ABD Hürmüz Boğazı'nı nasıl ablukaya alacak? İşte dünyaya faturası
ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma tehdidi, sadece bölgesel bir gerilim değil; küresel enerji dengelerini, uluslararası hukuku ve savaşın sınırlarını yeniden tartışmaya açan tarihi bir kırılma olarak görülüyor. Uzmanlara göre bu hamle, İran'ın ekonomik damarlarını kesmeyi hedeflerken, dünya piyasalarını da büyük bir belirsizliğin içine sürüklüyor.

ABLUKA NASIL UYGULANACAK? ULUSLARARASI HUKUK TARTIŞMASI BAŞLADI
Ablukanın nasıl uygulanacağına ilişkin senaryolar, uluslararası hukuk açısından da yoğun tartışmaları beraberinde getirdi. Savaş halindeki tarafların gemileri durdurma ve arama hakkı bulunduğunu hatırlatan uzmanlar, bu yetkinin tarafsız sularda dahi özel gemilere kadar uzanabileceğine dikkat çekiyor.
Ancak kritik soru şu: Ortada gerçekten bir savaş var mı?

Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman, bu noktada önemli bir hukuki boşluğa işaret ederek, "Bu bir savaş mı? Çünkü savaş halindeki kuralların geçerli olması için savaş ilanı gerekir. Amerika Birleşik Devletleri'nin böyle bir ilanı yok. Kongre'ye gitmesi gerekiyor ama böyle bir adım atılmadı. Bu nedenle bu durumun hukuki zemini tartışmalı," ifadelerini kullandı.
Sakman, ABD'nin süreci "operasyon" olarak tanımladığını ve bu operasyonların 60 günlük bir süresi olduğunu hatırlatarak, "Şu anda yaklaşık 45-46. gündeyiz. Bu sürenin sonunda ya güçlerini geri çekmesi ya da resmen savaş ilan etmesi gerekiyor. Bu da aslında Washington'un sıkıştığını gösteriyor," dedi.

HÜRMÜZ'Ü KONTROL ETMEK KÖRFEZ'İ KONTROL ETMEK DEĞİL
Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı'nı kontrol altına almak ile tüm Körfez'i kontrol etmek aynı anlama gelmiyor. ABD'nin planı, boğazın çıkışına yakın bir noktada gemileri durdurup denetlemek üzerine kurulu.
Sakman bu stratejiyi, "Burada amaç gemileri tek tek kontrol ederek İran'ın Hürmüz üzerindeki ekonomik gücünü kırmak. Bu aslında ikinci bir kontrol noktası oluşturmak anlamına geliyor." sözleriyle açıkladı.
Bu plana göre ABD güçleri, boğazdan çıkan gemileri Umman'a yakın bir noktada durdurarak, İran'a uğrayıp uğramadığını denetleyecek.

GEMİLER TEK TEK DURDURULACAK MI? "UYGULAMASI SON DERECE ZOR"
Ancak bu planın sahada uygulanabilirliği ciddi soru işaretleri barındırıyor.
Sakman, "Her geçen gemiyi durdurup 'Nereden geldin, nereye gidiyorsun, İran'a uğradın mı?' diye tek tek kontrol etmek pratikte çok zor," diyerek operasyonun lojistik zorluklarına dikkat çekti.
Ayrıca gemilerin büyük çoğunluğunun Asya'ya yöneldiğini belirten Sakman, "Gemiyi durdurdunuz diyelim, içinde İran petrolü var. Ne yapacaksınız? Geri mi göndereceksiniz, el mi koyacaksınız? Bu başka ülkelerin malları. Örneğin Çin 'Benim gemimi nasıl alırsın?' diye sormaz mı?" ifadelerini kullandı.

HÜRMÜZ'DE ÇİFTE KİLİTLENME: İRAN VE ABD AYNI NOKTADA
Sahadaki tablo, iki tarafın da birbirini kilitlediği bir dengeye işaret ediyor.
İran'ın, "Para ödemeden geçiş yok" dediğini hatırlatan Sakman, ABD'nin ise "İran'a ödeme yapanı ben geçirmem" yaklaşımında olduğunu belirterek, "Bu durumda zaten sistem kilitleniyor. İki taraf da geçişi zorlaştırıyor," dedi.







