A HABER GALERİ
İran’da Türk mirasını silme planı! Batı’nın Türk karşıtı projesi: Pehleviler
İran'da dış destekli gösteriler arttı. Pehlevi ailesi bugünlerde yeniden gündeme geldi. Peki İran'da 1925'te Türk Kaçarlar Hanedanı'nı İngilizlerin desteğiyle yıkan Pehlevi ailesi aslında kim? Bağları nereye uzanıyor? Bin yıllık Türk mirasını nasıl ülkeden silmeye çalıştılar? A Haber, hazırladığı analiz haberiyle Pehlevi ailesini mercek altına aldı.
Batı'nın 20. yüzyıldaki en etkili siyasi projelerinden birinin adı aslında Pehleviler. Öncesine bakıldığında İran, yaklaşık 1000 yıl boyunca Türk hanedanları tarafından yönetildi.
1040-1194 yılları arasında Selçuklular, 1256-1353 yılları arasında İlhanlılar, 1370-1507 yılları arasında Timuriler ve Akkoyunlular, 1501-1736 yılları arasında Safeviler, 1736-1796 yılları arasında Afşarlar ve 1796-1925 yılları arasında da Kaçarlar İran'a hükmetti.
BATININ TÜRK KARŞITI SİYASİ PROJESİ: PEHLEVİLER
1925'te iktidara gelen Pehleviler, İran'ı modernleştirme iddiasıyla yola çıktı. Ancak bu modernleşme aynı zamanda tarihsel bir yeniden yazımı da içeriyordu. 1925'te Rıza Han iktidarı ele geçirince ilk işi kendi soyadını Pehlevi olarak ilan etmek oldu.
Pehlevi, eski Farsça'da kahraman, asil anlamına gelen mitolojik bir terim. Yani İran'ın İslam öncesi Pers ihtişamını çağrıştırıyor. Bir aile adı değil, ideolojik bir kostüm.
İRAN'DA TÜRK MİRASINI NASIL SİLMEYE ÇALIŞTILAR?
Pehlevilerle birlikte artık İran, Pers ve Aryan bir ulus olarak tanımlanırken, bin yıla yakın süre boyunca ülkeyi yöneten Türk hanedanları tarihin dışına itildi.
Bu yaklaşım sadece bir tarih tartışması değil; bu, Türkiye'yi de içine alan daha geniş bir kimlik ve güç mücadelesinin başlangıcıydı.
O günden sonra İran'da Türk olmak zorlaştı. Türkçe yasaklandı, okullarda konuşulmadı, devlet dairelerinde susturuldu. Azerbaycan Türkleri, Kaşkaylar, Türkmenler kendi dillerini konuştuğu için fişlendi.
Tam o yıllarda Türkiye yeni kuruluyordu; dil devrimi, tarih tezi, milli bilinç... İran'daki Türkler Ankara'ya baktı, "Biz de Türküz" demeye başladı. Pehlevi rejimi için bu bir kabustu. Türkiye artık sadece bir komşu değil, bir uyanıştı.
TÜRKİYE RESMİ BELGELERDE TEHDİT İLAN EDİLDİ
Tahran şunu gördü: Eğer İran'daki Türkler Türkiye ile kültürel bağ kurarsa, eğer Azerbaycan Türkleri kendini ayrı bir halk olarak hissederse İran'ın merkez yapısı çöker. Bu yüzden Türkiye resmi belgelerde tehdit ilan edildi.
PEHLEVİ İLE TÜRK MİRASI TARİHİN DIŞINA İTİLDİ
1930'larda Türkiye ile İran arasında protokoller imzalandı, ziyaretler yapıldı, fotoğraflar çekildi. Ama perde arkasında Pehleviler İran'daki Türk kimliğini ezmeye devam etti.
Türkiye'ye yakın her fikir bölücülük sayıldı. Her Türkçe kitap, her Türkçe okul, her Türkçe gazete tehlike olarak görüldü.
Pehleviler İran'da 1925-1979 yılları arasında hüküm sürdü. İki Şah yönetti ve oğlu Muhammed Rıza Şah Pehlevi, 1979'da devrilmesinin ardından ülkeyi terk etti.
1980'de Mısır'da ölen Muhammed Rıza Şah'ın dört çocuğu var. Bunlardan ön plana çıkansa 1960 doğumlu Rıza Pehlevi. Bugünlerin sözde İran Veliahtı Pehlevi, Yahudi kökenli Yasemin Amini ile evlenerek dikkatleri üstüne çekmişti.
PEHLEVİLER TÜRKÇE'Yİ NEDEN YASAKLADI?
1979'da Pehleviler devrildi ama onların Türk korkusu devrilmedi. Bugün İran'da Türkçe hala ana dilde eğitimde değil. Türk kültürel etkinlikleri hala izleniyor. Türkiye hala etki ajanı gibi görülüyor. Devlet medyasında Türkler hala görünür değil. Bu, Pehlevi mirasının bugünkü hali. Çünkü gerçek değişmedi.
PEHLEVİLER TÜRKÇE'Yİ TEHLİKE OLARAK GÖRDÜ?
İran'daki Türkler, Türkiye'den Orta Asya'ya uzanan bir hat. Şayet bu hat güçlenirse İran'ın Fars merkezli düzeni sarsılır. O yüzden Tahran için Türk kimliği bir kültür değil, bir güvenlik meselesi.
Pehleviler Türkiye'ye düşmandı. Çünkü Türkiye, Türk kimliğinin yeniden doğuşuydu. Pehlevi ideolojisi ise Türk tarihinin silinmesi üzerine kuruldu. Bugün rejim değişti ama bu korku değişmedi.
Ve işte bu yüzden Türkiye ile İran arasındaki gerilim bir güncel kriz değil, yüzyıllık bir hesaplaşma.