Galatasaray şampiyonluk yolunda ağır yara aldı! Samsunspor karşısında 4-1 ile kritik puan kaybı
Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
PAYLAŞ
ABONE OL
YAZI
Galatasaray, Trendyol Süper Lig'in 32. haftasında deplasmanda Samsunspor'a 4-1 yenilerek sezonun bitimine iki hafta kala şampiyonluğu garantileme şansını kaçırdı. Sarı-kırmızılı ekipte kaleci Günay Güvenç gördüğü kırmızı kartla takımını sahada 10 kişi bırakırken, alınan mağlubiyet şampiyonluk planlarını erteledi. Galatasaray, önümüzdeki hafta oynayacağı Antalyaspor karşılaşmasını kazanması halinde ise ligde mutlu sona ulaşacak. Spor yazarları Aslan'ın kritik kaybını değerlendirirken "Rehavet" kavramı yazılarda ön plana çıktı.
Galatasaray, Trendyol Süper Lig'in 32. haftasında Samsunspor'a deplasmanda 4-1 mağlup olarak sezonun bitimine iki hafta kala şampiyonluğunu ilan etme fırsatını kaçırdı.
İLK YARIDA BERABERLİK
Samsun Yeni 19 Mayıs Stadı'ndaki karşılaşmaya hızlı başlayan sarı-kırmızılı ekip, 9. dakikada Yunus Akgün ile 1-0 öne geçti. Yediği gol sonrası baskısını artıran Samsunspor, 23. dakikada Marius Mouandilmadji ile beraberliği yakaladı. Devrenin sonuna kadar başka gol olmadı ve iki takım da soyunma odasına 1-1'lik beraberlikle gitti.
CİMBOM KIRMIZI SONRASI DAĞILDI
İkinci yarıda Samsunspor, Cherif Ndiaye'nin ağları havalandırmasıyla 57. dakikada öne geçti. Galatasaray'ın kalecisi Günay Güvenç'in kırmızı kart görmesiyle baskısını artıran ev sahibi ekip, 71. dakikada da Marius Mouandilmadji ile durumu 3-1 yaptı. Samsun ekibi, sonrasında Cherif Ndiaye'nin 83. dakikada rakip fileleri havalandırmasıyla farkı 3'e çıkardı: 4-1.
Karşılaşmanın devamında başka gol olmadı ve Samsunspor maçı 4-1 kazandı.
ANTALYASPOR KARŞISINA ŞAMPİYONLUK İÇİN ÇIKACAK
Galatasaray, Trendyol Süper Lig'in 33. haftasında sahasında Hesap.com Antalyaspor'u yenerek şampiyon olmayı hedefleyecek.
Derbinin ardından "Oyuncularımın şampiyon olmuş gibi kutlamalarından rahatsızım" diyen Okan Buruk'un RAMS Park'ta taraftara açık idmanın kutlamalara döneceği aşikarken kendisiyle çelişip bu proorganizasyona 'Evet' demesi ilginçti. Hiç de öyle rehavet kokan bir futbolla başlamadılar, istekli ve eve şampiyon dönelim görüntüsü vardı. Yunus'un orta yaptığı topun gol olması da oyunun bonusu. Sonra defolar çıktı. Torreira, Trabzon deplasmanının ilk yarısında da böyle kötüydü, adam kaçırdı, pas hatası yaptı ve kötü olduğu günde takımını hep bir ayağı çukurda bırakan Davinson da Uruguaylı orta sahaya eşlik etti. Osimhen de bir gereksiz feykle rakibin ilk golünün başlangıcını yaparken, verdiği geri pasla da Günay'ın atılmasına sebep oldu. İlk yarıda sadece 124 pas yapan ve yüzde 69 seviyesine inen, ikili mücadelelerde 22-17 geride olan Galatasaray, ikinci yarıda Samsunpor'a kendi silahıyla vuruldu: Ön alan presi… Thorsten Fink'in son 3 maçını kazanan takımı, "Mayıslar sizin olabilir ama burası da bizim evimiz" futbolu oynadı. 4 kez arka arkaya şampiyonluğu ilan için gidip kalesinde 4 gol görüp, puan farkının 4'e düştüğü akşamda sezonun 4. mağlubiyetini almak yeteri kadar ekşi… Uğurcan'ın sadece kurtarışlarıyla değil, oyun kurmadaki ayak maharetinin de arandığı bir akşamdı. Alınacak derslerden önce kazanmaları gereken bir Antalyaspor sınavı var. Sonrasına bakarlar.
LEVENT TÜZEMEN - HEMEN KAMPA ALSIN!
Galatasaray, Fenerbahçe'yi 3-0 yendikten sonra futbolcular, taraftarlar hatta yönetim "İş bitti, şampiyon olduk" havasındaydılar. Okan Buruk, aynı görüşte değildi ve şu uyarıyı yaptı: "Daha şampiyon olmadık. Samsun'a gideceğiz. Şampiyonluk gibi kutlamalar oldu burada ve ben çok rahatsız oldum. Daha önümüzde üç maç var. İnşallah en kısa zamanda şampiyon oluruz." Okan hoca çok doğru bir tespit yapmış. Derbi galibiyetinden sonra adeta Galatasaraylı futbolcular, şampiyon olmuş havasına girip, resmen kepenk indirmiş. Yazılı ve görsel medyada Galatasaray'ı takip edenler hafta boyunca oyuncularla ilgili, "Samsun maçına sıkı hazırlanıyorlar, zihinler motive olmuş durumda. Oyuncular Samsunspor maçına Fenerbahçe maçı gözüyle bakıyorlar" dediler. Ne motivasyonu; Yunus'un orta şut karışımı attığı erken golden sonra Galatasaraylı futbolcular rakibe karşı tatil havasında oynadılar. Yardımlaşma yoktu, orta alan kolay geçiliyordu. Samsun, etkili hücumlarıyla Galatasaray'a sahayı dar etti. Bu duruma Okan Buruk'un müdahale edecek şansı yoktu. Çünkü Okan hocanın elinde imkânı olsa 11 oyuncuyu da değiştirirdi. Atandan tutana kadar herkes derbi zaferi rehaveti içinde hareket etti. Bu yenilgi utanılacak bir mağlubiyet olarak tarihe geçecek. Farklı yenilgi nedeniyle utandıranlar utansın! Okan hocaya öneriyorum; İstanbul'a dönüşte tüm takımı Antalya maçına kadar Kemerburgaz'da kampa alsın. Samsunspor'u kutluyorum, ayrıca bu galibiyetle "Her sene Galatasaray'a yatıyorlar" iftirasından kurtulmuş oldular.
AHMET ÇAKAR - EN KÖTÜSÜYDÜ
Çok çok uzun yılar önce arkayı dörtleyin diye bir laf vardı. Samsunspor yıllar önce F.Bahçe'yi 4-0 yendikten sonra ortaya çıkmıştı. Dün gece de aynısı oldu. Samsunspor, G.Saray'ı İstanbul'a matematiksel olarak şampiyon göndermedi. Belki de Samsunspor sezonun en iyi futbolunu oynadı. Pek tabii G.Saray da en kötüsünü. Rehavet ya da rahatlama hangi seviyede olursa olsun futbolcuyu bitiriveriyor. Tıpkı dün geceki gibi. İlk golü Yunus'la buldular. Orta yapmak istedi ama güzel bir vuruş olarak aşırtmayla gol oldu. Bu dakikadan sonra maçın mutlak hakimi Samsunspor. Önce beraberliği yakaladılar, ikinci yarıda da Osimhen dahil G.Saraylı oyuncuların vahim hatalarıyla farka gittiler. Osimhen bile diyoruz ya, onun da konsantrasyonu bitmiş. Sebebi rehavet. Orta sahadan Samsunsporlu oyuncuya gol pası attı, Günay açıldı, elle kesti ve oyundan atıldı. G.Saray, Fenerbahçe'yi mükemmel bir sonuçla yendikten sonra kafalarda işi bitirmişti ama bu, biraz G.Saray'ın havasını, cakasını bozdu. Dün gece İstanbul'a uçak şampiyon G.Saray'ı getirebilirdi. Şu anda puan farkı 4 ve hâlâ mucize gerek. Gelelim Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım'a... Takımı öyle bir yerde öyle bir galibiyet aldı ki yılardır kendisiyle ilgili spekülasyonlara da son vermiş oldu. Hakem Reşat Onur Coşkunses'i ilk defa seyrettim. Çok yetenekli, bazı hatalar yaptı ama kumaşı kesinlikle çok iyi.
MURAT ÖZBOSTAN - CEPTE SANILAN ŞAMPİYONLUK SAMSUN'DA YERE DÜŞTÜ
G.Saray cephesinde geçen haftanın özeti, belki de tek bir cümleyle anlatılabilir: "Maç oynanmadan kazanılmıyor." Sarı-kırmızılılar, şampiyonluğun artık cebinde olduğu hissine fazlasıyla kapılmış gibiydi. Bu rehavetin bedeli ise Samsun deplasmanında ağır oldu. Açık konuşalım; bu skoru ne taraftar bekliyordu ne de futbol kamuoyu. Okan Buruk'un derbinin ardından, "Bu sevinç canımı sıktı" uyarısı da belli ki sahaya yansımadı. Takım, hem zihinsel hem de fiziksel olarak dağınık bir görüntü verdi. Samsunspor cephesine ise ayrı bir paragraf açmak gerekiyor. Kırmızı-beyazlı ekip, kendi sahasında nasıl oynanması gerektiğini adeta ders niteliğinde gösterdi. Yüksek tempo, agresif pres ve hızlı hücumlarla G.Saray savunmasını sürekli hataya zorladılar. Özellikle Cherif Ndiaye'nin performansı fark yarattı; savunmanın dengesini bozdu, boşlukları iyi değerlendirdi. G.Saray adına en büyük problem ise "atan ile tutan" dengesinin bozulmasıydı. Mesala Osimhen'in yokluğunda hücum üretkenliği ciddi şekilde düşüyordu.. Uğurcan o günlerde takımı taşımıştı.. Bu sefer Osimhen (O da vasattı) vardı ama milli kaleci yoktu! Günay, tecrübeli bir isim olsa da bu sezon ilk 11 fırsatlarını istikrara dönüştüremedi. Bu tür deplasmanlarda baskıyı yönetememesi, onu şampiyonluk yarışında riskli bir alternatif haline getiriyor. Dün sahadaki görüntüsü, büyük takım kalecisinden çok çok uzaktı. Savunma hattı ise özellikle ikinci yarıda alarm verdi. Kırmızı kart sonrası tamamen dağılan yapı, Samsunspor'un işini daha da kolaylaştırdı. Samsunspor, sahaya şampiyonluk maçı oynuyormuş gibi çıktı. Orta sahada dirençli, hücumda organize ve istekliydiler. Taraftar desteğini de arkalarına alarak Galatasaray'ın zihinsel kopuşunu çok iyi değerlendirdiler. Sonuç olarak bu maç, Galatasaray'a önemli bir derstir.. Şampiyonluk sadece kaliteyle değil, ciddiyetle kazanılır. Rehavetin bedeli ağır olur. Samsun ise bu hikâyede sadece kazanan değil, aynı zamanda doğru oyunun temsilcisi oldu. Tebrikler...
ZEKİ UZUNDURUKAN - REHAVET
Galatasaray, 26. şampiyonluğunu ilan etmek için gittiği Samsun'da ummadığı bir sonuç aldı. Tam anlamıyla bir skor felaketi yaşadı. Şampiyonluğu cumartesi günü Rams Park'ta oynanacak Antalyaspor maçına bıraktılar. Bunun başlıca nedeni hiç şüphesiz rehavetti... Oysa maçın başlangıcı, bir şampiyonun başlangıcıydı. 9. dakikada Yunus Akgün, Lionel Messi'yi hatırlatan o özel golle perdeyi açtı. Devamında gelen pozisyonlar, kaçan fırsatlar...
Cimbom, Samsun deplasmanına şampiyonluk ilan etmeye değil, sanki kupayı çoktan kaldırmış gibi çıktı. Futbolun en büyük yanılgısı da tam burada başlar: Bitmeden bitti sanmak. Galatasaray o dakikalarda fişi çekebilirdi. Çekemedi. Ve futbol, boşluğu affetmedi.
Samsunspor oyundan hiç kopmadı. 22'de Mouandilmadji skoru eşitlediğinde, bu sadece bir gol değil, bir direniş ilanıydı. İkinci yarıya daha iştahlı başlayan taraf da ev sahibiydi. 57'de Ndiaye ile gelen gol, Galatasaray'ın dengesini bozdu. Ama asıl kırılma, birkaç dakika sonra geldi.
Victor Osimhen'in geri pasında, ceza sahası dışında topu elle kesen Günay Güvenç kırmızı kart gördü. O an itibarıyla maçın yönü tamamen değişti. 10 kişi kalan Galatasaray için artık geri dönüş imkansıza yakındı. 82'de yeniden sahneye çıkan Ndiaye, skoru ilan etti. Bu mağlubiyetin adı "sürpriz" değil. Bu, düpedüz rehavetin sonucudur. Hafta içinde 50 bin taraftar önünde yapılan kutlama havasındaki idman... Daha iş bitmeden gelen alkışlar, açılmadan yazılan zafer hikâyeleri... Futbol böyle rehaveti affetmez. Sahaya çıkmadan kazandığını düşünürsen, sahada kaybetmeye başlarsın. H H
Okan Buruk yönetiminde rekorları parçalayan bu takımın kalitesi tartışılmaz. Ve büyük ihtimalle hikâye, Rams Park'ta Antalyaspor karşısında mutlu sonla bitecek. Üst üste 4, toplamda 26. şampiyonluk büyük ihtimalle orada gelecek. Ama Samsun'da yaşananlardan ders alınmalı. Çünkü bu oyun bir şeyi asla unutmaz: Rehavete kapılanı affetmez.