ABD ve İran masada: Kim ne istiyor? İşte pazarlık konuları
Orta Doğu'yu sarsan savaşın ardından ABD ile İran, yıllar sonra ilk kez bu kadar kritik bir eşikte karşı karşıya geldi. Pakistan'ın başkenti İslamabad'da başlayan görüşmeler, yalnızca bir ateşkesi değil, küresel dengeleri değiştirebilecek bir pazarlığı da beraberinde getiriyor.

Wall Street Journal ve Reuters kaynaklı haberlere göre taraflar masaya ağır şartlarla oturdu. Üstelik kulislerde konuşulanlar, bu görüşmelerin göründüğünden çok daha sert geçeceğini ortaya koyuyor.

ABD'NİN ÖZEL İSTEĞİ: "ÖNCE O 6 KİŞİ"
WSJ'nin haberine göre Washington yönetimi, İran'dan tutuklu Amerikalıların serbest bırakılmasını istiyor.
İran'da en az 6 ABD vatandaşının tutulduğu belirtilirken, bu isimlerin müzakerelerde kritik bir koz olduğu değerlendiriliyor.
ABD'li yetkililere yakın kaynaklar, bu talebin görüşmelerin merkezinde yer alabileceğini ancak pazarlığın sertleşmesi halinde geciktirilebileceğini ifade ediyor.

The Washington Post'un daha önceki haberlerinde de bu kişilerin bir kısmının Tahran'daki Evin Cezaevi'nde tutulduğu ve savaş ile internet kesintileri nedeniyle durumlarının giderek daha riskli hale geldiği aktarılmıştı.
Uzmanlara göre bu adım, "ABD'nin masaya sürdüğü en kritik insani ama stratejik kart."

İRAN'IN ŞARTLARI: YAPTIRIMLAR KALKACAK, BOĞAZ BİZİM OLACAK
Reuters'ın aktardığına göre Tahran ise masaya çok daha sert taleplerle geliyor:
- ABD yaptırımlarının tamamen kaldırılması
- İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünün tanınması
- Dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması
- Lübnan'daki çatışmalarda ateşkes
İranlı yetkililer açıkça şunu söylüyor:
"Bu şartlar yerine gelmeden müzakere başlamaz."
Bu talepler, özellikle enerji piyasaları açısından büyük bir kırılma anlamına geliyor. Çünkü Hürmüz Boğazı, dünya petrolünün en kritik geçiş noktalarından biri.

TRUMP'TAN SERT ÇIKIŞ: "İRAN'IN ELİNDE HİÇBİR KART YOK"
ABD Başkanı Donald Trump ise görüşmeler öncesinde tonu yükseltti.
Trump, İran'ın elinde "kısa vadeli şantaj dışında hiçbir koz olmadığını" savunarak, "Bugün hayatta olmalarının tek nedeni müzakere etmek" ifadelerini kullandı.
Bu çıkış, görüşmeler öncesinde taraflar arasındaki derin güvensizliği bir kez daha gözler önüne serdi.










