BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI NASIL KALKTI?
DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ
ERDOĞAN'IN 1 EKİM 2013'TE AÇIKLADIĞI DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ, KISITLAYICI HÜKÜMLERİ KALDIRDI
2007
YÖK BAŞKANLIĞINDAKİ DEĞİŞİMLE SÖZ KONUSU ÜNİVERSİTELERDE BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI UYGULAMADAN KALDIRILDI
2013
"KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDA ÇALIŞAN PERSONELİN KILIK VE KIYAFETİNE DAİR YÖNETMELİK"TE BİR DEĞİŞİKLİK YAPILARAK KAMU PERSONELİ KADINLARA YÖNELİK BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINA SON VERİLDİ
Başkan Erdoğan, "Şimdi sizlere CHP'nin ve Kılıçdaroğlu'nun meselesi ile ilgili yaklaşımlarını bir video ile kısaca hatırlatmak istiyorum" ifadelerini kullanarak CHP'nin başörtüsü riyakarlığını gözler önüne seren videoyu seyretti.
GÜYA GÜNAH ÇIKARTIYORLAR
Başkan Erdoğan, "Teklifleri ile sözleri arasında dağlar kadar fark var. Biz başörtüsü sorununu çözerek ülke gündeminden çıkardık. Türkiye'nin başörtüsü meselesi yok. Bizim ömrümüzü verdiğimiz meselede günah çıkarıyorlar." şeklinde konuştu.
- Şu an için yok ama ileride olmayacak diye bir durum söz konusu değil. Bundan 10 yıl öncesine kadar böyle bir sorun vardı.
"CUMHURBAŞKANINDAN SONRAKİ DÖNEMDE ÖZGÜRLÜK OLDU"
- İzmir'de kesinlikle böyle bir sorun yok. Benim daha önceden kapalı arkadaşlarım vardı, şimdi de var. Ben nasıl bu şekilde giyiniyorsam, o da o şekilde özgür olmalı bence. Cumhurbaşkanından sonraki dönemde özgürlük oldu. Ondan önceki dönemde böyle bir özgürlük yoktu.
- Şu an için yok ama ileride olmayacak diye bir durum söz konusu değil. Bundan 10 yıl öncesine kadar böyle bir sorun vardı.
"KENDİLERİ DE BİLİYORLAR"
- Öyle bir sorunun olmadığını kendileri de iyi biliyor. Tek amaçları gündem yaratmak.
- Bu sorun çoktan çözüldü çoğu üniversitede çoğu başörtülü arkadaşlarımızı görebiliyoruz. Bu gayet normal bir şey. Kamuda da aynı şekilde. Eskiden öyle bir sorun vardı şimdi yok.
BÜYÜK TEZAT!
Onun milletvekilleri il başkanları açık bir şekilde televizyon önünde başörtüsüne düşman olduklarını geldikleri taktide Kur'an kurslarını İmam Hatipleri kapatacaklarını iddia eden milletvekillerinin ilçe başkanlarının genel başkanı kalkıp başörtüsüne özgürlük ve bunu güvence altına alın demesi biraz tezat teşkil ediyor.
CHP BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDA NE KADAR SAMİMİ? KEMAL KILIÇDAROĞLU'NUN BAŞÖRTÜSÜ ÇELİŞKİSİ
Nasıl geçtiğini anlatmak güç. Zaman su gibi akıp gidiyor...
Dünün Türkiye'sine ait bu görüntüler, geçmişin acıları kayıt altında.
Belki de unutmak hafızayı bir kalemde silmek de isteyebilir insan. Peki bu ne kadar mümkün?
12 Eylül 1980 darbesiyle başlayan süreç 28 Şubat döneminde zirve yaptı. Türkiye'nin inançlı kesimi hedef alındı.
Kılık kıyafet dayatması ve başörtüsü yasağıyla ülkenin asli unsuruna millete her türlü eziyet reva görüldü.
Daha çocukken başlamıştı okul heyecanı. Tek bir amacı vardı hepsinin o da iyi bir üniversitede okumak. Daha müreffeh daha zengin Türkiye idealine katkı sunmak için çıkmışlardı yola. Hedefleri büyük niyetleri de halisti. Yollarını aydınlatmak için meşaleler taşıması gerekenler ise bir başka havadaydı.
Öğrencisi memuru ve daha nicesi... Türkiye'de milyonlar başörtüsü nedeniyle mağdur edildi. Kimi okulunu kimi de işini bırakmak zorunda kaldı. Ancak zulmün ve zalimliğin sınırı yoktu.
Derman bulmak için hastaneye giden kanser hastası bile başörtüsü engeline takıldı.
Hasta vatandaşına bu muameleyi layık görenler iradesine de saygı duymadı. Tahammülsüzlük milletin meclisinde bile egemendi.
Türkçe ezan garabeti... Peygamberimiz Hazreti Muhammed'e yönelik edep dışı sözler... Kafayı başörtüsüne takıp ikna oadası kuranlar... İlahi çağrı ezana hakaretler...
Sahada olan sadece siyasi idareciler değildi. Temsil ettikleri de onlardan geri durmadı. Zulme ortak olanlar özgürlüğü elinden alınan bir nesille işte böyle alay etti...
Üzerinden 20 yıl geçse de 2 Mayıs 1999'u 2019'da yeniden yaşadı milletin meclisi. Utanç görüntüsü ve cümleler tekrarlandı. Taraflar bu defa CHP'li Engin Özkoç ve AK Partili Özlem Zengin'di. Erkek vekil kadın vekile "bu hanımefendiye haddini bildirin" diye bağırdı.
Özlem Zengin, tartışmanın ardından bir röportaj verdi orada son günlerde gündemden düşmeyen bir tartışmaya dikkat çekti.
20 yıl önceki o kötü filmin yeniden gösterimine Başkan Erdoğan çok ağır ifadelerle cevap verdi.
"ŞİZOFRENİK VAKALAR"
Başkan Erdoğan, "Önce bir grup başkanvekili Meclis Genel Kurulunda AK Parti'yi temsil eden bir grup başkanvekilimize, 'Bu hanıma haddini bildiriniz' diyerek imalı bir sataşmada bulunuyor. Bir de orada 'ulan' ifadesini kullanıyor. 'ŞİZOFRENİK VAKALAR sadece caddelerde değil, parlamentonun içinde de var'. Önce bu şizofrenik vakaları parlamentodan temizlemek lazım. Bu şizofrenik vakalardan parlamentomuzu temizleyemezsek Türkiye Cumhuriyeti'nin bu parlamentosuna yazık olur. Bu temizliği yapmamız lazım." ifadelerini kullandı.
Maske takarak zihinlerindekini gizlemeye çalışanların ne yaptığına tekrar bakalım. Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat'ın Halk tv'deki konuşmasını hatırlayalım.
Zihinlerindeki karanlığı gizleyerek insanları aldatmada ne kadar başarılı oldukları bilinmez. Ancak bir konu da çok mahirler. Bu gerçek inkar edilemez.
O da şu... 28 Şubat'ta inançlı kesimi baskı altına alanlar, Gezi provokasyonuna imza atan teröristlerin yanında duranlar, 15 Temmuz'da tanklara karşı duranları itibarsızlaştıranlar, Milletin değerlerini hiçe sayanlar hep bir şekilde buluştu. Buluşmakla da kalınmadı parti içinde üst makamlara getirildi.
