CANLI | Trump'tan İran üzerinden Çin'e gözdağı: Şi'nin yardımına ihtiyacım yok

CANLI | Trump'tan İran üzerinden Çin'e gözdağı: Şi'nin yardımına ihtiyacım yok

ABD Başkanı Donald Trump yaptığı açıklamada İran ile iyi bir anlaşma yapacaklarını vurgularken Çin'e de bir mesaj verdi. Trump, Şi'nin yardımına ihtiyacı olmadığını kaydederken "Onunla uzun uzun konuşacağım" dedi.

ABD ve İran arasında gerçekleşen müzakerelerde karşılıklı açıklamaların seyri, Orta Doğu'da barış ihtimalini her geçen gün zayıflatıyor.

Bölgeden son yaşananların özeti şöyle;

İran Cephesi: İran, ABD'nin anlaşmaya yönelik tek sayfalık barış önerisine yanıtını verdi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, verdikleri yanıta yönelik "14 maddede belirtildiği üzere, İran halkının haklarını kabul etmekten başka yol yok." dedi.

ABD Cephesi: ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın yanıtının kabul edemez olduğunu açıkladı, "Bize gönderilen o berbat metni gördükten sonra ateşkesin son derece zayıf olduğunu söyleyebilirim. Okumayı tamamlamamıştım bile. Zamanımı buna harcamaya değmez dedim. Şu anda ateşkesin yaşam destek ünitesine bağlı olduğunu söyleyebilirim" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı'nın kabinesini topladığı bildirildi.

İsrail Cephesi: İsrail, Hizbullah'ı bahane ederek Lübnan'a saldırılar düzenleyip, işgalini genişletiyor.

İŞTE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

SAVAŞIN MALİYETİ 29 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Mali İşlerden Sorumlu Bakan Yardımcısı Jules J. Hurst III, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine ile Pentagon'un 2027 mali yılı için rekor düzeydeki bütçe talebiyle ilgili Temsilciler Meclisi Ödenekler Komitesi Savunma Alt Komitesi'nde düzenlenen oturumda ifade verdi.

Hurst, ABD'nin İran'a karşı İsrail'le başlattığı savaşın bugüne kadar Pentagon bütçesine yansıyan maliyetinin yaklaşık 29 milyar dolara ulaştığını söyledi. Hurst, “Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler Komitesi'nin ifadesi sırasında bu rakam 25 milyar dolardı, ancak ortak personel ekibi ve mali işler ekibi bu tahmini sürekli olarak inceliyor ve bu nedenle şimdi 29 milyar dolara daha yakın olduğunu düşünüyoruz. Bunun nedeni, güncellenmiş ekipman onarım ve değiştirme maliyetleri ile ayrıca personelin görevde kalmasını sağlamak için genel işletme maliyetleridir” açıklamasında bulundu.

İRAN MÜZAKERE İÇİN ŞARTLARINI SIRALADI

İranlı bir yetkili, ülkesinin "5 güven oluşturucu ön şartı yerine getirmeden ABD ile ikinci tur müzakerelere girmeyeceğini" söyledi.

Yarı resmi Fars Haber Ajansına konuşan ismi açıklanmayan bir yetkili, İran'ın açıkladığı ön koşulların, ABD ile herhangi bir müzakereye başlama için "asgari güven oluşturucu güvenceler" olduğunu belirtti.

İran yetkili, "tüm cephelerde savaşın sona ermesi, yaptırımların kaldırılması, bloke edilen varlıkların serbest bırakılması, savaştan kaynaklanan zararların tazmin edilmesi ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik hakkının kabul edilmesini" içeren 5 ön şartın kabul edilmemesi halinde İran'ın ABD ile yeniden müzakerelere girmeyeceğini vurguladı.

"Şİ'NİN YARDIMINA İHTİYACIM YOK"

ABD Başkanı Trump yaptığı açıklamada "Şi'nin yardımına ihtiyacım yok. Onunla uzun uzun konuşacağım. İran ile iyi bir anlaşma yapacağız." dedi.

ABD: DENİZ ABLUKASI KAPSAMINDA 65 İRAN GEMİSİNİ ENGELLEDİK

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD donanmasının İran'a yönelik uyguladığı deniz ablukası kapsamında bugüne kadar 65 ticari gemiyi engellediklerini​​​​​​​ ve 4 gemiyi devre dışı bıraktıklarını duyurdu.

CENTCOM'un ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasına ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, "USS Abraham Lincoln (CVN 72) gemisi, İran'a karşı ABD ablukasının uygulanması da dahil olmak üzere Arap Denizi'ndeki operasyonlarına devam ediyor." ifadesine yer verilerek, "CENTCOM güçlerinin 65 ticari geminin rotasını değiştirdiği ve 4 gemiyi etkisiz hale getirdiği" belirtildi.

ABD Donanması, İran ile Pakistan'da düzenlenen ilk müzakere sürecinin başarısız olmasının ardından İran limanlarına giriş çıkışları durdurmak amacıyla 13 Nisan'da Hürmüz Boğazı'nı abluka altına almıştı.

İDDİA: İSRAİL İŞGAL GÜÇLERİ, HİZBULLAH SALDIRILARINA KARŞI FPV DRON FABRİKASI KURUYOR

İsrail işgal güçlerinin, Hizbullah'ın insansız hava aracı (İHA) saldırılarına karşı bu alandaki ihtiyacını karşılamak amacıyla FPV dron üretim tesisi kuracağı bildirildi.

Hizbullah'ın, ateşkes sonrası İsrail'e karşı misilleme stratejisi kapsamında kullanmaya başladığı fiber optik kamikaze İHA'ların, İsrail ordusunun elektronik savunma sitemlerini etkisiz bırakması sonrası Tel Aviv yönetimi yeni önlem arayışlarına girdi.

İsrail İşgal Radyosu, Hizbullah'ın saldırılarına karşı bu alandaki ihtiyacı karşılamak amacıyla FPV dron üretimi için İsrail işgal güçleri bünyesinde üretim tesisi kurulacağını duyurdu.

Haziran 2026'da faaliyete başlayacağı belirtilen üretim tesisinde, 200 Ultra-Ortodoks Yahudi (Haredi) askerin görev yapacağı kaydedildi.

İsrail, bugüne kadar FPV dronlarını Çin'de üretim tesisleri olan İsrailli şirketlerden temin ediyordu. İsrail'in fabrika kurma hamlesiyle FPV dron üretiminde Çin'e olan bağımlılığını azaltmak istediği belirtiliyor.

Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetine yakın "Israel Hayom" gazetesine 9 Mayıs'ta konuşan isimleri açıklanmayan üst düzey subaylar, İsrail işgal güçlerinin Hizbullah İHA'ları karşısında etkisiz kaldığını itiraf etmişlerdi.

İRAN CUMHURBAŞKANI: "DÜŞMANIN EN ÖNEMLİ HEDEFLERİNDEN BİRİ EKONOMİYİ BOZMAK"

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, düşmanların ülke ekonomisi üzerinde baskıyı artırarak kamuoyunda hoşnutsuzluk oluşturmak istediğini belirterek, üretici ve tüketiciyi koruyacak politikalar izlenmesi gerektiğini ifade etti.

İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre Pezeşkiyan, başkent Tahran'da ilgili bakanlar ve esnaf birliklerinin katılımıyla düzenlenen ekonomi konulu toplantıya katıldı.

Toplantıda piyasalardaki son durum, fiyat dalgalanmaları, enflasyonla mücadele ve savaş koşullarında temel ürünlerin tedariki ile üretim sektörü ele alındı.

Pezeşkiyan, burada yaptığı konuşmada, "Savaş koşullarında stokçuluğu, dağıtım ağının aksamasını ve kontrolsüz fiyat artışını önlemek için, üretimden tüketime kadar zincirin tüm halkalarının sürekli izlenmesi ve denetlenmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Toplumun birinci derece ihtiyaçlarının belirlenmesi, arz ile talebin dengeli şekilde yürütülmesi gerektiğini söyleyen Pezeşkiyan, bu şekilde ülke kaynaklarının verimli şekilde kullanılabileceği ve piyasa dengesinin korunabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Düşmanın kamuoyunda hoşnutsuzluk yaratma stratejisi ile hareket ettiğini söyleyen Pezeşkiyan, şunları kaydetti:

"Mevcut durumda düşmanın en önemli hedeflerinden biri ekonomiyi bozmak ve insanların geçim kaynaklarına baskı uygulamaktır. Biz de toplumun gerçek ihtiyaçlarını karşılarken, üreticilerin kârını ve tüketici memnuniyetinin korunmasını sağlayacak şekilde hareket etmeliyiz."

İSRAİL'DEN BAE'YE DEMİR KUBBE İDDİASI: ABD'Lİ BÜYÜKELÇİ TEYİT ETTİ

ABD'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz'un, ABD-İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş sırasında İsrail'in Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) Demir Kubbe hava savunma sistemleri gönderdiğini teyit ettiği belirtildi.

Israel Hayom gazetesinin haberine göre, Waltz, İsrail'in New York'taki BM Misyonu tarafından düzenlenen bir etkinlikte konuştu.

Konuşmasında Waltz, "BAE'nin, İsrail tarafından kendisine sağlanan Demir Kubbe'yi kullandığını gördük." ifadelerini kullandı.

Waltz, ABD-İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş sırasında İsrail'in BAE'ye Demir Kubbe hava savunma sistemleri gönderdiğini teyit eden ilk yetkili oldu.

ABD merkezli Axios haber platformunun adı açıklanmayan iki İsrailli ve bir ABD'li yetkiliye dayandırdığı 26 Nisan tarihli haberinde, İsrail ile BAE arasında askeri, güvenlik ve istihbarat işbirliğinin savaş sırasında üst düzeye çıktığı ileri sürülmüştü.

Axios'a konuşan yetkililer, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile savaşın ilk günlerinde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından İsrail ordusuna ait bir Demir Kubbe bataryası ve kullanımından sorumlu onlarca İsrail askerinin BAE'ye gönderilmesi talimatını verdiğini iddia etmişti.

BAE'nin ABD ve İsrail'den sonra Demir Kubbe hava savunma sisteminin kullanıldığı ilk ülke olduğunun altını çizen yetkililer, Demir Kubbe'nin BAE'ye atılan düzinelerce İran füzesini engellediğini savunmuştu.

İSRAİL'İN LÜBNAN'IN GÜNEYİNDE BİR EVİ HEDEF ALDIĞI SALDIRIDA 6 KİŞİ ÖLDÜ

İsrail işgal güçlerinin Lübnan'ın güneyindeki bir eve düzenlediği hava saldırısında 6 kişi hayatını kaybetti, 7 kişi yaralandı.

İsrail işgal güleri, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Lübnan resmi haber ajansı NNA'ya göre, İsrail savaş uçakları gece saatlerinde Sur kentine bağlı Kefer Dunin beldesinde bir evi hedef aldı. Saldırıda 6 kişi yaşamını yitirdi, yaralanan 7 kişi ise hastaneye kaldırıldı.

İsrail savaş uçakları Sur kentine bağlı Sarife beldesine de iki hava saldırısı düzenledi.



Öte yandan İsrail'e ait insansız hava araçları, Litani Nehri çevresinde yoğun uçuş yaptı.



İsrail güçleri gece saatlerinde Mercayun ilçesine bağlı Deyr Mimas beldesindeki Hura-Ras el-Halle bölgesine sızma gerçekleştirdi.



Güneş enerjisiyle çalışan ve beldenin tamamına içme suyu sağlayan su pompa istasyonuna patlayıcı yerleştiren İsrail güçleri, istasyonu sabaha karşı havaya uçurdu.

İRAN’DAN “SÜRPRİZLERİMİZ VAR” MESAJI: BÖLGE YENİDEN SAVAŞIN EŞİĞİNDE Mİ?

ABD ile İran arasında haftalardır sürdürülen kritik müzakerelerde tansiyon yeniden zirveye çıktı. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın son teklifini “kabul edilemez” olarak değerlendirmesi ateşkes umutlarını zayıflatırken, Tahran’dan gelen “Tüm seçeneklere hazırız” mesajı bölgede yeni bir savaş ihtimalini yeniden gündemin ilk sırasına taşıdı.

İran cephesinde Hürmüz Boğazı, Körfez hattı, Babülmendep geçişi ve kullanılmadığı belirtilen yeni füze sistemleri konuşulurken, başkent Tahran’daki meydanlara asılan dikkat çekici pankartlar da kriz atmosferini gözler önüne serdi. Ayrıntıları A Haber muhabiri Ekber Karabağ Tahran'dan aktardı. 

İRAN SAVAŞI AMERİKALILARA 37,3 MİLYAR DOLARDAN FAZLAYA MAL OLDU: ARAŞTIRMA

ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın, Amerikalılara artan enerji fiyatları nedeniyle 37,3 milyar dolardan fazlaya mal olduğu bildirildi.

Brown Üniversitesi Watson Uluslararası ve Kamu İşleri Okulu tarafından pazartesi günü yayımlanan bir araştırmanın verilerine göre, “İran Savaşı Enerji Maliyeti Takipçisi” adlı çalışma, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırı başlatmasından bu yana Amerikalıların enerji fiyatlarındaki ek artışlar nedeniyle yaklaşık 37 milyar 346 milyon 893 bin 483 dolar ödediğini ortaya koydu.

Gerçek zamanlı olarak güncellenen verilere göre, toplam maliyet her geçen saniye artmayı sürdürüyor. Ek maliyetlerin büyük bölümünü 20,41 milyar dolarla petrol oluştururken, dizel yakıt maliyetleri ise yaklaşık 17 milyar dolara ulaştı.

ABD’de ortalama bir hane halkının benzin ve dizel dahil olmak üzere aylık 285,10 dolar daha fazla ödeme yaptığı belirtildi.

"DOĞRUDAN AMERİKALILARIN CEBİNDEN ÇIKIYOR"

Brown Üniversitesi proje lideri Jeff Colgan, takip sistemi nisan ayının ortasında başlatıldığında yaptığı açıklamada, “Bu maliyet doğrudan Amerikalı tüketicilerin cebinden çıkıyor ve tüketiciler bu takip sistemi sayesinde yolculuklar veya yaz tatilleriyle birlikte ortaya çıkabilecek ek masrafları planlayabilir” ifadelerini kullandı.

Savaş ve İran’ın misilleme olarak kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı kapatma kararı, küresel enerji fiyatlarının sert şekilde yükselmesine neden oldu. ABD’de benzinin galon fiyatı bugün 4,520 dolara yükselirken, savaş başlamadan önce fiyatlar galon başına 3 doların altındaydı. Böylece fiyatlar yüzde 50’den fazla arttı.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN ÖNEMİ

Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve Umman Denizi üzerinden açık denizlere bağlayan, dünyanın en kritik deniz geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor.

Boğazdaki uzun süreli aksamanın, bölgedeki limanlar, sevkiyat takvimleri ve İran savaşıyla bağlantılı güvenlik riskleri nedeniyle zaten baskı altında bulunan küresel tedarik zincirleri üzerindeki yükü artırdığı kaydedildi.

İran’ın yalnızca boğazı kapatmakla kalmadığı, aynı zamanda ABD’nin Körfez’deki Arap müttefiklerinin kritik enerji altyapılarını hedef aldığı, bunun da çatışmanın ekonomik maliyetini daha da yükselttiği ifade edildi.

“45 MİLYON KİŞİ DAHA AÇLIK RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİR”

Dünyanın şimdi de önemli bölümü Körfez limanlarından gelen gübrede kıtlık riskiyle karşı karşıya olduğu, bunun da on milyonlarca insanın gıda tedarikini tehdit ettiği belirtildi.

Birleşmiş Milletler Proje Hizmetleri Ofisi (UNOPS) İcra Direktörü Jorge Moreira da Silva, AFP’ye yaptığı açıklamada, “büyük bir insani krizin” önlenebilmesi için yalnızca birkaç hafta kaldığını söyledi.

Da Silva, “45 milyon kişinin daha açlık ve kıtlıkla karşı karşıya kaldığı bir krize tanıklık edebiliriz” dedi.

ABD'NİN TEKLİFİNE İRAN'DAN YANIT: NELER VAR?

İran, Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesini talep etti. Lübnan’da ABD’nin müttefiki İsrail, İran destekli Hizbullah militanlarıyla çatışıyor. Tahran ayrıca Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğini vurgularken, savaş zararları için tazminat ve ABD’nin deniz ablukasının sona erdirilmesi gibi şartlar öne sürdü.

Trump, İran’ın yanıtının 7 Nisan’da başlayan ateşkesin durumunu tehdit ettiğini söyledi.

"ÇÖP METNİ OKUDUM"

Trump gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bana göre şu anda en zayıf durumda. Çünkü bize gönderdikleri o çöp metni okudum. Hatta tamamını bile okumadım” dedi. Trump daha önce de ateşkesi sona erdirmekle defalarca tehdit etmişti.

ABD, İran’ın nükleer programı gibi daha tartışmalı başlıklara geçmeden önce çatışmaların sona erdirilmesini önermişti.

HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA GEMİ TRAFİĞİ ÇOK DÜŞÜK SEVİYEDE

Savaş öncesi döneme kıyasla Hürmüz Boğazı’ndaki trafik oldukça sınırlı seviyeye indi.

Kpler ve LSEG verilerine göre, ham petrol taşıyan üç tanker geçen hafta boğazdan çıkış yaptı. Gemilerin, İran saldırısından kaçınmak amacıyla takip sistemlerini kapattıkları görüldü.

Veriler ayrıca, Katarlı ikinci bir LNG tankerinin boğazdan geçmeye çalıştığını gösterdi. Bu gelişme, İran ile Pakistan arasında yapılan bir düzenleme kapsamında ilk LNG sevkiyatının geçiş yapmasından günler sonra yaşandı.

ABD HALKI İRAN SAVAŞINA NE DİYOR? SEÇİMLER YAKLAŞTI

ABD’de yapılan anketler, savaşın Amerikan seçmeni arasında popüler olmadığını ortaya koyuyor. Ülke genelinde yapılacak seçimlere altı aydan az süre kala artan yakıt fiyatları seçmenlerin tepkisini çekiyor. Bu seçimler, Trump’ın Cumhuriyetçi Partisi’nin Kongre üzerindeki kontrolünü koruyup koruyamayacağını belirleyecek.

Pazartesi günü tamamlanan Reuters/Ipsos anketine göre, Amerikalıların üçte ikisi — Cumhuriyetçilerin üçte biri ve Demokratların neredeyse tamamı dahil — Trump’ın ülkenin neden savaşa girdiğini açık şekilde açıklamadığını düşünüyor.

BATI'DAN DESTEK YOK

Washington ayrıca uluslararası destek oluşturmakta da zorlandı. NATO müttefikleri, kapsamlı bir barış anlaşması ve uluslararası yetkiyle oluşturulmuş bir görev olmadan Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için gemi göndermeyi reddetti.

ABD Dışişleri Bakanlığı pazartesi günü yaptığı ayrı açıklamalarda, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Avustralyalı ve İngiliz mevkidaşlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini duyurdu.

Açıklamada görüşmelerde “Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanmasına yönelik devam eden çabaların” ele alındığı belirtildi. Ancak ayrıntı verilmedi.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin