Epstein'in ölümünün anlatılmamış hikayesi: Gardiyanlar ve hücre arkadaşları ilk kez konuştu
New York Times'ın milyonlarca sayfalık belge, yüzlerce saatlik görüntü ve 40'tan fazla tanıkla yürüttüğü kapsamlı araştırma, Jeffrey Epstein'in cezaevindeki son günlerine ilişkin bilinmeyen ayrıntıları ortaya çıkardı. Hücre arkadaşları, gardiyanlar ve mahkumlar ilk kez konuşurken; yeni belgeler, Epstein'in ölümünden önceki günlerdeki ruh haline, cezaevindeki ihmallere ve yıllardır süren komplo teorilerine ışık tuttu.
New York Times'ın (NYT) geniş çaplı araştırmacı gazetecilik çalışması, adli belgeler, yeni açılan arşivler ve doğrudan tanıklarla yapılan görüşmeler ışığında, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlanan milyarder Jeffrey Epstein'ın cezaevindeki son günlerini ve karanlık ölümünü aydınlatıyor.
Hükümet raporları, daha önce yayınlanmamış el yazısı notlar, gardiyanların ve hücre arkadaşlarının ilk kez kamuoyuyla paylaştığı ifadelerle hazırlanan bu kapsamlı dosya, Epstein'ın lüks içindeki dünyasından federal bir zindandaki sefalete düşüşünü ve ardından gelen şüpheli ölümü adım adım gözler önüne seriyor.
TETERBORO HAVALİMANI'NDA ŞOK: "BU SEKS TİCARETİYLE Mİ İLGİLİ?"
6 Temmuz 2019 öğleden sonra geç saatlerde, New Jersey'deki Teterboro Havalimanı'nda yaklaşık bir düzine FBI ajanı ve New York Polis Departmanı memuru, özel bir jeti beklemek üzere pistin uzağında gizlenmişti. Paris'ten dönen Jeffrey Epstein'ın içinde bulunduğu uçak piste teker koyduğunda, gümrük memurları pasaport kontrolü bahanesiyle içeri girdi. Epstein terminale yönlendirildiği an, kendisine kelepçe takılarak tutuklandığı bildirildi.
Epstein büyük bir şok içindeydi. Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın eski başdanışmanı Stephen K. Bannon ile yapacağı belgesel röportajını planlıyordu. Telefonundan Bannon'a gönderdiği son mesaj kısa ve netti: "Hepsi iptal."
Bannon hemen cevap yazdı: "Gelmiyor musun?" Ancak bir daha yanıt alamayacaktı.
FBI ajanları Epstein'ı Manhattan'a doğru götürürken, araçta sessizliği bozan iki soru sordu: "Bu seks ticaretiyle mi ilgili?", "Reşit olmayanlarla mı ilgili?" Cevap evetti. New York'taki federal savcılar, Epstein'ın Florida'daki eski davasında yer almayan kurbanlara odaklanarak gizli bir soruşturma yürütmüş ve hakkında reşit olmayan çocukları pazarlama suçlamasıyla gizli bir iddianame hazırlamıştı.
Bu kez karşı karşıya olduğu ceza, 2008'de yırttığı anlaşmadan çok daha ağırdı: Tam 45 yıl hapis.
Karakolda işlemleri yapılırken kendi kendine mırıldandı: "Ah, bu kötü. Bu gerçekten çok kötü."
İLK HÜCRE ARKADAŞI NİCHOLAS TARTAGLİONE: "İLMEK NASIL ATILIR?"
Warden (Müdür) Lamine N'Diaye'nin talimatıyla Epstein, eski bir polis memuru olan ve dört kişiyi öldürmekle suçlanan kaslı mahkum Nicholas Tartaglione'nin yanına verildi. Epstein, Tartaglione'nin suç geçmişini öğrendiğinde dehşete kapılarak hücre kapısını yumrukladı ve gardiyanları çağırdı. Ancak cezaevi yönetimi, Tartaglione gibi ağır suçluların yeni bir suç işleyerek davalarını tehlikeye atmak istemeyeceğini bildiği için bu eşleştirmeyi uygun görmüştü.
Tartaglione, NYT'ye yaptığı açıklamada gardiyanların kendisine, "Onu gasp etmeyecek ya da dövmeyecek tek kişi sensin" dediğini aktardı.
İlk günlerde Epstein, psikologlara intihara meyilli olmadığını, dışarıda büyük işleri olduğunu ve "yaşamanın eğlenceli olduğunu" söylüyordu. Ancak 18 Temmuz'da kefalet talebi reddedilince dünyası başına yıkıldı.
Tartaglione'nin anlatımına göre, mahkemeden dönen Epstein hücreye girdiğinde aniden şu soruyu sordu: "Bir ilmek nasıl yapılır?"
Tartaglione, sonraki günlerde Epstein'ı iki kez intihar hazırlığı yaparken yakaladığını söyledi. Birinde pencere demirine çarşaf bağlamaya çalışırken, diğerinde ise yatağının altına gizlenmiş bir ip (ilmek) bulmuştu. Gardiyanlara durumu bildirdiğini ancak ciddiye alınmayıp geçiştirildiğini iddia etti.
"İTHAM EDİYORUM!" – EPSTEİN'IN GİZLİ EL YAZISI NOTLARI VE İNTİHAR MEKTUBU
Epstein cezaevinde sürekli avukatlarıyla görüşüyor, bu görüşmeleri hücreden kaçmak için bir araç olarak kullanıyordu.
Avukatlarına sürekli Bill Gates ve eski dostu Leslie Wexner gibi isimlere karşı elinde bir koz olup olmadığını soruyordu.
O dönem başkanlık koltuğunda oturan Donald Trump hakkında savcılara sunabileceği bilgi kırıntıları aramış ancak not defterine yazdığı şu ifadeler çaresizliğini ortaya koymuştu: "Trump tam bir göz boyacı, illüzyonist. Hiç parası olmadı."