Fatih Ürek'in ablası Selvi Ürek'ten vasiyet açıklaması: "Konuşulan servet gerçek değildi"
30 Ocak'ta hayatını kaybeden Fatih Ürek'in mirasına ilişkin yeni açıklamalar geldi. Ablası Selvi Ürek, kamuoyunda konuşulan yüksek servet iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek sanatçının borçlarını ve mal varlığını anlattı.
"Hadi Hadi" şarkısıyla geniş kitlelere ulaşan sanatçı Fatih Ürek, 15 Ekim 2025 tarihinde evinde geçirdiği kalp krizinin ardından hastaneye kaldırılmış, ilk müdahale sırasında yaklaşık 20 dakika duran kalbi yeniden çalıştırılmıştı. Aylar süren yoğun bakım tedavisinin ardından yaşam mücadelesini kaybeden 59 yaşındaki sanatçı, 30 Ocak'ta son yolculuğuna uğurlanmıştı.
Fatih Ürek'in vefatının ardından mirasıyla ilgili ortaya atılan iddialar yeniden gündeme gelirken, ablası Selvi Ürek konuyla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
"KONUŞULAN SERVET GERÇEĞİ YANSITMIYORDU"
Esra Ceyhan'ın YouTube programına konuk olan Selvi Ürek, yıllardır konuşulan yüksek servet rakamlarının doğru olmadığını söyledi.
Selvi Ürek, "Gerçek mal varlığı konuşulan rakamlardaki gibi değildi. Bir gazeteci arkadaşımız bunu televizyonda abartarak anlatmıştı. Kardeşimin şanı ve şöhreti için bunu yalanlamadım. Ama gerçek öyle değildi." ifadelerini kullandı.
"İKİ EVİ VAR, BORÇLARINI MAL VARLIĞIYLA ÖDEDİK"
Açıklamalarında Fatih Ürek'in mali durumuna da değinen Selvi Ürek, sanatçının kredi, kredi kartı ve avans borçlarının bulunduğunu belirtti.
Ürek, "İki evi var, ikisini de henüz satmadık. Kredi, kredi kartı ve avans borçları vardı. Biriktirdiği altın ve dövizle bu borçlar kapatıldı. Çalıştırdığı kişilerin sigorta primleri ile vergi borçları da ödendi. Şu an çok az bir borcu kaldı." dedi.
VASİLİK KARARI AİLE DOSTUNA VERİLDİ
Selvi Ürek, kardeşler arasında yanlış anlaşılma yaşanmaması için vasilik görevini aileye yakın bir iş insanına verdiklerini de açıkladı:
"Çok fazla takısı yoktu çünkü sürekli değiştiriyormuş. Biz kardeşleri olarak da onlara dokunmadık. Vasi olarak ise Fatih'in çok yakın, iş kadını olan bir aile dostunu tayin ettik. Kardeşlere laf gelmesin diye böyle bir karar aldık. Kardeşler arasında da vasilik konusunda tam anlamıyla güven oluşmamıştı. Bu nedenle Fatih'in çok sevdiği aile dostunu vasi olarak belirledik."