6'lı koalisyon Türkiye'ye o günleri hatırlatıyor! Ekonomi çöktü fatura hep vatandaşa kesildi: Bu rakamlar her şeyi anlatıyor
Son dakika haberi | Altı benzemez partiden oluşan "Altılı Koalisyon"un kendi içerisinde yaşadığı kaoslar; Türkiye'ye ekonomik, sosyal ve siyasal açıdan büyük darbe vuran ve faturasının vatandaşa kesildiği koalisyon hükümetlerini anımsatıyor. Sabah Gazetesi yazalarından Faruk Erdem, Türkiye'nin yakın tarihte yaşadığı koalisyon dönemlerinin siyasi ve ekonomik açıdan "kaos ve kriz" dönemleri olduğunu hatırlatarak çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. İşte o yazı...
6'lı koalisyonda Cumhurbaşkanlık adaylığı krizi ardından çıkan Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı Krizi ve masanın bu kriz için ürettiği 5+2 formülü ile halkın sabrı zorlanmaya devam ediyor. Seçim öncesi krizlerin başladığı koalisyon masası akıllara eski koalisyon hükümetini getirdi. Sabah Gazetesi yazarı Faruk Erdem, bugün kaleme aldığı "Ekonominin Düşmanı 'Koalisyon'" başlıklı köşe yazısında konuyla ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
İşte Faruk Erdem'in o yazısı:
"Millet ittifakı bu 6+1 partinin temsilcilerinin yer alacağı bir koalisyon hükümeti vadediyor. Oysa Cumhur İttifakı'nda bugüne kadar yer alan MHP ve BBP AK Parti hükümetlerinde bulunmamış dışardan desteklemiş ve bir koalisyon oluşturmamıştı.
Türkiye'nin yakın tarihine baktığımızda koalisyon dönemlerinin hem siyaset hem de ekonomi açısından birer kaos ve kriz dönemleri olduğunu görüyoruz. 70'li yıllardaki ikili üçlü koalisyonlar döneminde Türkiye siyasi ve ekonomik çalkantılar yaşadı. Yine özellikle 90'lı yıllara bakıldığında kurulan koalisyonlar yönetiminde Türkiye'nin tarihinin en büyük ekonomik krizleri yaşadığını görüyoruz.
Koalisyonlar tarihinde ekonomiye baktığımızda zaten bu sıkıntılar rakamlara da yansıyor. Siyasi ve ekonomik istikrarın olmaması ülkeyi kaostan kaosa sürüklüyor. Koalisyon dönemlerinde her gün partiler arasında kavgalar, çekişmeler, ayrılırız tehditleri ile geçen günler dönemin gazete manşetlerinden inmiyor.
Sadece büyüme rakamları incelendiğinde bile Türkiye ekonomisinin tek başına iktidar, yani istikrar dönemlerinde ortalamanın üzerinde büyüdüğünü, büyük yatırımların, önemli projelerin bu dönemlerde gerçekleştiğini görüyoruz.