Antik Mısır'a dair 3 bin yıllık gizem şaşırtıcı şekilde açığa çıktı. TT320 olarak adlandırılan Antik Mısır lahiti Teb Nekropolü'nde Deir el-Bahari bitişiğinde yer alıyor.
TT320 olarak adlandırılan Antik Mısır lahiti Teb Nekropolü'nde Deir el-Bahari bitişiğinde yer alıyor.
Bu lahit önceleri Pinedjem II, eşi Neskhons ve yakın aile bireylerinin ebedi istirahatgah yeri olarak biliniyordu.
Fakat Pinedjem II, Mısır Krallığı'nın gerileme dönemine denk gelen ve lahit hırsızlarının kol gezdiği MÖ. 969 yılında yaşamını yitirmişti.
9. Ramses döneminde Başpapaz, 3 bin yıl boyunca sır olarak kalacak son derece gizli bir yöntem keşfetti.
İngiltere merkezli televizyon kanalı Channel 5'te yayınlanan ve sunuculuğunu Bettany Hughes'ın üstlendiği "Egypt's Greatest Treasures" programında geçtiğimiz bu ilginç konu işlendi.
Hughes, Mısır Kralının cansız bedeninin oldukça şaşırtıcı bir noktada keşfedildiğini söyledi.
Hikayenin Luksor kentinde başladığını belirten Hughes 1881 yılında dönemin yetkililerinin Mısır Firavunlarına ait değerli bazı eşyaların Abd el-Rassul adlı bir çiftçi tarafından satıldığını tespit ettiğini ifade etti.
El-Rassul'un sorgu için gözaltına alındığını anlatan Hughes, çiftçinin sattığı hazinelerin kaynağını itiraf ettiğini aktardı.
Yetkililerle iş birliği yapmak için anlaşan el-Rassul, bu kişileri TT320'nin de bulunduğu bölgeye getirdi.
Nil Vadisi yakınlarındaki bu bölgede araştırma yapmaya başlayan arkeologlar burada yerin 13 metre altında Antik Mısır dönemine ait sayısız eser bulunduğunu keşfetti.
Arkeologlar yerin 13 metre altında Firavunlara ve Kraliçelere ait 40'tan fazla mumya buldu.
Yaklaşık 3 bin yıl kadar önce Pinedjem adlı bir papaz, Krallar Vadisi'ndeki değerli hazinelerin yanı sıra mumyaları da hedef alan hırsızlara karşı havarilerinin de desteğiyle son derece riskli bir plan yaptı.
Pinedjem ve havarileri, hırsızlık süsü vererek lahitlerden çıkardıkları mumyaları dağlık bir bölgeye dikkat çekmeyecek şekilde taşıdı.
1881 yılına kadar kimsenin bulamadığı bu mumyaları çiftçi el-Rassul'un keçisi otlarken buldu.
Mısır'ın başkenti Kahire yakınlarındaki Gize kentinde yer alan Mısır Piramitleri günümüzde dahi gizemini koruyor.
Bölgede birçoğu dönemin firavunları için lahit görevi gördüğü bilinen 118 ila 139 kadar piramit yer aldığı tahmin ediliyor.
3 büyük piramidin yer aldığı Gize'deki en büyük ve en eski piramit olan Keops Piramidi, Dünyanın Yedi Harikası'ndan günümüze kadar ulaşan tek eser olarak biliniyor.
Yaklaşık 20 yılda yapıldığı tahmin edilen Keops Piramidi'nin, içerisinde lahiti de yer alan Mısır Firavunu Keops adına yapıldığı düşünülüyor.
Amsterdam Üniversitesi araştırmacılarının gizemli Mısır Piramitleri'nde yaptıkları araştırmada ıslak kum bulunduğu ve bu bileşenin piramit yapımına karşı önemli bir ipucu olduğu belirtildi.
Araştırmacıların yaptıkları açıklamalara göre gerekli kum ve su miktarının bileşenlerinde gerekli sertleşmeyi oluşturacağı iddia edildi.
Yapılan deneyler ve gerekli kum su birleşenlerinin test edildiği araştırmada çöl kumunun gerekli su miktarı katılarak yoğun baskı uygulanması sonucu bekletilmesi ile normal kuma göre 2 kat daha sert bir birleşene sahip olunduğu belirtildi.
Yapılan araştırmalara göre gizemli piramitlerin inşasında kum yığınlarının gerekli miktarda su miktarı ile birlikte kat kat yukarı doğru bekletilip gerekli sertliğe ulaşan kayaların kat kat yukarı doğru inşa edilerek piramitlerin yapıldığı hakkında yeni bir teori ortaya atıldığı belirtildi.
Deneyler kumun rutubetinin doğru miktarda gerekli çekme kuvveti uygulanarak yapıldığı test etme üzerine olmuştur.
Teorilerini test etmek için, fizikçiler kum bir tepsiye Mısır kızağın bir laboratuvar versiyonunu yerleştirdi.
Bu kum su miktarının bir fonksiyonu olarak, gerekli çekme kuvvetini ve kum sertliğini belirleyici bir kuvvete sahip olduğu belirtildi.
Çok daha güçlü bir kum kayası elde etmek için belirli bir hacmi olan kum kayaların bir areometre ile ölçülerek uygulanan sertliğinin ölçüldüğünde istenilen sertliğe ulaştığı belirtildi.
Mısır Piramitleri, Mısır'da yer alan eski piramit şekillerde yapılardır. Mısır'da 100'den fazla piramit vardır.
Piramitlerin çoğu Eski Krallık Dönemi'nden Orta Krallık Dönemi'ne kadar firavunların mezarı için inşa edilmiştir. Bilinen en eski piramit 3.Hanedan döneminde inşa edilen Basamaklı Piramit'tir.
Bu piramit ve etrafını çevreleyen bloklar; mimar İmhotep tarafından tasarlanmıştır. Ayrıca bu yapılar dünyanın en eski şekilli taşlardan inşa edilmiş yapısıdır.Yapımda çalışan işçiler piramitlerin sırrını bildikleri için yapım bittikten sonra öldürülmüşlerdir.
En çok bilinen piramitler Gize'de bulunmuştur. Birkaç Gize Piramidi inşa edilmiş en büyük yapılardandır. Gize Piramitleri'nin en büyüğü olan Keops Piramidi şu ana kadar zarar görmeden ayakta duran, Dünya'nın Yedi Harikası'ndan biri olarak görülmektedir.
Orta ve Güney Amerika'da Mayalar, Aztekler ve İnkalar tarafından benzer yapılar yapılmıştır, ama gerçek piramitler Mısır'dadır.Yunanca pyramis sözcüğünden türemiş olan piramitlerde genellikle taş ya da tuğla kullanılmıştır.
Dörtgen bir taban üzerinde yükselen piramitlerin üçgen biçimli dört kenar yüzeyi tepede bir noktada birleşir. Mezar odası çoğunlukla piramidin üzerine oturduğu kayanın içine oyulmuştur.
Eski Krallık'ta 2. hanedan döneminin sonuna kadar (yaklaşık İ.Ö.1650) krallar ve soylular mastaba denen mezarlara gömülürlerdi. Mastabalar, dikdörtgen biçimli, yan duvarları içeriye doğru eğimli ve üst yüzeyi düz olan; daha çok üstü kesik bir piramide benzeyen anıtmezarlardı. 3. hanedan döneminde (İ.Ö.2650-2575) kral mezarlarında taş kullanılmaya başlandı.
İlk piramit, bu dönemde, Kahire'nin yakınındaki Sakkara'da ünlü mimar İmotep tarafından yapıldı. Kral Zoser için tasarlanan ve üst üste konmuş altı mastabadan oluşan bu anıtmezara Basamaklı Piramit denmiştir.
Kutsal sayılan ölmüş krala armağanların sunulduğu bir tapınağı da içeren Basamaklı Piramit ve ek yapıları geniş bir duvarla çevrelenmiştir. 60 metre yüksekliğinde olan ve kireç taşından yapılan bu piramit Eski Mısır'ın en güzel anıtlarından biridir. Yapının altından toprağın içine uzanan 11 geçitte kral ve bazı soyluların pembe granit ve albatrdan (kaymak taşı) yapılma lahitleri bulunur.
Bölgede daha birçok piramidin yapıldığı sanılmaktadır. 1953'te Sakkara'da 3.hanedan döneminden kalma tamamlanmamış bir başka basamaklı piramidin kalıntılarına rastlanmıştır.
En tanınmış piramitler, Kahire'nin güneyinde Gize'de bulunan üç piramittir. Bu piramitler 4. hanedan döneminden (İ.Ö.2575-2468) kalmıştır. En büyüğünü Yunanca adıyla Firavun Keops yaptırmıştır. Keops Mısırlılar'ca Khufu olarak adlandırılır. Keops Piramidi'nin taban kenarları yaklaşık 230 metre ve yüksekliği 146 metredir.
Ama dış kaplaması aşındığı için bugün yüksekliği 9 metre daha düşüktür.Kayalık bir zemine oturan piramidin dış bölümü kireç taşı ve granitten yapılmıştır. Tüm yapıda her biri ortalama 2,75 ton ağırlığında toplam 2,3 milyon taş blok kullanılmıştır.
Piramidin yapımında kullanılan kayalar Nil ırmağının karşı kıyısından getirilmiş, kireç taşı Kahire yakınlarından,granit ise Assuan'dan taşınmıştı. Kabaca yontulan granit bloklar, silindirler üzerinde çekilerek ırmağa getirilir ve buradan mavnalarla piramide en yakın yük iskelesine taşınırdı. Bloklar, iskele ile piramit arasında döşenmiş granit geçitten, tahta silindirler üzerinde çekilerek yerine ulaştırılırdı.
Taş blokları çıkaran ve taşıyan kişiler kendi adlarını kırmızı bir boya ile taşın üzerine yazarlardı. Bu yazılar bugün de okunabilmektedir.Taşlar çok düzgün bir biçimde bakır aletlerle işlenirdi.
Keops'un ardından Kefren ve Mikerinos tarafından yaptırılan öbür ünlü iki piramit, ilkine göre daha küçüktür.Her üç piramit de yağmalanmış oldukları için içlerindeki eşyaların çoğu kaybolmuştur.5. ve 6. hanedan kralları da (İ.Ö.2465-2150) Gize ve Abu Şir'de birçok piramit yaptırmışlardı.
11. ve 12. hanedan krallarının (İ.Ö.2130-1756) piramitleri daha çok Dahşur, Havara ve el-Lahun'da bulunmuştur.Bu dönemden sonra, soylulara mezar olarak kullanılan piramitlerin yapımına son verildi.Mısırlılar krallarını, 18. hanedan döneminde (İ.Ö.1540-1292) başkent olan Teb yakınlarındaki Krallar Vadisi'nde kayalara oyulmuş mezar odalarına gömmeye başladılar.
Bir zamanlar Nil ırmağının batı kıyısı boyunca birçok piramit yer alırdı. Bunların Eski ve Orta Krallık döneminde yapılmış olmaları ile Mısırlılar'ın Güneş tanrısı Ra'ya tapınmaya ve ölülerini mumyalamaya başlamaları arasında bir ilişki olduğu sanılmaktadır. Eski Mısırlılar, ölen bir kişinin bedenini koruyarak, ona yiyecek ve içecek sunarak ölümden sonra yaşamasını sağlayabileceklerine inanırlardı.