Meyve sebze fiyatları tüketiciye gelene kadar 5'e katlıyor! 15 aracı vatandaşın sofrasına çöktü...

Türkiye'de son yıllarda en büyük sorunlardan biri tarladan sofraya gelen meyve ve sebze fiyatlarında büyük fiyat farkı oldu. Bazı ürünlerin fiyatı üreticiden tüketiciye gelene kadar fiyatını 5'e katlarken, vatandaş bu duruma isyan ediyor. 15 aracıdan oluşan sistemdeki kişiler vatandaş üzerinden büyük vurgun yapıyor. İşte çengelcisinden depocusuna, tüccarından komisyoncusuna aracı silsilesi...
Türkiye'nin son yıllarda en büyük sorunu tarladan sofraya fiyat farkı oldu. Bazı ürünlerin üreticiden tüketiciye 4-5'e katlaması artık herkesi isyan ettiriyor.
Biz de bu farkın nasıl oluştuğunu kalem kalem inceledik. Üreticiden tüketiciye gelinceye farklı farklı ürünlerde 15 aracı vurgun yapıyor. Yani üretimin çilesini çiftçi çekerken bunun kaymağını ise aracılar yiyor.

HALDE 3 LİRA RAFTA 30 LİRA!
Sonunda ise ne çiftçi ne de vatandaş kazanıyor. Hal böyle olunca tarlada 3 lira olan ürün rafta 30 liraya kadar çıkıyor. Hemen her üründe farklı aracılar var. Mesela üzüm, kayısı, incir, fındık gibi değeri yüksek ürünlerde ilk aracı üreticiden malı toplayan ve adına çengelci denilen kişiler oluyor. Bu kişiler genellikle kayıt dışı çalışıyor. Herhangi bir fatura kesmiyorlar. Çengelcinin işi üreticiden malı toplamak.

İLK DURAK ÇENGELCİ
Örneğin, son dönemde fiyatı rafta 500 TL'ye çıkan kuru inciri ele alalım. Aydın bölgesinde çiftçi incirini toplayıp, kuruttu. Kurutulan bu incirlerin kilogramını çengelciler üreticiden 120 TL'ye alıyor. Ürünün fiyatına kendi kârını ekliyor. Üreticilerin verdiği bilgilere göre, en az yüzde 50 kâr koyarak bu ürünü depocuya veriyor. Yani üreticide 120 TL olan kuru incir depoya 180 TL'den giriyor. Depocu 180 TL'den aldığı ürünü tüccar ve ihracatçılara satıyor. Tabii, kendi kârını ekleyerek… Böylece depocunun 180 TL'den aldığı ürün şehirden çıkmadan en az 250 TL'ye yükseliyor. Tüketiciye ulaşmadan fiyatı ikiye katlamış oluyor. Ardından tüccar ya da komisyoncu devreye giriyor.





