İran'da Ali Laricani için cenaze töreni! Binler katıldı
Orta Doğu'da çatışmaların 19. gününde bölgede gerilim hat safhaya çıkarken, ABD ve İsrail'in saldırılarında hayatını kaybeden Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani ve Besic Güçleri Komutanı Süleymani için Tahran'da cenaze töreni düzenleniyor. Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, İran'daki cenaze törenlerindeki kalabalığın bile hedef olma riski taşıdığını belirterek, "Bu kalabalığın üzerine füze atılması büyük bir katliama yol açabilir, umarız böyle bir dehşet yaşanmaz" dedi.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında hayatını kaybeden İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani ve Besic güçleri komutanı Gulamrıza Süleymani için bugün İran'ın başkenti Tahran'da cenaze töreni düzenleniyor.

Ali Laricani ile Besic Güçleri Komutanı Gulamrıza Süleymani için düzenlenen tören Tahran'daki İnkılap Meydanı'nda başladı.

Öte yandan İran, dün Laricani ve Süleymani'nin İsrail saldırılarında öldüğünü duyurmuştu. İran Genelkurmay Başkanı Amir Hatemi, söz konusu ölümlerin ardından "kararlı" bir misilleme tehdidinde bulunmuştu.

"GÖLGE REHBER" OLARAK ANILIYORDU
İran devlet televizyonu Laricani'nin ofisi tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımlamıştı.
Açıklamada, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Laricani'nin sabah saatlerinde düzenlenen saldırıda oğlu Murteza, yardımcısı Alirıza Beyat, Konsey Sekreterliği çalışanları ve birkaç korumasıyla birlikte hayatını kaybettiği belirtildi.
İran güvenlik bürokrasisinin en kritik isimlerinden biri olan Laricani, Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri olarak görev yapıyordu. Siyasi etkisi nedeniyle "gölge rehber" olarak tanımlanan Laricani, aynı zamanda felsefeci kimliğiyle de biliniyordu

LİDER KADRO TASFİYE EDİLİYOR
Orta Doğu ateş çemberinden geçerken, İran'ın kalbinde sarsıcı bir tasfiye operasyonu yürütülüyor. İsrail ve ABD'nin suikast timleri sahneye çıkarken, Tahran'ın en kritik isimleri birer birer hedef alınıyor. Rejim içindeki iktidar savaşı ve dış müdahale kıskacında İran, tarihinin en karanlık günlerini yaşıyor. Suikastların gölgesinde değişen güç dengeleri, petrol savaşları ve Tahran sokaklarındaki dehşet anları Batı Asya'nın geleceğini belirsizliğe sürüklüyor.
SUİKAST SİLAHI DEVREDE: HARİTALAR KANLA DEĞİŞİYOR
İran İstihbarat Bakanı Hatip'in öldürüldüğüne dair iddiaların sıcak temas hattında yankılanmasıyla başlayan süreç, bölgedeki stratejik depremin habercisi oldu. İsrail'in kritik pozisyonlardaki yöneticileri teker teker ortadan kaldırmasını değerlendiren Sabah Gazetesi Dış Haberler Müdürü Bercan Tutar, "Suikast politikası Amerika'nın en etkili politikalarından biridir. Hatırlarsanız 1975'te Suudi Arabistan Kralı'na yapılan suikasttan sonra petrol-dolar sistemi devreye girmiş ve bölge politikaları tamamen değişmişti. Aynı şekilde 2001'de Şah Mesut'un suikastı Afganistan işgalinin önünü açmıştı" ifadeleriyle suikastların tesadüf olmadığını, büyük bir tasarımın parçası olduğunu vurguladı. 2005 yılındaki Hariri suikastına da dikkat çeken Tutar, "Bu suikasttan sonra Suriye, Lübnan'dan çekilmek zorunda kalmış ve ardından Lübnan-İsrail savaşı başlamıştı. Bir suikastın ardından bölgenin dinamiği, haritası ve güç projeksiyonu tamamen değişiyor" sözleriyle tehlikenin boyutuna işaret etti.







