ABD'deki göç politikalarını mimarı! Trump'ın demir yumruğu Stephen Miller kim?
ABD'de Trump yönetiminin ikinci dönemine damgasını vuran göçmen karşıtı sert politikaların arkasındaki kilit isim netleşiyor: Stephen Miller. Financial Times'ın haberine göre, Beyaz Saray'ın 39 yaşındaki personel şefi yardımcısı Miller, Trump'ın en tartışmalı uygulamalarının mimarı. Peki Miller kim? Trump'la birlikte ne yapmaya çalışıyor? İşte Financial Times'ın çarpıcı analizinden öne çıkanlar...
Göçmen karşıtı tutumuyla geniş halk desteği kazanan ABD Başkanı Donald Trump'ın bu alandaki politikalarının mimarı olarak öne çıkan isim, Beyaz Saray'da üst düzey danışmanlık görevini yürüten Stephen Miller.
Trump'ın ikinci döneminde Başkan Yardımcılığı'na en yakın isimlerden biri olarak konumlanan Miller, şu anda Beyaz Saray'da "Başkan Yardımcısı Başdanışmanı" (Deputy Chief of Staff) unvanıyla görev yapıyor ve doğrudan Trump'a bağlı çalışıyor.
Ayrıca Trump'ın göçmen karşıtı politikalarının mimarı olarak, İç Güvenlik, ICE ve Adalet Bakanlığı gibi kurumlarla yakın koordinasyon halinde olup, kitlesel sınır dışı operasyonları ve anayasal hakların kısıtlanması gibi adımların uygulanmasına öncülük ediyor.
Financial Times'ın haberine göre, Trump'ın ikinci dönemindeki sert ve kararlı göç politikalarının arkasındaki en etkili figür olarak dikkat çekiyor.
"Uygarlığı Kurtarma Mücadelesi"
Geçtiğimiz hafta sonu Los Angeles'ta göçmen baskınlarını protesto eden gösterilere karşı Ulusal Muhafızları devreye sokan Trump'ın bu adımı, Miller tarafından sosyal medyada "medeniyeti kurtarma savaşı" olarak tanımlandı. Miller, California eyaletini kastederek "City of Dreams artık işgal altındaki bir toprak" ifadelerini kullandı.
Financial Times'ın aktardığına göre bu söylem, Miller'ın yalnızca yasa uygulayıcı değil, aynı zamanda ideolojik bir savaşın komutanı olarak da konumlandığını gösteriyor.
"Trump'ın Ne Yapmak İstediğini O Biliyordu"
Göçmen karşıtı politikaların temelini atan Miller, Trump'ın "ne yapmak istediğini bilen ama bunun nasıl yapılacağını arayan" bir lider olduğunu ve ona bu çerçeveyi sunduğunu ifade ediyor.
Göç politikalarında uzun süredir istikrarlı ve tutarlı bir çizgi izleyen Trump, Miller'ın hukuki manevraları ve stratejik hamleleri sayesinde bu hedeflerini ikinci döneminde daha net bir şekilde hayata geçirme şansı buldu.