Adli Tıp Raporu deşifre oldu! Yenidoğan çetesinin kan donduran vahşeti
Türkiye'nin kanını donduran 'Yenidoğan Çetesi' davasında çok kritik bir gelişme yaşandı. Bebeklerin ölümlerine ilişkin hazırlanan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu ortaya çıktı. Raporda, kar uğruna ölüme sürüklenen bebeklerin uygun tanı ve tedaviyle hayatta kalabileceği vurgulanırken; hastanelerde yaşanan usulsüzlükler, sahte kayıtlar ve doktor yerine hemşirelerin müdahalesi tek tek belgelendi.
İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan 'Yenidoğan Çetesi'ne yönelik düzenlenen 2'nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61'e yükselmişti. Öte yandan görülen davada yeni bir gelişme yaşandı. 10 bebeğin ölümüne ilişkin, Adli Tıp Kurumu (ATK) İhtisas Kurulu tarafından rapor hazırlandı.
BEBEKLERİN GRAFİLERİ BAŞKA BEBEKLERİNKİYLE DEĞİŞTİRİLDİ
Epikrizlerin hastane dışında doktor olmayan kişiler tarafından yazıldığı, bebekler adına çekilmiş grafilerin başka bebeklere çekilen grafilerle yer değiştirildiği anlatıldı. Kaya Bebek'in ölümü yönünden hazırlanan raporda, sanık Hasan Basri Gök'ün, Funda S. isimli şahsa, hastaneye gebe hasta geldiği zaman kendisine haber vermesini istediği bunun karşılığında kendisine hasta başına para vermeyi teklif ettiği, Gök'ün örgüt adına hastanelerden bağlantılar kurarak, hasta ayarladığı, gelen hastaları örgüt lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı'nın anlaşmalı olduğu hastanelere gönderdiği ve usulsüz şekilde maddi menfaat temin ettiği aktarıldı.
Öte yandan raporda, Fırat Sarı'nın ve Medisense Sağlık Hizmetleri Arge Bilişim Limited Şirketinin hesap hareketleri incelendiğinde, eylemdeki isimleri geçen şüpheli şahıslar ile birçok hesap hareketinin mevcut olduğu, şahısların yapılan usulsüz eylemlerden maddi menfaat sağladığı vurgulandı. Hazırlanan raporda, hastane yenidoğan yoğun bakım servislerinin işletilmesi amacıyla devredildiği, doktorların bilgisi olmadan yenidoğan bebeklere uygulanacak tedavilerin hemşireler tarafından düzenlendiği, doktorların hastanelere gelerek vizit yapmadığı, epikrizlerin hastane dışında doktor olmayan kişiler tarafından yazıldığı, bebekler adına çekilmiş grafilerin başka bebeklere çekilen grafilerle yer değiştirildiği, kan gazlarının şablonlara göre epikrize uygun olacak şekilde çıkarılmadığı, laboratuvar değerleriyle oynandığı, yoğun bakımda çalışma yetkisi olmayan kişilerin yoğun bakımlarda çalıştırıldığı, yoğun bakım şartlarının 3'üncü düzey yoğun bakım şartlarını taşımadığı halde bu şekilde gösterilerek, bebeklerin yatırılmasının sağlandığı, uygun olmayan şartlarda yürütülen takip ve tedavi sürecinden sanık Fırat Sarı'nın sorumlu olduğu aktarıldı.
Raporda, bebeklerin 112 sevk sistemini baypass ederek uygun olmayan şartlarda takip ve tedavi süreci yürütülen hastanelere sevkini organize eden kişi ve kişilerin de sorumlu olduğu anlatıldı. Kaya bebeğin ölüm nedenine ilişkin düzenlenen raporda, bebeğin aslında Esencan Güney Hastanesinden sevk işlemini 112 Acil Çağrı Merkezine haber vermeden, provizyon numarası almadan örgüt yöneticisi Fehmi Alperen'in ayarladığı, diğer örgüt yöneticisi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir'in de organizasyonuyla Neonotoloji bölümü olmayan Esenler Güney Hastanesine sevk edilen 500 gram prematüre Kaya bebeğin hastane Mesul Müdürü Ali Dirik'in, hastanesinde Neonotoloji bölümü olmadığını bilmesine rağmen ihmali ve denetim görevini yerine getirmemesinden dolayı uygun olmayan tedavi şartlarında Bebek Kaya'nın Esenler Güney Hastanesine kabulünü sağladığı ve uygun olmayan tedavi şartlarında bebeğin öldüğü vurgulandı.
Raporda, bebeğin öldüğü gün, İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri tarafından yapılan denetim sonucunda tespit ettikleri eksik hususlarda 'bebeğin yatışından itibaren uygulanan orderlarda hekim imzasının olmadığı, günlük hasta takiplerinin hekim tarafından yapılmadığı, epikriz raporlarının hekim tarafından oluşturulmadığı sadece hemşire gözlem notlarının bulunduğu' yönünde tespitlerin olduğu anlatıldı. Ayrıca, bebeğin sorumlu hekimi olarak gösterilen sanık Şeyhmus Çelik'in, bebeğin ölümünden 1 gün önce şüpheli bir şekilde istifa ettiği, Çelik'in bebeğin hastaneye yattığı tarihten itibaren Esenler Güney Hastanesinde telefon baz kaydı vermediği, hastaneye hiç uğramadığı aktarıldı.