A HABER GALERİ
Üvey Anne gerçek hikayesi ne, gerçek mi, nereden çekiliyor? ATV Üvey Anne dizisinin oyuncuları ve konusu...
ATV'nin yeni dizisi Üvey Anne daha yayınlanmadan adından söz ettirmeyi başardı. Senaryosunu Yasemin Kırbaş'ın kaleme aldığı dizi de Hazal Filiz Küçükköse, Kutsi, Aslı Tandoğan, Ezgi Şenler, Ayşegül Günay ve Hakan Eratik gibi oyuncuların rol alıyor. Hem konusuyla kendini sevdirecek hem de çekimleriyle sizi kendini hayran bırakacak dizinin detayları haberimizde...
Üvey Anne dizisi gerçek mi sorusunun cevabı merak ediliyor. Üvey Anne, alışılagelmiş yaz dizilerinin aksine dramatik tasarımı ile bir babanın çocuklarına olan bağlılığının duygu dolu hikayesini seyirciye sunacak. Peki Üvey Anne gerçek hikayesi ne, gerçek mi, nereden çekiliyor? İşte ATV Üvey Anne dizisinin oyuncuları ve konusu...
ÜVEY ANNE DİZİSİ GERÇEK BİR HİKAYE Mİ?
Yapımcılığını H. Hakan Eren'in üstlendiği ONN Medya imzalı "Üvey Anne"nin senaryosunu Yasemin Kırbaş'ın kaleme alıyor. Gerçek bir hikâyeden esinlenilen dizinin yönetmen koltuğunda Yasemin Türkmenli oturuyor. Dizinin müzikleri ise Eser Taşkıran imzası taşıyor.
Dokusu, taş evleri, unutulmaz gün batımı manzarası ve eşsiz doğa güzellikleri ile ekranda görsel şölen yaratacak olan Üvey Anne, alışılagelmiş yaz dizilerinin aksine dramatik tasarımı ile bir babanın çocuklarına olan bağlılığının duygu dolu hikâyesini ekranlara getirecek.
Dizinin oyuncu kadrosunda; Hazal Filiz Küçükköse, Kutsi, Aslı Tandoğan, Ezgi Şenler, Ayşegül Günay, Hakan Eratik, Emin Günenç, Ayşen İnci, Mihriban Er, İbrahim Şahin, Bengü Ergin, Nehir Gökdemir, Doruk Öztürk, Ali Yerlikaya, Ecenaz Üçer, Yasemin Nil Yılmaz, Ecenaz Üçer, Duygu Erokan, Göker Ersivri, Deniz Hiracan, Selinda Nur Keküllüoğlu gibi başarılı oyuncular ile çocuk oyuncu Emir Kaan Özkan yer alıyor.
1.Bölüm Özeti:
Gencer Seramik'in patronu olan Faruk Gencer, hasta olan eşi Efsun'u iyileştirmek için elinden geleni yapmış ancak tedaviden dönerken Bodrum'da onu kaybetmişti. Faruk biricik aşkı Efsun'u kaybettikten sonra çocuklarıyla birlikte İstanbul'daki malikânesine dönerken, onlarla birlikte gelen Serap'ın hasedinin kurbanı olacaklarından habersizdi.
Aslında Serap da önce gönülsüz gelmişti onlarla o eve. Asistanlığını yaptığı Faruk Gencer'in çocuklarına bakıcılık yapmak istemiyor fakat Muğla eşrafının önde gelen isimlerinden Piraye Beyzade'ye "hayır" diyemiyordu.
Çünkü Serap'ın annesi Mürvet, Piraye Hanımların beslemesiydi ve Serap onların desteğiyle okuyup Gencer Seramik'te Faruk Gencer'in sağ kolu olarak hep istediği çevrede yaşamaya başlamıştı. Serap'ın asıl amacı o çevreden soylu ve varlıklı biriyle yuva kurmaktı. Ancak şimdi Piraye Hanım, torunları Nisan, Naz ve Ömer'i eğitimli, güvenilir, sevgi dolu bir kadına emanet etmek istiyordu ve Serap bu iş için biçilmiş kaftandı.
Serap, Faruk'un malikânesine yerleştiğinde "neden" diye sordu. "Neden bunların hepsine sahip olmayım?" Ne de olsa Beyzadelerin konağında değil de müştemilatta doğduğu için hayat ona iki ev arasındaki yirmi metrelik mesafeyle büyük bir kazık atmış, o mesafeyi kapatmak için "iyi" görünmek zorunda kalan Serap, çok çabalamıştı.