Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın ismini koyduğu "Ayşe Betül" bebek ailesini hayata bağladı
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesine ziyareti sırasında kulağına ezan okuyup ismini koyduğu "Ayşe Betül" bebek, Adıyamanlı depremzede aile Zahide ile Fatih Yıldırım çiftinin yaşam kaynağı oldu. Anne Zahide Yıldırım, yaptığı açıklamada "Cumhurbaşkanımızın geleceğini bilmiyordum. Bir anda kapı açıldı, içeri girdiklerinde ben şoka girdim. Geldi, bizim durumumuzu sordu, 'nasılsınız, iyi misiniz?' dedi. Bizimle ilgilendi" dedi. Diğer yandan Yıldırım "(Adını) Zümrüt Funda koyacaktım, depremden sonra o psikolojiyle, 'Nefes' ya da 'Hayat' koyalım dedik. Sonra nasibinde ne varsa o olsun dedim, Cumhurbaşkanımıza bıraktım" şeklinde konuştu ve Başkan Erdoğan'ın çocuğunu kucağına aldığını ve kulağına ezanı okuyup çok güzel dualar ettiğini aktardı.
"Asrın felaketi" olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlere Adıyaman'daki evlerinde yakalanan Zahide-Fatih Yıldırım çifti, ata topraklarını vuran afetin hüznünü depremin ardından dünyaya gelen bebeklerinin mutluluğuyla dindirmeye çalışıyor.
Altınşehir Mahallesi'nde 7 katlı bir apartmanın giriş katında oturan çift, depremin ardından evlerini 4 yaşındaki otizmli çocukları Muhammet İshak ile balkondan atlayarak tahliye etti.
Yaşadıkları süreci anlatan Zahide Yıldırım, depremin olduğu gün eşiyle şiddetli bir sarsıntı ile uyandıklarını, bir süre bekledikten sonra dışarı çıkmak için evin kapısını açmak istediklerini, açılmayınca balkona yöneldiklerini söyledi.
O an evin üzerlerine yıkılacağını düşündüklerini dile getiren Yıldırım, şöyle konuştu:
"Eşim 'balkondan atlayalım' dedi. Normalde balkonun kapısı da kolay kolay açılmıyordu. Nasıl olduysa bir çırpıda açıldı, Allah güç, kuvvet verdi. Eşim kapıyı açtı ve balkondan atladı. Bana, 'çocuğu at' dedi. Çocuğumu attım, 'sen de atla' dedi. Ben hamileyim, nasıl atlayayım? 'Atla' deyince ben de atlamak zorunda kaldım. Ben balkondan atladım, yan blokun duvarı devrildi. Siteden dışarı çıktık, eşim o korkuyla bize sarılarak hüngür hüngür ağladı. Evden çıktığımızda ayağımızda, üzerimizde bir şey yoktu. Başımda yazma bile yoktu, çocuk tir tir üşüyordu. O psikoloji ile sağ olsun bizim kapıcı arabasına aldı."