A HABER GALERİ
Türk tarihinin en kara günlerinden! Üzerinden çeyrek asır geçti yarası hala kapanmadı: 28 Şubat darbesi
Tarihe çalınana kara leke 28 Şubat darbesinin üzerinden 25 sene geçti... Türk siyasi tarihinin kara günü olan ve 'postmodern darbe' olarak geçen 28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulu bildirisinin üzerinden tam 25 sene geçti. Türkiye, kadınların dininin gereği başörtüsünü taktığı için okullara sokulmadığı, dini görevlerini yerine getirmek isteyen vatandaşların kamusal alandan silindiği ve 'bin yıl sürecek' ifadesi kullanan 28 Şubat darbesini atlattı. Fakat kara leke hafızalara kazındı. 28 Şubat ardında vesayetçilerin zulmüne uğrayan milyonlarca mağdur bıraktı. 28 Şubat'ta neler yaşandı?
28 Şubat 'postmodern' darbesinin esas hedefi bir milletin mayasında saklı öz kimliği olan İslam dini ve Müslümanlığı sonsuza kadar Anadolu topraklarından silmekti. Kara günlerde namaz kılıyor veya başörtüsü takıyor diye milyonlarca insanın hayatı kabusa çevrildi. Aynı zamanda Türkiye'nin siyasi tarihine kara bir leke çalan o acı dolu senelerin gözler önüne serdiği ibretlik fotoğraf, üzerinden bin sene geçse de hafızalardan silinmeyecektir. 28 Şubat'ta neler oldu?
REFAH PARTİSİ 1. PARTİ OLDU - 24 ARALIK - 1995
Kartel medyasının siyaset üzerinde kurduğu baskılara rağmen 1995 genel seçimlerinden Refah Partisi %21,38 oy oranıyla birinci parti olarak çıktı.
NECMETTİN ERBAKAN BAŞKBAKAN OLDU - 28 HAZİRAN - 1996
Aralıksız devam eden medya baskısının kızıştırdığı ortamda Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi hükümet kurmak için anlaştı. RE-FAH-YOL koalisyon hükümetinin başbakanı Necmettin Erbakan oldu.
NECMETTİN ERBAKAN'A SUÇ DUYURUSU - 16 OCAK
Başbakan Necmettin Erbakan'ın, kendi konutunda tarikat ve cemaat liderlerine verdiği yemekle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu.
ASKERLER OLAĞANÜSTÜ TOPLANDI - 22 OCAK
Yüksek rütbeli askerler Gölcük'te olağanüstü toplandı. 72 saatlik bir şûraya dönüşen toplantıda "TSK iç ve dış tehdide karşı ülkeyi korumakla görevlidir" denildi.
"DEMOKRASİYE BALANS AYARI" - 4 ŞUBAT
4 Şubat'ta Sincan halkı güne tank sesleriyle uyandı. Askerler 20 tank ve 15 zırhlı araçla Sincan'da geçiş yaptı. 21 Şubat'ta bu olayla ilgili beyanat veren Org. Çevik Bir "Demokrasiye balans ayarı yaptık" dedi. Bu söz dönemin fotoğrafını çekmesi bakımından zihinlerdeki yerini aldı.
28 ŞUBAT
Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından toplanan Milli Güvenlik Kurulu, 9 saatlik mesainin ardından tarihe 28 Şubat kararları olarak geçecek bildiriyi açıkladı.
2 MART
Başbakan Erbakan, MGK'da alınan 18 maddelik kararların altına imza atmayacağını söyledi. Erbakan bazı maddelerdeki ifadelerin gereğinden fazla sert ve kabul edilemez olduğu kanaatindeydi.
12 MART
MGK kararları doğrultusunda ilk olarak Ankara'da üç Kur'an kursu kapatıldı. Ardından yurt genelinde yüzlerce kurs kapatılarak Kur'an okumanın öğrenilmesine engel olundu.
4 NİSAN
Eski Türkiye fotoğrafında yaptığı çıkışlarıyla çalkantılı süreçlerin baş aktörlerinden birine dönüşen iş dünyasını temsil eden TÜSİAD'dan yapılan açıklamalar da üstü kapalı olarak hükümet ve seçilmişleri hedef alıyordu. 4 Nisan'da açıklama yapan dönemin TÜSİAD Başkanı Muharrem Kayhan, "MGK sivillerin boşluğunu doldurdu" sözleri, halkın sırf tercihlerinden dolayı içine sürüklendiği cendereyi ne denli kabullendiklerinin bir ifadesi olarak geçti kayıtlara.
16 NİSAN
Darbenin "fetva" makamında FETÖ vardı. Postmodern darbenin yaşandığı yıllarda kamuoyunda "Hocaefendi" diye bilinen Fetullah Gülen, Kanal D adlı televizyon kanalında Yalçın Doğan'a verdiği mülakatta darbeyi övdü. MGK'nın hükümeti devirmeye yönelik kararları için Gülen, "İslami usullere göre değerlendirildiğinde bu bir içtihattır" sözleriyle yetinmeyerek aynı konuşmada askerler için "Hata yapsalar bile bir sevap alırlar" dedi. Bu mülakattan iki gün sonra ise (18 Nisan 1997) en başta Hürriyet olmak üzere sürecin yanında yer alan gazetelerin manşetlerini Fetullah Gülen'in "Beceremediniz bırakın" çağrısı süsledi.
Asker ve medya cuntasının elbirliği yaparak ortaya çıkardığı kaos ortamında Fetullah Gülen'in açıklamaları "fetva" gibi değerlendiriliyordu. 29 Mart tarihinde kendi kurdurduğu Samanyolu TV'ye konuk olan Gülen ise, "Asker daha demokrat" sözleriyle darbeden yana olduğunu perçinledi. Bugün artık örgüt olduğu bilinen cemaatin yayın organı Zaman Gazetesi, 1 Temmuz 1997'de, REFAH-YOL hükümetinin devrilmesinden sonra Mesut Yılmaz başkanlığında kurulan 55. hükümeti "Hayırlı olsun" manşetiyle karşıladı.
22 MAYIS
Türkiye'nin yakın siyasi tarihine kara bir leke düşüren süreci Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş başlattı. O tarihte Anayasa Mahkemesi'ne giderek seçimden birinci çıkan Refah Partisi'nin kapatılması talebinde bulunan Savaş, başvurusunda "Türkiye iç savaşa sürükleniyor" gerekçesini ileri sürdü.
6 MİLYON KİŞİ FİŞLENDİ - 27 MAYIS
Olağanüstü şekilde toplanan Yüksek Askeri Şura kararıyla 161 subay ve astsubay terfi beklerken sebep gösterilmeden ordudan atıldı. Geçmişi sayısız başarı, derece ve takdirlerle dolu askerler, sırf namaz kıldıkları ya da eşleri başörtülü oldukları için özel hayatları deşifre edilerek 6 milyon kişi fişlendi.
11 HAZİRAN
11 Haziran'da hâkim ve savcılara Genelkurmay çatısı altında "irtica" konulu bir brifing verildi. Bir gün sonra da aynı brifing yine Genelkurmay'da medya patronlarına verildi.
18 HAZİRAN
Başbakan Necmettin Erbakan, istifa dilekçesini Cumhurbaşkanı'na sundu. Dönemin Cumhurbaşkanı Demirel, hükümet kurma görevini mecliste en çok sandalyeye sahip ikinci parti olan Doğru Yol Genel Başkanı Tansu Çiller yerine Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a verdi. Demirel'in sandıktan çıkan sonucu bir kenara bırakarak yaptığı bu hamle kamuoyu beklentisini ters köşeye düşürdüğü için uzun süre tartışma konusu oldu.
30 HAZİRAN
Tarihe postmodern darbe olarak geçen süreçte karargâhtan aldığı emirlerle hareket eden Mesut Yılmaz, 30 Haziran'da Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti ve Demokrat Türkiye Partisi bir araya gelerek ANASOL-D azınlık hükümetini kurdu. İmam Hatip Liseleri'ni bitirmek ve Kur'an öğrenme yaşını 14'e çekmek için 28 Şubatçıların talimatını yerine getiren Yılmaz, "Siyasi hayatıma mal olsa bile bu kanunu çıkaracağım" dedi. Sekiz yıllık kesintisiz eğitim yasası azınlık hükümetinin oylarıyla Meclis'ten geçti.