Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar

İstanbul'un fethinin 568. yıl dönümü kutlanıyor. Fatih Sultan Mehmet'in 29 Mayıs 1453'te fethettiği İstanbul'un alınışı bugün bir kez daha coşku ile kutlanıyor. Sabah Gazetesi yazarı Erhan Afyoncu, İstanbul'un fethini kaleme aldı.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 1

İstanbul'un fethinin 568. yıl dönümü kutlanıyor. Fatih Sultan Mehmet'in 29 Mayıs 1453'te fethettiği İstanbul'un alınışı bugün bir kez daha coşku ile kutlanıyor. Sabah Gazetesi yazarı Erhan Afyoncu, İstanbul'un fethini kaleme aldı.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 2

Bu yıl İstanbul'un fethinin 568. yıldönümü. Ancak Batı hâlâ bu fethi unutamadı. Son Roma İmparatorluğu'nun başkentinin elimize geçmesini hiçbir zaman hazmedemediler.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 3

Batılılar fethin şokunu atlatmak ve şehrin Türkler'in eline geçmesini küçümsemek için fetihten hemen sonra İstanbul'un açık unutulan bir kapı yüzünden düştüğünü uydurup, kendilerini teselli etmişlerdi.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 4

KUŞATMA BAŞLIYOR

Uzun bir hazırlık döneminden sonra 6 Nisan 1453'te Osmanlı ordusu Bizans surlarının önündeydi. 6 Nisan gecesinden başlanarak surlar top ateşi ile dövülmeye başlandı. Surlarda yıkılan yerler, müdafiler tarafından hemen dolduruluyordu.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 5

7 ve 12 Mayıs tarihlerinde iki büyük saldırı gerçekleştirildiyse de, bir netice alınamadı. Bunun üzerine Osmanlı toplarının çoğu Topkapı-Edirnekapı arasına kaydırıldı ve saldırılar şehrin en zayıf bölgesinde yoğunlaştırıldı.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 6

Kuşatmanın uzaması, Avrupa'dan gelebilecek yardım yüzünden Osmanlı ordusunu zor duruma sokmuştu. Bu sırada Venedik donanması Ege'ye gelmişti. 25 Mayıs'ta Bizans'a son kez teslim ol çağrısı yapıldı. Bizanslılar'dan şehri teslim etmek isteyenler oldu. Ancak İtalyanlar buna şiddetle karşı çıktılar. Bu sırada Macarlar'ın, yardıma geldiği haberleri Osmanlı ordusunun moralini bozmuştu. Tehlike büyüktü.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 7

Vezirizam Çandarlı Halil Paşa, baştan beri savunduğu kuşatmayı kaldırma fikrinde ısrar etti. Ancak Zağanos Paşa, Şehabeddin Paşa, Turahan Bey ve Akşemseddin saldırıya devam edilmesi gerektiğini söylediler. Büyük bir saldırıya geçilmesi için karar alındı. Askere şehir alındığında üç gün yağma izni verildiği duyurusu yapıldı.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 8

SON HÜCUM

28 Mayıs 1453'te bütün orduya İstanbul'a yapılacak son saldırı için hazırlanmaları emri verildi. 29 Mayıs sabahı gün ağarmadan genç padişahın emriyle savaş naraları atarak saldıran askerlerin sesleriyle son hücum başladı. Hiç durmadan çalan mehter askeri coşturuyordu. Bizanslılar bu seslere karşılık vermek için şehirdeki bütün kiliselerin çanlarını çaldılar.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 9

Osmanlı askerleri şehre dur-durak bilmeden saldırıyorlardı. Fatih ilk olarak azapları ve ordusundaki Hıristiyanlar'ı surlara saldırttı. Osmanlı ordusunun en seçkin birlikleri surlara saldıran askerlerin arkasında düşmanın yorulmasını ve sıranın kendilerine gelmesini bekliyorlardı. Saatler süren çatışmaların ardından II. Mehmed son darbeyi vurmak üzere yeniçerileri savaşa soktu.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 10

Binlerce askerini arka arkaya şehid veren Osmanlı ordusu karşısında Bizans'ın dayanma direnci kalmamıştı. Şehre her taraftan saldırılıyordu. Ancak asıl savaş Topkapı- Edirnekapı arasındaki surlarda oluyordu. Fatih, şehrin en zayıf kısmı olduğunu anladığı Topkapı-Edirnekapı arasındaki surları günlerce süren top ateşiyle ve lağım patlatarak tahrip ettirmişti. Bu yüzden asıl hücum bu bölgeden yapılmaktaydı. Bir gülle parçası şehrin en büyük savunucularından olan Cenevizli Giustiniani'yi yaraladı.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 11

Adamlarının komutanlarını alarak Haliç'teki gemilerine gitmeleri, Bizanslılar'ın son direncini de kırdı. Bu sırada Topkapı civarındaki surlara çıkan Türk askerlerini gören Bizanslılar haykırarak şehrin iç kısımlarına doğru kaçmaya başladılar. Topkapı surlarında ardı ardına Türk bayrakları dalgalanmaya başladı.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 12

İstanbul bir anda "Şehir düştü, şehir düştü" sesleriyle çalkalanmaya başladı. Surlarda dalgalanan Bizans Kartalı ve Aziz Markos'un aslanı bulunan bayrakların yerini Türk sancakları almıştı. Şehrin savunması çökmüştü.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 13

Binlerce Türk askeri içeriye girmeye başladı. Bizanslılar evlerine, ailelerinin yanına giderken, bir kısım ahali ile yabancılar Haliç'teki gemilere kaçıyorlardı. Öğlen olduğunda şehir tamamen Türkler'in eline geçmişti.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 14

AÇIK UNUTULAN KAPI

İlk büyük Osmanlı tarihçisi Hammer'den Romancı Stefan Zweig'e kadar birçok Batılı tarihçi ve edebiyatçı İstanbul'un fethinin son safhasını şu şekilde anlatırlar;

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 15

"Surların arasında dolaşan birkaç Türk askeri Edirnekapı ile Eğrikapı arasında bulunan Kerkoporta (Cambazhâne) denilen yayalara ayrılmış küçük kapılardan birisinin aklın alamayacağı bir unutkanlık yüzünden açık kaldığını görürler. Diğer askerlere de haber verilir ve Türkler bu kapıdan girerek İstanbul'u fethederler. Herkesin unuttuğu bir kapı olan Kerkoporta, küçücük bir rastlantı, dünya tarihinin gidişini değiştirmiştir."

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 16

Bu bilgi sadece o sırada Midilli'de olan, yani şehrin fethini bizzat görmeyen Dukas Tarihi'nde vardır ve dönemin diğer kaynakları ile uyuşmaz. Dönemin Türk kaynakları ile Barbaro, Dolfin ve dönemin diğer Latin ve Bizans kaynakları incelendiğinde fethin son aşamasının hiç de bu şekilde olmadığı anlaşılmaktadır.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 17

Açık kapı söylentilerinin gerçekle alakası yoktur. Fethin şokunu atlatmak ve şehrin Türklerin eline geçmesini küçümsemek için çıkarılmıştır. Bu rivayet Batı'da çok yaygındır. Ancak yerli ve yabancı tarihlerin çoğuna göre Türk askerleri bugünkü Topkapı'ya yakın bir yerden savaşarak şehre girmişlerdir. Nitekim bu bölgenin ismi de, surların gördüğü tahribat sebebiyle, fetihten sonra Top Yıkığu Mahallesi olarak anılmıştır.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 18

AMERİKALI TÜRKOLOG: İSTANBUL GÜZEL, BİR DE TÜRKLER'İN OLMASA

24 Mart 2000'de Milliyet gazetesinde Osmanlı tarihi uzmanı Japon Prof. Yuzo Nagata ile ilginç bir röportaj yayınlanmıştı. "Kendinize Batı'nın gözleriyle bakmaya şartlanmışsınız" diyen Nagata, Nazire Kalkan'ın "Japon Türkologların Batılılardan farkı nedir?" sorusuna hiç unutmamamız gereken şu cevabı vermişti:

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 19

"Batılı her zaman Oryantalisttir (Doğu dünyasını inceleyip, hakkında değer yargıları üretme faaliyeti). Bu bakış herşeyi mahvediyor. Biz şöyle düşünüyoruz. Batı'yı anlamak için önce Osmanlı'yı anlamak gerekir. Bu Japonya'da çok yeni bir fikir. Tabii dünyada da tarih ilmi yeni bir bakış arıyor. Eski düşünceler suya düştü. Marksizm'in çöküşüyle önemli bir perspektif kaybı oldu. Osmanlı bu bağlamda daha fazla önem kazanıyor. Bir İslam Devleti. Ama Avrupa'yla çok yakın ilişkide olması onu diğerlerinden farklı kılıyor. Avrupa tam modernleşirken Türk kültüründen çok şeyler aldı. Moliere'den Lunapark'a kadar. Yavaş yavaş Avrupa üzerine araştırma yapanlar da bu gerçeği kabul ediyorlar. Size acı ve çarpıcı bir anımı aktarayım. 1960'larda Amerikalı bir Türkologla Galata Köprüsü'nden geçiyorduk. Durdum ve "İstanbul'a bak, ne kadar güzel" dedim. Amerikalı da "Evet, bir de Türklerin olmasa", diye karşılık verdi".

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 20

İSTANBUL'UN FETHİNİN SIRRI?

Bir çağı kapatıp başka bir çağı açan ve diğerlerinin aksine başarıyla sonuçlanan kuşatma 29 Mayıs'ta yapıldı. Neydi İstanbul'un fethinin sırrı? Tarihi ne yönde değiştirdi?

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 21

SURLARI YIKAN TOPLARIN PLANINI 'FATİH' BİZZAT HAZIRLADI

1453 yılı 23 Mart'ta ordusuyla Edirne'den hareket eden Sultan II. Mehmet, İstanbul surlarını yıkacak büyüklükteki topların planını bizzat kendisi hazırlayarak, o zamana kadar yapılan toplardan çok daha büyük toplar döktürdü.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 22

Balistik hesaplarını bizzat kendisinin yaptığı, yaklaşık 17 ton bakır kullanılarak dökülen ve 1,5 ton ağırlığındaki mermileri 1000 metre uzağa atabilen toplara "Şahi" adı veriliyordu.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 23

Fetih için kapsamlı bir plan yapan Sultan II. Mehmet, Bizans'a denizden gelebilecek yardımı önlemek amacıyla Anadolu Hisarı'nın karşısına Rumeli hisarını yaptırdı. Bizans'a Balkanlardan gelebilecek muhtemel Haçlı yardımını önlemek için sınır boylarına akıncı birlikleri gönderdi.

Kuşatma 6 Nisan'da başladı. İstanbul'u fetih için 80.000 ile 200.000 arası değişen bir ordu ile İstanbul'a hareket eden II. Mehmet, uzunluğu 22,5 km.yi bulan dönemin en güçlü surları ile mücadele etti.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 24

KENTİ TAŞLA ÖRDÜLER; OSMANLI ORDUSU YİNE DE GİRDİ

Bizans'ın Haliç'e zincir germesiyle ve kentin kapılarını taşlarla örerek kapamasıyla, Osmanlılar, başta şehre giremedi. İşte burada Sultan II. Mehmet'in kıvrak zekası devreye girdi.

Batı İstanbul’un fethini hiç hazmedemedi! Unutamadılar 25

Gemilerin, kızakların üzerinden kaydırılabilmesi için, Galata Cenevizlilerinden zeytinyağı, ve sade yağ alınarak kızaklar yağlandı. 21-22 Nisan gecesi 67 parça Osmanlı gemisi bu kızaklardan kaydırılarak Haliç'e indirildi. Haliç'e yağlı kızaklarla indirdiği gemilerle surlara saldırdı.