Hapishane değil cehennem
Brezilya cezaevlerindeki dehşeti gözler önüne seren fotoğraflar...
Brezilya'nın kuzeydoğusundaki Pernambuco eyaletinde yaşadığımız gezeğenin en dehşet verici cezaevilerinden birisi olarak gösteriliyor
Brezilya'nın kuzeydoğusundaki Pernambuco eyaletinde yaşadığımız gezeğenin en dehşet verici cezaevilerinden birisi olarak gösteriliyor
Ancak bu kasaba sarıyla çizilmiş "ölüm çizgisi" tarafından kesin bir şekilde ikiye bölünmüş durumda. Ne gardiyanlar mahkûmların idaresindeki iç kısma giriyor, ne de mahkûmlar gardiyanların bölgesine çıkıyor.
Cezaevinin müdür yardımcısı Carlos Polanco, Associated Press'e yaptığı açıklamada, "Burayı mahkûmlar yönetiyor. Biz sadece dış güvenlikten sorumluyuz. Ama çizgiyi geçtikleri anda ateş edeceğimizi de biliyorlar" diyor.
San Pedro Sula Merkezi Cezaevi'ndeki mahkumlar parmaklıklar ardında iş yürütürken, yöneticiler de cezaevinin ihtiyaçları için harcandığını öne sürdükleri karlarını riske atmamak için bu duruma göz yumuyor.
Associated Press muhabirlerinin girdiği San Perdo Sula cezaevi 800 kişi kapasiteyle inşa edilmiş ancak içeride 2 bin 137 kişi yaşıyor. Gazeteciler içeriye hapishane müdürünün izniyle değil, "başmahkum" Noe Betancourt'un onayıyla girebildi. Hatta Betancourt, gazetecilere mahkumlardan oluşan sekiz kişilik bir koruma ekibi sağladı.
Kadınların ve çocukların içecek, meyve, giyecek, hamak, halı hatta halı sattığı iç kısımdaki, özerk kasabaya güvenlik görevlileri giremiyor. Ancak her gün 30 kadar kişi içerideki pazarda çalışmak için mahkumların bulunduğu bölüme geçiyor. Gardiyanlar ise iki taraftan kilit altında tutulan bir alanda görev yapıyor. Bu kapalı kapıların bir tanesi dış dünyaya, bir tanesi ise hücrelerin ve pazarın olduğu alana açılıyor.
Gardiyanlar geceleri zaman zaman hücreleri kilitlemeye kalkıyor. Ancak Betancourt'un söylediğine göre mahkumların kapıları açmak için anahtarları ve levyeleri var. Çünkü, Betancourt'un ifadesiyle, "Bir yangın çıksa, polis bizi burada bırakır gider" gibi bir düşünceleri var.
Gazetecilere mahkûmların bulunduğu bölümü, kız arkadaşıyla birlikte gezdiren Betancourt, yeni mahkumların kabulünden ve bilgilendirmesinden sorumlu. En önemli konu da hücre fiyatları… En kötü hücre 1000 lempiradan (yaklaşık 90 TL) başlıyor. Fiyatlar 15000 lempiraya (yaklaşık 1400 TL) kadar gidiyor. Bu fiyatları karşılayamayan mahkumlar yerde uyuyor ve temizlik gibi en kötü işleri yapmak zorunda kalıyor.
Betancourt, bu göreve diğer mahkumlar tarafından geçen ay seçildi, zira bir önceki "başmahkum" Mario Enriquez fiyatları çok fazla yükselttiği için azledildi. Aslına bakılırsa Enriquez, mahkûmları dövmek, taciz etmek, geceleri tavana asmak, köpekleri mahkumların üzerine salmak gibi uygulamaları için nefret edilen bir isimdi. Ancak hücre ve yiyecek fiyatlarını yükseltmesi, mahkumlar için bardağı taşıran son damla oldu. Mahkumların ve hapishane yetkililerinin anlattığına göre, kafasını ve organlarını kestiler, kalbini köpeğine yedirdiler. Sonra köpeği de öldürdüler.