İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum

Orta Doğu'da çatışmaların 19. gününde bölgede gerilim hat safhaya çıkarken, ABD ve İsrail'in saldırılarında hayatını kaybeden Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani ve Besic Güçleri Komutanı Süleymani için düzenlenen cenaze törenine binler katıldı. Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, İran'daki cenaze törenlerindeki kalabalığın bile hedef olma riski taşıdığını belirterek, "Bu kalabalığın üzerine füze atılması büyük bir katliama yol açabilir, umarız böyle bir dehşet yaşanmaz" dedi.

İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 1

Tahran'daki İnkılap Meydanı'nda Laricani, Süleymani ve 84 asker için düzenlenen cenaze törenine binlerce İranlı katıldı.

İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 2

Laricani, Süleymani ve askerlerin naaşlarının getirildiği meydana, ABD-İsrail saldırısında ölen eski lider Ali Hamaney'in yanı sıra Laricani ve Süleymani'nin fotoğrafları asıldı.

İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 3

Cenaze törenine katılan İranlılar, sık sık ABD ve İsrail aleyhine sloganlar attı.
İsrail ordusu, dün yaptığı açıklamada Tahran'a düzenlenen saldırılarda Laricani ve Süleymani'yi hedef aldığını duyurmuştu.

İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 4

Bu açıklamadan sonra Tahran yönetimi de Laricani ve Süleymani'nin hayatını kaybettiğini doğrulamıştı.

İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 5

Öte yandan İran Donanması'na ait "IRIS Dena" adlı gemi, Hindistan'da katıldığı bir tatbikattan sonra silahsız halde İran'a dönerken 4 Martta ABD tarafından denizaltı torpido ateşlenerek batırılmıştı.

İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 6

Bu saldırı sonrası Dena gemisinde bulunan 104 İran askeri hayatını kaybederken 32 asker yaralı olarak kurtulmuş 20 askerin ise cesedine ulaşılamamıştı.

İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 7

"GÖLGE REHBER" OLARAK ANILIYORDU
İran devlet televizyonu Laricani'nin ofisi tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımlamıştı.

Açıklamada, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Laricani'nin sabah saatlerinde düzenlenen saldırıda oğlu Murteza, yardımcısı Alirıza Beyat, Konsey Sekreterliği çalışanları ve birkaç korumasıyla birlikte hayatını kaybettiği belirtildi.

İran güvenlik bürokrasisinin en kritik isimlerinden biri olan Laricani, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri olarak görev yapıyordu. Siyasi etkisi nedeniyle "gölge rehber" olarak tanımlanan Laricani, aynı zamanda felsefeci kimliğiyle de biliniyordu

İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 8

LİDER KADRO TASFİYE EDİLİYOR
Orta Doğu ateş çemberinden geçerken, İran'ın kalbinde sarsıcı bir tasfiye operasyonu yürütülüyor. İsrail ve ABD'nin suikast timleri sahneye çıkarken, Tahran'ın en kritik isimleri birer birer hedef alınıyor. Rejim içindeki iktidar savaşı ve dış müdahale kıskacında İran, tarihinin en karanlık günlerini yaşıyor. Suikastların gölgesinde değişen güç dengeleri, petrol savaşları ve Tahran sokaklarındaki dehşet anları Batı Asya'nın geleceğini belirsizliğe sürüklüyor.


SUİKAST SİLAHI DEVREDE: HARİTALAR KANLA DEĞİŞİYOR
İran İstihbarat Bakanı Hatip'in öldürüldüğüne dair iddiaların sıcak temas hattında yankılanmasıyla başlayan süreç, bölgedeki stratejik depremin habercisi oldu. İsrail'in kritik pozisyonlardaki yöneticileri teker teker ortadan kaldırmasını değerlendiren Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, "Suikast politikası Amerika'nın en etkili politikalarından biridir. Hatırlarsanız 1975'te Suudi Arabistan Kralı'na yapılan suikasttan sonra petrol-dolar sistemi devreye girmiş ve bölge politikaları tamamen değişmişti. Aynı şekilde 2001'de Şah Mesut'un suikastı Afganistan işgalinin önünü açmıştı" ifadeleriyle suikastların tesadüf olmadığını, büyük bir tasarımın parçası olduğunu vurguladı. 2005 yılındaki Hariri suikastına da dikkat çeken Tutar, "Bu suikasttan sonra Suriye, Lübnan'dan çekilmek zorunda kalmış ve ardından Lübnan-İsrail savaşı başlamıştı. Bir suikastın ardından bölgenin dinamiği, haritası ve güç projeksiyonu tamamen değişiyor" sözleriyle tehlikenin boyutuna işaret etti.

İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 9

TAHRAN'DA YÖNETİM FELÇ: ÜÇ RADİKAL İSİM DÖNEMİ
İran içerisinde Hamaney başta olmak üzere 50'ye yakın üst düzey komutanın tasfiye edilmesiyle oluşan güç boşluğu, ülkeyi bir kaosun eşiğine getirdi. Besic Güçleri Komutanı Süleymani ve "İngiliz ekolü" ile uzlaşabilecek en barışçıl isim olarak görülen Larijani'nin de bu süreçte hedef alındığını belirten Bercan Tutar, "Larcani, Pezeşkiyan ve Abbas Arakçi ile birlikte Batı ile uzlaşabilecek siyasi kanadın en önemli figürüydü. Onun ortadan kaldırılması barış masasının devrilmesi anlamına geliyor" şeklinde konuştu. Tutar, şu an İran'da Molla ve sivil kanadın tamamen devre dışı kaldığını ifade ederek, "Devrim Muhafızları üzerinden üç isim süreci yönetiyor: Meclis Başkanı Muhammed Rıza Galibaf, eski Savunma Bakanı Ahmed Vahidi ve eski istihbarat lideri Hüseyin Taeb. Bu isimler tamamen savaştan ve sertlikten yana bir tutum sergiliyor" dedi.

İSRAİL JETLERİ TAHRAN SEMALARINDA CİRİT ATIYOR
Asimetrik savaştan varoluşsal bir savaşa geçildiğini ve İran'ın savunma kapasitesinin dramatik şekilde düştüğünü vurgulayan Bercan Tutar, "Savaş başladığında 300 füze atan İran, şimdi 15-20 füzeye düşmüş durumda. İsrail uçakları İran hava sahasına girip 3-4 saat boyunca serbestçe dolaşıyor ve istedikleri her yeri bombalıyorlar" sözleriyle sahada yaşanan dehşet anlarını aktardı. Tahran'daki endüstriyel merkezlerin, Besic karargahlarının ve füze rampalarının yoğun bombardıman altında olduğunu söyleyen Tutar, "Tahran'ın en üst kesimlerinden fakir semtlerine kadar her yer ateş hattında. Amerika ve İsrail, İran'ın altyapısını bozmadan rejimi teslim olmaya zorluyor" tespitinde bulundu.

REJİM İÇİNDE GİZLİ DARBE VE "ŞEHİT OLMA" SÖYLEMİ
İran rejiminin kendi içindeki çatlakların suikastları kolaylaştırdığına dair iddialar ise kan donduran cinsten. Bercan Tutar, "Devrim Muhafızları'nın sert kanadının Hamaney ile ters düştüğü söyleniyor. İstihbarat birimleri istese Hamaney'i koruyabilirdi ama 'şehit olma' arzusu gibi dini söylemlerle bu zafiyetin üzeri örtülüyor" şeklinde konuştu. İran toplumundaki bölünmüşlüğe de dikkat çeken Tutar, "Halkın yüzde 20'si rejimin yanında, yüzde 20'si sert muhalif ama yüzde 60'lık sessiz bir çoğunluk var ki tek istekleri ülkenin selameti. Türkiye'nin izlediği rasyonel politika da bu yüzde 60'lık kesimi gözetiyor" dedi.

"CENAZE TÖRENLERİNDEKİ KALABALIĞIN BİLE HEDEF OLMA RİSKİ VAR"
Amerika ve İsrail'in diğer ülkeleri bu projeye ortak etmeden hareket etmesinin yeni bir küresel trendi tetikleyebileceğini belirten Bercan Tutar, "Bu saldırganlıktan korunmak isteyen her ülke, 'Kuzey Kore modeli' gibi nükleer güç sahibi olmaya çalışacaktır. Bu durum nükleer silahlanma hevesini daha da tetikleyebilir" uyarısında bulundu. Tutar, son olarak İran'daki cenaze törenlerindeki kalabalığın bile hedef olma riski taşıdığını belirterek, "İsrail, Gazze'deki gibi herkesi 'yok edilmesi gerekenler' olarak görüyor. Bu kalabalığın üzerine füze atılması büyük bir katliama yol açabilir, umarız böyle bir dehşet yaşanmaz" diyerek bölgedeki kritik bekleyişi özetledi.

İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 10

İRAN'IN KRİTİK İSMİNE SUİKAST VE ENERJİ HATTINA AĞIR DARBE!

Bölgede tansiyon bir kez daha zirveye çıktı. İsrail ve ABD'nin nokta operasyonlarıyla sarsılan Ortadoğu'da, İran rejiminin yaşayan hafızası Ali Laricani'nin katledilmesi dengeleri altüst etti. Savaşın seyri sadece suikastlarla değil, enerji koridorlarındaki dev patlamalarla da değişiyor. Gazeteci Güngör Yavuzaslan, sıcak bölgedeki son gelişmeleri, enerji savaşlarının perde arkasını ve İsrail'in Lübnan'daki sinsi işgal planını A Haber ekranlarında tüm detaylarıyla deşifre etti.

REJİMİN BEYNİ VE YAŞAYAN HAFIZASI HEDEFTE

İran'ın en stratejik isimlerinden biri olan Ali Larijani'nin İsrail ve ABD tarafından hedef alınması, Tahran'da deprem etkisi yarattı. Cenaze töreninden gelen görüntülerde İran halkının büyük bir yas içinde olduğu gözlenirken, Larijani'nin rejim içindeki yeri bir kez daha vurgulandı. Gazeteci Güngör Yavuzaslan, "İran'ı tanıyan herkes bilir ki İran'da matem ve yas çok önemlidir. Hem Larijani'de hem de diğer önemli isimlerde bu durumu görüyoruz. Larijani, rejimin yaşayan hafızası ve beyinlerinden biriydi. Kararları etkileyen, rehberlik makamında bulunan bir aktördü" ifadelerini kullandı.

Larijani'nin sadece siyasi bir figür değil, aynı zamanda sistemin kilit taşı olduğunu belirten Yavuzaslan, "Larcani, dini liderin ölümünden sonraki geçici konseyin tüm toplantılarına katıldı. Uzmanlar Konseyi'nde Mücteba'nın seçilme sürecinde yer aldı. Türkiye'de az bilinen bir yönü ise dış dünyayla, özellikle Arakçı ile birlikte görüşmeleri yürüten kişi olmasıydı. Rejim içinde dengeyi sağlayan, Devrim Muhafızları ile Meclis arasındaki sorunları alt düzeyde çözen akıl küpü bir isimdi" sözleriyle suikastın büyüklüğüne dikkat çekti.

HİZBULLAH TAKTİĞİ İLE TEPEDEN TIRNAĞA OPERASYON

İsrail'in İran'daki operasyonel tarzı, Lübnan'da Hizbullah'a karşı uygulanan stratejiyle benzerlikler taşıyor. Suikast zincirinin tesadüf olmadığını ifade eden Güngör Yavuzaslan, "Hizbullah'a yaptıklarının aynısını yapıyorlar. Hasan Nasrallah'ı katlederken aşağıdan başladılar; çağrı cihazları, Rıdvan Gücü komutanları ve istihbarat şeflerini vurdular. Bu sefer İran'da tepeden başladılar. Larijani gibi bir aktörün hedef alınması, Siyonist İsrail'in saldırganlığının en net göstergesidir" şeklinde konuştu. Larijani'nin aynı zamanda Doğu ve Batı felsefesi üzerine ciddi çalışmaları olan bir akademisyen ve filozof olduğunu hatırlatan Yavuzaslan, bu kaybın İran için entelektüel bir yıkım olduğunu da ekledi.

ENERJİ ÜSLERİNDE 'KISSASA KISAS' SAVAŞI

Savaşın sadece cephede değil, petrol ve doğalgaz tesislerinde de sürdüğü bir döneme girildi. ABD ve İsrail'in İran'ın enerji altyapısını hedef alan saldırıları, bölgedeki lojistik dengeleri de sarsıyor. Özellikle Buşehr ve Hark Adası çevresindeki patlamalar, enerji koridorlarını ateş hattına çevirdi. Gazeteci Yavuzaslan, "Tahran'da rafineri vurulduğunda İran 'kıssasa kıstas' diyerek Basra Körfezi'nde ABD tankerlerini vurmuştu. Şimdi vurulan yer Buşehr. Burası Hark Adası ile bağlantıyı sağlayan kritik bir nokta. Boru hatlarının geçtiği bu tesislerin hedef alınması, İran'ın petrol sevkiyatına doğrudan darbe indirmektir" dedi.

Hark Adası'nın neden bu kadar kritik olduğuna dair teknik detayları da paylaşan Yavuzaslan, "İran petrolünün yüzde 90'ı bu adadan sevk ediliyor. Tankerler çok derin olduğu için İran kıyılarına yanaşamıyor, bu yüzden ada bir terminal ve depo gibi kullanılıyor. Burası vurulduğunda İran'ın petrol satma imkanı ortadan kalkar" tespitinde bulundu.

İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 11

TRUMP'IN TEHLİKELİ OYUNU VE 'YAŞAYAN ŞEHİTLER'

ABD Başkanı Donald Trump'ın enerji tesislerine yönelik açıklamalarının ciddiyetine değinen Yavuzaslan, "Trump, 'keyfimiz istediği için vuracağız' diyerek bu bölgeleri tekrar hedef alacağını ilan etti. Siyonist Netanyahu için daha ne kadar ABD askerinin tabutunu taşıyacaklar? Irak'ta 5 bin asker kaybettiler. Şimdi İran'ın şah damarına saldırıyorlar" ifadelerini kullandı. Laricani ve benzeri isimlerin kendilerini "yaşayan şehitler" olarak tanımladığını belirten Yavuzaslan, "Bu isimler her an bir saldırıya uğrayacaklarını bilerek yaşıyorlar ve ruh iklimlerinde kendilerini çoktan şehit olarak görüyorlar" sözleriyle bölgedeki dramatik atmosferi aktardı.

İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 12

ALİ LARİCANİ KİMDİR?
Ali Laricani, 1958 yılında Irak'ın Necef şehrinde doğdu. İran'ın Amul kentinden, dini ve siyasi açıdan etkili bir aileye mensuptu. Babası, tanınmış bir din alimi olan Mirza Haşim Amuli idi. Ailesi, dönemin Şahı Rıza Pehlevi'nin baskısı nedeniyle 1931'de Necef'e taşındı ancak 1961'de İran'a geri döndü. Laricani, genç yaşta 1979'daki İslam Devrimi'nin ideologlarından filozof Ayetullah Murteza Mutahhari'nin kızı Feride Mutahhari ile evlendi.

Laricani, ülkenin en prestijli üniversitelerinden Şerif Teknoloji Üniversitesinde matematik ve bilgisayar bilimi alanında lisans yaptı ardından Batı felsefesi üzerine doktorasını tamamladı ve özellikle Alman filozof Immanuel Kant üzerine çalıştı.

Ailesindeki diğer isimler de İran siyasetinde etkili oldu. Kardeşlerinden Sadık Laricani uzun yıllar yargı erkinin başında görev yaptı, Muhammed Cevad Laricani ise dış politika ve insan hakları alanlarında önemli görevler üstlendi. Bu yönüyle Laricani ailesi, İran'ın yönetim yapısında uzun yıllar etkili oldu.

İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 13

Laricani, 2020'de Meclis Başkanlığı görevinden ayrıldı ve dönemin İran lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından liderlik danışmanı olarak atandı. Bir süre bu görevde kalan Laricani'nin 2021 ve 2024 yıllarında cumhurbaşkanlığı adaylığı için yaptığı başvurusu Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından onaylanmadı.

Ali Laricani, Ağustos 2025'te Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri olarak bir kez daha atandı. Bu atama ile birlikte İran'ın dış politika ve güvenlik stratejisinde yeniden kilit isimlerden biri haline gelen Laricani, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden Ali Hamaney'in güvendiği devlet adamlarından biri olarak kabul ediliyordu.

İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 14

1979'daki İran İslam Devrimi sonrasında Devrim Muhafızları Ordusu bünyesinde yer aldı. Daha sonra devlet kademelerinde yükseldi. Kültür Bakanı olarak görev yaptı ardından Radyo ve Televizyon Kurumu (IRIB) başkanlığına getirildi.

Laricani, 2005 yılında Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri oldu ve aynı zamanda İran'ın nükleer başmüzakerecisi olarak görev yaptı. 2007 yılında bu görevinden ayrıldı.

İran Meclisine 2008'de giren Laricani, 2020'ye kadar üç dönem boyunca Meclis Başkanı olarak görev yaptı. Bu süreçte özellikle 2015 yılında İran ile Birleşmiş Milletler Daimi Üyeleri ve Almanya arasında imzalanan ve nükleer anlaşma olarak bilinen Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın Meclisteki onay sürecinde önemli rol oynadı.

İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 15
İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 16
İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 17
İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı | A Haber'de çarpıcı yorum 18
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin