CHP ve yandaşları kentsel dönüşüme karşı çıkmasaydı Hatay böyle olacaktı! Binlerce kişi enkaz altında kaldı | O projeler ortaya çıktı
Kahramanmaraş merkezli meydana gelen 7,7 ve 7,6 şiddetindeki iki büyük deprem 11 ilde büyük yıkıma yol açtı. Türkiye deprem sonrası yaralarını sarmak için tek yürek olurken, enkaz üzerinden "siyasi rant" çıkarmak isteyen CHP ve medyası yine kara propaganda peşine düştü. Hatay için "Deprem bölgesi riskli değilmiş" başlığını atan fondaş medyanın yalanını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yalanlamıştı. Peki CHP'nin başını çektiği Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Barış Atay'ın da aralarında bulunduğu muhalefet itiraz etmeseydi Hatay'daki kentsel dönüşüm nasıl olacaktı? Hatay için hazırlanan projeler ortaya çıktı.

Türkiye, 6 Şubat 2023 Pazartesi sabahı adeta felakete uyandı. Gece saatlerinde Kahramanmaraş'ta meydana gelen 7,7'lik depremin ardından henüz şok atlatılamamışken, öğle saatlerinde 7,6'lık bir deprem daha meydana geldi. 11 ili ve yaklaşık 13,5 milyon kişiyi etkileyen deprem sonrası yaraların sarılması için hızla harekete geçildi.

Türkiye ve dünya adeta "Tek Yürek" olurken, enkaz üzerinde siyaset yapan ve "rant" peşinde koşan CHP ve yandaşı medya, asrın felaketi üzerinden de manipülasyona başladı.

CHP'li Alpay Antmen'in "Depremde binlerce insanımızı kaybettiğimiz Hatay İskenderun'da afet riski altında alan ilan edilen bölge kararının tam bir yıl önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kaldırıldığı kararname." iddiasına fondaş Sözcü de çanak tutarak operasyona girişti.

"Deprem bölgesi riskli değilmiş!" başlığını manşetten veren Sözcü, "İktidar 2013'te Hatay İskenderun'daki 6 mahalleyi Riskli alan ilan etmişti. Geçen yıl o karar kaldırıldı. O mahallelerde yüzlerce kişi öldü." cümleleriyle acılar üzerinden Başkan Erdoğan ve hükümeti hedef göstermeye çalıştı.

Sözcü'nün giriştiği tetikçilik, ortaya çıkan belgelerle patladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2013 yılında bölgede "riskli mahalle" çalışması yapılmak istendiği, konunun sol gruplar tarafından yargıya taşındığı ve mahkemenin önce Bakanlığın kararını ardından da 2022 yılında Cumhurbaşkanlığının kararını iptal ettiği ortaya çıktı.




















