YÖK Başkanı’ndan adaylara mesaj: Doğru yapılmış bir üniversite tercihi size güçlü bir başlangıç noktası sunar

YÖK Başkanı’ndan adaylara mesaj: Doğru yapılmış bir üniversite tercihi size güçlü bir başlangıç noktası sunar

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, 2026-YKS tercih sürecindeki adaylardan yalnızca popüler bölümlere veya çevre tavsiyelerine göre karar vermemelerini istedi. İlgi ve yeteneklerin yanı sıra programların dijital beceri, iş yeri deneyimi ve değişen mesleklere uyum kapasitesinin incelenmesi gerektiğini belirten Özvar, ön lisans ve yurt dışı seçenekleri için de uyarılarda bulundu.

2026 YKS tercihi yapacak adayların bölüm adı ve taban puan kadar eğitimin kazandırdığı yetkinliklere de bakması gerekiyor. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, seçimin yaklaşık 40 yıllık çalışma hayatının başlangıç noktasını etkilediğini belirterek adaylara programları uzun vadeli değerlendirme çağrısı yaptı. Açıklamada iş yeri temelli eğitim, ön lisans programları ve yurt dışındaki üniversitelerin tanınma durumu öne çıktı.

2026 YKS tercih sürecindeki adayların bölüm seçerken yalnızca bugünkü hedeflerini değil, uzun yıllara yayılan eğitim ve çalışma hayatını da dikkate alması gerekiyor. (Görsel: AA)2026 YKS tercih sürecindeki adayların bölüm seçerken yalnızca bugünkü hedeflerini değil, uzun yıllara yayılan eğitim ve çalışma hayatını da dikkate alması gerekiyor. (Görsel: AA)

ÜNİVERSİTE TERCİHİ UZUN VADELİ BİR KARAR

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, 2026-YKS tercih döneminin sınav süreci kadar önemli olduğunu belirterek adaylara ilgi ve yetenekleri doğrultusunda karar verme çağrısında bulundu.

Üniversite tercihinin yalnızca bir bölüm seçmekten ibaret olmadığını vurgulayan Özvar, adayların yaklaşık 40 yıllık çalışma hayatlarını etkileyebilecek önemli bir kararın eşiğinde bulunduğunu ifade etti.

Tercihin kişinin bütün yaşamını tek başına belirlemeyeceğini ancak mesleki yolculuk için önemli bir başlangıç oluşturacağını kaydeden Özvar, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bugün vereceğiniz karar elbette hayatınızın bütün safhalarını belirlemeyecek. Ancak doğru yapılmış bir üniversite tercihi size güçlü bir başlangıç noktası, nitelikli bir eğitim çevresi ve mesleki hayatınıza hazırlanabileceğiniz değerli fırsatlar sunar."

YÖK Başkanı Erol Özvar, adayların çevre önerileri veya dönemsel popülerlik yerine ilgi, yetenek ve uzun vadeli kariyer hedeflerine göre tercih yapmasını istedi. (Görsel: A Haber Grafik Ekibi ve A Haber Foto Arşiv)YÖK Başkanı Erol Özvar, adayların çevre önerileri veya dönemsel popülerlik yerine ilgi, yetenek ve uzun vadeli kariyer hedeflerine göre tercih yapmasını istedi. (Görsel: A Haber Grafik Ekibi ve A Haber Foto Arşiv)

POPÜLER PROGRAMLARA GÖRE KARAR VERMEYİN

Çalışma hayatının teknoloji ve üretim modellerindeki değişimle birlikte büyük bir dönüşümden geçtiğini belirten YÖK Başkanı Özvar; yapay zekâ, biyoteknoloji, kuantum teknolojileri, siber güvenlik, yeşil dönüşüm, dijital üretim ve finansal teknolojiler gibi alanların yeni meslekleri ortaya çıkardığını aktardı.

Bugün tercih yapan bir adayın uzun bir çalışma hayatına hazırlandığına dikkati çeken Özvar, bu dönem içinde teknolojilerin değişeceğini, bazı mesleklerin ortadan kalkacağını ve yeni çalışma alanlarının oluşacağını bildirdi. Adayların yalnızca mezuniyet sonrasında yapacakları işe odaklanmaması gerektiğini vurguladı. Seçilecek programın değişen koşullara uyum sağlayacak bilgi, beceri ve yetkinlikleri kazandırıp kazandırmadığının da incelenmesini istedi.

Özvar, tercihlerin çevreden duyulan görüşlere veya o yıl öne çıkan programlara göre aceleyle yapılmaması gerektiğini belirterek adaylara şu çağrıda bulundu:

"Tercihinizi aceleyle, yalnızca çevrenizde duyduğunuz görüşlere veya o yıl popüler görünen programlara bakarak yapmayın. Kendinizi tanıyın, programları dikkatle inceleyin ve uzun vadeli düşünün."

Yükseköğretim programları, yapay zekâdan yeşil dönüşüme kadar değişen teknoloji ve iş gücü ihtiyaçlarına uyum sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılıyor.Yükseköğretim programları, yapay zekâdan yeşil dönüşüme kadar değişen teknoloji ve iş gücü ihtiyaçlarına uyum sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılıyor.

YÜKSEKÖĞRETİM GELECEĞİN İHTİYAÇLARINA GÖRE DÖNÜŞÜYOR

Yükseköğretim sistemini değişen teknoloji, üretim modeli ve iş gücü ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırdıklarını belirten Özvar, son yıllarda kapsamlı bir dönüşüm süreci yürüttüklerini ifade etti.

Üniversite eğitiminin yalnızca bugünün mesleklerine değil, gelecekte ortaya çıkabilecek çalışma alanlarına da hazırlık sağlaması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

"Sizleri yalnızca bugünün değil, geleceğin dünyasına hazırlayacak bir yapı kuruyoruz. Geleceğin dünyasında en değerli diploma, kendini sürekli geliştirebilen insanın sahip olduğu birikim olacaktır."

Türkiye'deki yükseköğretim sisteminin 208 üniversite ve yaklaşık 7 milyon öğrenciden oluşan geniş bir akademik ekosisteme sahip olduğunun bilgisini verdi. Üniversitelerin araştırma, girişimcilik ve üretim kapasitesiyle gençlere küresel ölçekte rekabet edebilecekleri bir eğitim ortamı sunduğunu kaydetti.

İş dünyasında diploma kadar uygulama deneyimi, dijital yetkinlik, problem çözme, iletişim ve takım çalışması becerileri de belirleyici hale geliyor.İş dünyasında diploma kadar uygulama deneyimi, dijital yetkinlik, problem çözme, iletişim ve takım çalışması becerileri de belirleyici hale geliyor.

DİPLOMANIN YANINDA DENEYİM VE BECERİ ÖNE ÇIKIYOR

YÖK Başkanı, çalışma hayatında yalnızca diploma sahibi olmanın yeterli olmadığını belirterek iş dünyasının alan bilgisinin yanında deneyim, takım çalışması, problem çözme, dijital yetkinlik ve iletişim becerilerine sahip mezunlar beklediğini bildirdi.

Bu ihtiyaç doğrultusunda kısa süreli stajların yerine bir veya iki dönem süren iş yeri temelli eğitim modelinin yaygınlaştırıldığını aktardı. Öğrencilerin eğitimlerinin önemli bir bölümünü doğrudan çalışma ortamında geçirdiğini belirtti.

Bu model kapsamında öğrenciler işletmelerde, fabrikalarda, sağlık kuruluşlarında, laboratuvarlarda ve eğitim aldıkları alanla bağlantılı kurumlarda uygulamalı deneyim kazanıyor.

Gaziantep, Konya, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara'da yürütülen pilot uygulama 185 program ile yaklaşık 120 bin öğrenciyi kapsıyor. Özvar, Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulu mezunlarının istihdam oranının yüzde 90'ın üzerine çıktığını bildirdi.

Robotik, siber güvenlik, sağlık, enerji ve dijital üretim gibi alanlardaki teknik personel ihtiyacı, uygulamalı ön lisans programlarını güçlü bir tercih seçeneğine dönüştürüyor.Robotik, siber güvenlik, sağlık, enerji ve dijital üretim gibi alanlardaki teknik personel ihtiyacı, uygulamalı ön lisans programlarını güçlü bir tercih seçeneğine dönüştürüyor.

"ÖN LİSANS PROGRAMLARINI DA DEĞERLENDİRİN"

Robotik sistemler, siber güvenlik, dijital üretim, enerji, sağlık, savunma sanayisi, ilaç üretimi, akıllı tarım ve lojistik gibi alanlarda nitelikli teknik insan kaynağına duyulan ihtiyacın hızla arttığını belirten Özvar, adaylardan uygulama altyapısı güçlü ön lisans programlarını da incelemelerini istedi.

Programların yalnızca eğitim sürelerine göre değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Özvar, şu ifadeyi kullandı:

"Önemli olan programın süresi değil, kazandırdığı bilgi, beceri, deneyim ve çalışma hayatıyla kurduğu ilişkidir."

YÖK Başkanı, üretim sistemlerindeki teknolojik dönüşümle birlikte nitelikli teknikerlerin geleceğin çalışma hayatında kritik roller üstleneceğini kaydetti.

Yurt dışında eğitim planlayan adayların, tercih edecekleri üniversitenin YÖK tarafından tanınıp tanınmadığını kayıt öncesinde resmi kanallardan kontrol etmesi gerekiyor.Yurt dışında eğitim planlayan adayların, tercih edecekleri üniversitenin YÖK tarafından tanınıp tanınmadığını kayıt öncesinde resmi kanallardan kontrol etmesi gerekiyor.

YURT DIŞI TERCİHLERİNDE TANINMA UYARISI

Yurt dışında eğitim almayı planlayan adaylara da uyarıda bulunan Özvar, tercih edilecek üniversitenin YÖK tarafından tanınıp tanınmadığının eğitime başlamadan önce mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.

Tanınmayan bir yükseköğretim kurumundan alınan diplomaya denklik verilmesinin mümkün olmadığını vurgulayarak, hiçbir üniversite veya program için önceden denklik garantisi verilemeyeceğinin altını çizdi.

Bu nedenle adayların yurt dışı tercihlerini kesinleştirmeden önce üniversitenin tanınma durumunu ve denklik sürecinde aranan şartları incelemesi gerekiyor.

Ailelerin YKS tercih sürecinde adayların ilgi ve yeteneklerini dikkate alarak destek vermesi, ancak bölüm seçimi konusunda baskı kurmaması önem taşıyor.Ailelerin YKS tercih sürecinde adayların ilgi ve yeteneklerini dikkate alarak destek vermesi, ancak bölüm seçimi konusunda baskı kurmaması önem taşıyor.

AİLELER REHBERLİK ETMELİ BASKI KURMAMALI

Ailelerin çocuklarının tercihlerini geçmiş dönemlerin meslek anlayışına göre şekillendirmemesi gerektiğini belirten Özvar, adayların ilgi ve yeteneklerinin merkeze alınmasını istedi.

YÖK Başkanı, tercih sürecinde ailelere destekleyici bir rol üstlenme çağrısında bulunarak "Gençlerimizi dinleyelim, rehberlik edelim fakat baskı kurmayalım." şeklinde önerilerde bulundu.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin