Giresun'daki Göksu Deresi'nde büyüklü küçüklü dört gölden oluşan Mavigöl'ün de içinde bulunduğu Kuzalan Tabiat Parkı, sonbaharda ziyaretçilerine doğanın tüm renklerini görme fırsatı sunuyor.
Dereli ilçesinde 482 hektarlık alandaki şelaleleri, gölleri, akarsuları ve subasar ormanlarıyla dikkati çeken Kuzalan Tabiat Parkı'nın önemli kaynak değerleri arasında travertenler yer alıyor. Travertenler, kalkerli su kaynağından çıkarak bin 800 metrede 6 şelalede, 3 subasar ormanda ve 2 şimşir ormanında bulunuyor.
Değişik türlerde ağaçların bulunduğu parkın iç kısmında ayrı kaynaktan demirli ve kükürtlü mineral su da çıkıyor.
Orman, kaya ve akarsu-şelale ekosistem tiplerinin hakim olduğu park, doğal zenginliklerle ziyaretçilerine tabiatla iç içe olabilecekleri huzurlu bir ortam sunuyor. Yaklaşık 60 familyaya ait 129 bitki türüne ev sahipliği yapan parkta, 154 omurgalı hayvan türü barınıyor.
Kuzalan Tabiat Parkı'nın en dikkat çeken değeri Mavigöl ise Giresun-Şebinkarahisar yolu üzerindeki Göksu Deresi'nde yer alıyor.
Karadeniz'in tek sodalı deresi olan Göksu Deresi içinde, havzanın kayalık yapısına bağlı oluşan göller, karların erimesiyle hazirandan itibaren aralık ayına kadar turkuaza yakın bir renk alıyor.
Turistlerin, her mevsim ilgi çeken gölün etrafında daha keyifli ve güvenli vakit geçirmeleri amacıyla Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan çalışmalar devam ediyor.
Yaklaşık maliyeti 3 milyon lira olan proje kapsamında, seyir terasları, patika yollar, köprüler, otopark, kır lokantası ve mescit inşa edilecek. Çalışmanın ilk etabının bu ayın sonunda tamamlanması planlanıyor.
RENGARENK BİTKİ ÖRTÜSÜ
Kuzalan Tabiat Parkı'nda sonbahar dolayısıyla adeta renk cümbüşü yaşanıyor.
Parkın iç kısımlarına ilerlendiğinde bitki örtüsündeki kızıllık göllerle ve akarsularla bütünleşiyor.
Özellikle traverten bölgesindeki ağaçların büründüğü sarı, kırmızı, yeşil ve pembe tonları, görenleri hayran bırakıyor. Bitki örtüsünün oluşturduğu görsel şölen, fotoğraf tutkunlarının da ilgisini çekiyor.
Sarp arazideki vadide ağaçların arasında saklı kalan Mavigöl ise ziyaretçilerine seyrine doyumsuz manzara sunuyor.
"Mavigöl, insana huzur veren yerlerden biri"
Kuzulan Tabiat Parkı'nı gezen Mehmet Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mavigöl'ün çok farklı bir doğal güzelliğe sahip olduğunu söyledi.
Mavigöl'ün fotoğraflarını sosyal medyadaki paylaşımlarda gördüğünü anlatan Öztürk, "Karadeniz'de farklı bir oluşum. Sosyal medyada gördük ve ziyaret etmeye karar verdik.
Sonbaharla birlikte burada farklı bir ortam oluşmuş. Ağaçlardan yapraklar dökülüyor... Çevredeki ağaçların renkleri güzel bir görüntü oluşturuyor." dedi.
Tuğba Yıldırım ise Mavigöl'ün güzelliğine hayran kaldığını ifade ederek, "Büyüklü küçüklü göllerden mavi renkte akan su, üzerine düşmüş sonbahar yapraklarıyla güzel bir ortam var. Böyle güzellikleri her yerde bulmak zor, insana huzur veren yerlerden biri." diye konuştu.
Yüzde 65'i ormanlarla kaplı olan, bünyesinde Abant, Gölcük ve Yedigöller gibi doğa harikası alanları barındıran "tabiatın kalbi" Bolu, yerli ve yabancı tatilcilerin yoğun ilgi gösterdiği mekanlar arasında yer aldı.
Ankara ve İstanbul gibi iki metropol kent arasında yer alan ve kolay ulaşım sağlanan Bolu, dört mevsim ayrı güzelliğe bürünen Gölcük ve Abant tabiat parkları ve Yedigöller Milli Parkı ile yerli ve yabancı ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.
Sonbaharda renk cümbüşünün yaşandığı doğa harikası alanları, 9 ayda yaklaşık 1 milyon 250 bin kişi ziyaret etti. Abant ve Gölcük tabiat parkları ile Yedigöller Milli Parkı, özellikle sonbaharda, yeşil ve sarının bütün tonlarının harmanlandığı doğasıyla farklı bir tatil geçirmek isteyenlere alternatif sunuyor.
Tabiat parklarını ve milli parkı ziyaret edenler, yaban hayatının da içerisinde bulunduğu bölgede otellerde, kamp alanlarında ya da karavanlarda konaklama imkanı buluyor.
"Orman denizi" olarak adlandırılan Yedigöller bölgesi, yurt içinden ve dışından gelen fotoğraf tutkunlarının da gözde mekanı oluyor. Fotoğrafçılar, bölgede güzel fotoğraflar çekebilmek için uzun süre çalışma yapıyor.
"DOĞAL ALANLARI ZİYARET EDENLERİN SAYISI HER YIL ARTIYOR"
Bolu Valisi Aydın Baruş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentin dört mevsim barındırdığı ayrı güzellikle hem Türkiye'de hem de dünyada bilindiğini söyledi.
Doğal alanları ziyaret edenlerin sayısının her yıl arttığını aktaran Baruş, "2017'de Gölcük, Abant ve Yedigöller'e 1 milyon 250 bin kayıtlı ziyaretçi aldık. Bu yılın 9 ayı itibarıyla da 1 milyon 150 bin civarındayız. Bu rakamın yıl sonuna kadar 1,5 milyonu geçeceğini düşünüyoruz." diye konuştu.
Gideros Koyu
Cide ilçesinde kestane, meşe, kayın, şimşir ve çam ağaçlarıyla çevrili, geçmişte kaçakçıların ve korsanların saklanmak için kullandığı Gideros Koyu, mavi ve yeşil tonlarıyla ziyaretçilerini bekliyor.
İlçe merkezine 11 kilometre uzaklıktaki koy, birinci derece doğal, ikinci derece tarihi sit alanı olarak korunuyor. Geçmişte kaçakçılar ve korsanların, milli mücadele döneminde de cephanelerin saklandığı koy, yaban ördeklerinin yanı sıra kestane, meşe, kayın, şimşir ve çam ağaçlarının yeşil tonlarıyla göz kamaştırıyor.
Adını Cenevizliler'den alan koyda balık lokantası ve pansiyonlar bulunuyor. Özellikle yaz döneminde turistlerin akınına uğruyor.
Sümela Manastırı, Trabzon
Trabzon'nun Maçka ilçesi, Altındere köyü sınırları içerisinde yer alır. Deniz seviyesinden 1.150 m yükseklikteki eski Yunan Ortodoks manastır ve kilise kompleksinin tam adıPanagia Sumela veya Theotokos Sumeladır.
Karadeniz Rumları arasında anlatılan bir efsaneye göre Atinalı Barnabas ile Sophronios adlı iki keşiş aynı rüyayı görmüşler; rüyalarında, İsa'nın öğrencilerinden Aziz Luka'ın yaptığı üç Panagia ikonundan, Meryem'in bebek İsa'yı kollarında tuttuğu ikonun bulunduğu yer olarak Sümela'nın yerini görmüşler. Bunun üzerine birbirlerinden habersiz olarak deniz yoluyla Trabzon'a gelmiş, orada karşılaşıp gördükleri rüyaları birbirlerine anlatmış ve ilk kilisenin temelini atmışlardır.
İshak Paşa Sarayı,Ağrı
Doğubeyazıt İlçesi'nin 5 km. doğusunda, bir dağın yamacındaki tepe üzerine kurulan Saray, Osmanlı İmparatorluğu'nun Lale Devrindeki son büyük anıt yapısıdır.
18. yy. Osmanlı mimarisinin en belirgin ve seçkin örneklerinden olduğu kadar, sanat tarihi yönünden de değeri büyüktür. Sarayın Harem Dairesi Takkapı kitabesine göre yapılış tarihi 1784'tür.
Pokut Yaylası, Çamlıhemşin, Rize
Pokut, Çamlıhemşin in üstünde, 2100 metre yükseklikte Hemşin yaylasıdır. Palovit ana vadisine bakıyor.. Geniş çam ormanlarıyla kuşatılmış Pokut, doğa yürüyüşçülerin ve fotoğraf severlerin vazgeçemedikleri bir yerdir. Pokut'un evleri yüz-yüzelli yıllık geçmişe sahip.
Yontma taşlardan ocak kısmı ve onun üzerindeki ahşap yapısı ve çatısını örten sacları, ile insana güven duygusu veren bu evler 2-3 odası, mutfağı ve maran denilen yiyecek ambarından oluşuyor. Özgün mimariye sahip bu evler Pokut un güzelliğine güzellik katıyorlar.
NEMRUT DAĞI, KAHTA, ADIYAMAN
Dünyanın sekizinci harikası Nemrut, Yüksekliği on metreyi bulan büyüleyici heykelleri, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle, UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer almaktadır.
Nemrut Dağı, üzerinde barındırdığı dev heykellerin ve anıt mezarın yanı sıra, dünyanın en muhteşem gün doğumu ve gün batımını seyredilebildiği yer olmasıyla da ilgi çekmektedir. Her yıl binlerce insan gün doğumu ve gün batımını seyretmek için Nemrut Dağına gelmektedir.
Karagöl, Artvin
Artvin ili sınırları içinde yer alan Karagöl 368 ha. alana sahip olup, 14.08.2002 tarihinde Bakanlar Kurulu'nca Tabiat parkı olarak ilan edilmiştir.
Karagöl, bir heyelan gölüdür ve 19.yüzyıl başlarında, bugünkü "Klaskur (Aralık) Yaylası"nın yakınlarındaki bir tepenin heyelan sonucu Klaskur (Aralık) Deresi'nin önünü kapatmasıyla oluşmuştur.
Aralık köyü'nde tarihi eski taşköprü bulunmaktadır. Aralık, Atanoğlu ve Karşıköy köyleri sınırları içerisindeki gölü kuş bakışı gören ve yaz aylarında kullanılan Heba ve Aralık-Atanoğlu Yaylaları yer almaktadır. Göl, erozyon nedeniyle dolma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Pamukkale, Denizli
Pamukkale çevresindeki sıcak termal suların kaynağı bölgedeki fay hatları ve jeolojik olaylardır. Bölgede 35-100 derece aralığında sıcaklıklara sahip 17 adet sıcak su alanı yer almaktadır. Pamukkale kaynağı çok eski çağlardan hatta antik devirlerden beri kullanılmaktadır. Kaynaktan çıkan termal su 320 metre civarındaki bir mesafeyi kat ederek traverten başına gelir. Buradan da traverten katmanlarına dökülerek 240-300 metre kadar yol kat etmektedir.
Buradaki kat kat görünümü oluşturan kimyasal tepkimeler dizisinde çökelen kalsiyum karbonat başlangıçta jel halinde bir yapıdadır. Zamanla sertleşen bu jelimsi yapı, traverten halini almakta ve pek çok turistin ilgisini çekmektedir.
Kümbet Yaylası, Giresun
Kümbet Yaylası, Doğu Karadeniz bölgesinde, 1640 metre rakımlı yayla doğu karadenizin en meşhur ve turistik yaylalarındandır.
Giresun'un 52 km güneyinde Dereli ilçe sınırlarındadır. Dereli ilçesine kadar 30 km yol asfalt, Dereli-Kümbet Yaylası arası 22 km yeni asfalt yol olup, yaz aylarında dolmuşlarla gidilebilir. Kümbet yayla gezisi gidiş İkisu, dönüş Güdül üzerinden yapılırsa, çok güzel manzaralar görülebilir. Yine Şebinkarahisar yoluyla da Sivas ve İç anadolu'dan gidilebilir.
Yaylada alt yapı hizmetleri tamamlanmıştır.Turistik 5 yıldızlı Otel kompleksi, PTT acentesi, sağlık ocağı, bakkal, kasap, manav, et lokantası, fırın, kır kahvesi ve oto tamircisi hizmet vermektedir. Aymaç Tepesi, Şahİsmail Düzü, Melikli Obası, Şıh Obası Yavuzkemal gibi çok sayıda yayladan oluşan Kümbet Yaylaları kamp ve piknik alanı olarak rağbet görmektedir.