Gelişen teknoloji ile birlikte hayatımıza bazı kolaylıklar girdi. Bilim insanları yaptıkları araştırmalarla hayatımızı kolaylaştıracak bilgiler elde ederken, Finlandiyalı bilim insanları yeni bir ışık kontrol tekniği sayesinde plastik parçasına yürümeyi öğretti.
İngiliz Independent gazetesinde yer alan habere göre, Finlandiya Tampare Üniversitesinde yapılan deneyde bilgisayar programlaması kullanmadan hareketsiz bir cismin yürümesi sağlandı.
Söz konusu deney çerçevesinde yeni bir ışık kontrol tekniği kullanıldı ve plastiğin yürümesi bu sayede sağlandı.
Yapılan açıklamaya göre, enerjiyi mekanik harekete dönüştürmek için ısıya duyarlı boya tabakası kullanılan gelişmiş polimerler, saniyede 1 mm civarı, bahçe salyangozu ile aynı hızda, hareket edebiliyor.
Plastik parçası, hareket etmenin ötesinde, farklı ışık dalga boylarını algılıyor ve bunlara farklı yollarla tepki verebiliyor.
Bu deney sayesinde, yeni gelişen yumuşak robotlar teknolojisinin yeni bir boyut kazanabileceği belirtiliyor.
Ekip adına açıklamalarda bulunan Arri Priimägi, "Araştırmamızın ana amacı hareketsiz bir maddenin hareket etmeyi son derece basit bir şekilde öğrenip öğrenemeyeceği sorusuna cevap aramak" dedi.
FOTOĞRAFTAKİ DETAYI AÇIKLAYAMADILAR
Bilim insanları 1943 yılında Macaristan'da çekilen genç kadının fotoğrafı üzerinde inceleme yaptı. Dünya basınının yakından takip ettiği genç kadının fotoğrafı hakkında bilim insanları net bir değerlendirme yapamadı. İşte fotoğraflarda ortaya çıkan doğa üstü canlılar ve hayalet oldukları iddia edilen görüntüler ve niceleri...
YÜZÜ OLMAYAN KIZ
Paranormal360 sitesinde Macaristan'dan Szigeti Gyöngyi'ye ait ilginç bir fotoğraf paylaşıldı. Szigeti Gyöngyi'nin annesine ait olan bu fotoğraf, 1943 yılında babası tarafından çekilmiş. İlk bakışta kare normal görünüyor. Ancak Szigeti Gyöngyi'nin annesinin arkasında yüzü ve kolları olmayan genç bir kız var.
DAVETSİZ KONUK
1972 yılında nikah salonuna gelen bir grubun fotoğrafı, profesyonel bir fotoğrafçı tarafından çekiliyor. Fotoğraf yine en başta oldukça masum görünüyor, ancak detaylı bakınca erkek konuğun arkasında birinin saklandığı görülüyor.
Fotoğrafçı, fotoğraf çekildikten sonra konukların arkasında kimsenin olmadığını iddia ediyor.
DANS EDEN AYI
Sandra McLachlan'a ait olan bu fotoğraf, aslında McLachlan'a bir aile dostu tarafından verilmiş. İki kadın arasında yer alan adam, 1950'lerde Ontario, Kanada'da bir huzurevine kalmaya başlamış. Kız kardeşleri de adamı ziyarete gelmiş. Fotoğrafta soldaki kadının hemen yanında bir ayı figürü yer alıyor. Huzurevindeki yaşlı adam bir dönem, Vikingler, hayvanlar ve başka şeyler gördüğünü iddia etmiş ve hastaneye kaldırılıp, tedavi edilmiş.
FOTOĞRAFTAKİ BÜYÜKANNE
Judy Herring'e ait olan bu aile fotoğrafı, Herring'in büyükbabasına ait. Herring'in iddiasına göre büyükbabası bu fotoğrafı çekildiğinde, büyükannesi de hayatını kaybetmiş. Büyükannesinin silüeti karede çıkmış.
EVDEKİ HAYALET
1930'lu yıllarda Yeni Zelanda'da çekilmiş bu aile fotoğrafında bir hayalet yer alıyor. Yıllar sonra aile üyeleri hayaleti evde birçok kez gördüklerini de iddia etti. Siyah topuzlu saçı olan ve beyaz bir elbise giyen bu hayalet, aile üyelerinin yataklarının başında bekler vaziyette görülmüş.
ÇİFTİN ARKASINDA KADIN
Paranormal.about.com sitesine göre bu fotoğraf 1942'te Alabama'nın Jasper kentinde çekilmiş. Yeni evli çiftin arkasındaki ağaçta korkutucu bir kadın figürü yer alıyor.
EVDE TEK BAŞINA
Pencere önünde çekilmiş iki çocuğun fotoğrafı son derece normal duruyor. Çocukların arkasındaki evin penceresinde iki tane küçük kız çocuğu görünüyor. Ancak iddiaya göre evin içinde sadece soldaki kız varmış. Sağdaki kızın hayalet olduğu söyleniyor.
YILLAR SONRA FARK EDİLDİ
Denise Russell, 1997'de bir aile pikniği sırasında büyükannesinin bu fotoğrafını çekti. Aileden kimse fotoğrafta, Denise'nin büyükannesinin arkasında duran adamı fark etmedi. Denise ise fotoğraftaki kişiyi yıllar sonra fark etti, bu kişinin 1987'de hayatını kaybeden büyükbabası olduğunu söyledi.
DEDE VE TORUNU
Angelsghosts sitesinin haberine göre bu fotoğraftaki bebek, dedesinin ölümünden birkaç hafta sonra doğmuş. Dedenin oturmayı en sevdiği koltukta bebeğin fotoğrafını çekmişler. Fotoğrafta ise koltukta oturan bir silüet görünüyor.
KIRMIZI FİGÜR
Examiner tarafından paylaşılan bu fotoğrafta Ohio'lu Potter ailesi, kızları Erin'in fotoğrafında kırmızı bir figür olduğunu gördü. Lösemi ile mücadele eden Erin, elinde maytapla bahçede koşarken görülüyor. Hemen yanında ise kırmızı figür var. Potter ailesi kırmızı figürün Erin'i koruduğuna inanıyor.
ODADAKİ HAYALET
Complex'in haberine göre bir baba, kızının fotoğrafını çekiyor. Ancak fotoğrafa baktığında kızının önünde sanki sürünerek geçen biri olduğunu görüyor.
PENCEREDEKİ YABANCI
Bir anne ve çocukları, doğum günü için bir araya gelmişlerdi. Evlerinin hemen önünde fotoğraf çekildiler, ancak fotoğrafa baktıkları zaman evin içinde birinin onları izlediğini fark etti. İddiaya göre evin içinde kimse yoktu, tüm aile fertleri doğum gününü kutlamak için bahçeye çıkmıştı.
SIRRI ÇÖZÜLEMEYEN GİZEMLER
Doğaüstü ve açıklanamayan olaylar. Dünyada insan aklının çözemediği, bilimin açıklayamadığı, insanları dehşete düşüren birçok doğaüstü olay oluyor. İşte akıllarda soru işaretleri oluşturan o ilginç olaylar...
ZAMAN YOLCUSU
1941 yılında çekilmiş bu fotoğraf, dünyada zaman yolculuğunun temsili fotoğrafı konumunda. Bir köprü açılışı sırasında çekilen fotoğrafta, dönemin kılık kıyafetiyle alakası olmayan giyinimde bir adam ve elindeki kayıt cihazı dikkat çekiyor. Zaman yolculuğu ne kadar gerçektir bilinmez ancak söz konusu kişinin gözlüklerinden tutun tepeden tırnağa zamanının çok ötesinde olduğu kesin.
FAZLADAN EL!
Bu fotoğrafta ise dört çocuk kameraya poz veriyor ancak fotoğrafta fazladan bir el var. Hayır bir göz yanılması söz konusu değil ve beşinci bir çocuk arkadan elini uzatmıyor. Beşinci çocuk olmadığını düşünecek olursanız, bu fazladan elin fotoğrafta nasıl belirdiğini söylemek son derece güç.
SEMADAKİ UFO
15. yüzyılda Domenico Ghirlandaio tarafından çizilen bu son derece ünlü tabloda Hz. Meryem ve Aziz Giovannino resmedilmiş. Ancak arka planda tam anlamıyla bir UFO gözlemi söz konusu. Palazzo Vecchio koleksiyonunda yer alan bu tablodaki UFO'nun sırrı yüzyıllardır çözülemiyor.
PHOENIX IŞIKLARI
1000'den fazla kişi tarafından Arizona ve Nevada semalarında görülen bu ışıklara ait pek çok görüntü ABD hükümeti tarafından toplatılsa da, 13 Mart 1997'de olaya tanık olan pek çok kişi, o anı bu ve benzeri fotoğraflarla ölümsüzleştirdiler. Işıkların genel bir kanıyla dünya dışı canlıların dünyayı ziyareti olarak yorumlanması söz konusu. Ancak gerçekte tam olarak ne oldukları belirsiz.
SOLWAY FIRTH ASTRONOTU
Jim Templeton bir doğa gezisi sırasında kızının fotoğrafını çektikten sonra ortaya çıkan garip görüntü, en bilinen garipliklerdendir. Fotoğrafın üstünde oynama yapılıp yapılmadığını inceleyen Kodak firması, çekilen fotoğrafın gerçek olduğunu onaylamıştır. Görüntüde kızın arkasında beliren astronot benzeri varlığın oraya nasıl geldiği tam bir muammadır.
LOS ANGELES OLAYI
2. Dünya Savaşı sırasında 1942'de meydana gelen olayda Los Angeles semalarında devasa büyüklükte ve ışıklar saçan bir cisim belirir. Bu aracın öncelikle Nazilerin gizli bir silahı olduğu düşünülse de, söz konusu hava taşıtını yakından görenlerin tarifleri, aracın dünya dışı bir teknoloji olduğuna dair izlenimler yaratmıştır. Savaşın gergin atmosferi sebebiyle panik olan Los Angeles'taki askeri birlikler top atışlarıyla cismi düşürmeye çalışırlar. Bu fotoğraf cisme ait en net görüntü olup, cisme açılan atışların çoğu isabet etmesine rağmen araç düşürülememiştir. Geldiği gibi birden ortadan kaybolan cisme açılan ateş olayın Los Angeles Savaşı olarak anılmasına sebep olmuştur.
KARA ŞÖVALYE
Dünya etrafında 13.000 yıldır radyo sinyalleri yayan bu cisim keşfedildiğinde fotoğrafları çekildi ve varlığı kanıtlandı. Ancak sonrasında kayıplara karıştı ya da en azından söylenenler bu yönde çünkü söz konusu aracın NASA tarafından yakalanıp incelemeye alındığı da rivayet ediliyor. Aracın tam olarak ne olduğu ve şu an nerede olduğu bir muamma. Kara Şövalye adı verilen cisme ait geriye kalan fotoğraflar ise, söz konusu olayın tek kanıtı konumunda.
BABUŞKA HANIM
Gerçek adı bilinmediği için Babuşka Hanım olarak anılan kadın, Kennedy suikastinde, suikastçinin bulunduğu noktayı fotoğraflayan tek kişi olarak biliniyor. Hatta suikastçinin fotoğraflarını da çektiği ciddi bir rivayet olarak dolaşıyor. Ancak Babuşka Hanım'ın gerçekte kim olduğu ve nerede olduğu bilinmiyor. Ona dair tek bilgi bu fotoğraf ve bu fotoğrafın ardından çekilen fotoğraflar. 1963'teki suikast anından sonra Babuşka Hanım'ın izi bulunamıyor. Hatta FBI'ın arananlar listesinde olduğu biliniyor.
AY PİRAMİDİ
Apollo 17 görevi sırasında çekilen bir fotoğraf halka sızdıktan sonra açıklanamayan gizemli görseller arasındaki yerini aldı. Bu fotoğraf başta NASA tarafından karartılarak karanlık olduğu gerekçesiyle imha edilmeye çalışılsa da, fotoğrafın dijital ortamda kontrastıyla oynandığında çok belirgin bir şekilde Ay'da bir piramidin yer aldığı görülüyor.
HOOK ADASI CANAVARI
1924'te çekilen ve sonradan renklendirilen bu fotoğrafta Hook adası açıklarında deniz altındaki devasa bir canlı görüntülenmiş. Bu canlının türü ve ne olduğuna dair herhangi bir bilgi günümüzde de olmamakla birlikte, fotoğrafı çeken Robert Le Serrec ve karısı, canlının son derece saldırgan bir yapıda olduğunu tarihe not düşmüşler.
HESSDALEN IŞIKLARI
Norveç'in Hessdalen vadisinde 2007'de çekilen bu fotoğraftaki ışıkların ne olduğu henüz daha çözülemedi.
DÜŞEN BEDEN
Texas'taki evlerine yeni taşınan Cooper ailesinin çektiği bu fotoğrafta yukarıdan aşağı, tepe taklak sarkan bir beden arka planda gözüküyor. Fotoğraf üzerinde yapılan incelemeler fotoğrafın gerçek olduğunu ortaya çıkartsa da, aslında var olmayan korkutucu görüntünün nasıl oluştuğu hala bir sır.
KAR MUCİZESİ
Masolino Da Panicale (1383-1440) tarafından "Kar Mucizesi" adı verilerek resmedilen eser bugün hâlâ Santa Maria Maggiore kilisesinde, Floransa İtalya'da sergilenmekte. İsa ve Meryem tasvirinin altında gökyüzünün UFO'lar ile kaplandığı bir günü tarif etmekte. Söz konusu gün ile ilgili kayıtlar Vatikan güncelerinde saklı tutulmaktadır. Olayla ilgili pek çok söylenti dönemin Vatikan yönetimi tarafından baskılarla kaynaklardan silinmiş. Eserin sahibi Panicale, uzun bir süre yardımcılığını yaptığı Kardinal Branda Castiglione'den hikayeyi dinlemiş ve olayı bu şekilde tasvir etmiş. Söz konusu olayı kar ve bulut olarak şifreleyen Panicale bu şekilde Vatikan'ın sansüründen kurtulmayı başarmış. Ancak bu çalışmanın ardında anlatılmak istenen gökyüzü olayının tam olarak ne olduğu gizemini korumaktadır.
MICROMEGAS
Voltaire'in (1684-1778), 1752'de yazdığı "Micromégas" adlı felsefi bir romanda günümüzdeki UFO tasvirleriyle birebir uyan çizimler yapmış ve romanın gerçek deneyimlerden esinlenilerek kurgulandığını anlatmış. Micromegas'ta yer alan çizimlerdeki gök cisimlerinin ne olduğu hâlâ daha bilinmiyor.
SIRIBURG KUŞATMASI
Bu görsel bir 12. yüzyıl el yazması olan 'Annales Laurissenses'te (tarihi ve din olaylar hakkında bir kitap) kaleme alınan Sigiburg kuşatması sırasında iki Fransız şövalyesinin 776 yılında gördükleri uçan cisimleri tasvir etmekte. Kitaptaki bilgiye göre Saksonlar Fransızları Siriburg'da kıskıvrak kuşatırlar. Aniden gökte iki büyük dönen kalkanlar(!) görülür. Bu olayı anlatan çizimler, her ne kadar düzmece olarak tanımlansa da, Siriburg kuşatmasında daha iki tarafın da birbirine bir ok bile atmadan, nedense(!) korkarak kaçtığı ve savaşın başlamadan bittiği bilinmektedir.
NUREMBERG OLAYI
Bu çizim 14 Nisan 1561 tarihinde Nuremberg'te meydana gelen gerçek bir olayın dönemin yazılı kayıtlarına geçmiş bir belgesidir. Hans Glasser tarafından çizilmiştir. Gökyüzünde bir anda beliren küreler, haçlar ve tüpler bir saat boyunca ışıklar ve alevler saçarak mücadele ederler. Birçoğu toprağa düşerler ve bölge tarihinin en büyük yangını çıkar. Bölge halkı yangından atmosfere salınan gazlar sebebiyle söndürme girişiminde bulunamazlar. Birçok kişi zehirlenerek can verir. Yangın gökyüzünde siyah bir mızrak ucuna benzeyen devasa bir cisim belirene kadar sürer. İnsanlar korkularından evlerine kapanır. Nuremberg'in dünyayla ilişiği bir süreliğine kesilir. Olaylar sakinleşince halk evlerinden dışarı çıkar. Yangın sönmüş hava temizlenmiş ve ortada herhangi bir gökcismi vs. kalmamıştır. Söz konusu olaya dair tek görsel olan bu eser bugün Wickiana Koleksiyonu içerisinde Zürih
BASEL OLAYI
Samuel Coccius tarafından çizilen eserde 1566 yılında gerçekleşen olayda, İsviçre'nin Basel şehri üzerinde sergilenen bir ufo resmi geçidi resmedilmektedir. Basel'de gerçekleşen bu olayda sayılamayacak kadar fazla siyah küre gökyüzünde belirir halk paniğe kapılır hatta kıyametin geldiği düşünülerek Vatikan'a haberciler gönderilir. Bu eser de yine Wickiana Koleksiyonu'na dahil olarak Zürih Merkez Kütüphanesi'nde sergilenmektedir.
PARA
1680'lerde Fransa'da kullanılan bir madeni paranın üstündeki çizimler de bir hayli ilginçtir.. Aynı döneme ait pek çok parada ulusal simgeler, dini simgeler kullanılırken bu bastırılan parada nedense bir UFO resmedilmiş.
MAYA TABLETİ
Güney Amerika'daki pek çok kalıntıda UFO ve benzeri garipliklere dair çizimler bulmak mümkün. Bu taş tablet de onlardan biri. Kaba taslak bir uzay yolculuğunun anlatılmaya çalışıldığı çizimler antik çağların Uzay Yolu dizisi tadında...
AY YILDIZ
Türk piramitleri olarak bilinen bugün Çin topraklarında yer alan, eski Türklere ait büyük tümülüsler (anıt mezarlar) içerisinde şaşırtıcı çizimler dikkat çekiyor. Duvarların yapımı sırasında iç duvarlara kazınan, "Ay-Yıldız" ve Oğuzların Kayı Boyu'nun, yani günümüzde Türkiye Türkleri olarak geçen Türk kavmimin, damgası olan "I Y I" sembolünün bulunması tartışmalara yol açmıştır. Türklerin İslamiyet ile birlikte kültürlerine kattıkları düşünülen Ay-Yıldız sembolünün kökeninin çok daha eskilere dayandığı yönünde önemli bir kanıt olan bu çizimlerin sırrı henüz aydınlatılamamıştır.
ÜNLÜ KIEV KOZMONOTU
Bu heykelcik Avrupa'da bulunan "uzay adamı" özelliklerini gösteren tek buluntudur. Yaşı çok eskidir.
Tarih öncesine ait küçük Japon heykelcikleri. Yakalarında civata taşıyan bu heykelcikler bir tür uzay başlığı ve elbisesi taşımaktadır. Hatta bunlardan biri çok büyük gözlük takmaktadır. Sanki güneş ışığından korunmak ister gibi.
ANTIKYTHERA MEKANİZMASI
1900 yılında Girit adasında bulunmuştur. M.Ö. 1.yüzyıla tarihlenmektedir. Bu antik bronz mekanizma bize eski uygarlıkların düşündüğümüzün aksine daha ileri bir teknik bilgiye sahip olduğunu kanıtlıyor. Astronomik takvim olduğu düşünülen bu mekanizmada (ya da bir makinanın parçası) içinde başka dişlilerde bulunmaktadır.