ABD terör örgütüne resti çekti! Özel Temsilcisi Barrack: SDG'nin süresi dolmuştur!
ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Suriye'deki Kürtler için en büyük fırsatın Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara önderliğindeki yeni hükümetin geçiş sürecinde yattığını belirtti.
Barrack, ABD merkezli X sosyal medya platformunda Suriye'deki gelişmelere ilişkin paylaşımda bulundu.
ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi paylaşımında, "Şu anda Suriye'deki Kürtler için en büyük fırsat, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni hükümetin yönetimindeki Esad sonrası geçiş sürecinde yatmaktadır. Bu an, Kürtlerin devletsizlikle, dil kısıtlamalarıyla ve sistematik ayrımcılıkla yüz yüze olduğu Beşşar Esad rejimi sırasında uzunca süre reddedilen vatandaşlık hakları, kültürel koruma ve siyasi katılım ile birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon için bir yol sunuyor." ifadesini kullandı.
Barrack, terör örgütü YPG/SDG ile DEAŞ'a karşı Suriye'de bir ortaklık kurduklarını ve bu ortaklığın kurulduğu dönemde "Suriye'de ortaklık kurulacak işleyen bir merkezi devletin bulunmadığını" belirterek, "Bugün bu durum kökten değişti. Suriye artık, batıya dönük olduğunun ve ABD ile terörle mücadelede işbirliğinin sinyalini veren, DEAŞ karşıtı Koalisyon'a katılmış, tanınan bir merkezi hükümete sahip." değerlendirmesinde bulundu.
"SDG'NİN SÜRESİ DOLDU"
Bu durumun, ABD ile terör örgütü YPG/SDG arasındaki ortaklığın gerekçesini değiştirdiğini dile getiren Barrack şunları kaydetti:
"Şam, DEAŞ kampları ve gözaltı tesislerinin kontrolü dahil güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır ve gönüllü olduğundan SDG'nin sahadaki başlıca DEAŞ karşıtı güç olan asıl amacının süresi büyük ölçüde dolmuştur. Son gelişmeler, ABD'nin SDG'nin ayrı rolünü uzatmaktan ziyade bu geçişi aktif biçimde kolaylaştırdığını göstermektedir."
Barrack, paylaşımında ABD'nin uzun vadeli bir askeri varlık sürdürme gibi bir çıkarı olmadığını belirterek, önceliklerinin terör örgütü DEAŞ kalıntılarının yenilgiye uğratılması, uzlaşmanın desteklenmesi, ayrılıkçılık ya da federalizm olmadan ulusal birliğin güçlendirilmesi olduğunu aktardı.