A Haber - Haberler, Son Dakika Haberleri, A Haber Canlı Yayın
18 Ocak 2026, Pazar
  • CANLI YAYIN
  • Ziraat Türkiye Kupasi
  • TÜM MANŞETLER
  • SON DAKİKA
  • ÖZEL HABER
  • VİDEO
      • Programlar
      • Gündem
      • Yaşam
      • Dünya
      • Spor
      • Ekonomi
      • Kültür Sanat
      • Teknoloji
      • Otomobil
      Özel Video Arşivden Çıkan Gerçek Haber Özel Melih Altınok ile Sebep Sonuç Satır Arası Memleket Meselesi Canan Barlas ile Gündem Toplumsal Hafıza 15 Temmuz Bir insan bir hikaye Belgesel Kuşağı Klipler Portre Erkan Tan İle Sabah Ajansı Unutma Hatırla Perde Arkası Arka Plan Banu El İle Ajans Haktan Uysal İle A Haber'de Bugün Aklın Yolu Dünya Atlası
  • GALERİ
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • YAŞAM
  • DÜNYA
  • SPOR
  • ÖZEL HABER
  • MAGAZİN
  • VİRAL
  • ANALİZ
  • YAZARLAR
  • CANLI TV
    • Tv Yayınları
      • A Haber
      • A Spor
      • A Para
      • Vav TV
      • A News
      • ATV
      • A2TV
      • Minika Go
      • Minika Çocuk
      Radyo Yayınları
      • A Haber Radyo
      • A Spor Radyo
      • A Para Radyo
      • A News Radio
      • Radyo Turkuvaz
      • Turkuvaz Romantik
      • Turkuvaz Efsane
      • Vav Radyo
      • Radyo Soft
      • Radyo Energy
      • Turkuvaz Anadolu
      • Turkuvaz Musiki
      • Turkuvaz Nostalji
  • CANLI TV
    • TV YAYINLARI
      • A Haber
      • A Spor
      • A Para
      • Vav TV
      • A News
      • ATV
      • A2TV
      • Minika Go
      • Minika Çocuk
    • RADYO YAYINLARI
      • A Haber Radyo
      • A Spor Radyo
      • A Para Radyo
      • A News Radio
      • Radyo Turkuvaz
      • Turkuvaz Romantik
      • Turkuvaz Efsane
      • Vav Radyo
      • Radyo Soft
      • Radyo Energy
      • Turkuvaz Anadolu
      • Turkuvaz Musiki
      • Turkuvaz Nostalji
  • RESMİ İLAN
  • KLİPLER
  • ÖZEL VİDEO
  • A HABER RADYO
  • NAMAZ VAKİTLERİ
  • DİZİLER
    • Eski Diziler
      • Gül Masalı
      • Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz
      • Adı Sevgi
      • Kalp Yarası
      • Hercai
      • Beni Bırakma
      • Canevim
      • Gel Dese Aşk
      • Gençliğim Eyvah
      • Sen Anlat Karadeniz
      • Kimse Bilmez
      • Akıncı
      • Baş Belası
      • Bozkır Arslanı Celaleddin
      • İkimizin Sırrı
      • Maraşlı
      • Hakim
      • Bir Zamanlar Çukurova
      Kuruluş Osman
      Bir Gece Masalı
      Can Borcu
      Zembilli
      Kardelenler
      Sustalı Ceylan
      Başka Bir Gün
  • atv PROGRAMLARI
    • Müge Anlı ile Tatlı Sert Esra Erol' da Kim Milyoner Olmak İster
  • DİĞER
    • Son Dakika Özel Haber Özel Video Memurlar Yaşam Eğitim Magazin Viral Sağlık Televizyon Teknoloji Otomobil Din Tarih Klipler Analiz Portre Yazarlar
      Galeri Şırnak’ta zincirleme felaket! Tünelde can pazarı: 1 ölü 8 yaralı Yurttan kar manzaraları! Kartpostallık görüntüler oluştu Terörün sembolleri bir bir yıkıldı! Tabka’da tarihi anlar MasterChef All Star final gecesi saat kaçta, finalistler kim? Evlilik yaşı neden yükseliyor? Zeka ve bekarlık arasındaki şaşırtan bağ TranslateGemma nedir? Google’ın 55 dilli yeni çeviri modeli tanıtıldı Suriyelilerden temizlik kutlaması! YPG çöktü: Rejim asıl şimdi düştü ChatGPT’ye kaba yazınca daha iyi yanıt mı veriyor? Araştırma yanıtladı
      RSS Künye Frekanslar Arşiv Yayın Akışı Gizlilik Bildirimi Ziraat Türkiye Kupası Bize Ulaşın
  • BİZE ULAŞIN

A Haber’i
Sosyal Medyada Takip Edin

  • Apple iTunes
  • Google Play
  • Huawei App Gallery
  • Bize Ulaşın
  • Künye/İletişim
  • Veri Politikası
  • Gizlilik Bildirimi
Copyright © 2024 Tüm hakları saklıdır.
Namaz Vakitleri şehir ara
    Haberler Canlı Anlatım Dünya Haberleri

    Şam yönetimi ve YPG anlaşmayı imzaladı! Bundan sonra Suriye'de ne olacak? A Haber'de kritik değerlendirme

    CANLI ANLATIM DÜNYA
    ahaber.com.tr Haber Merkezi
    Giriş: 18.01.2026 11:19 Güncelleme: 18.01.2026 20:43
    Bundan sonra Suriye’de ne olacak?

    Suriye ordusunun Fırat Nehri’nin batısında başlattığı askeri operasyonun ardından terör örgütü YPG’nin bölgeden çekileceğini açıklamasıyla birlikte Suriye Ordusu, Deyr Hafi, Meskene, Deyrizor ve Rakka'da kontrolü ele aldı. Operasyonlar sürerken Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, terör örgütü YPG/SDG ile ateşkes ve örgütün tam entegrasyonunu kapsayan bir anlaşmaya imza attı.. Uzman isimler A Haber canlı yayınında bölgedeki son durumları değerlendirdi. İşte detaylar…

    13 Ocak'ta, başta Deyr Hafir ve Meskene olmak üzere Fırat Nehri'nin batısında YPG / SDG işgali altındaki bölgeleri askeri alan ilan eden Suriye Ordusu, söz konusu bölgelere yönelik kapsamlı operasyonunu başlattı.

    Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG/SDG arasında örgütün orduya tam entegrasyonu ve kapsamlı ateşkes konusunda anlaşma imzalandı. Bölgede yaşananları uzman isimler A Haber canlı yayınında değerlendirdi.

    CANLI ANLATIM
    20:15 18 Ocak 2026

    "MERKEZİ HÜKÜMET ADETA GÜÇ GÖSTERİSİNDE BULUNDU"

    Kritik gelişmeye ilişkin A Haber canlı yayınına katılan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Mesut Şöhret dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

    ANLAŞMA SURİYE'NİN GELECEĞİNE NASIL ETKİ EDECEK?

    Prof. Dr. Mesut Şöhret'in yorumları şu şekilde:

    "Biliyorsunuz Arap aşiretleri de bu bölgede etkin olarak bulunuyor. Aslında çok şey oldu Suriye'de hani onu söylemekte fayda var. Hani bugüne gelene kadar çok şey oldu. Özellikle Esad rejiminin işte bu Arap Baharı sürecindeki ayaklanmalar sonrasındaki işte YPG’nin IŞİD’in bölgeye gelmesi, YPG’nin daha sonra buraları ele geçirmesi hepsi aslında bir süreçti ve şu anda tabiri caizse taşlar yerine oturmaya başlayacak. İnşallah bundan sonraki süreçte biz onları göreceğiz. Az önceki konuşmayı da şöyle sürdürmek istiyorum. İsrail'in işte burada ABD özellikle Tom Barrack’ın açıklaması önemliydi. Hani Kürtlere bizim bir devlet sözümüz yoktu demesi burada aslında Suriye'deki ABD’nin tavrını bir net şekilde ortaya koyan bir yaklaşımdı ve o tarihten itibaren de bir bakıma ABD yönetimi hani zımni olarak bu devlet girişimi SDG’nin bu yapmış olduğu şeyleri aslında bir bakıma şu an için ertelemeyi seçtiğini söyleyebiliriz.

    Şu an belki şartları, konjonktürü uygun görmedikleri için şu an için bunu rafa kaldırmışlardı ve ondan sonraki gelişmelere baktığımızda da aslında her ne kadar destek vermeye devam ediyor olsa da bunu biraz gönülsüz bir şekilde yapmadığını söyleyebiliriz. En azından merkezi hükümetin şu andaki operasyonuna bile ses çıkartmaması aslında bunun bir bakıma ABD yönetimi tarafından yani görmezden gelindiği anlamına gelebilir. Çünkü bunu net bir şekilde görüyoruz sahada şu anda. Aksi takdirde başka şekilde bunun cevabı verilebilirdi. Evet şu anda Şam yönetimi, merkezi hükümet şu anda olması gerekeni yapıyor, sahaya yansıtmaya çalışıyor. Bunu önümüzdeki günlerde daha net bir şekilde göreceğiz fakat az önce de söylediğim gibi hem buradaki Arap aşiretlerinin buradaki pozisyonu hem de SDG içindeki unsurların buradaki rolleri belirleyici olacak. Çatışmaların devam edip etmeyeceği ya da sürecin böyle suhuletle devam edip etmeyeceği noktasında bize fikir verecektir diye düşünüyorum.

    MERKEZİ HÜKÜMET ADETA GÜÇ GÖSTERİSİNDE BULUNDU

    Açıkça söylemek gerekirse şu anda çok iyimser değilim hani ama kötümser de değilim onu da söylemekte fayda var çünkü bu tür durumlarda yani SDG’nin bunca zamana kadar bu şeyi gerçekleştirmemiş olması bundan sonra aynı şekilde devam edeceği anlamına da gelmiyor. Çünkü merkezi hükümet aslında burada bir güç gösterisinde bulundu. Onu net bir şekilde görmemiz gerekiyor. Her ne kadar işte SDG’ye verilen, YPG’ye verilen silahlar işte askeri güç, tesisat, teçhizat hani bu malzemeler olmuş olsa da burada baktığımızda şu anki şeyin çatışmaların gidişatına kontrol ettiğimizde merkezi hükümetin, Şara hükümetinin ve bağlı unsurların askeri unsurların açıkçası daha baskın geldiğini söyleyebiliriz. Bu nokta onlar açısından bir kırılma noktası oldu.

    SDG VERİLEN ŞANSI İYİ KULLANMADI

    O yüzden de SDG’nin bundan sonra karşılık verme ya da bundan sonra bu şekilde direnme noktasında ciddi zafiyet göstereceğini çoğu yerde de bence hani geri çekilmeler olacağını söyleyebiliriz eğer devam edecekse. Ama görünen o ki burada bir anlaşma sağlanmış durumda şu an için. Bir de şunu da vurgulamak istiyorum izin verirseniz şu ana kadar hani merkezi hükümet hani Suriye yönetimi açıkçası bu işi hani bu silah yoluyla zor kullanarak çözmek istemedi. Burada gerek Türkiye’nin rolü gerekse işte uluslararası toplumun işte biraz ondan çekinmesi diyelim artık bu şeyi suhuletle çözmeye çalıştı hani müzakerelerle, diplomasiyle çözmeye çalıştı. Ama SDG bu şeyi şansı iyi kullanmadı ve süreci uzattıkça uzattı. Gelinen nokta bunun sonrasında olan yaşanan gelişmeler aslında onu da o şekilde görmek gerekiyor diye düşünüyorum.

    SDG ÖZERK BÖLGE AMAÇLIYORDU

    Hani bir devletin devlet olduğunu gösteren temel şeylerden aslında bunları sayabiliriz. Hani elbette ki nüfus, işte hükümet, bunun dışında belli bir alanı kontrol etme hani toprak… Şimdi bunlara baktığımızda bunların aslında hepsi bir kombinasyon olarak düşündüğümüzde bir devlet egemenliğinin unsuruydu. Özellikle de sınırların kontrol edilmesi, burada işte kimin girip kimin çıkacağına karar verilmesi, bunun dışında petrol gelirlerinin buradaki alanların, sahaların kullanılması; aynı zamanda burada devlet kurumlarının tesis edilmesi ve burada varlığını sürdürmesi elbette ki merkezi hükümetin istediği şeydi. Zaten bunlar SDG (Suriye Demokratik Güçleri), açıkça söylemek gerekirse, şu ana kadar ya işte bu fırsattan istifade “Ben acaba burada bir özerk bölge, en kötüsünden ya da bir devlet, bir federatif yapı kurabilir miyim?” amaçlıyordu. Bunun için de elindeki mevcut petrol sahalarını, çünkü gelir açısından bunları kullanıyordu, işte sınır geçişlerini ticaret için bunları zaten kullanıyordu… Dolayısıyla da bunları yaparken adeta bir devlet modeli olarak karşımıza çıkıyordu.

    ANLAŞMA BU ŞEKİL UYGULANIRSA TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ SAĞLANACAK

    İşte bu noktada bunların kesilmesi, buradaki unsurların aslında merkezi hükümete devredilmesi, oradaki devlet unsurlarının varlığını sürdürmesi ve oradaki vatandaşlara hizmet sunacak pozisyona gelmesi bir bakıma merkezi hükümetin aslında rüştünün de ispat edilmesi noktasına evrilmiş oldu. Yani artık şunu söyleyebiliriz: Merkezi hükümet, Suriye’nin SDG’nin kontrolündeki her bölgede artık varlığını sürdürecek, eğer anlaşma bu şekilde uygulanırsa, sahaya bu şekilde yansırsa… Ve bunun sonrasında da Suriye’de bir hani bütünlük sağlanmış olacak, yani toprak bütünlüğü sağlanmış olacak. Bunun sağlanmasıyla da birlikte artık Suriye’deki o şu anda haritayı görüyoruz; bu harita da değişmiş olacak. Yani burada artık her taraf maviye dönmüş olacak. Yani beklentimiz bu yönde, inşallah bunu da görürüz. Ama dediğim gibi işte buna biraz böyle bu sürece ihtiyatlı iyimser yaklaşmamız da gerekiyor şu aşamada. Çünkü sabahtan yani akşamdan sabaha başka şeyler de gelişmeler de olabilir. Onun için beklememiz en doğrusu diye düşünüyorum ben şu aşamada.

    TERÖRİSTLER 3. BİR ÜLKEYE GÖNDERİLECEK

    Burada aslında kilit faktörlerden bir tanesi bu. Hani Türkiye’nin aslında baştan beri söylediği şey, hani buradaki YPG aslında PKK’nın, KCK’nın bir unsuru… Hani bunu zaten Türkiye söylüyordu ve bunu uluslararası kamuoyu da hani bir şekilde artık sağır sultan bile duymuştu. Hani bizim baştan beri Türkiye’nin savunmuş olduğu tez buydu ve bu gerçek bir hani durum aslında bakarsanız. Şimdi Türkiye’deki bu çözüm süreciyle de birlikte aslında paralel gitmesi gereken bir süreç; çünkü SDG’nin orada, YPG’nin direnmesi Türkiye’deki durumu da belirsizliğe sokuyordu. Eğer bu böyle olduğu zaman buradaki unsurlar da Suriye dışına çıkartıldığı zaman, üçüncü bir ülkeye gönderildiği zaman buradaki işte teröristlerin… Bu elbette hem Türkiye açısından hem de Suriye açısından olumlu bir gelişme olacaktır. Bunu da önümüzdeki günlerde göreceğiz diye düşünüyorum çünkü anlaşmanın önemli noktalarından bir tanesi de bu. Aksi takdirde buradaki bu unsurlar bir şekilde oradaki diğer alt düzeydeki terör örgütü mensuplarını kışkırtabilirler, oradaki yerel halkı kışkırtabilirler ve orada yine bir huzursuzluk, iç karışıklık çıkartabilirler. O yüzden de bunların gitmesi, üçüncü bir ülkeye gönderilmesi çok büyük olasılıkla gerçekleşecektir diye düşünüyorum. Zaten Milli İstihbarat Teşkilatımız bunların şeylerini biliyordur; kimler olduğunu, kimlerin buraya geçtiğini… Geçtiğimiz günlerde açıklama da yapılmıştı, önemli isimlerin oraya geçtiğini söylemişlerdi zaten. Dolayısıyla da bunların çıkartılması önümüzdeki günlerde bekleniyor.

    19:52 18 Ocak 2026

    ŞAM'DA BUNDAN SONRAKİ HAMLE NEDİR?

    Suriye resmi haber ajansı SANA'nın haberine göre, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, terör örgütü YPG/SDG ile ateşkes ve örgütün tam entegrasyonunu kapsayan bir anlaşmaya imza attı.  A Haber canlı yayınına katılan Askeri Stratejist ve Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

    ŞAM YÖNETİMİ VE YPG ARASINDA ATEŞKES!

    Coşkun Başbuğ'un değerlendirmesi şu şekilde: 

    Böylesi bir olasılıktan bahsetmiştik. Yani bir anlaşma zemini olma ihtimali var demiştik. Bu en son ihtimaldi, gerçekleşti. Fakat bunu ben dillendirirken şöyle bir başlık daha açmıştım bir parantezle; burada yapılacak olan anlaşmanın samimiyeti sorgulanmalı, süreç çok iyi takip edilmeli demiştim. Niye söylüyorum? Çünkü bugüne kadar yaşanan hadiselerde örgütün sürekli zaman kazanmak için ayak oyunlarına girdiği ve bir takım böyle arka planda çevirdiği kirli işlerle de süreci oyalamak, zaman kazanmak veya bir şekilde lehine çevirmek gibi maksat güttüğüne şahitlik ettik.

    Şimdi burada da aynı amaç ve maksat var mı? Bunu iyi sorgulamak lazım, bunu iyi takip etmek lazım. Zannederim Şara ve temsil ettiği siyasi irade de bunu bu şekilde yorumlayacaktır veya bu şekilde gözlemleyecektir. Şimdi IŞİD’le mücadele, sondan başlayayım, zaten hiçbir zaman SDG’nin öyle bir görevi olmadı, öyle resmedildi. O mücadeleyi Türkiye yürüttü bugüne kadar ve Türkiye ile birlikte de işte hareket eden Suriye Hükümeti, Suriye ordusu bu mücadeleyi yürüttü, yine öyle olacak değişen bir şey yok. Evet. Şimdi diğer başlıklar diğer başlıklara gelince hani kurumların devlet kontrolüne geçmesi zaten o olması gereken ve mutabakatın içinde de var olan maddelerdi. Burada bu zoru görünce bir teslimiyet söz konusu zaten iş oraya doğru gidiyor. Yani bunu anlaşmanın maddelerine tekrar yerleştirmek işte sadece sürecin nasıl işleyeceğine dair bir ön bilgi olarak okunabilir. Başka zaten şansı yok ama Mehmet bizi duyuyorsa ben orada iki tane kritik konu tespit ettim. Açıklamaya muhtaç; bir, yerel güvenlik güçleri ne demek o enteresan. İki, hani entegre edilecek Suriye ordusuna, bu entegrasyon nasıl olacağı?

    Çünkü hani daha önceki şeylerde mesela bir de gene açıklamaya muhtaç bir baş kelime de özel statülü bölge bunların ben ne anlama geldiğini Mehmet eğer varsa elinde bilgi sormak isterim. Çünkü böyle özel statülü bölge vesaire dedin mi iş başka yere gider. Burada kastettiği SDG’nin olduğu bölge mi onu bir açmak lazım veya eğer oraysa ne kastedildi bunu da bir anlamak lazım. Bu iki madde hani ihtiyatla yaklaştığım maddeler. Çünkü orada yerel güvenlik güçlerine ihtiyaç yok. Zaten Suriye’nin mevcut bir güvenlik güç teşkilatı yapısı her gün daha da üstüne koyacak şekilde oluşturuluyor. Orada da gene hani Fırat’ın batısında veya diğer yerlerde kim sağlıyorsa güvenliği aynı yapıyı oraya da tesis edip edersiniz. Dolayısıyla yerel demek acaba SDG’nin işte bir kısım unsurlarının orada oranın güvenliği için mi kullanılacak olması gibi bir soru akıllara getirebilir. Bunun biraz bu detayın açıklanması gerekir diye düşünüyorum. Keza aynı şekilde özel bölgeden ne kastedildi onu da biraz açıklığa kavuşturulmasına ihtiyaç var. 

    O bulunan bölgenin sakinlerinden oluşturulacak bir güvenlik gücüne eyvallah buna bir lafım yok. Ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı. Ama örgütten bir blok yapıyı alıp da siz yerel güvenlik gücüsünüz dese büyük sıkıntı olur, benim ihtiyatla yaklaştığım bir gelişme olur. O nedenle ben bir başlık açıp hani biraz detayını anlamakta fayda var demiştim ama Sümeyye senin verdiğin bilgi önemli. O gelen son dakika bilgisi; o bölgede, yani hangi bölgeyse hedef olan o bölgenin yerel unsurlarından yani bölge halkından oluşturulacak güvenlik güçleriyle asayişin sağlanacak olması ve asayişi sağlayacak olan birimin de doğrudan İçişleri Bakanlığı’na bağlanacak olması olumlu bir gelişme.

    GÜVENLİK GÜCÜ TERÖR ÖRGÜTÜNDEN OLMAYACAK! BÖLGEDEKİLER OLUŞTURACAK

    Benim oradan anladığım şu; bu senin okuduğun maddede SDG terör örgütünden hiç kimse güvenlik gücü maksatlı bölgede kullanılmayacak tam tersi o bölgede yaşayan, o bölgede varlık gösteren ve bu konuda istekli ya da deneyimi olan kişilerden oluşma bir güvenlik gücüyle asayiş sağlanacak ve o güç de Suriye’deki İçişleri Bakanlığı’na bağlı bir güvenlik birimi olacak. Bu zaten hani beklenen ve olması gereken bir gelişme. Ben o nedenle az önce biraz detayla açıklanmasına ihtiyaç var, biraz daha detay bilgiye ihtiyaç var demiştim. Şimdi senin söylediğinle iş oturdu.

    TERÖR ÇEKİLMEZSE SONUÇ KAÇINILMAZ!

    Ama bir önceki cümlede yani orada yerel güvenlik gücü oluşturulacak dediğin an acaba SDG’den de bir yapı oraya mı entegre edilecek sorusunu bize sordurdu. Böyle bir gelişmede ben şiddetle karşı çıkarım çünkü bildiğimiz terör örgütünden güvenlik gücü olmaz. Bunların zaten ilk 8 Mart mutabakatında ne yapılacağı belliydi esaslar içerisinde. Silahların devlet kurumlarının teslimi örgütten devlete ve aynı zamanda da bir tasfiye işlemi yapılacaktı. O tasfiye yapılmadan asla zaten sonuç alınamaz, aldığı sonuç sağlıklı olmaz. Zaten o mutabakatın da bazı maddeleri aslında yürürlüğe konmaya başlandı zoraki olarak. Daha bu operasyon başladığı an devlete ait kurumlar petrol üretim tesisleri yavaş yavaş hükümetin kontrolüne geçmeye başladı burada zaten örgütün dayanma direnme şansı yok yani bunu anlaşma metninde eğer imzaladığı an çekilmezse yapılacak olan gene belli güç uygulayarak şu ana kadar olduğu gibi bundan sonra da o devlete ait kurumların olması gereken yere ait olduğu devlete gitmesi kaçınılmaz sonuç. Bunlarda bir anormallik yok. Anormallik olan ateşkes ve sonrasında yaşanacaklar daha doğrusu bu süreçte nelerin olacağı çok dikkatli takip edilmesi gereken bir dönem olacak. Orada örgütün entegrasyonundan çok ben odaklandığım konu şu; tasfiye ve tasfiye işlemleri nasıl yapılacak? Bu çok önemli.

     

     

     

    12:59 18 Ocak 2026

    "ARAP AŞİRETLERİ SURİYE ORDUSUNUN YANINDA SAF TUTUYOR"

    Terör ve Güvenlik Uzmanı Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe, Suriye ordusunun doğuya yönelik operasyonlarını ve terör örgütü YPG/SDG'nin bölgedeki son durumunu analiz etti. Gökçe, 10 Mart Mutabakatı'na uymayan örgütün sahada ağır bir bedel ödediğini ve Arap aşiretlerinin Suriye ordusu yanında saf tutmaya başladığını vurguladı.

    "ARAP AŞİRETLERİ SURİYE ORDUSUNUN YANINDA SAF TUTUYOR"
    Sahanın aylar öncesinden tahmin edilen bir sürece girdiğini belirten Prof. Dr. Gökçe, şu değerlendirmelerde bulundu:

    "Önce sahayı şöyle bir hemen kısaca değerlendirirsek; geçmişte sizlerle de yaptığımız yayında şunu söylemiştik: Eğer SDG bu 10 Mart Mutabakatı'na uymazsa Suriye hükümeti, o Suriye ordusu bir askeri harekâta başlayacak ve bu askeri harekât neticesinde hızlı bir çözülme olacak. Yani bu YPG’li unsurlar nerede olursa olsun hızlı bir çözülme olacağını belirtmiştik. Özellikle Deyrizor ve Rakka hattında SDG’nin içerisindeki Arap aşiretlerinin hızlı bir şekilde Suriye ordusu yanında saf tutacağını, YPG saflarını bırakacağını tahmin etmiştik ve onların hepsi hakikaten burada coğrafyanın bir gerçeği olarak sahneye çıkıyor. Arap aşiretleri de haklının yanında, güçlünün yanında yer almaya başladılar."

    "PETROL GELİRİ ARTIK SURİYE HAZİNESİNE AKACAK"
    Petrol sahalarının el değiştirmesini "olması gereken bir süreç" olarak nitelendiren Gökçe, şunları kaydetti:

    "Fırat’ın batısında hızlı bir çözülme, ardından Fırat’ın doğusu ve terör örgütü YPG’nin Haseke ve Kamışlı bölgesine doğru hızlı bir şekilde geri çekildiğini görüyoruz. Petrol sahaları ve diğer bölgeleri de şu anda Suriye ordusu ele geçiriyor. Bu olması gereken bir şey. Çünkü bu zaten 10 Mart Mutabakatı'nda da o bölgede çıkarılan petrollerin Suriye halkına ait olduğunu söyleyen bir SDG vardı ama buradan elde edilen gelirin Suriye hazinesine akmadığını görüyorduk. Şimdi buradan gerçekliğe dönüldü, sahanın gerçekliğine dönüldü. Buradaki petrol rafinerileri Suriye hükümetinin kontrolüne yavaş yavaş geçiyor. Bundan sonra da tüm Suriye halkının menfaatine olarak devam ediyor."

    "SDG SIRTINI YASLADIĞI GÜÇLERİN SESSİZLİĞİNDEN RAHATSIZ"
    YPG/SDG'nin dış destek arayışına ve bölgesel aktörlerin tutumuna değinen Prof. Dr. Gökçe, şu ifadeleri kullandı:

    "Siz tutup sırtınızı Amerika’ya yaslarsanız, İsrail’e yaslarsanız, oradan gelecek olan silaha, yardıma, sözlere... Şimdi bakın; Fransa Cumhurbaşkanı Macron açıklama yapıyor Suriye ile ilgili. Senin burada ne dâhilin olabilir? Senin burada ne sözün olabilir? SDG sırtını yasladığı o güçlerin şu anda sessiz kalmasından da rahatsız. İsrail sessiz... Netanyahu, Hermon Dağı’ndan bir seslendi ama pek de kaale alınmadı çünkü sahadaki durum onu yansıtmıyor. İsrail bana göre hem Gazze politikasını hem de Suriye politikasını şu anda buzdolabına koydu. Çünkü Amerika Birleşik Devletleri’ndeki dengeler İsrail’in pek de lehine değil. Trump’ın politikası onun lehine değil."

    "BATI'DAN DOĞU'YA HAREKâT OLMASI GEREKİYORDU"
    Suriye'nin toprak bütünlüğü için bu operasyonun kaçınılmaz olduğunu belirten Gökçe, sözlerini şöyle tamamladı:

    "Siz egemen bir devlette, üniter bir yapıdan bahsediyorsanız; orada farklı egemen bir yapının oluşmaması için Batı’dan Doğu’ya da bir harekâtın olması gerekiyordu. Ama öncelikli olarak diplomasi işletildi, SDG’nin önüne de bazı maddeler kondu, o da imzaladı. Ama günün sonunda kendisine verilen süre sonunda bunu uygulamadığı görüldü ve bu olması gereken hareket yapılmaya başlandı. Önce Halep temizlendi; ardından Deyr Hafir, Meskene, Tabka ve ardından Rakka’ya doğru gidiliyor ve işte dediğiniz gibi Deyrizor bölgesi. Deyrizor, Osmanlı’dan itibaren 'zor yönetilen' şehir anlamındadır; demografik yapısından kaynaklanır bu. Çok farklı insanların olduğu, etnikliğin ve mezhepsel farklılıkların görüldüğü yerdir orası."

    11:15 18 Ocak 2026

    "YPG İÇİN BU GÖRÜŞME SON ŞANS"

    Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Tolga Sakman, Suriye’de Ahmed el-Şara yönetiminin attığı adımları ve terör örgütü YPG/SDG'nin köşeye sıkıştığı süreci değerlendirdi. Sakman, sahadaki askeri operasyonların ve diplomatik temasların örgüt için "sonun başlangıcı" olduğunu vurguladı.

    AHMED ŞARA ABD ELÇİSİ BARRACK'A NE DİYECEK?

    "TOM BARRACK ARTIK SDG'YE ROL VERME KONUMUNU BİTİRMEK İSTİYOR"

    Tom Barrack’ın Şam yönetimiyle masaya oturmasının kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Sakman, şu ifadeleri kullandı:

    "Tom Barrack aslında YPG'ye, SDG'ye yakın bir isim. Yani özellikle İsrail'in bölge politikalarıyla uyumlu bir şekilde YPG'ye 10 Mart Mutabakatı'ndan sonra yeni fikirler veren, yeni rotalar çizen bir isim. O yüzden açıkçası onunla masaya oturmak Şam yönetimi için şu anlamda önemli; o (Barrack) da artık bu işte SDG'ye yeni fikirler verme, yeni roller verme konumunu bitirmek istiyor. Yani aslında her adıma baktığınızda Şam'ın, bir sonraki adımın temelini oluşturuyor ve sürdürülebilir bir noktaya getirmeye çalışıyor. Operasyonun Fırat'ın batısını temizleyip doğusuna doğru giderken aynı zamanda hem uluslararası toplumun manipüle edileceği alanları kapatmak hem de bundan sonra SDG'nin arkasını yaslayacağı alanları da durdurmak; yani hepsini aynı anda yapmaya çalışıyor gördüğümüz kadarıyla."

    "ARAP AŞİRETLERİ ARTIK MEVCUT DURUMA İSYAN EDİYOR"

    Sakman, petrol sahalarının kontrolü ve bölgedeki aşiretlerin tutumuyla ilgili ekonomik dengelere dikkat çekti:

    "Şimdi petrol sahaları bu tarafta, Deyrizor tarafında. Burada önce Arap aşiretleri ayaklandı ki bu çok önemliydi. Çünkü biz uzun zamandır söylüyoruz; Esad zamanında bazı Arap aşiretleri SDG'nin altına girdi. DEAŞ tehdidi, Esad tehdidi; bunlar peş peşe geldiğinde ehvenişer kabul edildi, SDG'nin altında bazı aşiretler birleşti. Ama DEAŞ tehdidi bittikten sonra, Esad da devrildikten sonra SDG'nin altında zaten aşiretlerin olmadığını da biliyoruz. Sadece bölgede kalan bazı aşiretler var, onların da artık mevcut duruma isyan ettiğini görüyoruz. O yüzden buradaki sahalar Suriye yönetiminin eline geçiyor. SDG'nin siyasi desteği kesildiği için ekonomik olarak da desteğinin kesilmesi çok önemli. Bugün masaya çağrıldığında Mazlum Abdi'ye bu da söylenecek: 'Seni destekleyen kimse yok, senin de destek bulabileceğin hiçbir alan da kalmadı.'"

    "TRUMP UĞRAŞMAK İSTEMİYOR"

    ABD'nin bölgedeki yeni tutumunu Trump üzerinden değerlendiren Sakman, şunları kaydetti:

    "Trump önce konuşmuş olduğu için o çok önemli. Trump önce konuşmamış olsaydı belki Barrack yeni bir yol bulmaya çalışabilirdi SDG için ama Trump bu konuda çok net ve uğraşmak istemiyor bölgede. Evet, doğrudan Şam yönetimine askeri olarak bir destek vermiyor Amerika şu anda ama konuya olan tarafsız, böyle dışarıdan bakmasıyla aslında Suriye'ye bir şekilde önünü de açmış oldu bu noktada. Ben açıkçası eğer böyle devam ederse Amerika'nın da artık Barrack üzerinden veya doğrudan Washington'dan SDG'ye de artık 'bitir, teslim ol, çekil' mesajının da geleceği kanaatindeyim."

    "SDG'NİN ÖRGÜT OLARAK ÇOK BİR HAYATI KALMADI"

    Sürecin sonunda örgütün bir geleceği olmadığını belirten Sakman, değerlendirmesini şöyle tamamladı:

    "Açıkçası ben bu görüşmenin biraz son şans olduğu kanaatindeyim. YPG için son şans olduğu kanaatindeyim. Karşımızdakinin terör örgütü olduğunu unutmayalım. Suriye güçlü olduğu sürece ve masada da güçlü olduğunu karşı tarafa ilettiği sürece terör örgütü verdiği sözü yerine getirir. Şu anda SDG'nin herhangi bir ideoloji, fikir veya gelecek temsili yok. YPG/SDG örgüt olarak çok bir hayatı kalmadı. Önemli olan şimdi onlara tanınan şansı nasıl kullanacaklarıyla ilgili."

    10:52 18 Ocak 2026

    "SDG ÇÖPE ATILMA YOLUNDA"

    Terör örgütü YPG/SDG'nin geri çekilmesi sürerken, Suriye ordusu da işgal altındaki toprakları kurtarmaya devam ediyor. Ordu, Rakka kent merkezinin 5 km yakınına ulaştı. Öte yandan, teröristlere karşı ayaklanan Suriyeli aşiretler de Şam yönetimine bağlılıklarını bildirerek, Deyrizor ilinde bulunan petrol bölgelerini ele geçirdi.

    SURİYE ORDUSU RAKKA'NIN KAPISINA DAYANDI

    Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Murat Genç A Haber canlı yayınında bölgede gerçekleştirilen operasyona ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. 

    Genç, Fırat’ın batısındaki SDG varlığının sona ermesini Suriye tarihi için bir dönüm noktası olarak nitelendirdi.

    "FIRAT'IN BATISINDA SDG VARLIĞI SON BULDU"

    Suriye'de çok kritik anlara tanık olunduğunu belirten Murat Genç, şu değerlendirmelerde bulundu:

    "Suriye'de gerçekten çok kritik şeyler oluyor. Belki de Esad'ın devrilmesinden sonra Halep'te başlayan o Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden sonraki en kritik anlara tanık oluyoruz. Çünkü çok ciddi bir değişim yaşanıyor. SDG'nin varlığına ilişkin süreçler, varlığına ilişkin daha doğrusu Fırat'ın zaten batısındaki varlığı son buldu. Bu aslında çok çok önemli bir gelişme. Zira SDG'nin varlığının orada olmaması gerektiğine dair çok uzun zamandır konuşuyorduk. Ancak bunların bugün akşam, bu gece daha doğrusu belki sabah saatleri itibarıyla son bulduğunu görüyoruz. Şimdi bunu birkaç açıdan değerlendirmek lazım. Bu kesinlikle bence tıpkı Esad'ın devrilmesi kadar, belki ondan sonra ve 10 Mart Anlaşması'ndan sonra Suriye tarihi açısından üçüncü büyük gelişme."

    "SDG'NİN MEŞRUİYET KARTLARI ELİNDEN ALINDI"

    SDG'nin bölgedeki algısının kırıldığını vurgulayan Genç, Ahmed el-Şara önderliğindeki yeni yönetimin hamlelerine dikkat çekti:

    "SDG'nin kendi meşruiyet sağladığı iki tane temel gerekçe vardı. Birincisi kendilerinin Kürtlerin temsilcisi olduğu iddiasıydı. Şimdi Ahmed el-Şara'nın son açıklamaları bunun böyle olmadığına dair çok net doneler verdi. Ne dedi? 'Hepsi, bütün Kürtler aynı zamanda Suriye devletinin birer vatandaşı olacak, dil sorununu ortadan kaldıracaklar' dedi. Ama bu aynı zamanda özerklik vermiyor, karıştırmayalım. İkinci bir dil değil, seçmeli derslerde Kürt dilinin kullanılabileceğini söyledi. Esad zamanında Kürtçe yasaktı, Kürtler kimlik sahibi de olamıyordu ve fakat Esad'la SDG gayet iyi anlaşıyordu. Esad giderken oraları SDG'ye bırakıp ayrılmıştı. Bugün ise Suriye hükümeti 'Sizler vatandaşsınız, kültürel haklarınızı alabilirsiniz, Nevruz'u bayram olarak tanıdık' diyor. SDG'nin elindeki ikinci kart ise IŞİD meselesiydi. Suriye hükümetinin bu konuda da ciddi adımlar attığını ve görüşmeler olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla SDG'nin elindeki iki kartın ikisi de alınmış oluyor."

    "İSRAİL VE BATI BÜTÜNLEŞİK BİR SURİYE İSTEMİYOR"

    Sürecin zorluklarına ve dış aktörlerin rolüne değinen Genç, İsrail ve Batı'nın tutumunu şöyle özetledi:

    "Burada İsrail unsurunu unutmamamız gerekiyor. Çünkü İsrail; bütünleşik, normalleşmiş, komşularıyla iyi geçinen, ulus devlete dönüşmüş bir Suriye istemiyor. İsrail elbette ki daha önce SDG'ye verdiği desteği vermeye devam edecek. Sadece İsrail de değil, aslında Avrupa Birliği'nin çeşitli ülkeleri de orada SDG'nin yok olmasını istemiyorlar; kendilerine müzahir, kullanabilecekleri bir unsuru her zaman bulundurmak istiyorlar. Ancak Amerika Birleşik Devletleri'nin planı ne? Esas temel konuşmamız gereken şey bu. Ben artık ABD'nin o bölgede SDG'yi aşan planları olduğunu düşünüyorum. Ortadoğu'da hiçbir taşeron sonsuza dek yaşamıyor, kullanılıyor ve zamanı geldiğinde çöpe atılıyor. Herhalde yavaş yavaş SDG'nin de çöpe atılma zamanı geliyor gibi duruyor."

    "İKİ SEÇENEK VAR: YA TASFİYE YA ENTEGRASYON"

    Genç, sahadaki askeri yığınak ve sürecin nasıl sonuçlanabileceğine dair öngörüsünü paylaştı:

    Önümüzde iki seçenek var: Ya bu çatışmalar devam ederek SDG tamamen yok olacak ya da oturacaklar, daha farklı şartlarda yeniden bir anlaşma olacak ve SDG sisteme entegre olacak. Ama kendi istedikleri gibi yerel özerklik tarzında değil; hükümetle anlaştıkları tarzda, ordunun her yerinde görev yapabilecek şekilde entegre olacaklar. Ben ikincisinin gerçekleşeceğini düşünüyorum. Sürecin kansız olmasına dair son bir şans daha veriliyor, eğer sonuç alınmazsa ilk seçenek geçerli olacaktır."

    ahaber.com.tr
    • VİDEO
    • CANLI YAYIN
    • PROGRAMLAR
      • Düşünce Atlası
      • Yaz Boz
      • Kadraj
      • Toplumsal Hafıza
      • Canan Barlas ile Gündem
      • Arka Plan
      • Memleket Meselesi
      • Seyahatname
      • Belgesel Kuşağı
      • Diplomasi
      • Söz Teması
      • Medya Dünyası
      • İş'in sırrı
      • Dijital Çağ
      • Z Raporu
      • 1.Sayfa
    • Üye Girişi
    • Üye Ol
    • A HABER ÖZEL
    • GÜNDEM
    • EKONOMİ
    • SON DAKİKA
    • YAŞAM
    • DÜNYA
    • SPOR
    • MAGAZİN
    • VİRAL
    • TEKNOLOJİ
    • OTOMOBİL
    • DİN
    • TARİH
    • SAĞLIK
    • YAZARLAR
    • VİDEO
      • Programlar
      • Gündem
      • Yaşam
      • Dünya
      • Spor
      • Ekonomi
      • Kültür Sanat
      • Teknoloji
      • Otomobil
    • GALERİ
      • En Yeniler
      • Gündem
      • Yaşam
      • Dünya
      • Ekonomi
      • Magazin
      • Viral
      • Spor
      • Otomobil
      • Teknoloji
    • İNTERNET REKLAM
    • RSS
    • BİZE ULAŞIN
    • KÜNYE/İLETİŞİM
    • VERİ POLİTİKASI
    • KARİYER
    • FREKANSLAR
    • ARŞİV
    • YAYIN AKIŞI
    • GİZLİLİK BİLDİRİMİ
    Daha Fazla Gör
    • Son dakika video izle
    • Son dakika haberleri
    • A Haber analiz
    • Gündem haberleri
    • Ekonomi haberleri
    • Otomobil haberleri
    • Namaz vakitleri
    • Hava durumu
    • İstanbul Yol durumu
    • Atv canlı yayın izle
    • Spor haberleri
    • Foto galeri
    • Son dakika emekli haberleri
    • Teknoloji haberleri
    • A Haber programlar
    • Sabah – Takvim yazarları oku
    • Kuruluş Osman izle
    • Gazete manşetleri
    • Instagram dondurma
    • Evlilik yaşı neden yükseliyor? Zeka ve bekarlık arasındaki şaşırtan bağ
    • TranslateGemma nedir? Google’ın 55 dilli yeni çeviri modeli tanıtıldı
    • ChatGPT’ye kaba yazınca daha iyi yanıt mı veriyor? Araştırma yanıtladı
    • KGM 150 personel alımı ilanı yayımlandı: Başvuru tarihleri açıklandı
    • Zamlı emekli maaşları hesaplarda: SSK ve BAĞ-KUR'luya gün gün ödeme takvimi
    • TOKİ Erzincan kura çekimi saat kaçta? 1.760 konut için büyük gün
    • Köpüklü Türk kahvesinin sırrı! Suyun ısısı fincanda fark yaratıyor: İşte püf noktaları
    • Aklınızdan geçen önünüze düşüyor! Her yerde aynı şeyi görmenizin nedeni: Beyin illüzyonu
    • Bizim Köyün Şarkısı oyuncuları ve konusu: Güldüy Güldüy ekibi bu filmde buluştu
    • A101 aktüel ürünler kataloğu: 22 Ocak indirimli ürünler listesi: Buharlı temizleyici, matara…
    • Dünyanın en çok taraftarı olan kulüpleri! Real Madrid ilk sırada, tek Türk takım ise…
    • Karton bardaktaki gizli tehlike: Binlerce plastik vücuda sızıyor
    • A Haber
    • iPhone iPhone
    • Android Android
    • Facebook
    • X
    • Instagram
    • Flipboard Flipboard
    • Youtube
    • RSS