Almanya-Türkiye ilişkileri enerjiyle yeni bir boyut kazanıyor
11 Ekim 2022'de Berlin’de, Türkiye'nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile Almanya Ekonomi ve İklim Koruma Bakanı Robert Habeck başkanlığında, önde gelen iş dünyası temsilcileri ve yetkililerinin katıldığı Dördüncü Türk-Alman Enerji Forumu'nda enerji alanında önemli ortaklıklara imza atıldı.
Almanya-Türkiye ilişkilerinde enerji alanındaki iş birliği tarihsel olarak önemli bir yer tuttu. Yüzyıllara dayanan bu iş birliğinde 1970'li yıllarda özellikle termik elektrik üretimi konusundaki know-how paylaşımı ve teknoloji transferi ile öne çıkan ortaklık, 2000'li yıllarda Alman şirketlerinin yatırımcı olarak Türk enerji sektörüne ve ülkeye olan güveni ve iş birliğiyle devam etti. Özellikle elektrik ve gaz sektörlerinde yoğunlaşan modern teknoloji ve sermaye yatırımlarına ilaveten, yenilenebilir enerji alanında Almanya'dan Türkiye'ye, teknoloji, kilit teçhizat (özellikle rüzgar türbinleri) ve hizmet akımları dikkati çekti. Bütün bu gelişmeler, ülkemizde özellikle elektrik enerjisi alanında yeterli kapasitenin oluşmasına katkı sağladığı gibi Türk-Alman kamu ve özel sektörlerinin karşılıklı yarar ve kazanıma dayalı başarılı iş birliklerinin de bir kanıtı oldu.
Kovid-19 salgını ile başlayıp Rusya-Ukrayna savaşı ile devam eden yeni olağanüstü dönem ise enerji sektöründe küresel düzeyde 1973 petrol krizinden sonraki en büyük; 21. yüzyılınsa doğal gaz kaynaklı ilk enerji krizini tetikledi. Bugüne kadar yol açtığı piyasa bozulmaları ve aşırı fiyat artışlarına ilaveten, krizin, geleceğe ilişkin özellikle enerji kıtlığı kaygılarını artırarak her alanda panik davranışları körüklemesi önemli toplumsal ve ekonomik sorunlara yol açtı. Bu nedenle de bütün dünyada, özellikle dar gelirli vatandaşların ve temel sanayilerin enerji pahalılığına karşı korunabilmeleri için destek paketleri yürürlüğe koymak, yeterli ve güvenli enerjiye erişebilmek için diplomatik girişimlere hız vermek hükümetlerin en önemli gündem maddeleri arasına girdi.

Yaşadığımız bu enerji krizi, salgın ve savaş öncesinde dünyamızın karşılaştığı en önemli sorunlardan biri olan iklim değişikliğine karşı önlem alınması ve bu bağlamda enerji dönüşümüne hız verilmesine ilişkin gündemi de gölgelemiş oldu. Büyük ölçüde Avrupa Birliği (AB) öncülüğündeki enerji dekarbonizasyonu, bir diğer ifadeyle fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjilere ve sıfır karbonlu teknolojilere doğru bir yolculuk planını, hedefini ve çabalarını fiilen baltalayan bu kriz, özellikle Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesini hazırlıksız yakaladı ve olağanüstü toplumsal tedbirlere başvurulmasını gerektirdi. Örneğin, Almanya ekonomisinin motoru olan imalat sanayinin yeterli gaz bulamama ihtimali bulunuyor. Bunun en önemli sebebi ise AB'nin kendi ilke ve prensiplerine aykırı biçimde fosil yakıt (özellikle gaz) tedarikinde Rusya'ya olan yüksek bağımlılık oranı.
Bu noktada Türkiye, fosil enerji kaynaklarında yüksek dışa bağımlılık oranına rağmen, tedarikte kaynak, teknoloji ve bölge çeşitliliğini gözeterek özellikle son yıllarda izlediği başarılı enerji diplomasisi ve dengeli dış politika uygulamalarıyla hem bu enerji krizinden en az etkilenebilecek hem de ortaya çıkabilecek fırsatlardan en fazla yararlanabilecek bir konumda bulunuyor.

TÜRKİYE-ALMANYA ENERJİ İŞ BİRLİĞİ
Bu alandaki önemli adımlardan birisi, 11 Ekim 2022'de Berlin'de, Türkiye'nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile Almanya Ekonomi ve İklim Koruma Bakanı Robert Habeck başkanlığında, önde gelen iş dünyası temsilcileri ve yetkililerinin katıldığı Dördüncü Türk-Alman Enerji Forumu'nda atıldı. Bu bağlamda, odak çalışma grupları tarafından yürütülen girişimlerin sonucunda iki ülke arasında enerjide gerçek anlamda "zamanın ruhu"nu yansıtabilecek iki önemli "mutabakat zaptı" imzalanmasını ciddi bir başarı saymak gerekir.



