Son dakika haberi | Dünya için en gizemli konuların başında gelen UFO'lar hakkında gündemi derinden sarsan yeni açıklamalar geldi. Donald Trump'ın Ulusal İstihbarat Direktörü olarak görev yapan John Ratcliffe, Fox News kanalında sır perdesini sonuna kadar araladı. Ratcliffe programda "Halka açıklanandan çok daha fazla" ifadelerini kullandı. İşte dünyanın dikkatini üzerine çeken UFO açıklaması...
Eski Ulusal İstihbarat Direktörü, ABD'nin UFO'ların ses bariyerini bir sonik patlama olmadan kırdığına ve bilinen teknolojiyle manevraları imkansız hale getirdiğine dair kanıtlara sahip olduğunu açıkladı.
Açıklamalar, ABD hükümetinin gözlemlediklerini ayrıntılarıyla açıklayan bir sonraki raporla ilgili heyecanı artırdı. Donald Trump'ın Ulusal İstihbarat Direktörü olarak görev yapan John Ratcliffe, olayların çoğunun hala kolay bir açıklaması olmadığını söyledi.
"AÇIKLANMASI ZOR..." Ratcliffe, Fox News'a yaptığı açıklamada, "Halka açıklanandan çok daha fazla UFO görülme olayı var. Bazılarının gizliliği kaldırıldı. Donanma veya Hava Kuvvetleri pilotları tarafından görülen veya açıkçası açıklanması zor eylemlerde bulunan uydu görüntüleri tarafından alınan nesnelerden bahsediyoruz." dedi.
Ratcliffe, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Bahsettiğimiz, yeterli teknolojiye sahip olmadığımız, kopyalanması zor olan hareketler. Veya ses patlaması olmadan ses bariyerini aşan hızlarda seyahat eden tanımlanamayan nesneler..."
"SADECE BİR PİLOTTAN İBARET DEĞİL" Ratcliffe, Fox sunucusu Maria Bartiromo'ya, 'tanımlanamayan hava olaylarının' tüm dünyada gözlemlendiğini söyledi. Ratcliffe, ayrıca, "Bunlar sadece bir pilot veya sadece bir uydu veya bazı istihbarat vakalarından ibaret değil" diye ekledi.
Ratcliffe, "Genellikle bunları algılayan birden fazla sensörümüz var ve bunlardan bazıları açıklanamayan fenomenler ve aslında halka açıklanandan epeyce fazlası var." ifadelerini kullandı.
180 GÜN SÜRE VERİLDİ Aralık ayında hükümete bildiklerini ifşa etmesi için 180 günlük bir süre verildi, bu da raporun 1 Haziran'dan önce yayınlanması gerektiği anlamına geliyor.
Ratcliffe, bulgularını 20 Ocak'ta görevden ayrılmadan önce yayınlamayı umduğunu söyledi. Ratcliffe, "Yeterince hızlı bir şekilde hareketedemedik" diye konuştu.
'YABANCI DÜŞMAN' İDDİASI Pentagon ve istihbarat teşkilatları tarafından hazırlanan raporun, diğer şeylerin yanı sıra, tanımlanamayan hava olaylarından kaynaklanan her türlü tehdidi ve bunların yabancı düşmanlara atfedilip atfedilemeyeceğini belirlemesi gerekiyor.
Ratcliffe, "Hava, bazen görsel rahatsızlıklara neden olabilir" dedi ve ekledi: "Bazen de düşmanlarımızın düşündüğümüzden veya fark ettiğimizden biraz daha ileride teknolojilere sahip olup olmadığını merak ederiz."
Biden yönetiminde Ulusal İstihbarat Direktörü görevini, Avril Haines üstleniyor. Savunma Bakanlığı, 4 Ağustos'ta Tanımlanamayan Hava Olayları Görev Gücü'nün kurulduğunu Eylül ayında duyurdu.
ALTI PİLOT BİRDEN En az altı Super Hornet pilotu, 14 Kasım 2004'te UFO ile görsel temas kurdu. İlk elden tanıklarla yapılan sayısız röportajda belgelenen karşılaşmalar bir sır olarak kalıyor. USS Nimitz'in orijinal görüntüleri, 2007'de internete sızdırıldı.
Ocak ayında, sızdırılan ünlü video klibi çeken eski Donanma havacısı Chad Underwood, New York Magazine ile yaptığı röportajda sessizliğini bozdu.
Chad Underwood dikdörtgen, kanatsız nesnenin Pasifik üzerinde Meksika kıyılarında görüldüğünü söyledi. Ayrıca, Ticonderoga sınıfı güdümlü füze kruvazörü USS Princeton'un, yaklaşık iki hafta boyunca gizemli uçakları aralıklı olarak takip ettiğini açıkladı.
MİLYONLARCA BELGE ERİŞİME AÇILDI Öte yandan geçtiğimiz aylarda Amerikan Merkezi Haberalma Örgütü'nün (CIA) UFO'larla ilgili kamuya açık milyonlarca belgesi indirilebilir bir formatta erişime açıldı.
John Greenewald tarafından yönetilen The Black Vault isimli web sitesi, hükümetin UFO'lar (tanımlanamayan uçan objeler) için belgelediği UAP (tanımlanamayan hava olayları) belgelerini yayımladı. Tüm bu belgelere The Black Vaults'un web sitesinden erişilebiliyor.
Greenewald, Bilgiye Erişim Özgürlüğü Yasası (FOIA) kapsamında CIA de dahil olmak üzere birden fazla kurumdan aldığı binlerce dosyayı elle tarayarak 2,2 milyonluk sayfalık arşivi The Black Vault'a yükledi.
Bilgi özgürlüğü aktivisti Greenewald, dosyaları alabilmek adına hükümete 10 binden fazla FOIA talebinde bulunduğunu açıkladı. Konuya ilişkin Amerikan Vice News sitesinin teknoloji eki Motherboard'a bir e-mail atan Greenewald, "CIA'in yayımladığı UFO kayıtlarını almak için yıllarca savaştım" dedi.
BİNLERCE DOSYA Gösterdiği çabayı diş çekmeye benzeten Greenewald, "Bunu başarabilmek adına onlarla birlikte dolaştım ve en nihayetinde oldu. İçinde birkaç bin dosyanın yer aldığı büyük bir kutuyu teslim aldım" diye konuştu.
HERKES BUNU KONUŞUYOR! BİR ANDA ORTADAN KAYBOLDU...
Bu görüntüde nasıl bir gariplik var diyebilirsiniz? Ama henüz devamını görmediniz. İnternette hızla yayılan bu görüntülerde zaman yolculuğu iddiasındaki bir adamın görüntüleri gündeme damga vurdu. Güvenlik kameralarının görüntülediği adam, az sonra yapacaklarıyla dünyayı şaşkına çevirdi.
Güvenlik kamerasında sağa sola yürüyen adam ilk başta hiç dikkat çekmiyor.
Geleceğe Dönüş filminden de hatırlanacağı üzere filmin baş kahramanları zamaniçinde yolculuk yapabiliyordu.
Bunun için de sıradan bir araba zaman makinesine çevriliyor ve geçmişe ya da geleceğe gidiliyordu. Ama tüm bunlar elbette bir kurgudan ibaretti.
Işınlanma ve zaman yolculuğu elbette hep merak edilen bir konu oldu; zaman zaman bunu yapabildiğini iddia edenler sahneye çıktı.
Bunun son örneği ise ABD'nin Güney Karolina eyaletinde yaşandı.
Güvenlik kameralarına yakalanan adam önce eğiliyor.
Daha sonra parlayan flaş dikkat çekiyor.
Kamerada bir süre flaş yanıp sönüyor ve izleyenler hiçbir şey anlamıyor.
Ancak işin ilginç yanı daha sonra ortaya çıkıyor.
Flaş son bir kez daha patlıyor...
Ve kaybolma anı...
Güvenlik kameralarından tamamen siliniyor.
Videonun internette yayılmasıyla videonun montaj olduğunu düşünenler yüzlerce yorum bırakırken; bu görüntülere inanan da vardı!
Peki gerçekten zamanda yolculuk mümkün mü? Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsü'nden Gordey Lesovik konuya ilişkin tüm dünyanın dikkati çeken bir açıklamada bulundu. İşte herkesin konuştuğu o iddianın perde arkası...
Rus, ABD'li ve İsviçreli bilim insanlarının yürüttüğü çalışmanın temel fizik kurallarına ters düştüğü ve evreni yöneten kurallarla ilgili algıları kökünden değiştirme potansiyelinin olduğu belirtiliyor.
Akademik bir dergi olan 'Scientific Reports'ta yayımlanan araştırmanın kuantum bilgisayarlarının işleyişine dair de yeni fikirler verebileceği düşünülüyor.
Araştırmacılar, deneyin elektronlar ve kuantum fiziği kullanılarak gerçekleştirildiğini ifade ediyor ve "En basit benzetmeyle bilardodaki açılış vuruşuyla dağılmış olan topların tekrar başlangıçtaki yerlerine dönmesine benzer bir eylemi gerçekleştirdik" diyor.
'YAPAY OLARAK YARATMAYI BAŞARDIK'
Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsü'nden Gordey Lesovik, "Zamanın termodinamik yönünün tersine hareket eden bir durumu yapay olarak yaratmayı başardık" diyor.
Bu deneyin gerçekleştirilmesini sağlayan'zaman makinesi', elektronlardan ve kuantum bilgisayarları için kullanılan veri birimi olan kubitlerden oluşuyor.
Günlük hayatta kullanılan bilgisayarlardaki ikili kodalama sisteminde birimler 0 ve 1 ile ifade ediliyor. 0 ve 1'lerin dizilimi ise kodun oluşmasını sağlıyor. Kubitler ise 0 ile 1 değerini almanın yanında her iki değeri de temsil edebiliyor.
Yapılan 'zamanda yolculuk' deneyinde kullanılan kuantum bilgisayarında kubitlerin giderek daha karmaşık bir şekilde 0'dan 1'e ve tam ters yönde veri birimi değerini değiştirdiği ifade ediliyor.
Bu süreçte kodu oluşturan değer dizisi tamamen kayboluyor. Üçgen şeklinde duran bilardo toplarının tek ıstaka vuruşuyla rastgele dağılmasına benzetiliyor.
Kuantum bilgisayarındaki bir diğer program ise kendi kendine evrilen bu kod kaosu içerisinden bir düzen yaratıyor ve kubitler başlangıçtaki noktalarına geri dönüyor.
Yani araştırmacılar, ıstaka vuruşuyla dağılan bilardo toplarının bilardo masası üzerinde rastgele hareket ettikten sonra başlangıç noktalarına geri dönüp yeniden bir üçgen halinde durmalarına benzer bir eylemi, kuantum fiziği yoluyla gerçekleştirdiklerini ifade ediyorlar.
Araştırmayı yürüten ekip, iki kubit ile çalıştıklarında 'zamanı geri döndürme' başarı oranının yüzde 85 olduğunu ifade ediyor. Kubit sayısı üçe çıktığında ise bu oran yüzde 50'ye düşüyor.
Araştırma ekibinden Gordey Lesovik, "Algoritmamız ileride daha da geliştirilebilir ve kuantum bilgisayarlarının karşılaştığı hataları azaltabilir" diyor.
Noah isimli bu genç 2030 yılından geldiğini söyleyip bir takım iddialar ortaya atmıştı sosyal medyada. Ardından Noah'ın söyledikleri garip bir şekilde bir bir gerçekleşmeye başlamıştı. Noah şimdi de yeni kehanetlerini ortaya attı. İşte o açıklamalar.
Zaman yolcusu Noah bazı ülkelerin gelecekte nasıl şekilleneceği hakkında iddialarını sıraladı.
İşte Noah'ın akılalmaz iddialarından bazıları:
Gelecekte Kanada, ABD ve Meksika tek bir devlet çatısı altında birleşecek.
Küresel ısınma sebebiyle Kanada'nın iklimi daha ılık bir hal alacak ve yerleşim kuzey bölgelere kadar uzanacak.
2030'da Kanada'nın nüfusu 44 milyon olacak.
2030 itibariyle Kanada'da yaşayan halkın büyük çoğunluğu Toronto, Montreal, Vancouver ve Calgary'de yaşayacak.
Bu dört şehir süper kent olarak adlandırılacak ve son derece yüksek teknoloji ile donatılacak.
Gelecekte Kanada'nın da içerisinde bulunduğu çok sayıda ülke ortak para birimi kullanacak.
Kanada'da yaşayan kişilere sağ ele takılacak bir çip teknolojisi sunulacak bu sayede kişisel verilere iletişim kolaylaşacak.