Müge Anlı'da aranan Müslüme Yağal'ın ölümünde yeni detaylar! 'Tek başına yaşaması mümkün değil'
Müge Anlı'da aranan Müslüme Yağal'ın ölümüyle ilgili yeni detaylar ortaya çıktı. Müslüme'nin vücudunda öldürücü travmatik lezyon görülmediği, cesedinin üzerinde larvalar oluştuğu belirtildi. 10 Kasım'ı 11 Kasım'a bağlayan gece, saatte 50 kilometre hızla esen rüzgar nedeniyle bölgede hissedilen sıcaklığın 11 dereceye düştüğü kaydedildi. Bu bilgileri değerlendiren Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilal, Müslüme'nin bu koşullarda dağda 10 gece geçirmesini bırakın, 1-2 gece bile yaşaması pek olası değildir. 24 saat içinde hayatını kaybeder" dedi.

Karaman'dan kış mevsimini geçirmek için 10 Kasım'da Gülnar ilçesi 175 metre rakımlı Yanışlı Mahallesi'ne gelen 7 çocuklu Yağal ailesinin 6'ncı çocuğu Müslüme, saat 17.00 sıralarında ortadan kayboldu. En son çadır kurdukları alanın yanında oynarken görülen Müslüme'yi bulamayan ailesinin yardım çağrısı üzerine bölgeye jandarma, itfaiye, AFAD, AKUT ve sağlık ekipleri sevk edildi. Arama çalışmalarının 10'uncu gününde Müslüme'den acı haber geldi.

Ailesinin çadır kurduğu noktaya 7 kilometre uzaklıktaki Karaağaç mevkisinde, çalılıkların arasında Müslüme'nin cansız bedeni bulundu. Müslüme'nin cesedi, Gülnar Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı, buradan da otopsi için Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Birimi'ne götürüldü. Burada yapılan otopsinin ardından Müslüme'nin cenazesi, memleketi Karaman'da toprağa verildi.

ANNE YAĞAL: NEDEN TUTUKLANDI, BİLMİYORUM
Müslüme'nin cesedinin bulunduğu gün jandarma ekipleri, annesi Selvi, babası Mehmet, dedesi Hasan Yağal, anneannesi, babaannesi, kardeşleri ve halasının da aralarında olduğu 9 yakınını gözaltına aldı. Anneanne Yağal, gece ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.

Şüpheli sıfatıyla gözaltında ve karakolda 3 gece geçiren şüpheliler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından 22 Kasım'da adliyeye sevk edildi. Müslüme'nin ölümünde 'şüpheli' sıfatıyla sevk işlemi yapılan dede Hasan Yağal, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı, 7 aile üyesi ise savcılıkça serbest bırakıldı.

Hasan Yağal'ın, küçük kızın bulunması için AKUT'a ait dronla yapılan arama çalışmalarını monitörden izleyerek, takip ettiği ortaya çıktı. Bu süreçte basın mensuplarına açıklama da yapan Hasan Yağal, "O günden beri sağ olsun devletimiz, tüm gücüyle arıyor ama yok. Çocuk çok hareketliydi, çok akıllıydı" demişti.





















