A Haber
SON DAKİKA GÜNDEM EKONOMİ YAŞAM DÜNYA SPOR ÖZEL HABER VİDEO RESMİ İLAN CANLI YAYIN ULUSLAR LİGİ ULUSLAR LİGİ
-°C
CANLI YAYIN
A Haber
Zaman aralığı seçin
Haber türü seçin
Kategori seçin
CANLI YAYIN A Haber
  • Ahaber ULUSLAR LİGİ
    • SON DAKİKA
    • ÖZEL HABER
    • ANALİZ
    • PORTRE
    • YAZARLAR
    • GALERİ
    • GÜNDEM
    • YAŞAM
    • EKONOMİ
    • SPOR
    • DÜNYA
    • MAGAZİN
    • SAĞLIK
    • OTOMOBİL
    • TARİH
    • MEMURLAR
    • EĞİTİM
    • VİRAL
    • TEKNOLOJİ
    • DİN
    • RESMİ İLANLAR
    • ZİRAAT TÜRKİYE KUPASI
    • VİDEO
    • ÖZEL VİDEO
    • KLİPLER
    • TELEVİZYON
    • YAYIN AKIŞI
    • FREKANSLAR
    • VİDEO
    • ÖZEL VİDEO
    • KLİPLER
    • TELEVİZYON
    • YAYIN AKIŞI
    • FREKANSLAR
KÜNYE • ARŞİV • BİZE ULAŞIN • RSS • GİZLİLİK BİLDİRİMİ
En Yeniler Gündem Yaşam Dünya Ekonomi Magazin Spor Otomobil Teknoloji
Haberler Gündem Galerileri Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı

Giriş Tarihi: 21 Ekim 2016 12:51
PAYLAŞ
ABONE OL
YAZI
A Haber’i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!

Dün şehit olan Yüzbaşı Özgür Çevik'in Yeni Birlik gazetesi yazarı Abdullah Ağar'a anlattıklarını gözyaşlarıyla okuyacaksınız...

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 1

Dün şehit olan Yüzbaşı Özgür Çevik'in Yeni Birlik gazetesi yazarı Abdullah Ağar'a anlattıklarını gözyaşlarıyla okuyacaksınız...

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 2

Dağlıca'da tanışmıştık. O günden bu yana hep konuşur, hep dertleşirdik. Ve bugün Hisar Dağı'nda şehit düştü. Aşağıda yazılı olanlar, O'nun yaşadıklarından, anlattıklarından sadece küçük bir parçadır.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 3

Bizim için yapılan o mücadelede şehit düşen Mehmetçik Yüzbaşı'yı, bütün Mehmetçikleri ve mücadeleyi, ŞEHİT YÜZBAŞI ÖZGÜR ÇEVİK'in anlattıklarından okumanızı diliyorum. "Ruhun şad olsun" Ar'kardaş'ım, kardeşim, silah arkadaşım.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 4

Havadaki helikopterin teknisyeniyle silahçısı, bikisi namlularını dışarı uzatmışlar, elleri tetikte namlu üstünden sürekli gözetleme yapıyorlardı. Böyle bir intikalle ve hedefe yaklaştıkça izli mermilerin gerginliği altında Dağbaşı'nın yamaçlarına ulaştık. Dağbaşı Tepe, doğu-batı hattında uzanan bir tepe.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 5

Kuzeyinde, kuş uçumu yaklaşık bin metreden biraz az bir mesafede Kale Tepe var. Güneybatısında ise yine bin metreden az bir mesafede Gülbahçe Tepe ve onun hemen arkasında Çilekli Tepe bulunuyor. Gülbahçe Tepe'den bikisi, Çilekli Tepe'den doçka, Kale Tepe'den de kanas çalışıyor.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 6

Bu arada diğer JÖH timleri kuzeyden Kale Tepe'yi ele geçirmeye çalışıyor.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 7

Saat 10.30'da üç helikoptere beşer beşer binmiş şekilde kalkış yaptık. İlk helikopter beni ve yanındaki Mehmetleri Dağbaşı Tepenin Kale Tepe tarafında uzanan sırtlarına bıraktı. İkinci ve üçüncü helikopterler ise Dağbaşı Tepe'nin Çilekli Tepe tarafına diğer Mehmetleri indirmeye başladı.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 8

Zamanla yarışıyorduk. Dahası atılan mermilerle. Helikopterlerin kapıları açılır açılmaz atladık. Haver durumundaydılar, yerden 1,5-2 metre kadar yukarıdaydılar. Kollarımızı bacaklarımızı namlularımızı çarpa çarpa yere kavuştuk. Daha doğrusu öptük yeri.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 9

Helikopter bizi komandoların yaklaşık 200-300 metre altına indirmişti. Şimdi birleşmek zorundaydık. Bu benim için, en önemli işti. Haverda atılırken helikopterin rüzgarı ve yamaç eğimi yüzünden çantalarımız aşağılara doğru yuvarlanıp gitmişti. Şimdi çanta manta düşünecek zaman değildi. "Bırakın! Sonra çaresine bakarız." "Koşun yukarı doğru."

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 10

Ve koşmaya başladık. Yamaç yukarı yaptığımız bu koşu sırasında çoktan tık nefes kalmış, 100 metre yukarıdaki balkon kayanın altına yamandık. İşte tam bu sırada da komandolarla ses ve göz teması sağladık. Yeni bir sıçrama için hazırlık yaptığımız o anda, komandolardan biri bağırmaya başladı. "O taraftan gelmeyin, oradan ateş geliyor." Bu sefer diğer tarafa yöneldik. "Bu sefer de oradan benzer bir bağırış: "Bu taraftan gelmeyin, yoğun ateş var!"

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 11

İyi de ben buradayken de üzerimize ateş geliyor!?

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 12

Bu arada başımızın üstündeki blok kayada vuran mermilerin çıkardığı tozları görüyor, seslerini işitiyor, başımın üstünden uçup giden mermilerin vızıltılarını duyuyor, kayalardan kırılıp üstümüze ve yere düşen kaya parçalarına bakıp duruyorduk.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 13

Sıçramak zorundayım, ayağımı yerden kesmek zorundayım, ateşin içinden ateşin içine koşmak zorundayım. Yoksa burada çakılıp kalırım. Çakılıp kalırsam da hiç bir şey yapamam. Yapamayız.

"Ömer Uzman!" "Emret komutanım." "Önce ikimiz sıçrayacağız... Mustafa!"

"Dinliyorum komutanım."

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 14

"Bizim ardımızdan seninle Ayhan ve Kemal gelecek."

"Anlaşıldı komutanım."

Ve böylece yeni bir tık nefes başladı.

Deli gibi koştuk, mermilerin altında ve arasında.

Ulaştık şükür.

Sonra Mustafalar.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 15

Artık komandolarla fiziki teması sağlamıştık. Hemen konuşmaya başladık. Etrafa bakındım bu ara... Yaralı iki personel şoka girmişti. Biri inleyip duruyordu, diğeri baygın yatıyordu. Komandolar farklı farklı noktalarda direnek noktaları oluştur, çatışıyorlardı. Öyle yorgun gözüküyorlardı ki.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 16

"Komutanınız nerede?"

Konuştuğum komando yerini gösterdi.

Bir kayanın arkasına yamanmış, gözetleme yapıyor, yakaladıkça da ateş ediyordu.

"Komutanım ben Özgürer Yüzbaşı. Gazanız mübarek olsun."

"Sağol aslanım" dedi, kısaca, keskince ve üzgünce.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 17

Anladım bir şeyler, ama onun bir şey demesini bekledim. Bana sadece "Özgürer beş şehidim yok!" dedi. Ben ise hiç bir şey diyemedim ona. Ne diyebilirdim ki!"Buluruz komutanım" dedim kısaca ve keskince ve inançla.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 18

Belki bir şeyler daha konuşurduk ya, konuşamayacak yeni bir durumla karşı karşıyaydık şimdi: "Komutanım bir adamımız yaralandı!" diye bir haber geldi.Vurulan benimkilerden biriydi. Çilekli Tepe tarafına helikopterlerin adam attığı sırada, havadayken ayağından vurulmuştu. İlk aklıma gelen sağlık astsubayı oldu. Var mıydı? Yoktu.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 19

Bizi atan helikopterler bir kez daha ateş yedikleri için, helikopterler biri mermi aldığı için, şimdilik faaliyet kesilmişti.Bu bizim için artık şu demekti. Kendi başımızaydık.Takviyeye geldiğim bu yerde sadece on beş TAZE KAN'dık ve birimiz daha en baştan yaralıydık. Yaralı Mehmet'i on metre kadar aşağımıza getirmeyi başardılar.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 20

Yanına gitmeye yeltendim. Bir sürü ikaz geldi: "Komutanım gitmeyin, ateş geliyor!"

Duramadım.

Koştum yanına doğru.

Mehmetçik'i eskilerden kalan bir mevziinin arkasına koymuşlardı. Aşil tendonunun olduğu yerden vurulmuştu.

Yukarıdakilere bağırdım.

"Serum, tampon ve sargı bezi gönderin."

Attılar.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 21

Çorabını çıkardım Mehmet'in. Yarasını serum ile yıkadım. Sonra da tamponladım. Bunların hiçbirisini bilinçli bir şekilde yapmadım. Nasıl çalıştığını bilmediğim bir makine gibi, ne yaptığımı bilmeden içgüdüsel bir şeyler yapıyordum. Bu arada atılan mermilerin çarptığı yerlerden sesler duyuyordum.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 22

"Yarayı serumla yıkamak nerden aklına geldi(?)" derseniz, inanın hala bilmiyorum. Bir uzmanım koştu yanıma bu ara. Sırf o yüzden bir sürü mermi daha salladılar bu yana.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 23

Ona yaralının silahını alıp, yukarı, komandoların olduğu yere koşmasını söyledim. Orada, toprağa oyulmuş geniş bir mevzi vardı. Ateş tutmayacağını düşünüyordum. Bir de oraya yatırırsak daha sağlamda olacağını. Bir sigara yaktım. Derin bir nefes çektikten sonra yaralı Mehmet'in ağzına tutuşturdum. Rahatlamasını istiyordum. Birazdan yapmaya kalkışacağımız o acayip işte, şimdiye kadar kullandığı ayağını nasıl kullanamayacağını bilsin, ona göre davransın istiyordum.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 24

O artık iyileşinceye kadar, -ki umarım iyileşirdi- ayağının üzerine basamayacaktı. Onu bu mevziden çekmeliydim. Ona nasıl hareket edeceğimizi sigarasını çekiştirip dururken anlattım. Sonra bağırdım: "Ateş baskısı sağlayın."

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 25

Mermi uğultuları arasında onun bir kolu omzumda, benim kolum onun belimde üç ayak koşmaya başladık. Daha doğrusu cebelleştik. Ohh! Ulaşmıştık. Tekrar kanamasını kontrol ettim. Komandoların yaralılarıyla uğraşan sıhhiye uzmandan damar yolu açmasını istedim.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 26

Komandolar gece atıldığı saatten beri çarpışmış, tepeyi teröristlerden almış, şimdi de 'havanın aydınlanmasıyla' teröristler üç koldan gelip komandoları ısırmaya kalkmışlardı.Komutanın ahlandığı şehitler neredeydi peki? Yanına gittim tekrar.Kolu sarılıydı komutanın. Bir başka kol komutanı belinden sakatlanmış yattığı yerden kolunu emir komuta etmeye çalışıyordu. Bir bölük komutanının iki parmağı kırılmış, o da o şekilde devam ediyordu.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 27

Telsizden Çukurca'da bölgeye gelmeyi bekleyen tabur komutanımı aradım ve durumu anlattım. O da bana faaliyetin kesildiğini, en iyi ihtimalle iki saat sonra tekrar başlayacağını, bu süreçte bölgeye geldiğim on beş Mehmetle yalnız kalacağımı söyledi.Yaralı personelimin başına bir kişiyi bırakıp on metre yukarıdaki grubun yanına gittim. Diğer bütün personelimi de buraya topladım. O sırada komandoların komutanları da yanımıza geldi.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 28

Konuştuk dakikalarca. Dakikalarca durum değerlendirmesi yaptık. Artık kararımızı vermiştik. Başlayacaktık.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 29

Burada birazdan yapacağımız hamleye katılabilecek tüm Mehmetler toplandık. Sonra gözetleme yapan en uçtaki Mehmetin yanına gittim. Tepenin zirve hattını görüp ona göre planlama yapmam gerekiyordu. Kendi personelimi ikişerli timler halinde planladım. Komandolar da yanımıza geldi. İkisi rütbeli, altı kişiydiler. Gözetleme yapan son personelin sağ çaprazına geçip kimin tepenin neresinden ilerleyeceğini söylemeye başladım. Kafamı üçüncü kaldırışımda solumdaki kayanın üstüne mermiler çarpmaya başladı.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 30

Kale tepeden geliyordu. Kanasçı kafama nişan almış olmalıydı. Ama nefes hatası yapmıştı geri zekalı. Yoksa durumum çoktan mevtaydı.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 31

Bu sırada Baski tugay komuta yeriyle (TKY) telefonla görüştüm. Onlar; "Yaralı ve şehitler var..." diyorlardı. "Sayı artmasın, emniyetli hareket et."

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 32

Ben de "Bir an önce tepeyi temizlememiz gerektiğini" söyledim.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 33

50 metreden sonrası ölü bölgeydi. Göremiyordum. Komandolardan tepenin şeklini ve ölü bölgelerini öğrenmeye çalıştım.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 34

İki kademede sıçrayacaktık. Kale Tepeden keskin nişancı ateşi geldiği için tepenin kuzey yamacından hiç bir unsur ya da kişi sıçramayacaktı. Ancak orası da sızma noktasıydı ve teröristler muhtemel hala oradaydı.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 35

Artık bu riski göze almak zorundaydım. Komandolarda el bombası kalmadığı için, üzerimizdeki el bombalarını onlarla paylaştık. Sonra?

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 36

Sonra, aynı Harbiye'de Şehitler Anıtı bölgesinde yaptığımız taarruz eğitimleri gibi taarruz ettik. İlk kademeyi aldık. Bu arada telsiz kestirmeleri yoğunlaştı. "Size doğru geliyorlar."

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 37

Bu sırada eskiden kalma irtibat hendeklerinden bir kişinin kafasını çıkartıp bize baktığını gördüm. Terörist değildi bu. Askerdi.Allah'tan ateş etmedim. Yanlarına koştum.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 38

Üç Mehmettiler. Biri yaralı, ikisi şehittiler. Bağırdım. "Sıhhiyeci koş!" Komandolar ötedeydi. O ötede diğer iki şehidi gördüm. Anlamıştık. Mevzilerinde, burada, buracıkta yerde şehit olmuşlardı.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 39

Bir diğer adıyla, artık herkes tamamdı! Şimdi de TKY beklememizi, emniyete almamızı, İHA ve uçakların havada olduğunu söylüyordu. Ancak önümde bir ölü bölge daha vardı ve henüz tepenin tamamı temizlenmemişti. Orayı da temizlemek zorundaydık.Yoksa yine sızmaya maruz kalabilirdik. Bu arada bir üsteğmen beni iki kayanın arasına zorla oturttu.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 40

"Ateş geliyordu."

Ben de başımdaki kompozit başlığı çıkartıp yere attım.

"Öleceksek ölelim, yapacak bir şey yok!"

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 41

Bu yaptığımın ise? Doğru olup olmadığını bile bilmiyordum.Her yer atılmış ve patlamamış terörist el bombalarıyla doluydu.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 42

Bir de terörist cesetleriyle. Bir gayret daha.Bir sıçrama daha.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 43

Bu son sıçramayla tepenin geri kalan bölgesini de aldık. Artık bütün ölü bölgeleri tutmuş durumdaydık. Ya da öyle zannediyorduk. Bu tepelerde ölü bölgenin hiç bitmeyeceğini bir türlü öğrenemiyorduk.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 44

Sonrası bir görüntü. Zıpladık tabii! Bu muhtemelen gözcülük yapan teröristti. Hemen kendisini ölü bölgeye atıverdi, kaybolup gitti. Boşa da olsa bir iki mermi hariç ateş bile edemedik. Dolayısıyla kalburunu delemedik.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 45

Daha sonra gelen ikinci sorti de, yoğun ateşten dolayı inemeyip geri döndü. Helikopterler geldiğinde, teröristler çok yoğun şekilde çalışıyorlardı. Biz bir gafletleri anında atılmış, daha sonrakilere bu fırsatı tanımamışlardı.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 46

Şimdi gelen bütün helikopterleri düşürmeye çalışıyorlardı. Ama artık geçmiş olmuştu. Geçmişti. Geçirilmişti. Artık yeniden tertiplenecektik.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 47

Bütün personelimi olası sızma istikametlerine mevzilendirdim.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 48

Bundan sonra alanımızı adım adım, gıdım gıdım genişlettik. İyi gidiyorduk. Gördüğümüz, mevzi olarak değerlendirdiğimiz yerlere iyi atıyorduk. Ama şunu da biliyorduk. Bu dağda bu teröristtin ateş menzili ve üstünlüğü bizden fazladır.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 49

Şimdilik tabii. Bu arada bir helikopter personel atmayı başardı. "Taze kuvvet" beş Mehmet daha gelmişti. Komandoların acil yaralılarıyla birlikte kendi yaralımı bu helikoptere koyup gönderdik.

Dün şehit olan yüzbaşının anlattıkları ağlattı 50

Artık taze kan on dokuz kişiydik. Bir süre sonra bizimkiler Kale Tepeyi almış olmalı ki, keskin nişancı atışı oradan kesildi. Hava kararınca teröristlerin sızmacıları tekrar harekete geçti. Belli ki Dağbaşını hala bırakmak istemiyorlardı. Güney istikametinden sızmaya çalışan kadın teröristlerin konuşmalarını duyuyorduk. O kadar fütursuzca geliyorlardı ki, bağırıp çığlık atıyorlardı.

A Haber
Bizi Takip Edin
iOS ve Android Uygulamamızı İndirin!
  • Video
  • Canlı Yayın
  • A Haber Özel
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Son Dakika
  • Yaşam
  • Dünya
  • Spor
  • Magazin
  • Viral
  • Teknoloji
  • Otomobil
  • Din
  • Tarih
  • Sağlık
  • Yazarlar
  • Programlar
  • Düşünce Atlası
  • Yaz Boz
  • Kadraj
  • Toplumsal Hafıza
  • Canan Barlas ile Gündem
  • Arka Plan
  • Memleket Meselesi
  • Seyahatname
  • Belgesel Kuşağı
  • Diplomasi
  • Söz Teması
  • Medya Dünyası
  • İş'in Sırrı
  • Dijital Çağ
  • Z Raporu
  • 1.Sayfa
  • Video
  • Programlar
  • Gündem
  • Yaşam
  • Dünya
  • Spor
  • Ekonomi
  • Teknoloji
  • Otomobil
  • Galeri
  • En Yeniler
  • Gündem
  • Yaşam
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Viral
  • Spor
  • Otomobil
  • Teknoloji
  • İnternet Reklam
  • RSS
  • Bize Ulaşın
  • Künye/İletişim
  • Veri Politikası
  • Frekanslar
  • Arşiv
  • Yayın Akışı
  • Gizlilik Bildirimi
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İsimsiz Kaynak Politikası