Müslüm Gürses ölümünün 7'nci yılında anılıyor! İşte Müslüm Gürses'in hayatı
Türk müziğinin efsane sanatçılarında olan Müslüm Gürses ölümünün 7'nci yılında özlem ve saygıyla anılıyor. Arabesk müziğin 'Müslüm Babası' olarak bilinen Gürses, 3 Mart 2013 tarihinde kalp yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiş, ardından pek çok unutulmaz şarkı bıraktı. Eşi Muhterem Nur'a olan aşkıyla da hafızalara kazınan Müslüm Gürses, milyonlarca kişinin gönlünde taht kurdu. Ardından bıraktığı sayısız eseriyle hafızalara kazınan Müslüm Gürses'in hayat hikayesi acılarla dolu. Peki Müslüm Gürses kimdir? İşte Müslüm Gürses'in hayatı, sanat hayatı ve en iyi şarkıları...
Gerçek adı Müslüm Akbaş olan sanatçı, 7 Mayıs 1953'te Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinin Fıstıközü köyünde, tarım işçileri Mehmet ve Emine Akbaş çiftinin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Zeyno ve Ahmet adında iki kardeşi olan Gürses'in ailesi, ekonomik sıkıntılar nedeniyle kendisi 3 yaşındayken Adana'ya göç etti.
Müslüm Gürses, ilkokuldan sonra eğitime devam edemeyerek, bir süre ayakkabı tamircisi ve terzi olarak çalıştı. Babasının engellemesine rağmen, annesinin desteğiyle 1967'de henüz 14 yaşındayken Adana'da bir çay bahçesinde düzenlenen ses yarışmasına katılan sanatçı, birinci olarak dikkati çekti.
Sanatçı, yarışmadan sonra "Gürses" soyadını kullanırken, bir yandan da halk eğitim merkezinde müzik dersleri almaya başladı.
Kendisine yapılan teklifle kısa bir süre çay bahçesinde türkü söyleyen sanatçı, işlerin iyi gitmemesi sebebiyle terziliğe geri dönmek zorunda kaldı.
Gürses, müziğe başladığı ilk yıllarla ilgili yaptığı bir açıklamada, "İlkokulu bitirdim. Gerisi yok. Adana'da damda yatarken uzun hava okudum. Arkadaşım Halkevine gidiyordu. Ben de gittim. Derken Çukurova Radyosu'nda sanatçı oldum." ifadelerini kullanmıştı.
İLK PLAĞI "EMMİOĞLU/OVADA TAŞA BASMA" BÜYÜK BAŞARI YAKALADI
Adana'daki bir gazinoda assolist olarak sahne alan Sadık Altınmeşe'nin rahatsızlanmasının ardından onun yerine sahneye çıkan sanatçı, büyük bir ilgi gördü ve mikrofonu bir daha elinden bırakmadı.
Müslüm Gürses, bir yandan Adana'da çeşitli mekanlarda konserler verirken, 1967'den itibaren her cumartesi TRT - Çukurova Radyosunda, canlı olarak türküler söyledi.
İlk plağı "Emmioğlu/Ovada Taşa Basma" adlı 45'liği 1968'de çıkaran sanatçı, kariyer basamaklarında hızla yükselmeye başladı.
Sanatçı, 29 Mayıs 1969'da babası tarafından annesi öldürülünce büyük bir sarsıntı yaşadı. Bir iddiaya göre, aynı gün Gürses'in kız kardeşi Zeyno Akbaş'ı da öldüren babası, cezaevine girdi.
Hayatının bu noktasıyla ilgili hiçbir zaman konuşmak istemeyen ünlü sanatçı, annesinin vefatının ardından geldiği İstanbul'da, "Giyin Kuşan Selvi Boylum/Hayatımı Sen Mahvettin" ve "Gitme Gel Gel/Haram Aşk" adlı iki 45'lik plak doldurdu.