt bantları tanımlanabiliyor. Sistemin yazılım tabanlı karıştırıcı sistemi olması sayesinde, kullanıcı ihtiyacı ve öncelikli olduğu değerlendirilen tehditlere göre programlama yapılarak, RF çıkış gücü frekans bandına istenen şekilde dağıtılabiliyor.
Tim ve yaya personel koruması
İkinci Nesil Sırt Tipi RF Karıştırma/Köreltme Sistemi MİLKAR-5T5, RFEYP tuzaklarına karşı timlerin ve yaya personelin korunması amacıyla geliştirilerek güvenlik güçlerinin hizmetine girdi.
Sistem, monte kitleriyle araç korunmasında da kullanılabiliyor.
Minimum ağırlık ve maksimum kapsama hedefiyle tasarlanan MİLKAR-5T5 Sistemi, yüksek karıştırma mesafeleriyle etkin koruma sağlarken hafif yapısıyla kullanıcıya yüksek hareket kabiliyeti ve çeviklik sunuyor.
Sistem, çetin arazi ve çevre koşullarında, en zorlu operasyonların güvenle icra edilmesini sağlıyor.
Savunma sanayisindeki yerlileştirme çabası zırh teknolojilerinde de yoğun olarak sürüyor. Bu alanda Türkiye'de geliştirilen ürünlerin sayısı hızla artarken, yakın zaamanda zırh malzemelerin de ülkede üretilmesi amaçlanıyor.
Savunma sanayisinde askeri hava araçları için kompozit parçalar imal eden CES İleri Kompozit ve Savunma Teknolojileri AŞ, bugüne kadar büyük ölçüde dışarıdan alınan balistik ürünleri milli ve yerli olarak üretiyor.
Miğfer, yelek, kalkan, göğüs plakası gibi son teknoloji kişisel koruma ekipmanlarına imza atan şirket, araç koruma alanında ise parçacık kalkanı ve eklemeli zırhta özgün çözümlerle araç üreticilerine hizmet veriyor. Tank modernizasyonu projeleri de dahil, birçok zırhlı araç platformunda CES'in ürünleri kullanılıyor.
CES Genel Müdür Yardımcısı Selçuk Şentürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şirketin son birkaç yılda yaptığı çalışmalar ve Ar-Ge faaliyetleriyle yurt dışından temin edilen birçok kompozit zırhı yerlileştirmeyi başardığını söyledi.
Modernize edilen zırhlı araçlarda "parçacık kalkanı" denilen kompozit zırh sistemi kullandıklarını anlatan Şentürk, araçların balistik koruma seviyesini artırmak için de eklemeli zırh çözümleri geliştirip, bunları yerli olarak ürün gamına kattıklarını ifade etti.
Zırhlıların koruma seviyesi artırılıyor
Şentürk, bu yıl itibarıyla kara kuvvetleri tarafından yaygın şekilde kullanılan bir zırhlı araç platformunda eklemeli zırh çözümlerini kullanmaya başladıklarını bildirdi.
ASELSAN ve Konya Savunma Sanayi Anonim Şirketi ortaklığında Konya'da kurulacak tesiste Türkiye'nin ihtiyacı olan savunma sistemleri imal edilecek. TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız "Türkiye'nin ithal ettiği orta kalibredeki tüm silah sistemlerinin üretilmesi planlanıyor. Bunlar içerisinde otomatik makineli tüfekler, otomatik toplar, stabilize sistemler, komuta sistemleri ve hedef vurma sistemleri var" dedi.
ASELSAN ve Konya Savunma Sanayi Anonim Şirketi ortaklığında Konya'da kurulacak tesiste Türkiye'nin ihtiyacı olan savunma sistemleri üretilecek.
ASELSAN ve Konya Savunma Sanayi AŞ ortaklığında 300 milyon lira sermayeli şirketin kurulmasına dair proje için imzalar atıldı.
Gelişen teknoloji hayatımızın her alanına nüfus etmek ile birlikte silah endüstrisini de baştan başa yeniliyor. İşte Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından kullanılan yerli teknoloji ürünü olan silahlar...
Altay, Türkiye'nin geliştirdiği 3+ nesil ana muharebe tankıdır. Altay için BMC ve ASELSAN olmak üzere pek çok üreticinin ortaklığında seri üretime başlanıyor.
Türkiye'nin ilk Milli Ana Muharebe Tankı Altay'ın tasarımında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gerçekleştirebileceği her türlü harekat şartları ve katılım sağlayacağı BM/NATO harekatlarının ihtiyaçları göz önünde bulunduruldu.
Bu amaçla Altay, modern tanklarda kullanılan en yeni teknolojilerle donatıldı. Altay, sahip olacağı üstün ateş gücü ve isabet oranı, yüksek hareket kabiliyeti ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en temel ve caydırıcı güçlerinden biri olacak.
Altay tankında tank komutanı, nişancı, sürücü ve doldurucu, yani 4 mürettebat çalışıyor. Altay'ın üzerinde ana silah olarak, pek çok değişik mühimmatı atabilen 120 mm'lik 55 kalibre top mevcut.
Ana silah ve yardımcı silahların kontrol edilebilmesi adına Altay'a yeni nesil atış kontrol sistemi entegre etme çalışmaları ise devam ediyor.
Bu sistem sayesinde Altay, hareket halindeki hedefleri dahi son derece yüksek isabet oranıyla vurabillecek.
Altay'da, her çeşit tehdide karşı tankı korumak üzere tasarlanan modüler kompozit zırhlar ve mürettebatın kimyasal, biyolojik, radyoaktif ve nükleer tehditlerin olduğu ortamlarda görevlerini gerçekleştirmesine imkan sağlayan yardımcı sistemler de var.