Efsane kramponların marifetli çocukları

Küçük dev adam İlyas Tüfekçi, futbolun beyefendisi Ali Gültiken, Kral Tanju Çolak, İskender Günen ve Abdullah Avcı... Bir dönemin efsane futbolcularının çocukları bir arada... İşte meslekleri...

Efsane kramponların marifetli çocukları 1

Küçük dev adam İlyas Tüfekçi, futbolun beyefendisi Ali Gültiken, Kral Tanju Çolak, İskender Günen ve Abdullah Avcı... Bir dönemin efsane futbolcularının çocukları bir arada... İşte meslekleri...

Efsane kramponların marifetli çocukları 2

SELEN GÜLTİKEN

HEDEFİ DÜĞÜN PASTACISI OLMAK

Bilgi Üniversitesi ile Londra Kingston Üniversitesi'nde işletme eğitimi almış. Babası Ali Gültiken ile annesiyle ilişkisini "Üçümüz arkadaş gibiyiz." diyerek tanımlıyor. Selen karate, yüzme, binicilik, okçuluk ve tenisle ilgilenmiş. Ama sonunda gönlündekinin pastacılık olduğuna karar vermiş. Hedefi, düğün pastacılığında uzmanlaşmak. TRT'de tatlı üzerine programlar yapmış. İki hafta önce Youtube kanalını açmış. Şimdi de düğün pastaları üzerine eğitim almak için Londra'ya gidiyor.Konu pasta, mutfak olunca, babasının işine ilgisini ve yemekle arasının nasıl olduğunu merak ediyorum; "Aslında kendisi gurme gibidir. Yemeği de sevdiği için şu anda 100 kiloya ulaştı" diyor.

Efsane kramponların marifetli çocukları 3

İLKİN TÜFEKÇİ

10 NUMARA BİR ADAMIN KIZIYIM

30 yaşındaki İlkin Tüfekçi dizi oyuncusu ve tiyatrocu; Arka Sıradakiler, Papatyam, Karadayı, Kara Para Aşk dizilerinde rol aldı. Çocukluğunda oldukça sosyalmiş. Sekiz yıl bale eğitimi almış. Okulda sanat-tiyatro kollarında oyunlarda rol almış... Tiyatroda gözlerinin parladığını gören ailesi ona her zaman destek vermiş. Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nden mezun olmuş. Çocukluğunda futbolu da çok sevmiş. Babası İlyas Tüfekçi'nin antrenörlük dönemine yetişmiş. Hafta sonlarını, Anadolu'nun çeşitli yerlerinde antrenörlük yapan babasının idmanlarında, kamplarında geçirmiş. Top sektirmeyi çok sever, tek kız olarak erkeklerle futbol oynarmış. Hatta ünlü futbolcu, kızına, "Plaselerin birçok futbolcumdan daha iyi" dermiş. Bugün Bakırköy Belediye Tiyatrosu'nda iki oyunda oynuyor. Babasının zor bir hastalıkla mücadele ettiğini belirten İlkin, babasını bakın nasıl anlatıyor; "10 numara bir adamın, kızı olmak çok güzel bir duygu. Hakkında da çok şık cümleler duyuyorum. Bu duyguyu yaşamak çok özel."

Efsane kramponların marifetli çocukları 4

ANIL ÇOLAK

SENARYOSUNU FİLME AKTARACAK

Babası gol kralı Tanju Çolak olunca, futbol içinde bulmuş Anıl Çolak kendini. Babasının golleri, başarıları hoşuna gitmiş. Antrenmanlarına, maçlarına giderek büyümüş. Kendisi de futbolla ilgilenmiş. Büyük İstanbul kulüplerinin altyapısında oynamış. Ancak, okul ve futbolu birlikte yürütememiş. Babasının çok hırslı olduğunu, aynı duyguları kendisinde görmediğini, böyle olunca da çok üzerine düşmediğini anlatan Anıl, "Aslında ben de futbol oynamak istiyordum. Hep 'baban gibi olacak mısın?' sorusuyla karşılaşıyordum. Bu da bende bir baskı yapıyordu. 'Beni babamla kıyaslamayın. Babam bir tane, ben de bir tane olacağım' diyordum. Yetenekliydim ama sinemaya yöneldim, futbolla da ilgim kalmadı" diyor.Anıl, Yeditepe Üniversitesi Sinema-TV bölümünün ardından New York Film Academy'de Digital Film Making eğitimi almış. Kısa metrajlı filmler çekmiş. Sonrasında Bir İstanbul Masalı, Öyle Bir Geçer Zamanki'nin de aralarında olduğu dizilerde yönetmen asistanlığı yapmış. Yeteneği olmadığı için oyunculuğu hiçbir zaman istemediğini, hedefinin yönetmenlik olduğunu söylüyor: "Kişilerin hayatlarına odaklanmayı seviyorum. Senaryomu tamamlandığımda beyazperdeye aktarmak istiyorum. Şu an yakın çevreme kısa videolar çekip, internette paylaşıyorum. Aslında bir sonraki adımımın ne olacağını da bilmiyorum. İki kuru temizleme dükkanım var, İstanbul ve İzmir'de. Eşim Amerikalı, birkaç seneliğine oraya gitmem durumum da var."

Efsane kramponların marifetli çocukları 5

MERT AVCI

MÜZİK, FUTBOLU YENMİŞ

Baba eski futbolcu ve ligin başarılı kulübü Medipol Başakşehir'in teknik adamı Abdullah Avcı olunca tabii ki futbol Avcı ailesinin yaşamlarının ayrılmaz bir parçası. Mert de futbolla ilgilenmiş, Galatasaray'ın altyapısında bir süre oynamış. Ortaokulda ise müzikle uğraşmaya başlamış. Okul arkadaşlarıyla Mosquito (Sivrisinek) adını verdikleri bir müzik grubu kurmuş. Mosquito bugün 10 yaşında. Heyecanlılar çünkü ilk albümlerinin hazırlığı içindeler. Albümdeki İngilizce parçaların besteleri de kendilerine aitmiş. Mert, hayat planını müzik üzerine kurmuş. Alternatif rock yaptıkları için Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim- Tasarım Bölümü'nü okumayı tercih etmiş. Bugün 3. sınıfta.Mert müzik tutkusunu şöyle anlatıyor: "John Lennon, Jim Morrison, Kurt Cobain... Bu isimleri dinleyerek müziğe ilgi duydum, rock'ı sevdim. Grunge, punk rock yapıyoruz. Rock'ın daha serti diyebiliriz. Hakkını verdiğim, mutlu olduğum bir iş yapmak manevi olarak tatmin ediyor. Müzikle profesyonelce ilgilenmek, ilerlemek istiyorum. Tabii maddi karşılığı olursa da güzel olur. Ama sonrası ne olur bilemiyorum."Espri olarak dillendirdikleri İngiltere'nin ünlü Wembley Stadyumu'nda konser vermek, bugün grubun hayali olmuş; "Bu konser hayalimin son noktasıdır" diyor. Mert, çocukların neden babalarının izinden gitmedikleri sorusunu ise şöyle yanıtlıyor: "Babalarımız varlıklı insanlar olarak bu işe başlamadılar. Hayatlarındaki tek şey için savaştılar. Biz onlarınki gibi bir ortamın içine doğmadığımız için büyük bir hırsla karşı karşıya kalmıyoruz. Seçim yapmamız daha kolay oluyor. Aslında babalarımıza göre daha şanslıyız."

Efsane kramponların marifetli çocukları 6

ASYA GÜNEN

PİYANO ÇALIYOR, KISA FİLM ÇEKİYOR

İskender Günen'in kızı Asya, Notre Dame de Sion lisesi, 11. sınıf öğrencisi. Üniversite eğitimi için Lyon'a (Fransa) gidecek. Okulda tiyatro kolunda oynamış. Sekiz yıldır piyano çalıyor. Okulun sinema kulübü düşüncelerini değiştirmiş, sinemaya olan ilgisini keşfetmiş. Öğretmeni de kendisini cesaretlendirip, yönlendirmiş. Kulüp nedeniyle birçok kısa metrajlı filme imza atmış. Hatta İstanbul'u anlattıkları filmleri, İstanbul liseler arası yarışmasında birinciliğe layık görülmüş. Ödül almak Asya'ya, kendi deyimiyle tarif edilmez bir mutluluk yaşatmış. O nedenle, üniversitede sinema okumayı hedefliyor. Ama oyunculuk değil Asya'nın istediği; kamera arkası: "Film izlediğimde, kamera arkasını merak ediyorum. Bir şey ortaya çıkarmak beni daha mutlu ediyor. İleride film yaparsam, 'ödül alır mıyım'ı düşünüyor insan. Çeşitli spor branşları, dans, tiyatro... Hepsini yaptım ama devamı gelmedi. İnsan, yaptığıyla mutlu olmalı." Asya bugüne kadar stat da hiç maç izlememiş. (Sabah)

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin