Türkiye'ye "görünmez" tehdit: Dijital abluka! Reklam pastasına "Batı" ambargosu
Türkiye, savaşların gölgesinde bu kez dijital bir abluka tehdidiyle karşı karşıya… Batılı dijital platformların reklam gelirlerini tekelleştirerek yerli ve milli medyayı ekonomik baskı altına aldığına dikkat çeken uzmanlar, algoritmalarla yönlendirilen dezenformasyonun milli güvenlik riski oluşturduğunu vurguluyor. Dijital sömürü düzenine karşı acil düzenleme çağrısı yapılıyor.
Türkiye'nin çevresi savaşlar ve dinmeyen gerilimlerle sarılıyken, sınırları kestirilemeyen daha sinsi bir tehdit hayatın her alanına sızıyor: Dijital abluka. Aile yapısından ekonomiye, kültürden milli güvenliğe kadar her koldan Türkiye'yi kuşatan batılı dijital platformlar, yerli ve milli medyanın reklam gelirlerine ambargo koyarak Türk televizyonlarını adım adım kapanmaya zorluyor.
Doğru haber alma hakkının batı güdümündeki algoritmaların eline geçmesi riskiyle karşı karşıya kalan Türkiye'de, dijital sömürü düzenine karşı uzmanlar uyarıyor.
REKLAM PASTASINDA BATI AMBARGOSU: EKONOMİK DARBE PLANI
Türk medyasının can damarı olan reklam gelirleri, devasa komisyon oranları ve batılı platformların tekelci yaklaşımlarıyla yurt dışına transfer ediliyor. Tehlikenin boyutuna dikkat çeken TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yayman, "Bir tavır almazsak, yeni bir mevzuat düzenlemezsek, maalesef yabancı medya, Türkiye'deki yerli medyayı tamamen yok edecek." ifadelerini kullandı.
Reklam pastasındaki adaletsizliğin yerel medyayı bitirme noktasına getirdiğini belirten Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "Artık dijital bir işgal altındayız. Özellikle yerel medya kuruluşlarının ciddi bir şekilde mağdur olduğunu görüyoruz. Çünkü artık dijital platformlar Türkiye'yi kuşatmış durumda." sözleri ile aktardı.
DİJİTAL SÖMÜRÜ DÜZENİ: DEĞER TÜRKİYE'NİN, KAZANÇ BATININ!
Türkiye'de üretilen verinin ve değerin yabancı platformlar aracılığıyla üçüncü ülkelere kaynak olarak aktarıldığı gerçeği, meselenin sadece ekonomik değil, bir egemenlik meselesi olduğunu ortaya koyuyor. Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, "Değer burada üretiliyor, veri burada üretiliyor, tüketici burada, reklam pastası burada ama pastadan aslan payını yabancı dijital platformlar alıyor. Dijital sömürüye varan bir adaletsizlik durumu ortaya çıkıyor. O nedenle bu konu aynı zamanda bir milli güvenlik meselesi." açıklamasında bulundu. 2014'te Türk medyasının %80 olan reklam payının 2024'te %26'ya gerilemesi, batılı devlerin %74'lük bir hakimiyet kurduğunu gösteriyor.
ALGORİTMA TUZAĞI VE DEZENFORMASYON SAVAŞLARI
Batılı mecraların Gezi Parkı olaylarından 15 Temmuz'a, 6 Şubat depremlerinden Gazze'deki katliama kadar her kritik olayda kendi çıkarları doğrultusunda içerik pompaladığı görülüyor. Kontrolsüz yayıncılığın tehlikesine değinen Prof. Dr. Ali Murat Kırık, "Kendi algoritmik bir şekilde, kendi işlerine gelen, çıkarları neyse ona yönelik içerikleri sunuyorlar ve ön plana çıkartıyorlar." ifadelerini kullandı.