Para Dergisi, 15 Temmuz darbe girişimine iş dünyasının verdiği tepkiyi derledi. İşte o tepkiler...
Para Dergisi, 15 Temmuz darbe girişimine iş dünyasının verdiği tepkiyi derledi. İşte o tepkiler...
Türkiye'ye bir "darbe" vurulmaya çalışıldı. Ülkemiz bu darbeyi halkın cesareti, yöneticilerin kararlılığı ve vatandaşların sağduyusu ile savuşturdu. İş dünyası, en küçüğünden en büyüğüne bütün sivil toplum kuruluşları ile bu darbenin karşısında saf tuttu. İşte, iş dünyasının temsilcilerinin yorumları…
Kaynak: Para Dergisi
TÜRKİYE geçtiğimiz hafta sonu uçurumun eşiğinden döndü. Paralel devlet yapılanması FETÖ'cü teröristlerin darbe girişimi milletin direnişiyle bertaraf edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, kabine üyeleri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli duruşlarıyla FETÖ'cü darbe girişimcilerine geçit vermedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısıyla sokaklara dökülen vatandaşlar demokrasi destanı yazdı.
Darbe girişiminde duruşlarıyla, açıklamalarıyla destek olan önemli bir kesim de iş dünyası idi. Darbe girişiminin ilk saatlerinden itibaren iş dünyasından da açıklamalar peş peşe gelmeye başladı.
İş dünyasının çatı örgütü TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar birliği), TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi), MÜSİAD (Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği), İSO (İstanbul sanayi Odası), İTO (İstanbul Ticaret Odası) başta olmak üzere iş dünyasının tamamını temsil eden dernekler, sivil toplum kuruluşları ve işadamları darbe girişimini kınayıp, hükümete destek verdiler.
İTO Meclisi 16 Temmuz günü olağanüstü toplanarak darbe girişimini kınarken, İSO Meclisi de özel gündemle toplandı.
Ankara'daki bütün iş dünyası, sendika, esnaf odaları ve sivil toplum kuruluşları da TOBB önderliğinde, TBMM Başkanı Kahraman'ı Gazi Meclis'te ziyaret ederek milletin yanında olduklarını gösterdiler, birlik ve demokrasi mesajı verdiler.
Başkanlar yaptıkları açıklamalarda darbe girişiminde bulunan FETÖ'cü teröristleri şiddetle kınarken, daha güçlü bir Türkiye için var güçleriyle çalışacakları mesajını verdi. TİM ise 65 bin ihracatçı şirket aracılığıyla ihracat yaptıkları 150 ülkedeki müşterilerine mektup yazarak Türkiye ekonomisinin güçlü olduğunu, üretimde bir sorun olmadığını, ekonominin bütün kurumlarıyla güçlü bir şekilde faaliyetlerini sürdürdüğünü anlatıyor. Mektup aynı zamanda yabancı basın temsilciliklerine de ulaştırıldı. TİM, yedi maddelik yol haritasını da kamuoyu ile paylaştı.
Geçen hafta iş dünyasının örgütleri ortak deklarasyonlara ve bildirilere de imza attılar. İlk hamle MÜSİAD önderliğinde İstanbul'daki iş dünyası örgütlerinden geldi.
TİM, İTO, İSO, DEİK, TÜRSAB, ASKON, DTO ve TÜMSİAD'ın da içinde bulunduğu 12 meslek örgütü ortak bildiri yayınladı. Bildiride özetle, darbe girişimcileri lanetlendi, millet iradesinden başka bir iradenin tanınmadığı vurgulandı.
İkinci hareket de TOBB'a bağlı 360 oda ve borsa başkanından geldi. Rifat Hisarcıklıoğlu Ankara'daki oda ve borsa başkanları ile kameraların karşısına geçerken 360 oda ve borsa başkanı da ortak açıklamayı aynı anda yayınladı. Ortak açıklamada darbe girişimi lanetlendi ve milletin yanında oldukları mesajı verildi.
TİM önderliğinde 60 ihracatçı birliği başkanı da İstanbul'da ortak bir deklarasyon yayınladılar. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası da ildeki bütün meslek örgütü ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak açıklama yaptı.
Türkiye'nin en güçlü sektörlerinden biri olan hazırgiyim ve tekstili temsil eden bütün dernekler de ortak açıklamayla darbeye karşı duruş sergilediler.
TÜSİAD (Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği) başta olmak üzere, Koç Holding, Sabancı Holding, Yıldız Holding ve Doğuş Holding gibi Türkiye'nin önde gelen büyük şirketleri de darbe girişimini nefretle kınadıklarını açıkladı. İnşaattan perakendeye hemen her sektörden firmalar gazetelere ilanlar vererek ya da internet sitelerine açıklamalar koyarak Türk milletinin yanında olduklarını duyurdular. Telekom firmaları Türk Telekom, Turkcell, Vodafone ve Avea kınama mesajlarının yanı sıra, ücretsiz konuşma, SMS ve internet fırsatı sunarak desteklerini ortaya koydular.
İşte, iş dünyasının darbeye ilişkin görüşleri…
Rifat HİSARCIKLIOĞLU / Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı
"Daha fazla çalışma ve üretme zamanı"
Başta Sayın Cumhurbaşkanımız, Meclis Başkanımız, Başbakanımız ve Meclisteki tüm siyasi partilerimizi, cunta heveslileri karşısındaki dik duruşlarından dolayı yürekten kutluyoruz. Gözü dönmüş darbecilerin saldırılarına büyük bir sebatla direnen, böylece Gazi unvanını bir kez daha hatırlatan Meclisimizle gurur duyuyoruz. Bu darbe girişimi karşısında direnen, tavır sergileyen herkese, başta kahraman emniyet görevlilerimize ve TSK'nın şerefli mensuplarına, gönül dolusu teşekkür ediyoruz. Onlara minnettarız. Ama en çok darbecilerin silahları karşısında kahramanca direnen milletimizin azim ve cesaretiyle kıvanç duyuyoruz. Bizler, gücünü sandıktan, yetkiyi milletten almayan bir idareyi kesinlikle istemiyoruz. Ülkemiz için demokrasi dışında bir seçenek de görmüyoruz. Ordu içinde örgütlenmiş bu terörist çetenin bir bir ortaya çıkartılmasını ve adalet önünde hesap vermesini bekliyoruz. Şimdi çok daha güçlü, birbirimize daha fazla sarılmak, birbirimizi daha fazla sevmek zorundayız. Çünkü bizi biz yapan, bizi ayakta tutan, bizi millet yapan unsur budur. Ülkeyi kaosa sürüklemek isteyenlerin tuzağına düşmeyeceğiz. İş dünyası olarak daha fazla çalışma, üretme, istihdam sağlama zamanıdır. TOBB ve 365 oda borsa olarak demokrasiden, milletten ve devletten yana olmaya devam edeceğiz. Halkın iradesi dışında hiçbir iradeyi tanımayacağız, demokrasiden vazgeçmeyeceğiz. Devletimiz ve ülkemiz var oldukça biz de varız. Demokrasi varsa hepimiz varız. Allah, ülkemize ve milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın.
Mehmet BÜYÜKEKŞİ / Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı
"Gelecek için daha umutluyuz"
65 bin ihracatçı olarak bizler milletin iradesinden başka bir irade tanımıyoruz. Anti-demokratik her türlü girişimin karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz. Cunta heveslilerini lanetliyoruz. Demokrasinin bekçileri olan milletimizle gurur duyuyoruz. Milletimizin sağladığı birlik ve beraberlik kendisini ekonomide de, ihracatta da gösterecektir. İş dünyası ileriye bakarak yoluna sağlam adımlarla devam edecektir. İhracatçılarımız yurtdışındaki alıcılarına siparişlerini hiçbir şey olmamış gibi zamanında teslim edecektir. Geçen haftaya göre ihracatımız ilk üç günde yüzde 33 artış göstermiştir. Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri olarak kendimize yedi maddelik bir yol haritası belirledik. 16 Temmuz'da Panama ve Guatemala'ya ticaret heyetimizi gönderilmiştir. Yakın zamanda açmayı planladığımız Türk Ticaret Merkezleri ile ilgili çalışmalara ara vermeden devam edilecektir. İhracatçı Birliklerimiz aracılığıyla 65 bin ihracatçımıza örnek bir mektup gönderildi. İhracatçılarımız bu mektupları yurtdışındaki alıcılarına iletmeye başladı. Bu mektupta, Türkiye ekonomisinin tüm kurumlarıyla her zamanki gibi hatta daha etkili bir şekilde çalışmaya devam ettiği, ekonomimizde hiçbir şeyin 14 Temmuz'dan farklı olmadığı vurgulanıyor. Gelecekten daha umutluyuz. Artık tek yürek bir Türkiye'yiz.
Nail OLPAK / MÜSİAD Genel Başkanı
"İhanet çökertildi, milletimize teşekkürler"
Emirlerini milletimizin iradesinden değil, hain şebekelerden alan cuntacıların darbe girişimi olarak başlayıp TBMM'ni bombalamak ve masum vatandaşlara ateş açmak gibi korkunç terörist saldırılara dönüşen eylemleri, devletimizin ve milletimizin kahramanca direnişi ve başarılı operasyonlarla son buldu. Milli İrade karşıtı birçok girişime maruz kalmış ve direnmiş bir sivil toplum kuruluşu olan MÜSİAD olarak, bugün de cesur milletimizin ve milli iradeyi arkasına alan seçilmiş meşru hükümetin yanındadır. 15 Temmuz, yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın tarihine geçecek, Milli İrade Bayramı'dır. Bu süreçte, öncelikle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Binali Yıldırım ile hükümetimizin kararlığı halkımıza cesaret vermiştir. Yine, darbeye kalkışanlara bir ağızdan karşı çıkan parti liderleri ile STK'larımızın sağduyulu açıklamalarına ve basınımızın darbe karşıtı tutumuna teşekkür ediyoruz. Demokrasimize sahip çıkan necip milletimize, güvenlik güçlerimize, darbe girişimine destek vermeyen ordu mensuplarımıza tek tek teşekkür ediyoruz. Milli iradeyi korurken şehit düşen vatandaşlarımıza ve güvenlik görevlilerimize Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Askerle milleti karşı karşıya getirmek üzere bu ihanet tezgahını tasarlayan hainlerin tek tek temizlenmesini ve en ağır ve caydırıcı cezaları almasını bekliyoruz.
Canan Başaran SYMES / TÜSİAD Başkanı
"Darbe girişimine karşı ortak duruş çok değerli"
15 Temmuz Cuma akşamı, TÜSİAD olarak gelişmeleri yakından takip edip demokratik düzene sahip çıkmanın zorunluluğunu açık bir şekilde dile getirmiştik. Nitekim demokrasimize karşı gerçekleştirilen bu darbe girişimine karşı, siyasi partiler ve toplum kesimleri, hep bir arada ortak bir duruş sergiledi. Bu ortak duruş çok değerli. Sergilenen bu tutum demokratik standartların daha da yükseltilmesi ve hukukun üstünlüğünün perçinlenmesi için devam etmeli. Demokrasimize karşı yapılan müdahale girişimi sonrasında gerek hükümetimizin, gerekse Merkez Bankamız başta olmak üzere ekonomiden sorumlu denetleyici ve düzenleyici kurumlarımızın yaptığı girişimler ve aldıkları tedbirler ile piyasalara güven telkin edildi. Burada en önemlisi şeffaflığın ve öngörülebilirliğin sağlanmasıydı. Nitekim Başbakan Yardımcısı Sayın Şimşek ve Merkez Bankası Başkanımız Murat Çetinkaya'nın yabancı yatırımcılar ile yapmış olduğu toplantı bu doğrultuda önemli bir adım oldu. Bu çabaların karşılık bulmasını bekliyoruz. Gayet iyi biliyoruz ki, çeşitli olumsuzluklara rağmen Türkiye yatırım için bir cazibe merkezi olma potansiyelini koruyor, bu potansiyeli güçlendirmek için gerekli reformlar belli ve bu reformların süratle hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu konuda iş dünyası olarak üzerimize düşeni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz.
İbrahim ÇAĞLAR / İstanbul Ticaret Odası Başkanı
"İlk dakikalardan itibaren karşı duruşumuzu gösterdik"
Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir. Türkiye demokrasisi büyük bir demokrasidir. Türkiye'yi seçilmiş bir hükümet yönetmektedir ve hiç kimsenin gücü seçilmiş bu hükümeti görevden almaya yetmeyecektir. Ülkeye, vatana sahip çıkma vaktidir. Ülkeye ve vatana ihanet edenler mutlaka hesap verecektir. İş alemi olarak hükümetimizin yanındayız. Cumartesi günü İTO Meclisi olağanüstü toplanarak tavrını gösterdi. Darbe girişimi haberleri ortaya çıktığı gece, birliğimiz ve Oda/Borsa camiası olarak tepkimizi ilk anda ortaya koyduk. Bu hain kalkışmanın başarısızlığa uğraması, Türk Milleti'nin birlikte duruşu, kararlı tutumu ve demokrasiye sahip çıkma iradesi ile mümkün olmuştur. Ülkemizin bütün kurumlarının, siyasi partilerimizin, sivil toplumun, basın kuruluşlarımızın, demokrasiyi sahiplenmiş olmasından herkes büyük bir mutluluk duymalıdır. Demokrasi düşmanlarına karşı iktidarı ve muhalefetiyle siyasi partilerimizin ve siyasetçilerimizin gösterdiği birlik, beraberlik ve kararlı duruş, en büyük takdiri hak etmektedir. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız, Meclis Başkanımız, Başbakanımız ve Meclisteki tüm siyasi partilerimizi, cunta heveslileri karşısındaki dik duruşlarından dolayı yürekten kutluyoruz.
Erdal BAHÇIVAN / İstanbul Sanayi Odası Başkanı
"Alacakaranlıktan umuda…"
Türkiye'yi onlarca yıl geriye götürecek darbe girişimde bulunanları millet affetmeyecektir. Darbe gibi, hukuk ve demokrasi dışı her türlü arayış bizleri ancak kaosa sürükleyecektir. Türkiye'nin kalkınması ve ekonominin gelişmesi için en iyi yol demokrasi yoludur. Kurt dumanlı havayı sever, provokasyonlara açık bir süreçteyiz. Atılacak her adım sağduyu ve akıl çerçevesinde olmalıdır. Milletimizin göz bebeği TSK'ya duyulan güveni yıpratacak her türlü söz ve davranıştan sakınmalıyız. Hep birlikte el ele sergilediğimiz birlik, beraberlik ve dayanışma bugün olduğu gibi bundan sonra da mutlaka devam etmelidir. Dünyaya demokrasi dersini veren Türkiye, bir üçüncü dünya ülkesi değildir. Demokrasisiyle, güçlü ekonomisiyle, köklü değerleriyle, istikrarlı kurumsal yapısıyla hem dünyada hem de bölgesinde önemli bir ülkedir.15 Temmuz gecesinin alacakaranlığından yarınlar için umut çıktı. İnsanlarımız canı pahasına eşsiz bir vatanseverlik örneği gösterdi. Demokratik sistemi işler halde tutma konusunda halkımızın sergilediği takdire şayan çaba, bütün dünyanın örnek alacağı bir ders niteliğindedir. Dünyaya bu demokrasi dersini veren Türkiye bir üçüncü dünya ülkesi değildir. Demokrasisiyle, güçlü ekonomisiyle, köklü değerleriyle, istikrarlı kurumsal yapısıyla hem dünyada hem de bölgesinde önemli bir ülkedir.
Salih BEZCİ / ATO Yönetim Kurulu Başkanı
"Yeni Türkiye'de askeri müdahale dönemi artık kapanmalı"
Türkiye 15 Temmuz gecesi itibarıyla olağanüstü bir dönemden geçiyor. Fetulllahçı Terör Örgütü tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin Türkiye ekonomisine olumsuz etkileri oldu. Piyasalarda bir istikrarsızlık söz konusu. Darbe girişimi sonrasında TL ciddi bir değer kaybı yaşadı. Dolar ve faiz yükselişe geçti. Terör saldırıları ve Rusya krizi nedeniyle zaten sıkıntılı bir dönem yaşayan turizmde önemli kayıplar yaşanabilir. Askeri darbeler maalesef ülkeleri ekonomik açıdan geriye götürüyor. 1960, 1971 ve 1980'de yaşadığımız askeri darbelerde ekonomimiz hep geriye gitti. Kişi başına milli gelir ve büyüme geriledi. Başarısızlığa uğramış olması nedeniyle son darbe girişiminin ekonomiye negatif etkisinin sınırlı olacağını tahmin ediyorum. Yapısal reformlar ülkemizin ekonomisini darbelere ve şoklara karşı dayanıklı hale getirdi. Hükümet tarafından ilan edilen OHAL, kısa sürede barış ve huzur ortamına dönülmesini sağlayacaktır. Kamu düzeninin yeniden sağlanması sonrasında Türkiye ekonomisinin yaşadığı travmayı atlatacağına inanıyorum. Çünkü Türkiye yönünü ekonomik ve sosyal gelişmeye çevirmiş bir ülke. Travmanın kısa sürede atlatılması için kamu düzeninin hızla sağlanması, Türkiye'nin darbe girişimi nedeniyle zarar gören imajının düzeltilmesi, yatırım ikliminin iyileştirilmesi, ekonominin gündelik akışına döndürülmesi gerekiyor. Yeni Türkiye'de askeri müdahale dönemi artık kapanmalı ve demokrasimiz küresel standartlara ve olgunluğa kavuşturulmalı. Bir ülkede demokrasi güçlüyse ekonomi de güçlü olur.
Nurettin ÖZDEBİR / ASO Yönetim Kurulu Başkanı
"Alınan tedbirlerle darbe girişiminin ekonomiye etkisi sınırlı oldu"
Türk Silahlı Kuvvetleri emir komuta zinciri dışında gerçekleştirilmeye kalkışılan darbe girişimi Türk halkının demokrasiye sahip çıkmasıyla sonuçsuz kaldı. Türk halkı milletin iradesinden başka hiçbir iradeyi kabul etmediğini ve etmeyeceğini gösterdi. Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçecek bu darbe girişimini, paralel devlet yapılanmasına mensup ve yandaşı hainleri Türk milleti hiçbir zaman unutmayacak. Bu hainlerin devlet kurumlarından olduğu gibi, iş dünyası içinden de biran önce temizlenmesi en büyük temennimizdir. Söz konusu darbe girişimi, ekonomimizin temellerinin ne kadar sağlam olduğunu bize bir kez daha göstermiştir. Ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası'nın almış olduğu tedbirler sayesinde darbe girişiminin ekonomi üzerinde etkisi sınırlı olmuştur. Piyasalar hızla kendi dinamiklerine geri dönmüştür. OHAL kararının ekonomiyi negatif yönde etkilemesini beklemiyorum. Ülkemiz olağanüstü şartlardan geçiyor. Aksine, halkın kendisini emniyette hissetmesi açısından olumlu etki yapacağını düşünüyorum. Türk insanını tanımayan yabancılar açısından bir sorun olabilir. Durumu, anlatmak gerekir. OHAL ile hükümet yürütmeyi ilgilendiren kısımlarda daha hızlı karar alma, gözaltı süreleriyle ilgili sorunu aşabilmek için Anayasa'nın verdiği yetki kullanılmak istiyor. Dünyanın Türkiye'nin aldığı bu kararı olağan karşılaması gerekir.
Müjdat KEÇECİ / Denizli Sanayi Odası Başkanı
"Dünyaya ayaktayız, üretiyoruz mesajı vermeliyiz"
Bugüne kadar yapılan darbeler, 'sanayinin köküne kibrit suyu döken operasyonlar, olaylar' oldu. Sanayiye, ekonomiye, ticarete zarar vermemiş hiçbir darbe yoktur. Sanayici olarak her zaman darbelere karşıyız. Türkiye bu kez de önemli bir tehlike atlattı ancak ihtilal teşebbüsünün ekonomiye hiç etkisinin olmadığını, reel sektörü etkilemediğini söylemek abesle iştigal olur. Cuma gecesi 23.00'ten itibaren, dünyaya entegre şirketlere, dünyanın her yerinden telefonlarla sağlıklı ve hayatta olup olmadığı soruldu. Tereddüt içinde olan dünyanın, şirketlerimize ve Türkiye'ye bakışı, maalesef bir anda 'ne ticaret yapılacak, ne de ziyaret yapılacak bir ülke' şeklinde oldu. Dünya hala bizi, ihtilal olmuş ülkenin sanayicileri olarak görüyor. Ticaret ve sanayide en önemli olan güvendir. Dünya nezdinde bu güven sarsıldı. Her şeyden önce topyekun bu sarmaldan kurtulmak için, siyasi iktidarın düşünmeden reel sektörü, sanayici ve ihracatçıyı ayakta tutmak için mutlak suretle düşündüğümüzden de fazla maddi destekleri gündeme alması lazım. Bizler de gerçekten hiçbir şey yokmuşçasına tüm dünyaya 'güvende olduğumuzu anlatmak' için elimize çantamızı alıp, dünyaya seyahatler yapmalıyız. 'Dünyaya ayaktayız, hayattayız, üretiyoruz. Sizin istediğinizi üretebilecek durumdayız' mesajı vermeliyiz.
Davut ÇETİN / Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı
"Bu ortamda ekonomiyi konuşmak ikinci plana düştü"
Darbe girişimi, Antalya ekonomisini bir miktar etkilemiş gibi görünüyor. Zaten bu yıl ciddi sıkıntılar yaşadık. Darbe girişimi başarısız olsa da Antalya'da etkileri hissedildi. Darbe girişimiyle uçuşlar iki gün ertelendi, İstanbul'dan uçuşlar Antalya'ya yönlendirildi. 4 bin kişi ağırladık. Bir kısmını THY karşıladı, diğerlerini ücretsiz olarak oteller karşıladı. Şu anda, normal tatili bitenler Antalya'dan dönüyor. Yeni rezervasyonlarda sıkıntı yaşanıyor. Rusya ile sıkıntı tam aşılıyordu, tarifeli uçuşlar koyulmuştu. Darbe girişimi sonrasında tarifeli uçuşlar durduruldu. Önümüzdeki günlerde tekrar açılır. Bu geçici bir durum, 10-15 gün sonra normale dönecektir. Artık bu ortamda ekonomiye konuşmak ikinci plana düştü. Çünkü demokrasi bizim en önemli unsurumuz. Türkiye'yi Türkiye yapan bir unsur. Merkez Bankası'nın ve ekonomi yönetiminin aldığı tedbirleri, Avrupa'nın ve dünyanın Türkiye'nin üzerindeki sis dağılmadan değerlendirebileceğini sanmıyorum. Önce sis dağılsın. Ondan sonra ekonomi düzelir. Türk özel sektörü de bunun için elinden geleni yapar. Türkiye ekonomisinde çok büyük sıkıntı olacağını düşünmüyorum ama Antalya ekonomisinin bir miktar sıkıntı yaşayacağını düşünüyorum.
İbrahim BURKAY / Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı
"Daha fazla ticaret daha fazla alışveriş zamanı"
Hastalıklı düşünce yapısı ile hükümetimizi ve devlet kademelerimizi ele geçirmeye yeltenen FETÖ'cü ihanet çetesinin kanun önünde hak ettikleri şekilde en ağır cezaya çarptırılacağına inanıyoruz. 81 ilde 81 anıt yapılmasını talep ettik. BTSO olarak Bursa'da Demokrasi Meydanı'nda bir demokrasi anıtı inşa edeceğiz. Üretimin ve ihracatın merkezi Bursa'da milletimizin kararlılığı ile birlikte, iş dünyası temsilcileri olarak taşıdığımız ortak inançla tüm hedeflerimize dünden daha emin adımlarla yürüyeceğiz. 'Bursa Büyürse Türkiye Büyür' inancıyla daha fazla çalışacağız, daha fazla yatırım yapacağız, daha fazla üreteceğiz ve ulusal kalkınma hedeflerimize liderlik etmeyi sürdüreceğiz. Buradan iş dünyamıza ve halkımıza da çağrıda bulunmak istiyorum: Güçlü bir ekonomi ve güçlü bir Türkiye için bugün daha fazla alışveriş ve daha fazla ticaret zamanıdır. Gelin bu ülkenin geleceğini karanlıklara sürüklemek isteyenlere karşı bu süreçten yine omuz omuza daha hızlı ve güçlü bir şekilde çıkalım. Tüm halkımızı kent ekonomimizin kalbi niteliğindeki Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgemiz başta olmak üzere, tüm alışveriş merkezlerimizde ve çarşılarımızda ticaretin katlanarak devam ettirmeye davet ediyorum.
Bülent KARAKUŞ / Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı
"Darbenin başarılı olmadığına şükrediyoruz"
Ekonomik göstergelerde şu anda önemli bir değişiklik yok. Gerek turizmde, gerekse dış yatırımların Türkiye'ye çekilmesinde ileriye dönük bir çekince olabileceğini, gerileme olabileceğini düşünüyorum. Ekonomiyle ilgili darbe teşebbüsünden önce özellikle komşu ülkelerle olan ilişkilerin iyileştirilmesi söz konusuydu, bunun devam edeceğinin sinyalleri vardı. Turizm sektörü toparlanma eğilimine girmişti. Dokuz günlük bayram tatili nedeniyle doluluklar yüzde 100 oranına ulaşmış ve bir umut belirmişti. Doluluk oranlarının bu kadar fazla olması önceki sıkıntıları gidermeye başlamıştı. Rusya ile ilişkilerin düzelmesi, 500 bin ile 1 milyon arası turistin geleceği düşüncesi hakim olmuştu. Şu an bazı ilişkiler kesintiye uğramış olabilir ancak ben çok fazla etkileneceğini düşünmüyorum. Komşularla ilişkilerin dost ülke olarak sürdürüleceğine, o ülkelerle ticaretin artarak devam edeceğine inanıyorum. Ancak şu bilinmeli, darbe teşebbüsü ne ekonomi ne demokrasi bırakıyor. Artık öyle bir durumdayız ki ekonomiyi birinci plana almamız bile söz konusu değil. Şu anda demokrasinin kurtulduğuna ve darbe teşebbüsünün başarılı olmadığına şükrediyoruz.
Bendevi PALANDÖKEN / TESK Genel Başkanı
"Borç yapılandırması esnafa büyük bir müjde olacak"
Darbe girişimi Cumhuriyete ve demokrasiye karşı işlenen bir suç. Ülkenin birliğini ve beraberliğini hedef alıyor. Ülkesine, milletine ve devletine sahip çıkan vatandaşların meydanlara korkusuzca çıkarak demokrasi nöbeti tutmaları ve demokrasiye sahip çıkmaları, bugün olduğu gibi geleceğimizin de en büyük teminatı olacak. Darbe girişimi halkı psikolojik olarak etkiledi. Böyle bir ortamda iş yapmak, ticaret ikinci planda kalıyor. Darbe girişiminin etkilerinin azaltılması için Hükümet gerekli adımları attı ve atıyor. Esnafın vergi ve prim borçlarına yeniden yapılandırma getirileceğini açıklayan Maliye Bakanı Naci Ağbal, bize yeni bir müjde verdi. Borç yapılandırması esnafa büyük bir müjde olacak. Hükümetin aldığı bu karar ekonomiyi canlandıracak. Vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarında peşin ödemede ekstra indirim yapılacak. Yaşanan darbe girişimi sonucu alınan OHAL kararı, ülkemiz ile vatandaşımızın güvenliği için önemli. OHAL piyasayı olumsuz etkilemez. Daha hızlı alınacak kararlar ile yapılacak düzenlemeler piyasalara güven verecek. Anayasa'nın vermiş olduğu bir hak olan üç aylık olağanüstü hal kararı başta halkımızın can ve mal güvenliği ve piyasaların istikrarı bakımından büyük önem taşıyor. Türkiye'de artık darbe döneminin kapandığını, ülkede bundan sonra büyümeyle ilgili gelişmelerin konuşulacağı toplumsal bir mutabakatın sağlanması gerekiyor.
Şemsi BAYRAKTAR / Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı
"Ülkemize yapılabilecek en büyük ihanet"
Üretim ve ülke kalkınması için çaba harcadığımız, elbirliğiyle terör belasıyla mücadele ettiğimiz bir dönemde hain bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık. Milli iradenin yine ve ancak millet tarafından değiştirilmesi dışında bir müdahaleyi asla kabul etmiyor, milletin iradesi dışında bir irade de tanımıyoruz. Gün milli iradeye ve demokrasimize sahip çıkma günüdür. Hiçbir darbe, hiçbir kalkışma asla meşru değildir ve hiçbir şekilde, hiçbir gerekçeyle savunulamaz. Her türlü darbe girişimi ülkemizin huzur içinde kalkınmasına, geleceğimize darbe vurmak demektir. Demokrasiye vurulacak her darbe, ülkemize yapılabilecek en büyük ihanettir. Biz de hain planın açığa çıkmasının hemen başından itibaren, 4.5 milyon üyemizle darbeye karşı durduk, demokrasiye ve milletin iradesine sahip çıktık. Bütün çiftçiler olarak yüce milletimiz önünde bir kez daha vurgulamak isteriz ki bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da tavrımız değişmeyecek. Canımız pahasına bu vatana, bu bayrağa ve demokrasiye sahip çıkacağız. 15 Temmuz tarihi bir yanıyla kara bir leke olarak tarihe geçmiştir. Ancak bu tarih, bir yanıyla da bundan böyle, demokrasi şehitlerinin ve milletin devletiyle bir ve tek vücut olarak kendi iradesine sahip çıktığı bir tarih olarak anılacaktır.
Mithat YENİGÜN / Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı
"Tek çözüm demokrasi ve sağduyu"
Türkiye Müteahhitler Birliği olarak, demokrasimize karşı gerçekleştirilen darbe girişimini şiddetle kınıyoruz. Demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçecek bu girişime, başta vatandaşlar olmak üzere, hükümet ve muhalefet partileri, sivil toplum örgütleri, tüm medya, polis ve askeri ile toplumun tüm kesimlerinin hep birlikte ortak tepki vermesini büyük bir takdirle karşılıyoruz. Türkiye'nin en kısa zamanda bu zor günlerden birlik ve beraberlik içinde, daha da güçlenerek çıkacağından hiç şüphe duymuyoruz. Tüm milletimizin refah ve huzur içerisinde yaşayacağı demokratik bir sistemin ülkemizde kalıcı olarak yerleşmesi hepimizin ortak hedefi olmalıdır. Tüm vatandaşlarımızın birlik, beraberlik ve sağduyu içerisinde Cumhuriyet'e, demokratik değerlere sahip çıkmaya devam edeceğine güvenimiz tam.
Aziz TORUN / Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği Başkanı
"Demokrasiye sahip çıkma zamanı"
GYODER olarak, demokrasimize ve anayasal düzene karşı girişilen her tür kanun dışı müdahaleyi şiddetle kınıyoruz. Halkın egemenliği dışında, demokratik düzene yapılan ve yapılacak olan hiçbir müdahale kabul edilemez. Ülkemizde refah ve huzurun kalıcı olması hepimizin ortak temennisidir. Bu sebeple, vazgeçilmez değerimiz olan demokrasimizi korumak adına gösterilen çabayı takdirle karşılamaktayız. Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm kurum ve kuruluşları gibi GYODER olarak hukukun üstünlüğü ve milletin egemenliğine olan inancımızla, ülkemizin demokratik geleceğinin daimi destekçisi olacağız. Benzer girişimlerin bir daha asla yaşanmaması dileğiyle, olaylarda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet ve yaralılara acil şifalar diliyor, ülkemize ve milletimize geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz.
Yavuz EROĞLU / Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı Başkanı
"Türkiye'nin geleceğini hain darbecilere bırakamazdık"
Geleceğin parlak Türkiye'sini kalkınmış, Atatürk'ün gösterdiği çağdaş medeniyetler seviyesi hedefine ulaşmış, ekonomisi güçlü, insanları huzurlu bir ülke olarak görmeyi canı gönülden istiyor ve bunun için canla başla çalışıyoruz. Bilimde, eğitimde başarılı, dolayısıyla ekonomisi ve sanayisi güçlü, caydırıcı barışçı ordusuyla insanlarını ve dostlarını mutlu eden bir güven ülkesi olacağız. Bu hedefimizi sekteye uğratmak isteyen darbecilere karşı "birlik ve beraberlik içinde" milletimizle meydanları doldurup, demokrasinin yanında olduk. Türkiye'nin geleceğini, milletin silahıyla milletini vuran, demokrasisinin sembolü meclisini bombalayanlara bırakamazdık. Milletçe bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız. Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifa dilerken, Türk Plastik Sanayicileri olarak, önce vatan şiarıyla, var olmayı bugün bir kez daha hak eden milletimizle bir bütünüz.
Yaşar DOĞAN / TÜMSİAD Genel Başkanı
"Üzerimize düşeni yapmaya hazırız"
Türkiye tarihi bir süreçten geçiyor, anti-demokratik girişimlerle sınandığımız kara bir geceyi geride bıraktık. Sayın Cumhurbaşkanımızın emrine tereddüt etmeksizin icabet ederek meydanlarda yer aldık. TÜMSİAD Yönetim Kurulu olarak yaptığımız olağanüstü toplantıda da tüm üyelerimizle birlikte bu kalkışmaya dur deme kararlılığımızı teyit ettik. Herkes şunu bilsin ki TÜMSİAD ve kardeş kuruluşları demokrasiye zarar vermeye çalışan her türlü girişimin karşısındadır. Bu süreçte dernek olarak milli iradenin yanında üzerimize düşen her türlü görevi yapmaya hazırız. Ülkemiz daha önce de birçok sınavdan alnının akıyla çıktı, bunu da geride bırakacağımıza inancımız tamdır. Bu kara gecede maalesef çok üzücü kayıplar da verdik. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralananlara da acil şifalar diliyoruz.
Çetin NUHOĞLU / Uluslararası Nakliyeciler Derneği Başkanı
"Büyük bir kaostan kurtulduk"
Ülkemiz ve Demokrasimiz başta Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın, hükümetimizin ve halkımızın demokrasiye olan inancı ile sahiplenilmiş, büyük bir kaostan kurtarılmıştır. Liderlik ve inancın önemi bir kez daha kendini göstermiştir. Demokrasi hiçbir şart altında askıya alınamaz. Buna neden olacak her türlü girişim halkımıza ve ülkemize ihanettir. Demokrasiye sahip çıkan milyonlar, tüm Türkiye'de Liderin yön göstermesi ile yollara dökülmüş ve demokrasi düşmanlarına hak ettikleri tokadı vurmuşlardır. Bu sürede maalesef demokrasi için birçok şehit verdik. Onlar bu kara günün meşalesi oldular, geleceğimizi aydınlattılar. Yüce Rabbim onları en yüksek makam ile ödüllendirecektir. Ülkemize, halkımıza ve demokrasimize büyük geçmiş olsun.
Tarkan KADOOĞLU / Türkonfed Başkanı
"Demokrasiye ve halkın iradesine inanıyoruz"
TÜRKONFED olarak demokrasiden yanayız ve demokrasinin tarafıyız. Bu nedenle, demokrasimize ve demokratik kurumlara herhangi bir müdahaleyi kabul etmiyoruz. Demokrasiden başka gidecek yolumuz ve geleceğimiz yoktur. Askeri darbeler, muhtıralar ve kalkışmalar öncelikle demokrasiye, cumhuriyetimize ve millet iradesine karşı girişimlerdir. Ülkemizde demokrasiye inanan tüm kesimlerin ve halkımızın sağduyulu bir şekilde aynı ortak payda etrafında birlikte olma görev ve sorumluluğu vardır. O ortak payda da demokrasidir. Demokrasi karşıtı herhangi bir girişimin, halkın sağduyusu, birlik ve beraberlik duygularının karşısında başarıya ulaşma şansı yoktur. Gün, siyasi partiler dâhil, toplumun her kesiminin tek bir yürekle dayanışma günüdür. Ülkemizin demokrasi çıtasını yükseltmek, toplumsal sorunlarımızı birlikte yaşama ve katılım kültürü ile çözebilmek için kurumsal ve zihniyet değişimi yolunda dernek olarak katkılarımız devam edecektir. Türkiye'nin geleceğine, refahına ve huzuruna zarar verecek her türlü demokrasi dışı girişimlerin karşısında olmaya devam edeceğiz."
Hikmet TANRIVERDİ / İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı
"Türk halkı bir bütündür"
Darbe ve darbe girişimlerinden ülkemiz hiçbir zaman kazançlı çıkmadı. Demokrasi tarihimizde kara bir leke olarak yerini alacak olan kalkışmayı şiddetle kınıyorum. Cumhuriyetimizin 90 yılı aşkın geçmişinde çeşitli darbelere ve darbe girişimlerine tanıklık ettik. Ancak ülkemiz bunlardan hiçbir zaman kazançlı çıkmadığı gibi her defasında çağdaş, demokratik ve refah toplumu hedefimiz ağır yara aldı. Bundan sonra bize düşen yeniden demokrasimize ve ülkemize sahip çıkma inancımızı ve kararlılığımızı daha yüksek sesle haykırmaktır. Çocuklarımızı daha müreffeh bir ülkede yaşatmak için daha çok çalışmamız gerekiyor. Herkes bilmelidir Türk halkı bir bütündür. Kimse bu bütünlüğü bozamaz. Bunun dışındaki beklenti ve girişimler asla başarıya ulaşamayacaktır. Darbe girişimine karşı demokrasi nöbeti tutan siyasi partilerimizin, medyamızın ve halkımızın kararlı duruşu bu yöndeki inancımızı çok daha güçlendirdi. Ben de Başbakanımız Binali Yıldırım gibi önümüzdeki yıllarda 15 Temmuz tarihinin "Demokrasi Bayramı" olarak kutlanacağını umuyorum. Elim olayda can veren şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.
Sami KARİYO / Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı
"Hayatı normalleştirmek için çalışacağız"
Hayatı normalleştirmek için mağazalarımızı açıp demokrasi ve yurttaşlık görevimizi yerine getireceğiz. 15 Temmuz Cuma gecesi özellikle İstanbul ve Ankara'da başlayan ve demokrasinin ifade ettiği anlamı özümseyemeyen dar bir grubun yürüttüğü eylemler sonucunda, ne yazık ki tüm yurttaşlarımızı derin üzüntüye sevk eden elim olaylar yaşandı. Öncelikle bu olaylarda yaşamını yitiren tüm güvenlik güçlerimize, sivil yurttaşlarımıza rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır, yararlılara acil şifalar diliyoruz. Ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti'nin demokrasi tarihine üzücü bir sayfa olarak eklenen bu olayın, halkımızın demokrasiye olan inancıyla ve devlet yöneticilerimizin yoğun çabasıyla aşılmış olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu olay, milletin devletiyle el ele vererek sonuçlandırdığı bir girişim olarak hatırlanacaktır. Bununla beraber, normalleşme sürecinin de artık hızla ilerlediğini, birçok yerde hayatın normal akışına geçmeye başladığını da gözlemliyoruz. Bu zor zamanda, hayatın normal akışına geçmesi için katkıda bulunmak, insanımızın yine korkmadan ve ürkmeden sokağa çıkmasını sağlamak zorunda olduğumuzu düşünüyoruz. Markalarımız, asayiş ve ulaşımın izin verdiği ölçüde her yerde mağazalarını açacaklar. Bu zor günde hayatın normal akışına katkıda bulunmak ve güzel ülkemizin tüm bu yaşananları hak etmediğini göstermeyi bir demokrasi ve yurttaşlık görevi olarak değerlendiriyoruz.
Şeref FAYAD / Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı
"Demokrasi düşmanlarına gerekli cevap verildi"
Bir avuç cuntacının kalkışmasını şiddetle kınıyoruz. Demokratik toplumlarda siyasal iktidarlar ancak seçimle gelir seçimle giderler. Temelleri Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından atılan demokratik düzene ve milli iradenin tecellisi ile şekillenen siyasal iktidara seçim dışında yapılan hiçbir müdahaleyi tasvip etmemiz mümkün değildir. Komşularımızla ilişkilerin yeniden düzeldiği, terör örgütlerine karşı büyük mücadelelerin verildiği bir dönemde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin içine yerleşmiş bir avuç cuntacının meşru iktidarı ve milletimizi hedef alan menfur kalkışmasını şiddetle kınıyoruz. Cumhurbaşkanımızın, hükümetimizin, iktidarı ve muhalefetiyle siyasal partilerimizin, medyamızın, halkımızın sergiledikleri dik duruş ve örnek dayanışma ile demokrasi düşmanlarına karşı en güzel cevabı verdiklerini düşünüyorum. Bu alçak darbe girişiminde can veren şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.
Hüseyin ÇETİN / Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği Başkanı
"Alçak kalkışmayı nefretle kınıyorum"
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün temellerini attığı demokrasimizi hedef alan alçak kalkışmayı şiddetle ve nefretle kınıyorum. Seçimle iş başına gelen meşru iktidarı hedef alan, TBMM başta olmak üzere devletimizin kurumlarını bombalayacak, sivil halkı katledecek kadar gözü dönmüş hainlere siyasal partilerimiz, medya ve halkımız tek yürek olarak en güzel cevabı vermişlerdir. Demokratik değerler söz konusu olduğunda gösterilen bu toplumsal dayanışma ruhu, ülkemizin aydınlık geleceğine dair umutlarımızı arttırdı. Demokrasi tarihimizde kara bir leke olarak yerini alacak bu menfur olayda can veren şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifa diliyoruz.
Orhan SABUNCU / Uludağ İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı
"Başarısız olmaya mahkumlar"
Türkiye Cumhuriyeti demokrasinin hakim olduğu bir devlet olmuştur. Milletimizin iradesini direkt olarak hedef alan bu darbeler ve girişimler başarısız olmaya mahkumdur. Yapılan bu kalkışmanın en önemli amacı ülkemizin birlik ve beraberliğini ortadan kaldırmaktır. İhracatçılar olarak böyle bir girişimi kesinlikle kabul etmiyoruz. Bizler her zaman demokrasinin yanındayız.
İsmail GÜLLE / İstanbul Tekstil ve Hammadde İhracatçıları Birliği Başkanı
"Müşterilere mektup gönderiyoruz"
Biz aslında çalışmalarımızı çok fazla kesintiye uğratmadık. Bu çerçevede çalışmalarımız aynen devam ediyor. İş dünyasında bir etkilenme yok. Herhangi bir sipariş iptali olmadı. Ama "Ne oluyor, ne bitiyor?" gibi sorular soruluyor. Şu anda dışarda Türkiye ile ilgili endişeler var. Bunu değiştirmeye çaba gösteriyoruz. O yüzden müşterilerimize İngilizce mektup yazarak TİM'in ortak metnini gönderiyoruz. En azından Türkiye'de normal hayatın devam ettiğini ve etkilenmediğini demokrasinin eskisinden daha güçlü olduğunu ve Türk halkının dünyaya örnek davranış sergilediğini belirtiyoruz.
Ali Ulvi ORHAN / OTİAD Başkanı
"Telefon diplomasisi yürütüyoruz"
Şu anda hem ortaklarımıza hem çalışanlarımıza moral aşılıyoruz. Bizim iş dünyası olarak hızla normalleşip ekonomiye odaklanmamız lazım. Daha fazla üretmemiz ve satmamız lazım. Gördüğüm kadarıyla biraz daha zaman alacak. Yabancıları ikna etmek için çaba göstermemiz lazım. Onların hemen çok hızlı bir şekilde Türkiye'ye geleceğini düşünmüyorum. Aksine bizim elimize çantaları alıp yurtdışına servis vermeye gidip iş hayatımızı idame ettirmek için mallarımızı satmamız lazım. Bu süreci en kısa sürede ve ayakta atlatmamız lazım. Atlatılacağına güvenim sonsuz. Bizim tekstil sektöründe komşu ülkelerden çok sık gelen müşteri grupları var. İran, Rusya ve Ortadoğu ülkelerinden çok sık gelip hem turizme katkıda bulunup hem ticaret yapıyorlardı. Bunların gelme sürecinde şu anda biraz duraklama var. Biz bunları ikna etmek için telefonla diplomasi yürütüyoruz. Tek tek arayıp Türkiye'de olayların normale döndüğünü korkacak bir şey olmadığını güvenlik sorunu olmadığını söylüyoruz. Buna rağmen gelemeyen müşterilere kendimiz gidip servis vermeye başlayacağız.
Rahmi ÇUHACI / TÜGİAD Başkanı
"Ekonomiye can verelim"
Acı ama gerçek, bir darbe girişimi oldu, canlarımızı kaybettik. Türkiye birlik ve beraberlik içinde darbecilere karşı koydu. Hiçbir kesimden destek alamayan darbeciler de kısa sürede enterne edildi. Ülkemize ve demokrasimize sahip çıktık. Bu darbe girişimi ekonomiye zarar vermesinin engellenmesi lazım. Zaten aylardır olumsuz bir gündem içinde boğulan iş dünyası, üstüne üstlük bir de darbe girişimi ile iyice sıkıntıya düştü. Böyle bir kriz ortamını fırsata çevirmeliyiz. Hükümetimizin derhal etkili önlemler alarak iş dünyasını rahatlatmasını bekliyoruz. Yapısal reformlar derhal yaşama geçirilmeli. Yatırım destekleri ile ilgili çalışmalar hızla ekonomiye yansımalı. Tüm bankalar reel kesime nitelikli finansman sağlamalı. MB istikrarı sağlamak ve piyasanın olumsuz etkilenmesini engellemek amacıyla attığı adımlar tarafımızca takdirle karşılanmıştır. Bu doğrultuda bankaların şubelerine vermiş oldukları talimatların dikkatlice takip edilerek ekonomimizin ve KOBİ'lerimizin yanlış uygulamalar sonucu telafi edilemeyecek zararlara uğramaları engellenmeli. Her türlü yatırım ve istihdam ortamı rahatlatılarak iş dünyasının nefes almasını sağlamamız lazım.
Ali Sami AYDIN / Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği Başkanı
"Demokrasi kazanmıştır"
Ülkemiz, halkımızın iradesiyle, keskin bir dönemeçten dönmüş ve her zaman olması gerektiği gibi demokrasi kazanmıştır. Bütün dünya bilmelidir ki; Türkiye'de demokrasiye müdahale dönemi çoktan kapanmıştır. Hiçbir şekilde arzu etmediğimiz bu karanlık günleri Allah bir daha milletimize yaşatmasın. Milletimiz, devletini ve kendini var ettiğine inandığı demokrasiyi, canı pahasına korumuş, bu kutsal mücadeleden, adeta devletini yeniden var ederek, başarıyla çıkmıştır. Devleti güçlü kılmak ve milleti ihya etmek, hiç durmadan duraklamadan devam etmelidir. Sanayiciler olarak bizim en temel vazifemiz, ülkemiz, milletimiz ve devletimiz için daha çok çalışmaktadır. Zaman, bütün gücümüzle çalışmak, üretmek, istihdam yaratmak, ihraç etmek zamanıdır. Bu gün bizim birinci vazifemiz, ülkemize duyduğumuz güven, bağlılık ve aşkla, bu yüce vatanın güçlenmesi için, demokrasimize her zamankinden daha fazla sahip çıkarak ve işlerimiz hakkıyla yerine getirerek, huzur içinde yatırımlarımıza devam etmektir. Türkiye'mizin kalkınması için her zamankinden daha büyük istekle, elimizden gelen gayreti en üst düzeyde sarf edeceğiz.
Murat AKYÜZ / İKMİB Başkanı
"Müdahale kabul edilemez"
Demokrasimize yapılan bu müdahale girişimi kesinlikle kabul edilemez. Halkımızın seçtiği hükümetimizi sonuna kadar destekliyoruz. Ülkemizi geriye götürecek, insanların demokratik haklarına müdahalede beis görmeyen her türlü yasa dışı girişime bireysel olarak tepki göstermemiz şart. Türk halkının ne kadar güçlü olduğunu tüm dünyaya bir kez daha göstermiş olduk. Ülke olarak bir daha böyle sınavlardan geçmemeyi diliyorum. Tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifa diliyorum.
Murat CANDAN / Karadenizli İşadamları Derneği Başkanı
"Yatırıma ve istihdama devam edeceğiz"
Yaşanılan hain darbe girişimi sonrası piyasalarda bir soru işareti yaşandı, ancak beklenen kötü senaryo gerçekleşmedi. Ekonomi yönetiminin aldığı kararlar bunda büyük etken oldu. Şimdi iş dünyası olarak bize görev düşüyor. Yatırıma ve istihdam yaratmaya devam edeceğiz. Haince planlanan fakat hükümetin ve halkın desteğiyle püskürtülen darbe girişimi ile adeta bir demokrasi destanı yazılmıştır. KAİAD olarak seçimle başa gelmiş hükümetin yanında olduğumuzu her platformda dile getirdik. Öncelikle ekonomimizin dimdik ayakta olduğunu piyasaların açılması ile birlikte gördük. TCMB, ekonomi yönetimi ile birlikte gerekli kararları aldı ve müdahaleyi yaptı. Ekonomik olarak herhangi bir olumsuz durum yaşanmadı. Yaşanan bu süreçte bizlere büyük görev düştüğünü belirtmek isterim. Nasıl ki siyasi istikrarın sürmesi için bir mücadele verildiyse, ekonomik istikrarın devam etmesi için de iş dünyasına büyük görev düşüyor. Türkiye ekonomisinin büyümeye geçtiği bu dönemde iş dünyası olarak "Yatırıma devam" diyoruz. Ülkemizin geleceğini inşa etmeye, istihdam yaratmaya, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi imajını yurtdışında tanıtmaya ve anlatmaya gururla devam edeceğiz.
İlker TABAK / Türkiye Bilişim Derneği Başkanı
"Hain oyunlar hedefine ulaşamamıştır"
15 Temmuz Cuma gecesi gerçekleştirilen darbe girişimi kabul edilemez. Ülkemizde kaos çıkarmak amacıyla darbe yanlıları tarafından demokrasimizi ve demokratik kurumlarımızı hedef alan yasadışı müdahaleler asla kabul edilemez. Halkın iradesiyle seçilmiş meşru hükümete ve tüm ulusumuza karşı yapılan bu darbe girişimini esefle kınıyoruz. Milli irademize karşı yapılan bu girişim, Milletimizin sağduyusuyla önlenmiş ve ülkemiz üzerinde oynanan hain oyunlar hedefine ulaşamamıştır. Gücünü milli irade ve demokrasiden almayan hiçbir girişimin başarıya ulaşma şansı olmadığı yaşadığımız bu acı olayla da bir kez daha kanıtlanmıştır. Derin bir üzüntü ile takip ettiğimiz olaylarda şehit olan güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına ve halkımıza başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Darbe girişiminde bulunan hainlerin en kısa zamanda adalet önüne çıkarılarak gerekli cezaları alacaklarına inancımız tamdır. Bugün tüm kesimler ve kurumlarla, demokrasimize ve milli irademize sahip çıkma günüdür.
Ömer KOÇ / Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı
"Omuz omuza bu günleri aşarız"
15 Temmuz 2016 akşam saatleri itibarıyla ülkemizin karşı karşıya kaldığı darbe girişimi demokratik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni, birlik ve bütünlüğümüzü hedef almıştır. Halkımız, devletimiz ve kolluk kuvvetlerimizin demokrasiye olan inancı galip gelmiş ve kabul edilemez darbe girişimi etkisiz hale getirilmiştir. Cumhuriyetimizin en temel yapıtaşı demokrasidir ve demokratik bir hukuk devleti çatısı altında bir arada yaşamak milletimizin geleceğinin en önemli garantisidir. Yaşanan bu olağanüstü sürecin hızla normale dönmesi için her zamankinden daha fazla sağduyu, birlik ve beraberliğe ihtiyacımız bulunmaktadır. Devletimiz ve halkımızla omuz omuza bu günleri de aşacağımıza olan yürekten inancımızı ifade ederken, olaylarda yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, ailelerine sabır, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Olağanüstü bir gelişme olan askeri darbe girişimi birçok ekonomik göstergeyi olumsuz olarak etkileyecektir. Bu göstergelerden en önemlisi şüphesiz piyasalarda var olan güven ortamıdır. Bu ortamın güvenliden güvensize dönmesi yeni yatırımları olumsuz etkileyeceği gibi sürmekte olan yatırımlarında yavaşlama olasılığını arttıracaktır. Ekonomik gelişmelerde psikolojik faktörün çok önemli olduğuna inanıyorum. Eğer alınan önlemler piyasalara güven verirse o zaman bu olumsuz havanın dağılma olasılığı vardır. Piyasalara psikolojik hava dışında güven verecek diğer önemli unsur mali piyasalarda oluşacak olan istikrardır. İstikrar aynı zamanda finans piyasalarının sektöre olan güvenini de arttıracak olmasından dolayı ekonomimizin tekrar yükselmeye başlaması sağlayabilir. Son olarak hukukun üstünlüğünün bizim tarafımızdan tüm dünyaya ispat edilmelidir. Var olan şartlarda kaygı taşımakta olan dış yatırımcılar istikrara bağlı olarak bu kaygılarından kurtulabilirler. Olağanüstü şartlar olağan gelişmemizi engellememeli.
Orhan AYDIN / OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı
"Rotamızı yerli ve milli üretime çevirmeliyiz"
Bu olay, eksiklerimizi görmemizi sağladı, milletimizi birbirine daha sıkı kenetledi, birlik ve beraberliğimizi artırdı. Her zaman söylediğimiz bir söz var: "Sanayileşme stratejik bir kavramdır. Ülkelerin gücü üretimdir." Üretiminiz ne kadar güçlü ve dünya markası şeklinde ihracatınız varsa, güçlüsünüz ve bağımsızsınız. Üretimi gerçekleştirecek enstrümanların temeli ise teknolojinin ve buna bağlı olarak tasarımın size ait olmasıdır. Bilgiyi ve teknolojiyi mutlaka üretime çevirmek gerekir. Kendi yaptığımız ürünleri önemsemezsek, yabancıların ürettiği ürünlerle kalkınmamızı sürdüremeyiz. Katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesinden başka çaremiz bulunmuyor. Üretimin nitelikli hale gelmesi ve marka çıkartmak için gelişmiş ekonomilerin yaptığı gibi davranmalıyız. Kendi üreticimizin önü açılmalı, onlara Ar-Ge ve inovasyon süreçlerinde sabır gösterilmeli ve destek sağlanmalı, uluslararası pazarlarda rekabet gücü geliştirilmelidir. 2023 hedefleri ve Yeni Türkiye yolunda, adalet ve liyakati öne çıkarmalı, eğitim kalitemizi artırmalıyız. Artık üç vardiya 24 saat çalışmamız gerekiyor. Rotamızı yerli ve milli üretime daha çok çevirmeliyiz. Yerli üretime destek, geleceğimize destektir.