Her şey bir bacak uyuşmasıyla başlamıştı! Harun Akaröz'ün ardından dinmeyen acı
2024 yılında MS hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden oğlu Harun Akaröz'ün acısını hâlâ ilk günkü gibi yaşayan Safiye Soyman, anma töreninin ardından yapay zekâ ile hazırlanan duygusal bir video paylaştı. Sanatçının, "Keşke böyle sarılabilseydim" notuyla yayımladığı paylaşım takipçilerini duygulandırırken, yıllar önce oğlunun hastalığının nasıl başladığını anlattığı sözleri de yeniden gündem oldu.
Safiye Soyman, 2024 yılında 24 yıldır mücadele ettiği MS hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden oğlu Harun Akaröz'ü unutamıyor. Oğlunun vefatının ikinci yılında Bodrum Gündoğan Mezarlığı'nda düzenlenen anma programına katılan sanatçı, gözyaşları içinde evlat acısını anlattı.
"EVLAT ACISINI ALLAH KİMSEYE VERMESİN"
Kabir ziyareti sırasında duygularını paylaşan Soyman, "Hiç ölmedi gibi, hep burada yatıyor zaten. Sanki dün vefat etmiş gibi. Evlat acısını Allah kimseye vermesin. Yaz kış sürekli uğruyorum, hiç yalnız bırakmıyorum. Şarkılarımı söylerken bile içim ağlıyor." ifadelerini kullandı.
"KEŞKE BÖYLE SARILABİLSEYDİM SANA ANNEM"
Anma töreninin ardından sosyal medya hesabından yapay zekâ teknolojisiyle hazırlanan duygusal bir video yayımlayan Soyman, videoda oğluna sarıldığı anların canlandırıldığı görüntülere, "Ah benim canım oğlum... Keşke böyle sarılabilseydim sana annem. Benim aslan parçam, hep nazara geldin." notunu ekledi.
HER ŞEY BİR AYAK KARINCALANMASIYLA BAŞLAMIŞTI
Safiye Soyman'ın yıllar önce Anadolu Ajansına yaptığı açıklamalar da yeniden gündeme geldi. Sanatçı, oğlunun hastalığının ilk belirtilerini ayağındaki karıncalanma ve uyuşma ile fark ettiklerini anlatmıştı.
Soyman, "Oğlum bana 'Anne ayağımda karıncalanma var' dedi. Sonra ayakları birbirine dolanmaya başladı. İlk muayenelerde bir şey bulunamadı. Daha sonra MR çektirdik ve MS teşhisi konuldu." sözleriyle süreci anlatmıştı.
Teşhisin ardından yıllarca oğlunun tedavisi için mücadele ettiklerini belirten Soyman, tüm kazancını Harun Akaröz'ün sağlığı için harcadığını ifade etmişti. O dönem, "Bu hastalığı üzerimize bir gömlek gibi giydik. Oğlum nefes alıyor diye şükrediyordum." diyen sanatçı, umudunu hiçbir zaman kaybetmediğini de dile getirmişti.