Standart Chartered Plc 2030 yılına gelindiğinde ekonomik anlamda dünyanın en büyükleri olacak olan ülkeleri açıkladı. Şirket tarafından yapılan tahminlerde 2030'da dünyanın en iyi 10 ekonomisinin yedisi bugünkü yükselen piyasalar olacağı kaydedildi.
Standart Chartered Plc 2030 yılına gelindiğinde ekonomik anlamda dünyanın en büyükleri olacak olan ülkeleri açıkladı. Şirket tarafından yapılan tahminlerde 2030'da dünyanın en iyi 10 ekonomisinin yedisi bugünkü yükselen piyasalar olacağı kaydedildi. İngiliz finansal hizmetler şirketi Standard Chartered, 2030 yılına kadar en büyük 10 ekonomiyi açıkladı.
Standart Chartered ekonomisti, Uzun vadeli büyüme tahminlerimizin kilit bir ilkeye dayandığını belirtiyor.
İngiltere, İtalya, Fransa ve Kanada gibi ülkeler liste dışı kalırken, Türkiye bakın kaçıncı sırada... İşte o liste...
10) Almanya – 6.9 Trilyon Dolar
9) Japonya- 7.2 Trilyon Dolar
8) Rusya – 7.9 Trilyon Dolar
7) Mısır – 8.2 Trilyon Dolar
6) Brezilya – 8.6 Trilyon Dolar
5) Türkiye- 9.1 Trilyon Dolar
Standard Chartered, hatta Türkiye'nin ilk 5'i geçeceğini öngörüyor.
4) Endonezya 10.1 Trilyon Dolar
3) ABD – 31 Trilyon Dolar
2) Hindistan- 46.3 Trilyon Dolar
1) Çin – 64.2 Trilyon Dolar
Geleceğin en iyi ve en kötü meslekleri belli oldu Washington merkezli bir iş tahmin sitesi olan Kiplinger'deki uzmanlar 773 popüler mesleği analiz ettiler ve gelecek için en iyi ve en kötü meslekleri belirlediler. İşte geleceğin en kötü ve en iyi meslekleri...
Geleceğin en kötü meslekleri: 10. Telefon Operatörü
9. Günlük İşçi
8. Reklam pano görevlisi
7. Fotoğraf İşlemcisi
6. Projeksiyonist
5. Ayakkabı Makine Operatörü
4. Terzi
3. Tekstil Makina İşletmeni
2. Prefabrik Ev Oluşturucusu
1. Saat Tamircisi
Geleceğin en iyi meslekleri: 10. Fiziksel Terapist
9. Hekim
8. Doktor Yardımcısı
7. Bilgi Güvenliği Analisti
6. Bilgisayar Sistemleri Müdürü
5. Pazarlama Araştırması Analisti
4. Mali Yönetici
3. Sağlık Hizmetleri Müdürü
2. Hemşire Uygulayıcısı
1. Uygulama Geliştiricisi
2019'da kapanacak ve üretime ara verecek şirketler Dünyada 2018'de skandallara imza atmış 2019 için işten çıkarma, küçülme, üretime ara verme hedefleri olan şirketler listelendi. İşte o şirketler...
General Motors Amerikan otomotiv devi General Motors (GM), kasım ayında Kuzey Amerika'daki beş fabrikasını kapatacağını ve 14 bin çalışanını işten çıkartacağını duyurmuştu.
GM ayrıca, 2019'un sonuna dek, Kuzey Amerika dışındaki üç fabrikasını daha kapatacağını bildirdi. Karar, artan üretim maliyetleri, yavaşlayan otomobil satışları ve şirketin yeni kamyonet, elektrikli ve sürücüsüz araçlara odaklanması sonrasında alındı.
Şirketin açıklamasında 2020 sonuna kadar 6 milyar dolar tasarruf hedeflendiği belirtildi. GM, Kuzey Amerika'daki kesintilerin 6100'den fazla vardiyalı işçi ve 8 binden fazla maaşlı personeli etkileyeceğini söylüyor. Şirket dünya genelinde 180 bin dolayında vardiyalı ve maaşlı işçi çalıştırıyor ve maaşlı işçileri yüzde 15 oranında azaltmayı hedefliyor.
Huawei Yılın sonunda Çinli teknoloji devi Huawei'nin sahibinin kızı ve Mali İşler Direktörü (CFO) Meng Wanzhou'nun, Washington'ın İran yaptırımlarını deldiği gerekçesiyle Kanada'da tutuklandığı bildirildi. Çin, Kanada'dan, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını deldiği gerekçesiyle gözaltına alınan teknoloji şirketi Huawei'nin sahibinin kızı ve Mali İşler Direktörü Mıng Vancou'nun serbest bırakılmasını talep etti.
ABD, Çin'in dev teknoloji firmaları ZTE ve Huawei'e yönelik de kısıtlamalar getirirken, bu şirketlerin ABD ve üçüncü ülkelerdeki faaliyetlerini potansiyel tehdit olarak görüyor.
Huawei, siber güvenlik korkularına ve kısıtlamalarına rağmen, bu yıl 200 milyon akıllı telefon ünitesi göndermeyi hedefliyor, ancak yurtdışındaki konumunu iyileştirmek amacıyla, şirket son zamanlarda beş yıl boyunca siber güvenliğe 2 milyar dolar yatırım yapacağını söyledi.
Facebook Trump'ın seçim kampanyasında yardım aldığı Cambridge Analytica'nın Facebook üzerinden elde ettiği verilerin büyüklüğü ve detayı, dünya çapında büyük bir öfkeye yol açtı.
CEO Mark Zuckerberg, Facebook'un Instagram TV ve Facebook Watch gibi yeni ürünler geliştirmek de dahil olmak üzere 2019'da şirkete önemli yatırım yapmayı planladığını söyledi. Ayrıca zaman içinde daha iyi eşleşmesi gereken maliyet ve gelirlerin de olduğunu bildiğini de sözlerine ekledi. Ancak Bloomberg Intelligence'den Matthew Schettenhelm, mahremiyet endişelerinin Facebook'u hala etkilediğini söylüyor.
Air France-KLM Fransız ulusal havayolu şirketi Air France çalışanlarının grevi, ülkede hava ulaşımını çıkmaza sürüklerken, dünyanın en çok turist çeken ülkesi Fransa'nın ülke yönetimini de turizm sezonunun başladığı dönemde derinden endişelendiriyor.
1933'te kurulan ve "Fransa havadadır" sloganını kullanan Air France'da grev ve gösterilere neden olan yeniden yapılanma ve ücretlerin dondurulması kararları 2015'te dünya kamuoyunun ilgiyle izlediği "yırtık gömlek" görüntüleriyle başladı. Şirketin 2020 yapılanma hedefleri planı doğrultusunda 2 bin 900 kişi ile yollarını ayırma kararına tepki gösteren çalışanlar, Merkez Komite Toplantısını basarak, üst düzey yöneticileri tartakladı.
22 Şubat'ta ilk genel grev kararını uygulayan çalışanlar, 2018 yılı için maaşlara yüzde 6 zam talebinde bulunarak, aksi taktirde belirli günlerde grevin devam ettirileceğini duyurdu. Şirketin Paris merkezli uzun mesafeli uçuşlarının yaklaşık yüzde 30'unun, orta ve kısa mesafeli uçuşlarının ise önemli bölümünün iptal edilmesine neden olan grevler, 22, 23 ve 30 Mart tarihlerinde devam etti.
Sendikalar, nisan ayında aralıklarla 8 gün greve giderken, mayıs ayında ise şimdiye kadar 4 gün için grev tarihi belirlendiğini duyurdu. Air France yönetimi, bir günlük grevin şirkete zararının 25-30 milyon avro civarında olduğunu ve 2018'in ilk çeyreğinde toplam zararın 269 milyon avro olduğunu açıkladı. Şirketin nisan ve mayıs aylarındaki grevlerde göreceği zararın ne kadar olacağı hakkında tahmin yürütülürken, en iyimser tahminle 300 milyon avro olacağı belirtiliyor.
Deutsche Bank Bloomberg'e ait son bir yazı yazarı olan Mark Whitehouse'a göre, Almanya'nın en büyüğü olan Deutsche Bank "korkunç durumda". Maliyetleri düşürmeye çalışan Deutsche Bank'ta kasım ayında Frankfurt'taki genel merkezine kara para soruşturması kapsamında baskın yapıldı. Frankfurt Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma çerçevesinde 170 kişilik ekip bankada arama yaptı. Bankadan yapılan açıklamada, Alman polisinin Deutsche Bank'ın Almanya'daki 6 ofisinde arama yapıldığı teyit edildi.Aramanın Danimarkalı Danske Bank'ın 150 milyar dolar tutarında kara para aklama işlemlerinde bazı Avrupalı bankaların yardımcı olduğu iddiasından sonra gelmesi dikkat çekti.
Soruşturmanın Panama belgeleri ile ilgili olduğunu duyuruldu. Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ), 2016'da Panama'da kayıtlı bir hukuk firmasının 40 yılı aşkın süredir tuttuğu kayıt ve belgelere ulaşarak basın kuruluşlarıyla paylaşmıştı. Ofislerin arandığı haberi sonrasında Deutsche Bank hisseleri yüzde 3.7 düştü.
Deutsche Bank CEO'su Christian Sewing yatırım bankasına yapılan kesintilerin beklenenden daha derin bir etkiye sahip olduğunu kabul etmek zorunda kaldı. Rolü bu yılın başlarında üstlendiğinden beri, banka 2.300 işten ayrıldı ve gelecek yılın sonuna kadar 4.700 kişiyi daha işten çıkarmayı hedefliyor.
GlaxoSmithKline Daha önceden adını rüşvet iddialarıyla duyuran GlaxoSmithKline (GSK) yılın sonunda Tesaro'yu yaklaşık nakit 5.1 milyar dolar karşılığı satın alma konusunda anlaşmaya vardı.
GSK'dan yapılan açıklamaya göre, satın alma fiyatı nakit hisse başına 75 dolar olacak ve bu, Tasaro'nun 30 günlük işlem hacmi ağırlıklı ortalama fiyatı olan 35.67 doların yüzde 110 primli seviyesini işaret ediyor. GSK, Tesaro ve bağlı Ar-Ge ve ticari yatırımlarının satın alınmasının önümüzdeki iki yılda düzeltilmiş hisse başına karı yüzde 5 ila 9 arası etkilemesini bekliyor.
GFK, 2018 yılının tüm yıl için düzeltilmiş hisse başına karı için artış tahminini değiştirmeyerek yüzde 8 ila 10 aralığında bıraktı. Bakalım önümüzdeki yıl skandallar etkileyecek mi, rakiplerine yetişecek mi...
TATA motors Hintli otomobil üreticisi Tata Motors, bu yıl düşük satışlar, derecelendirme kuruluşları tarafından yapılan düşüşler ve 2008'de satın aldığı İngiliz birimi Jaguar Land Rover'da (JLR) yaşanan kriz nedeniyle hisse senetlerinin düşmesini izledi. Hintli otomobil üreticisi Tata Motors, büyük uğraşlar sonunda Mart 2008'de Premium İngiliz otomobil markası olan Jaguar Land Rover'ı satın almıştı. Jaguar Land Rover, Çin'deki satışların yanı sıra, dizel araçlara olan talebin düşmesinden etkilenmiş ve 2018'in üçüncü çeyreğinde 90 milyon sterlin zarar etmişti. 5000 kişiye kadar iş kaybının olabileceğini bildirilirken, 2,5 milyar £ 'luk borçlanmayı yeniden yapılanmaya başlamak üzere olduğu belirtiliyor.
İşte tüm bu ayrıntılar doğrultusunda Jaguar Land Rover'ın hisselerinin satılacağı konuşulurken, spekülasyon olduğunu belirten marka yetkilileri, böyle bir satışın olmayacağını net bir şekilde ifade etmişlerdi. Ancak Jaguar Land Rover'ın Üst Yöneticisi Ralf Speth, İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılırken iyi bir anlaşma sağlayamaması halinde, şirketin ülkedeki yatırımlarının riske gireceği uyarısında bulundu. Şimdiden 1.000 kişinin işten ayrıldığı da ifade edildi.
Financial Times gazetesine değerlendirmede bulunan Speth, İngiltere'nin AB'den ayrılırken uygun şartlarda bir anlaşma sağlayamaması durumunda, şirketin ülkedeki yaklaşık 80 milyar sterlin değerindeki yatırım planlarının bozulacağını ve İngiltere'deki üretim tesislerini kapatabileceklerini kaydetti.
Öte yandan dünyanın en ucuz arabası olarak bilinen Nano'nun Haziran ayı üretiminin 1 adete düşmesinin ardından Tata Motors sürpriz bir karar alarak otomobilin üretimini sona erdiriyor. Nano 2008 yılında ilk kez piyasaya sürüldüğünde 1500 dolardan satılıyordu.